T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/785
KARAR NO: 2025/718
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ: 01/11/2024
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil şirket, Mobil marka yağların yetkili distribütörü olarak Mobil marka ürünlerinin ve hizmetlerinin satışını yapmaktır. Bu kapsamda davalı şirket ile de süre gelen ticari ilişki ve ürün satışı nedeni ile davalı şirketin müvekkil şirkete borcu doğmuş ve faturaya konu borç davalı tarafça ödenmediğinden davalı aleyhine müvekkilin alacağının tahsili amacıyla ----- İcra Müdürlüğü -------. Say. Dosyası ile 21.08.2024 TARİHİNDE İCRA TAKİBİ BAŞLATILMIŞ, ancak davalı şirketçe icra takip tarihinden sonra 23/08/2024 tarihinde müvekkil şirket hesabına 310.365,00 TL ödeme yapılmıştır. Davalı-borçlu şirket itiraz dilekçesinde müvekkile borcunun olmadığını iddia etmişse de durum gerçeği yansıtmamaktadır. Zira müvekkilin alacağı davalı-borçlu şirket tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra ödenmiş olmakla borç davalı-borçlu şirket tarafından kabul edilmiş olmaktadır. Ayrıca davalı-borçlu şirket tarafından müvekkil şirket hesabına yapılan ödeme, takip tarihi olan 21/08/2024 tarihinden sonra (23/08/2024) olduğundan takip tarihi itibari ile davalı şirket müvekkil şirkete borçludur . Bu durum davalı-borçlu şirket kayıtları ve ticari defterleri incelendiğinde açıkça ortaya çıkabilecek bir husustur, kaldı ki borçlu şirketçe fatura ve takip tarihinden sonra yapılan ödeme bir borç ikrarı niteliğindedir. Diğer yandan takip günü yapılan ödemenin takipten önce yapılan ödeme olarak kabul edilemeyeceği, takip tarihi itibarıyla tespit edilen toplam borç üzerinden borçlunun icra vekalet ücreti ve takip masraflarından sorumlu olacağı bilinen bir gerçektir. Yukarıda özetle açıklanan nedenlerle, davamızın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla takibin şimdilik yalnızca 310.365,00 TL üzerinden hesaplanacak icra vekalet ücreti ile takip masrafları yönünden devamına, davalı aleyhinde icra inkar tazminatı talebi yönünden itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek alacak likit olduğundan 310.365,00 TL üzerinden hesaplanacak % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davacı taraf, müvekkil şirket aleyhine ----. İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatmış ve işbu icra takibi ile 11.03.2024 tarihli, --- numaralı, 178.945,00 TL bedelli, 18.04.2024 tarihli, ----- numaralı, 380,00 TL bedelli, 26.04.2024 tarihli, ----- numaralı, 129.600,00 TL bedelli,
23.05.2024 tarihli, ---- numaralı, 1.440,00 TL bedelli,19.08.2024 tarihli, ------- numaralı, 34.168,94 TL bedelli olmak üzere toplamda 344.533,94 TL bedelli fatura alacağı talebinde bulunmuştur. Müvekkil şirket tarafından, bahse konu takibe, borca, faize, borcun tüm ferilerine dosyasına haklı gerekçelerle itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur. İşbu itiraz dilekçemizde de belirttiğimiz üzere; davacı tarafın takip tarihi itibariyle müvekkil şirketten talep edilebilir herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı gibi, müvekkil şirketin takip alacaklısına herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkil şirket, davacı ile aralarında süre gelen ticari ilişki esnasında basiretli bir tacir olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiştir. Nitekim -----. İcra Müdürlüğü ------- Esas sayılı dosyasında hazırlanan ödeme emri müvekkil şirkete tebliğ edilmeden ve takip başlatılmadan önce müvekkil şirket; 11.03.2024 tarihli, ------ numaralı, 178.945,00 TL bedelli,18.04.2024 tarihli, ------ numaralı, 380,00 TL bedelli, 26.04.2024 tarihli, ------ numaralı, 129.600,00 TL bedelli,23.05.2024 tarihli, ------- numaralı, 1.440,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 310.365,00 TL'lik fatura tutarını davacı şirkete ödemiştir. Geriye kalan 19.08.2024 tarihli, ----- numaralı, 34.168,94 TL bedelli fatura ile ilgili ise taraflar arasında uyuşmazlık bulunmakta idi, bu fatura davacı tarafından haksız olarak kesildiği için davalı müvekkil firma faturayı reddetmiş, daha sonra ise tarafların anlaşarak mutabık kalması sonucunda fatura bedelinin yarısı davacı şirkete ödenmiş kalan yarısı iade adilmiş, bu iadeyi de davacı firma kabul etmiştir. Yapılan ödeme sonrasında ilgili borçlar için müvekkil şirkete ödeme emri tebliğ edilmişse de o tarihte müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş olup, takip durdurulmuştur. Davacı taraf huzurdaki davada, haksız ve mesnetsiz olarak itirazımızın iptalini talep etmekte ise de işbu itirazı yerinde olmayıp müvekkil şirketin davacıya hiçbir borcu mevcut olmadığından hukuka aykırıdır, Yukarıda açıkladığımız nedenlerden ötürü fazlaya dair yasal hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla; Huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, Kötü niyetli olarak icra takibinde bulunan davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, davacı şirketin yerinde inceleme talep ettiği, davalının inceleme gününe katılmadığı ve defterlerini ibraz etmediği, davacı defterlerinin incelenmesi için talimat yazıldığı görüldü.
SMMM uzmanı bilirkişisi raporu sonuç kısmında:
1- 1 sıra numaralı Elektronik Defter Genel Tebliğine göre gerçek ve tüzel kişiler için elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı; son ayının beratının alınması kapanış onayı yerine geçecektir. Berat yükleme süresi İlgili olduğu ayı takip eden üçüncü ayın son gününe kadardır. San aya ilişkin berat yüklemeleri ise beyannamenin verildiği ayın son gününe kadardır. Ancak zaman zaman Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından süre uzatımları yapılabilmektedir. Davalı 'ya ait ticari defterlerin doğruluğu teyit edilmiş, açılış kapanış tasdiklerinin usulüne uygun şekilde ve zamanında yapıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı ve ticari defterlerin sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı,
2-11/03/2024 Tarihli ----- Seri numaralı 178.945,00 TL - tutarlı,18/04/2024 Tarihli ------ Seri numaralı 380,00 TL- tutarlı,26/04/2024 Tarihli ------ Seri numaralı 129.600,00 TL- tutarlı, 23.05.2024 Tarihli -------- Seri numaralı 1.440,00 TL- tutarlı, faturaları kayıtlarına aldığı, davacının İtirazın İptali davasına konu edilen dört fatura toplamı tutarı 310.365,00TL- 'dir. Davacının İcra takip talebi başlattığı 21.08.2024 tarihinden sonra 23.08.2024 tarihinde davalı tarafından havale yoluyla dört fatura bedeli olan 310.365,00-TL. davacıya ödeme yapıldığı,3-19/8/2024 tarihli, ----- Seri numaralı 34.168,94 TL- "VADE FARKI BEDELİ” açıklamalı fatura düzenlendiği, ------- Seri numaralı fatura için İtirazın İptali davasına konu edilmediği, taraflar aralarında anlaşma sağlandığı fatura bedelinin yarısının 29.08.2024 tarihinde 17.084,47 TL. olarak havale yapıldığı geriye kalan yarısı içinde ------- no lu Vade Farkı Bedeli iade faturası açıklaması ile 17.084,47 TL. iade faturasi düzenlendiği,
4- Yargılama giderleri, %20 Icra inkâr tazminatı ve vekillik ücreti konusunda hukuki değerlendirme ve takdir hakkı Sayın Mahkeme'nize ait olmak Üzere Davacının davalı taraftan herhangi bir ticari alacağının olmadığı " görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER
*----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra dosyası kayıtları,
*Davacı şirket ticari defter kayıtları,
*Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları,
*Bilirkişi raporu,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
;
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. ----- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyamız uyap kayıtları celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı taraf defterlerini talimat yolu ile ibraz ettiği davalının defterlerini ibraz etmediği görüldü.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3) "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1) "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının defterlerini sunmadığı görüldü.
Somut olayda; Davacı vekili, müvekkilinin davalı ------ sattığı Mobil Marka yağlara ilişkin düzenlenen faturaların bedellerinin ödenmemesi üzerine, ----. İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyası üzerinden 344.533,94 TL asıl alacak için ilamsız icra takibi başlattığını, davalının borca haksız itiraz ettiğini, icra takibine konu alacağın tahsili amacıyla işbu davayı açtığını belirtmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, takipten sonra davacıya 310.365,00 TL tutarında ödeme yapıldığını bu ödeme ile borcun sona erdiğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu savunmuştur. Dosya kapsamına göre, davacı tarafından takibe dayanak yapılan faturalar ile ödeme dekontları, ticari defterler ve -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin -------- talimat sayılı bilirkişi raporu birlikte incelenmiştir. Bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı şirketin 21.08.2024 tarihinde aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak davalı şirketin 23.08.2024 tarihinde davacı şirkete 310.364,00 TL havale ettiği, bu ödemenin takibin başlatılmasından sonra yapılan itirazdan önce gerçekleştiği, bu durumda itiraz tarihinde borç mevcut olmadığından asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığı bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekmiştir. Ancak borcun ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafın takibe itiraz etmesi, itirazın haksız olduğunu göstermekte olup, bu yönüyle davacı tarafın icra masrafı ve vekalet ücreti yönünden haklı olduğu kabul edilşmiştir. İcra inkar tazminatı yönünden ise; İİK nun 67. Maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için itiraz tarihinde alacağın likit ve muaccel olması yanında borçlunun kötü niyetli davranması gerekir. Somut olayda borç,itirazdan önce ödenmiş bulunduğundan artık itiraz tarihinde alacak mevcut olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesi koşulları oluşmadığı kanaatine varılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, borçlu tarafından dava konusu takip dosyasına itirazdan önce ödenmiş bulunan asıl alacak kısmı yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davanın ödenmeyen masrafı ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile Davalının ----- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline,
3-Davadan konusuz kalması nedeniyle alınması gereken 615,40- TL harcın peşin alınan 5.300,20-TL'den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kalan kısmın davacıya iadesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 49.658,40- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 4.613,50- TL yargılama gideri ile davacı tarafça yatırılan 621,06-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3600-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.