T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/313
KARAR NO: 2025/624
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 25/03/2025
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Cevap dilekçesinde özetle : 10.10.2019-01.12.2024 tarihleri arasında ihyası istenilen şirketin yurt dışıdaki şantiyelerinde çalıştığını, İş akdinin sona ermesinden sonra ----- Arabuluculuk bürosunun ----- Büro numaralı arabuluculuk müracaatında bulunulmuş, müracaat sonrasında firmanın 30.12.2024 Tarihinden ----- gazetesinde yayımlana ilan uyarınca terkin edilmiş olduğunu, tasfiye sürecinde tasfiye memuru olan ... davacının işçilik alacakları olduğunu bilmesine karşın tasfiyeyi bitirerek ----- ticaret Sicil Müdürlüğündeki dosyayı kapattığını, İşçilik alacakları açısından arabuluculuk süreci şirketin tasfiye edilmiş olması sebebiyle tamamlandığını, İhyasını istedikleri şirket ticaret sicilinden terkin edildiğinden ötürü bu davalarında husumeti hem ticaret sicil müdürlüğüne hem şirkete izafeten şirket tasfiye memuru ...’a yönelttiklerini, Yargıtay hükmünde de değinildiği üzere şirketin tasfiye ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için ya eski tasfiye memurunun ya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini sayın mahkemeden talep etmek gerektiğini, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen geçici 7. madde gereğince Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir olduğunu, davalı şirketin -------- Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki, bitmemiş işlem nedeniyle tasfiye işleminin sürdürülmesi için ihyasına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle : Davacı tarafın terkin edilmiş şirket nezdinde herhangi bir çalışması bulunmadığını, müvekkilinin kurucu ortaklarından olduğu ------ Şirketi, 29.06.2017 tarihinde maden cevheri aramak ve çıkarmak amacıyla kurulmuş bir şirket olduğunu, davacı tarafın ise her ne kadar ------ Şirketi nezdinde bir çalışma gerçekleştirdiğini iddia etmiş ise de ----- değil ... isimli bir çalışanı herhangi bir çalışanı dahi olmadığını, Zira ------ firmasının ne yurt içinde ne de yurtdışında herhangi bir faaliyeti olmadığını, herhangi bir iş için izin alınmadığını herhangi bir SGK kaydı açılmadığını, davacı tarafın, ihya davasını kanuni hak düşürücü süresi içerisinde açmadığını huzurdaki davanın reddi gerektiğini, Hukuk Muhakameleri Kanun m. 121'e aykırı bir şekilde dava dilekçesinin eklerinin taraflarına tebliğ edildiğini, 6100 sayılı HMK'nın 121. maddesinde dava dilekçesi ve eklerinin davalı tarafa tebliğ edilmesi zorunlu tutulduğunu, ancak dava dilekçesi ekleri taraflarına tebliğ edilmediğini, bu sebeplerle ilgili belgelere ilişkin beyan hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nın 121. maddesine aykırı şekilde dava dilekçesi eklerinin taraflarına tebliği için davacıya kesin mehil verilmeli gerektiğini, davacının huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili verdiği cevap dilekçesinde;
Ticaret Sicili Müdürlüğünün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağlayacağını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini "..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m.32). düzenlemesinin bulıunduğunu, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verreceğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, Tasfiye memurlarını alacaklıların haklarını korumakla görevli olduklarını,. (6762 Sayılı TTK m.224 ve 6102 sayılı TTK m.285) Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, (6762 Sayılı TTK m.445 ve 6102 sayılı TTK.m.541) Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkili Sicili Müdürlüğünün uyacağını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını belirterek yukarıda izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı tasfiye memuru cevap dilekçesi sunmamıştır.İlgili belge ve bilgiler celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Tasfiye Halinde ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- ticaret sicil numarasına TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ 'nin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün -----ticaret sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ------Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortakların ve yetkililerinin ------, olduğu, davacının bu şirkete karşı açacağı işçilik alacaklarına dayalı dava ve diğer işlemleri ile sınırlı olmak üzere iş bu ihya davasının açıldığı, görülmüştür.
Sermaye şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.
Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.
6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir (Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin---- esas ----- karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir).
Bu kapsamda, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir" şeklinde düzenleme gereğince, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün------ ticaret sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ------ Şirketi'ne karşı açacağı işçilik alacaklarına dayalı dava ve diğer işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, önceki tasfiye memuru ---- tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, yine diğer davalı tasfiye memurununda bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmaması karşısında aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiş, kısa kararda sehven ihyası istenen şirketin unvanı yazılırken Tasfiye Halinde ibaresinin yazılması unutulmuş olup, gerekçeli kararda resen şirket unvanının başına " Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesi suretiyle bu hata giderilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
TTK'nun 547. maddesi gereğince ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- ticaret sicil numarasına Tasfiye Halinde ------ ŞİRKETİ' NİN ------- şirketine karşı açacağı işçilik alacaklarına dayalı dava ve diğer işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına,
2-TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca -----(TCK NO:------- ) 'in tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin ------ Gazetesi'nde ilanına,
4- Peşin harç 615,40 yatırılmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
7-Davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine yasal hasım olduğundan vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davalı tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet vermemesi ve tasfiyeyi eksik gerçekleştirdiğine dair delil bulunmaması nedeniyle aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.