T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/918
KARAR NO: 2025/850
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/12/2024
KARAR TARİHİ: 21/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki ve akdedilen sözleşme uyarınca 16.05.2024 tarihli ------ nolu fatura ile mal/hizmet sağlanması davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davacı taraflar arasındaki ticari ilişki ve anlaşma uyarınca tüm edimlerini tam ve eksiksiz olarak zamanında yerine getirdiğini, davalı borçlu, sözleşme konusu edimlerin karşılığı olarak davacı tarafından teslim edilen faturalar mukabilinde ödeme yapmayı kabul ettiğini, bununla birlikte davalı tarafından yasal süresi içinde faturaya itiraz edilmediğini, buna rağmen davalı tarafından sözleşme konusu ödeme yapılmadığını. Ödemelerin tam ve zamanında yapılmaması sebebi ile ---- İcra Müdürlüğü -----. sayılı takibi açıldığını, davanın kabulü ile; borçlunun borca ve ferilerine ilişkin haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.-----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 16.05.2025 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ---- İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edilmiştir.’’ Davacı tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. Defter İncelemesi (Usul) Hesap İncelemesi, BA ve BS Formlarının İncelenmesi, Faturanın İncelenmesi: DEFTER İNCELEMESİ (USUL): DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2024 yılı ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir. Davacı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılı ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Açılış ve Kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. -DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Sayın Mahkeme 16.05.2025 tarihli celsesinde, HMK md.222 uyarınca;Tarafların 2024 yıllarına ait ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde mahkememiz kaleminde hazır bulundurmalarına, tarafların yerinde inceleme talepleri var ise 2 haftalık kesin süre içerisinde açıkça bildirmelerine, yerinde incelemenin nerede yapılacağının açıkça bildirilmesine, bu hususta taraflarca iki haftalık süre içerisinde açıklama yapılmasına, ticari defterler inceleme gün ve saatinde hazır edilmez veya 2 hafta içerisinde yerinde incelemede talep edilmezse ticari defterlerin incelenmesinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, Ticari defterlerini sunmadığı veya yerinde inceleme talebinde bulunmadığı takdirde 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun davalı tarafa ihtarına,’’ karar verilmiştir. Sayın Mahkemenin 16.05.2025 tarihli duruşma zaptı davalı tarafa davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. 4.b HESAP İNCELEMESİ: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı defterlerinde davalıya ait olan 2024 yılı ----- Kodlu Alıcılar hesabı ile ----- Kodlu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabın dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davacı taraf 17.05.2024 tarihli----- seri no.lu fatura ile davalı tarafa 21.120,00 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan herhangi bir ödeme almadığı ve 14.06.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 21.120.00 TL alacaklı olduğu, işbu alacak tutarın hesaplar arası virman ile Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına Borç, davalı hesabına Alacak kayıt edilerek kapatılmış olduğu görülmüştür. Davalı Hesap İncelemesi: Davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı hesap incelemesi yapılamamıştır. BS ve BA Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 27.05.2025 tarihli yazı cevabında, davacının 2024 yılı karşılaştırışmalı BA-BS formlarını dosyaya göndermiştir. Davalının bağlı bulunduğu ----- Defterdarlığı 27.05.2025 tarihli yazı cevabında, davalının 2024 yılı karşılaştırışmalı BA-BS formlarını dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2024 yılı BS Formunda davalı tarafa herhanbir fatura düzenlemedi görülmütür. Davalı tarafın 2024 yılı BA formunda davacı tarafından davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 17.600,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Faturanın İncelenmesi: Davacı vekili tarafından dava dosyasına deliler arasında takip konusu alacağını oluşturan e.faturalar bulunmaktadır. Takip konusu cari hesap alacağı oluşturan oluşturan 17.05.2024 tarihli ----- seri no.lu 21.120,00 TL tutarlı faturanıne.fatura olduğu. Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği. Temel fatura, e-fatura uygulaması üzerinde red yanıtı verilmesine imkan bulunmamaktadır. Ancak temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtının dönülememesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz edilebilmesi imkanını ortadan kaldırmamaktadır. Temel faturalara; Noter aracılığı ile Taahhütlü Mektupla, Telgrafla, Güvenli Elektronik İmza Kullanılarak Kayıtlı Elektronik Posta Sistemi İle, itiraz edilebilir. Diğer bir ifade ile temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile itiraz edilebilmesi imkanı bulunmaktadır. 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalı tarafın 2024 yılı BA formunda gözüken takip konusu alacağı oluşturan 17.05.2024 tarihli ----- seri no.lu 21.120,00 TL tutarlı tutarlı e.faturaya, davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmamaktadır. Faiz Konusunun İrdelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 14.06.2024 tarihli icra takibinde, 21.120,00 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip sonrasında yılık %51,75 oranında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. ----- verilerinden 14.06.2024 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %51,75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebilecektir. 5 ) S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı tarafından ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2024 yılı ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Açılış ve Kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Sayın Mahkemenin 16.05.2025 tarihli duruşma zaptı davalı tarafa davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı adına yürütülen 2024 yılı ----- Kodlu muavin defter kayıtlarına göre davacı taraf 17.05.2024 tarihli ------ seri no.lu fatura ile davalı tarafa 21.120,00 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan herhangi bir ödeme almadığı ve 14.06.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 21.120.00 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalı tarafın 2024 yılı BA formunda gözüken ve GIB portalı üzerinden davalı tarafa teslim edilen takip konusu 17.05.2024 tarihli ------ seri no.lu 21.120,00 TL tutarlı e.faturaya, davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığından ilgili faturanın – miktar ve fiyat yönünden - münderecatını kesinleştiğinin, faturaya konu olan hizmetin davalı tarafa verildiğine karine oluşturduğun kabulü halinde; 14.06.2024 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı tarafta 21.120,00 TL alacaklı olduğu. 21.120,00 TL alacak için takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 21.120,00 TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2---- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 21.120,00 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 21.120,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 1.442,70-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.015,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 21.120,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 9.320,00 TL yargılama gideri ve 427,60 TL peşin harç toplamı 9.747,60-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.