T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/480
KARAR NO: 2024/832
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (ESER SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 05/07/2022
KARAR TARİHİ : 08/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı alacaklı şirket ile davalı borçlu şirket arasında 26 Şubat 2021 ile 17 Mart 2022 tarihleri arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğunu, cari hesap sözleşmesine göre davalı borçlu şirket tarafından aşağıda ayrıntı ve detayları bulunan işlere ait ödemelerin yapılmadığını, davacı alacaklı şirket, davalı şirketin üstlenmiş olduğu inşaat işlerinin, aşağıda adresleri bulunan inşaat alanlarındaki mekanik/havalandırma/iklimlendirme işlemlerini üstlenerek, yerine getirdiğini ve sonucunda davalı şirkete ekte bulunan faturaların kesildiğini, söz konusu firmanın,----- adresinde bulunan inşaatındaki, tüm inşaat alanının mekanik (doğalgaz, havalandırma, muhtelif tesisat) işlerinin yapılması konusunda 29.01.2019 tarihinde sözleşme yapılmış, devamında ilave işlerle beraber tüm inşaat alanının mekanik tesisat işlerinin tamamlandığını, bununla ilgili olarak, toplam 382.560 TL'lik iş yapıldığını, söz konusu firma tarafından ise, yapılan işlerin 38.527 TL'lik aşağıdaki detayları bulunan işlere ait, ödemelerin yapılmadığını, söz konusu firmanın, ----- adresinde bulunan inşaat alanında 31.08.2019 tarihinde, inşaat alanın çatı pimaş borularının değişimi işiyle başlanmış olup, havalandırma, yangın ve yangın tesisatı işleri yapıldığını, bu kapsamda, söz konusu şirkete toplam 377.128 TL (KDV dâhil) tutarında iş yapıldığını, bu yapılan işlere ait tutarın 324.500 TL'lik kısmı faturalandırıldığını ve bu karşı şirket tarafından kabul edildiğini, ilave işlere ait fatura kesildiğini, ancak davalı şirket tarafından itiraz edilerek, taraflarına ödeme yapılmadığını,---- adresinde bulunan eski adı --- olan iş yerinin tüm tadilat işleri----- tarafından üstlenilmiş olup, mekanik işleri taraflarınca taşere edildiğini, bu bağlamda, söz konusu adreste yapmış oldukları keşif ve toplantıda, maddi durumlarının elvermemesi ve pandemi süreci nedeniyle yalnızca, giriş katta bulunan mekanik tesisatın yenilenmesi amacıyla anlaşma ve sözleşme yapılarak ekte bulunan 27.01.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme çerçevesinde yapım işlerine başladıktan sonra, daha ---- yetkilileri ve ---- ortağı ---- Bey tarafından söz konusu üç katlı kompleks yapının diğer katlarında ve bölümlerinde bulunan mekanik sistemleri çürümüş olduğu ifade edilmesi üzerine, yaptıkları keşifler kapsamında burada da bulunan tesisatın işlevsiz olduğu ve değişmesi gerektiği anlaşıldığını, bu sürece dair ----- mesajları bulunduğunu, ayrıca iş yapım aşamasında taraflarınca çekilen resimler ve kullanılan malzemelerin şantiye şefleri tarafından teslim alındığına dair, yazılı imzalı evraklar bulunduğunu, hatta yapılan ilk sözleşemeye dair fatura içeriği dahi şirket tarafından reddedildiğini, bu iş yerine ait, yapılan tüm işlerin tutarı 390.650 TL (KDV dâhil) olduğunu, davaya konu itirazın iptaline, davalının kötü niyetli olması nedeniyle İİK ilgili hükümleri kapsamında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vekili dilekçesinde özetle; Davacı dilekçesinde "----- adresinde bulunan inşaatında mekanik tesisat işlerini yapmak üzere davalı şirketle 29.01.2019 tarihli sözleşme imzaladığını, işin toplam bedelinin 382.560 TL olup, bakiye 38.527 TL alacağının kaldığını" beyan edildiğini, sözleşmede mutabık kalınan işler dışında ilave bir iş yapılmamış olup davacıya yaptığı tüm işin bedeli davalı şirketçe eksiksiz olarak ödendiğini, davacı yaptığı ilave işlere ilişkin hakkediş mailini davalı şirkete bildirdiğini beyan etmişse de dosyaya sunulu mail ekran görüntülerinde davalı şirkete değil, -----yetkilisi ---- ait -----adresine atılan) mail olduğu açıkça görüldüğünü, davacı şirket davalı ile yaptığı sözleşme kapsamındaki işlerin dışında bizzat iş sahibi şirket ile ilave işler yapmışsa, alacağını davalı şirkete değil, ----- iletmesi gerektiğini, kaldı ki davacı tarafından ilave işlerin yapıldığına ilişkin delil tespiti mevcut olmadığını, davacı dilekçesinde "-----adresinde bulunan inşaatında mekanik tesisat işlerini yapmak üzere davalı şirketle 31.08.2019 tarihli sözleşme imzaladığını, işin toplam bedelinin KDV dâhil 377.128 TL olup, 324.500 TL'lik kısmının faturalandırıldığını ve ödendiğini, ilave işlere ilişkin fatura kesildiğini ancak davalı şirketçe bu faturalara itiraz edildiğini beyan etmiş, devamında ise KDV dâhil olacak şekilde 34.043 TL, 2.655 TL, 100.300 TL tutarlı fatura bedellerinin ödenmediğini" beyan edildiğini, ancak davacı ---- şirketi'ne ait inşaat alanında kdv dâhil toplam 377.128 TL bedelli iş yaptığını, 324.500 TL kısmının davalı şirketçe kabul edildiğini ve ödendiğini beyan etmesi karşısında ödenmediğini iddia ettiği tutarlar arasında çelişki bulunduğunu, davacının dilekçesinde hangi işin, hangi bedel karşılığı yapıldığı, hangi iş bedelinin ödenip, hangi iş bedelinin ödenmediği anlaşılamadığını, davacı dilekçesinde;"----adresinde bulunan Cafe'nin tadilat işlerinin müvekkil şirketçe üstlenildiği ve yalnızca giriş katta bulunan mekanik tesisat işlerinin yapımına yönelik ise davacı şirket ile 27.01.2021 tarihli sözleşme imzalandığını, daha sonra diğer katlarda da birtakım mekanik tesisat işlerinin davacı şirket tarafından yapıldığını, toplam iş bedelinin KDV dâhil 390.650 TL olduğunu, kesilen faturalara davalı şirketçe itiraz edildiğini" beyan edildiğini, Davacı 27.01.2021 tarihli sözleşme ile üstlendiği edimlerin bir kısmını hiç ifa etmediği, geriye kalan işlerin büyük bir kısmını ise ayıplı şekilde ifa edildiğini, davacı dilekçesinde; 23.03.2021 tarihinde pimaş tesisatı ve muhtelif inşaat işleri yaptığını, işlem karşılığında KDV dâhil 17.700 TL tutarında fatura düzenlendiğini ve davalı şirketçe fatura tutarına itiraz edildiğini beyan edildiğini, davacının talebi net olmadığı gibi, hangi işlerin ifa edildiği tarafımızca anlaşılamadığını, Ancak davalı şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını İspat yükü davacıda olup, haklılığını ispata yarar herhangi bir delil davacı tarafından sunulmadığını, davacı dilekçesinde ----- adresinde bulunan kombinin sökülerek ------adresine takıldığını ve doğalgaz projesi çizilerek gaz açma işlemi yapıldığını" iddia edildiğini, ancak bahse konu işin davalı şirketle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini, davacının dava değerinin %20'sindan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.
----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir, İnşaat Mühendisi ve Makine Mühendisi alanında uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; ----- nolu faturada 2 ve 4 nolu maddede belirtilen ---- Cafe işyerinde havalandırma ve klima işleri fark bedeli ile Sıhhi, ısıtma, yangın tesisat malzeme ve uygulama fark bedeli (9635) kalemleri teknik bir açıklaması veya dayanağı bulunmayıp, fiyat farkı olarak faturaya ilave edildiği belirgin olup alacağa konu olamayacağı, ----- nolu faturada belirtilen ---- işyerine ait depoda yapılan kontrollerde ---- Ve ------ pvc boruların bina köşe kısımlarındaki oluklara bağlanarak zemine ve kanala yönlendirildiği belirlenmiş olup montaj işçiliğinin kolay olması ve yapılan borulamanın azami 50 mt olacağı dikkate alındığında alacağa konu tutarın; KDV dâhil toplam 13.500,00 TL tutarda olacağı, ----- nolu faturada belirtilen daire içi doğalgaz proje yapılması işinin 590,00 TL tutarda olarak kadri maruf olduğu, ---- nolu faturada belirtilen ----- işyerine ait işlerle ilgili imalathane ve depolarda yapılan kontrollerde klima ana kart, gaz şarjı, yangın pompa emiş klape, boya kabini havalandırma tesisatı tadilat, onarım ve yapım işlerinin yapıldığı ve tutarının 38.527,00 TL olarak kadri maruf olduğu, --- nolu faturada belirtilen ----- işyerine ait işlerle ilgili imalathane ve depolarda yapılan kontrollerde köpüklü yangın tesisatı, pimaş ve körüğe boru tadilat, onarım ve yapım işlerinin yapıldığı ve tutarının 44.499,73 TL olarak kadri maruf olduğu,¸Davalı ----incelemeye ve gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından, davalı defter incelemesi yapılamadığını, davacı tarafından davalı tarafa 2022 yılında 1 fatura ile 100.300,00 TL tutarlı satış yapıldığı, bu süreçte davalından farklı tarihlerde banka ve çek kananıyla 265.151,43 TL ödeme aldığı ve buna göre 18.03.2022 tarihi itibariyle kendi defterlerinde davalıdan alacaklı olmayıp, davalı tarafa 164.851,43 TL borçlu gözüktüğü, takipte ise 471.854,15 TL alacağın tahsili talep edildiği, davacının ticari defterinde gözüken davalıya olan 164.851,43 TL borç bakiyesi ile takipte talep edilen 471.854,15 TL alacak tutarındaki uyumsuzluğun, davacının KDV dahil 636.705,58 TL (164.851,43 4471.854,15-) tutarlı faturasının davalı tarafından kabul edilmesi ve davacı tarafında da ticari defterlerine kayıt edilmemesinden kaynaklanmakta olduğu, teknik bilirkişiler tarafından taraflar arasında ihtilaf konusu olan 4 adet faturalara konu işlerinin KDV dahil 345.215,85 TL olduğu hesaplandığı, bu durumda, davacının ticari defterlerinde gözüken, takip tarihi itibariyle davalıya olan 164851443 TL borç bakiyesinden, teknik bilirkişiler tarafından hesaplanan KDV dahil 354.215,85 TL'nin mahsup edilmesi ile davacının takip tarihi itibariyle alacağının 180.364,42 TL (164.851,43 - 345.215,85 ) tutarında olduğu hesaplandığı, davacının ticari defterinde gözüken 164.851,43 TL borç bakiyesi ile takipte talep edilen 471.854,15 TL alacak tutarındaki uyumsuzluğun, davacının KDV dahil 636.705,588 TL (164.851,43 4471.854,15-) tutarlı faturasının davalı tarafından kabul edilmesi ve davacı tarafında da ticari defterlerine kayıt edilmemesinden kaynaklandığı, teknik bilirkişiler tarafından taraflar arasında ihtilaf konusu olan 4 adet faturalara konu işlerinin KDV dahil 345.215,85 TL olduğu hesaplandığı, bu durumda, davacının ticari defterlerinde gözüken, takip tarihi itibariyle davalıya olan 164.851443 TL borç bakiyesinden, teknik bilirkişiler tarafından hesaplanan KDV dahil 354.215,85 TL'nin mahsup edilmesi ile davacının takip tarihi itibariyle alacağının 180.364,42 TL (164.851,443 - 345.215,85 ) tutarında olduğu, 180.364,42 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak reeskont avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, davacı tarafından davalı tarafa 2022 yılında 1 fatura ile 100.300,00 TL tutarlı satış yapıldığı, bu süreçte davalından farklı tarihlerde banka ve çek kananıyla 265.151,43 TL ödeme aldığı ve buna göre 18.03.2022 tarihi itibariyle kendi defterlerinde davalıdan alacaklı olmayıp, davalı tarafa 164.851,43 TL borçlu gözüktüğü, takipte ise 471.854,15 TL alacağın tahsili talep edildiği, davacının ticari defterinde gözüken davalıya olan 164.851,43 TL borç bakiyesi ile takipte talep edilen 471.854,15 TL alacak tutarındaki uyumsuzluğun, davacının KDV dahil 636.705,58 TL tutarlı faturasının davacı tarafından ticari defterlerine kayıt edilmemesinden kaynaklanmakta olduğu, teknik bilirkişiler tarafından taraflar arasında ihtilaf konusu olan toplam 636.705,58 TL bedelli 4 adet faturalara konu işlerinin KDV dahil 345.215,85 TL olduğu hesaplandığı, bu durumda, davacının ticari defterlerinde gözüken, takip tarihi itibariyle davalıya olan 164.851,43 TL borç bakiyesinden, teknik bilirkişiler tarafından hesaplanan KDV dahil 354.215,85 TL'nin mahsup edilmesi ile davacının takip tarihi itibariyle alacağının 180.364,42 TL (345.215,85- 164.851,43 ) tutarında olduğu hesaplandığı, bu durumda davacının ticari defterlerinde gözüken, takip tarihi itibariyle davalıya olan 164.851443 TL borç bakiyesinden, teknik bilirkişiler tarafından hesaplanan KDV dahil 354.215,85 TL'nin mahsup edilmesi ile davacının takip tarihi itibariyle alacağının 180.364,42 TL tutarında olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.İcra inkar tazminat talebinin, miktarın belirlenmesi yargılamayı gerektirmesi sebebiyle likit olmadığımdan yerinde olmadığı, kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2-----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 180.364,42 TL üzerinden reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-İcra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından REDDİNE,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 596,30-TL'nin davalıdan, 963,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 12.320,69-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.698,83-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.621,86-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 4.794,50 TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul oranına göre belirlenen 1832,68-TL'nin ve davacı tarafça yatırılan 5.698,83 TL peşin harç giderinin toplamı 7.531,51-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 46.638,36-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.