T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/768
KARAR NO: 2025/753
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/10/2024
KARAR TARİHİ: 26/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ----- İcra Dairesi’nin -------sayılı dosyası ile aleyhine yürüttükleri icra takibi nedeniyle düzenlenen Ödeme Emrine itiraz ettiğini. İtiraz üzerine takibin durduğunu, Dava şartı arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığından huzurdaki davanın açıldığını, Borçlunun itirazı haksız olup borçlu itirazında kötü niyetli olduğunu. Davalı borçlu, alacağın sebebi 29.05.2024 tarih ve ---- nolu, 31.05.2024 tarih ve ------- nolu fatura alacakları olan toplam 37.231,74 TL'yi ödemediğinden icra takibi başlatıldığını. Borçlu ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra yedi günlük süre içerisinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, süresi içerisinde de borcunu ödemediğini ve ödemeye ilişkin herhangi bir belge de sunmadığını beyan ederek; Haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın kesin olarak kaldırılmasına takibin devamına, davalının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adlarına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf tek taraflı tanzim ettiği faturalara dayalı olarak alacak talep ettiğini, söz konusu faturaların içeriğinde irsaliye numarası -------- olarak belirtilmişse de bu irsaliye numaralarını haiz bir gönderi yahut fatura içeriğindeki mallar davalıya teslim edilmediğini. Davacı şirket kötü niyetli şekilde faturalardaki malları, belirtilen fiyattan satabilmek adına davalıya karşı bir anlamda emrivaki yaptığını ve buna dayanarak dava ikame ettiğini beyan ederek; Davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.
------ İcra Müdürlüğü'nün ------- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 14.03.2025 tarihli celsesinde uyuşmazlığın-----. İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları’’ tespit edilmiştir. Davacı ticari defterleri ile dava dosyasındaki deliler aşağıdaki gibi incelenmiştir. Defter İncelemesi (Usul), Hesap İncelemesi, BA ve BS Formlarının İncelenmesi, Faturanın İncelenmesi, DEFTER İNCELEMESİ (Usul) 4.a-1. Davacı Defter İncelemesi (Usul): Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen 2024 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davacı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılları ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.a-1. Davalı Defter İncelemesi (Usul): Sayın Mahkemenin 14.03.2024 tarihli celsesinde, ‘’ Tarafların 2024 yılına ait ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde mahkememiz kaleminde hazır bulundurmalarına, tarafların yerinde inceleme talepleri var ise 2 haftalık kesin süre içerisinde açıkça bildirmelerine, yerinde incelemenin nerede yapılacağının açıkça bildirilmesine, bu hususta taraflarca iki haftalık süre içerisinde açıklama yapılmasına, ticari defterler inceleme gün ve saatinde hazır edilmez veya 2 hafta içerisinde yerinde incelemede talep edilmezse ticari defterlerin incelenmesinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, Ticari defterlerini sunmadığı veya yerinde inceleme talebinde bulunmadığı takdirde 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun davalı tarafa ihtarına,’’ karar verilmiştir. Sayın Mahkemenin duruşma zaptı e.tebligat ile 14.03.2025 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b-1 Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın ticari defterlerinde davalı şirkette ait olan 2024 yılı ------- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 29.05.2024 tarihli ------- no.lu satış faturası ile başladığı, davacı tarafından 29.05.2024 tarihinden 31.05.2024 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 37.231,74 TL bedelli satışı yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 01.08.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 37.231.,74 TL alacaklı olduğu görülmüştür. HESAP İNCELEMESİ: Davalı Hesap İncelemesi: Davalı--------incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı hesap incelemesi yapılamamıştır. BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere ------ Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Sayın Mahkeme 13.03.2024 tarihli tensip zaptında, ‘’ 2024 yılına ilişkin taraflar arasındaki kayıtları gösterir BA-BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbi yönünde karar vermiştir. Davalının bağlı bulunduğu ------- Vergi Dairesi 19.03.2025 tarihli yazı cevabından, davalının 2024 dönemine ait karşılaştırmalı Ba - Bs Analizi bilgi formlarının, dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin 2024 yılı BA formunda, davacı tarafından davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 31.026,45 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. 4.d- Faturaların İncelenmesi: Davacı tarafından incelemeye sunulan takip konusu alacağı oluşturan 29.05.2024 tarihli ------seri no.lu 20.340,31 TL tutarlı, 31.05.2024 tarihli ------- seri no.lu 16.891,43 TL tutarlı faturaların e. fatura olduğu. Faturaların davalı şirkete e-fatura sistemi üzerinden “Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği. Ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara, e-fatura uygulaması üzerinden itiraz mahiyetinde, mali mühür ile imzalı bir belge üreten yapı barındıran ‘’red’’ yanıtı verilebilmektedir. Dolayısıyla ticari faturalara farklı 2 yolla itiraz edilebilir: a-E-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülmesi, b- Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturaya itiraz edilmesi. Buna göre ticari faturalara gerek e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülmesi gerekse Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturaya itiraz edilmesine ilişkin olarak Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine uymak tacir olmanın hukuki sonuçlarındandır. Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar ve e-Fatura uygulaması üzerinden dönülen red yanıtları söz konusu faturaların alıcı tarafından ticari fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurmaktadır. 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalı tarafın 2024 yılı BA formundan 29.05.2024 tarihli ------- seri no.lu 20.340,31 TL tutarlı, 31.05.2024 tarihli -------- seri no.lu 16.891,43 TL tutarlı e. faturaların gözüktüğü, davalı tarafın ilgili faturaları yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde sistem üzerinden red etmediği anlaşılmakla, dosya kapsamında davalı tarafın takip konusu alacağı oluşturan 29.05.2024 tarihli -----seri no.lu 20.340,31 TL tutarlı, 31.05.2024 tarihli ------- seri no.lu 16.891,43 TL tutarlı e. faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturalara itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmamaktadır. Faiz Konusu İncelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 01.08.2024 tarihli icra takibinde 37.231,74 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağını takip sonrasına avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Dosya kapsamında, davacının davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dayanak belge bulunmadığından, takip öncesi talep edilen işlemiş faiz hakkında takdir sayın mahkemenindir. ------ verilerinden 01.08.2023 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %51,75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği. S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı adına yürütülen ------Kodlu Muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı satıcının 29.05.2024 tarihli ------- no.lu satış faturası ile başladığı, davacı satıcının 29.05.2024 tarihinden 31.05.2024 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 37.231,74 TL bedelli satışı yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 01.08.2024 takip tarihi itibariyle davalı taraftan 37.231,74 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takip konusu alacağı oluşturan 29.05.2024 tarihli ----- seri no.lu 20.340,31 TL tutarlı, 31.05.2024 tarihli ------ seri no.lu 16.891,43 TL tutarlı faturaların e. fatura olduğu. “Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği. 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalı tarafın 2024 yılı BA formundan 29.05.2024 tarihli ------ seri no.lu 20.340,31 TL tutarlı, 31.05.2024 tarihli ------ seri no.lu 16.891,43 TL tutarlı e. faturaların gözüktüğü, davalı tarafın ilgili faturaları yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde sistem üzerinden red etmediği anlaşılmakla, dosya kapsamında davalı tarafın takip konusu alacağı oluşturan 29.05.2024 tarihli ------seri no.lu 20.340,31 TL tutarlı, 31.05.2024 tarihli ------- seri no.lu 16.891,43 TL tutarlı e. faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturalara itirazda bulunduğuna dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmamaktadır. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı tarafından takip konusu yapılan 2 adet 37.231,74 TL tutarlı faturalara, davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dayanak belge bulunmadığından, takip konusu alacağı oluşturan 2 adet 37.231,74 TL tutarlı faturaların – miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kesinleştiğinin ve faturalara konu olan ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine karine oluşturduğunun kabulü halinde; davacı tarafın davalı taraftan 01.08.2024 takip tarihi itibariyle 29.05.2024 tarihli -------- seri no.lu 20.340,31 TL tutarlı, 31.05.2024 tarihli ------- seri no.lu 16.891,43 TL tutarlı e. faturalardan kaynaklı 37.231,74 TL alacaklı olduğu, 37.231,74 TL alacak tutarı için takip sonrası yılık %51,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 37.231,74 -TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2------. İcra Dairesi'nin------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 37.231,74 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 37.231,74 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 2.543,30-TL harçtan peşin alınan 449,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.093,63-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 6.085,00 TL yargılama gideri ve 449,67 TL peşin harç toplamı 18.591,28-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesineDair, davacı vekili (e-duruşma) yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.