T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/1070
KARAR NO: 2025/834
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 06/11/2025
KARAR TARİHİ: 17/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.02.2025 tarihinde ---- karayolu üzerinde müvekkilin sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç, davalı sigorta şirketine ----- poliçe numarasıyla ZMSS kapsamında sigortalı olan ------ plakalı aracın çarpması sonucu zarar gördüğünü, kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporuna göre kusur oranının %100 karşı araçta olduğunu, vekil olarak 15.05.2025 tarihinde KEP yoluyla davalı şirkete başvuru yapıldığını, 22.05.2025 tarihinde “dosya açılmıştır” cevabı alındığını, ancak yalnızca 75.000 TL ödeme yapıldığını, alacağın belirsiz olmakla birlikte KEP iletisinde taleplerinin yaklaşık 400.000 TL tutarında olduğundan, ve davalı şirketin ödemesi çok düşük kaldığından uyuşmazlık doğmuş olup, işbu dava KTK 97 uyarınca açıldığını, -----. tarafından düzenlenen 19.03.2025 tarihli kesin ekspertiz raporunda, aracın sol arka ve sol ön yan bölgelerinin hasarlı olduğu, toplam onarım giderinin 211.873,73 TL, araç rayiç bedelinin 780.000 TL, Hasarın %100 rüculu ve kusursuz olduğu belirtildiğini, müvekkilinin araca ilişkin değer kaybı, orijinal yedek parça farkı, yatma tazminatı, kazanç kaybı ve diğer masrafların tahsili için; her bir kalem yönünden şimdilik 100,00 TL, Toplam 500,00 TL’nin, 15.05.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen ----- yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Huzurdaki dava, trafik kazası sebebiyle tazminat istemine ilişkin tazminat davasıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Huzurdaki dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması TTK.'nun 5/A ve HMK'nun 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır.
Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada Mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi uyarınca "arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi" gerekmektedir.Mahkememiz tarafından 07/11/2025 tarihli ara karar ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağını sunması için bir haftalık kesin süre verilmiş olduğu, ara kararın 15/11/2025 tarihinde davacıya tebliğ olunduğu, verilen kesin sürede arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı görülmüştür.Tüm bu nedenlerle; TTK.'nun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. bendinin son cümlesi, HMK'nun 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca, huzurdaki davada, arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmadığından USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
5-Yeteri kadar harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
6-Usul ekonomisi ilkesi gereği; tensip tutanağı düzenlenmeden dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.