T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/89
KARAR NO: 2025/568
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/01/2025
KARAR TARİHİ: 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil ------2015 yılında kurulmuş olup “-----” adresinde zayıflama ve kozmetik alanında ticari faaliyet gösterdiğini, davacı müvekkilinin, ----- merkezli ------ isimli firmanın Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olup Türkiye'nin bütün il ve ilçelerinde ----- cihazlarının satışını gerçekleştirdiğini, davacı müvekkilinin şirkete ait cihazların görselleri ekte sunulduğunu, davacı müvekkil şirket ile davalı yan arasında 22.05.2023 tarihli Satış Sözleşmesi imza altına alınmış olup davalı yan müvekkil şirketten ----- marka zayıflama cihazları satın aldığını, davalı yan iş bu cihazlar ile ----- ilinde işyerinde hizmet sunduğunu, davalı ... ------sayfasında 3. bir marka cihazların reklamı ve satışına dair yayınlar yaptığını, davalıya ait iş bu ----- sayfasındaki görseller-----. Sulh Hukuk Mahkemesi ------ D. İş sayılı dava dosyasında bilirkişi İncelemesi ile tespit edildiğini, ------ sayfasındaki aylaşımlar ve öne çıkan hikaye içerikleri davalı yanın “-----” isimli 3. Bir marka cihazların ----- Bölge Yöneticisi olduğu ve bu cihazların reklamını ve satışını yaptığı hususunu ispat etmektedir. Keza 08.06.2024 tarihli paylaşım görseli ile davalı yan “------”” marka ve amblemini kullanıp diyetisyen olarak kendi tanıtımını yapmış, kendisine ait ----- numaralı telefon bilgisini vererek iletişim bilgisini yayınladığını, 29.06.2024 ve 18.07.2024 tarihli paylaşım görseli ile “-----” marka zayıflama cihazlarının tanıtımını yapmış, kendisine ait ------numaralı telefon bilgisini vererek iletişim bilgisini yayınlamıştır. 11.07.2024 tarihli Teslimat başlıklı öne çıkan hikâye paylaşımı ile satışı yapılan cihazların müşteriye teslim edildiğine dair paylaşım yaptığını, 26.09.2024 tarihli Teknik Servis başlıklı öne çıkan hikâye paylaşımı ile kendisinin ----- Bölge Yöneticisi olduğunu belirten paylaşım ----- aittir Davalı yan ------ konuşmaları ile 3. kişilerle * ------” marka Zayıflama cihazlarının satış görüşmelerini şirketi ve markasını kötüleyen beyanlarda bulunduğunu, işbu ----- konuşmaları ve akabinde gerçekleşen telefon konuşmalarına ilişkin 3. Kişi ------- tanık olarak dinlenilmesini talep ettiklerini, davalı yanın 22.05.2023 tarihli sözleşmenin 9.2. maddesindeki vaatlerini ihlal ettiğini, keza 3. bir marka zayıflama cihazlarını pazarlamış, satışını yapmış, davacı müvekkil şirketi ve markasını kötülemiş ve müvekkil şirketin müşteri kaybetmesine sebebiyet verdiğini, davalı yan davacı müvekkil şirket bakımından haksız rekabete sebebiyet verdiğini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı yanın 100.000,00 TL maddi tazminata, 200.000,00 TL manevi tazminata mahkum edilmesine, 22.05.2023 tarihli Satış Sözleşmesinin 7. maddesinde yer alan 30.000 Euro cezai şartın davalı yan tarafından davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan işbu dava için görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davalı müvekkilinin mesleği diyetisyenlik olup kendisi tacir ya da esnaf olmadığı gibi herhangi bir şahıs şirketine de sahip olmadığını, işbu sebeple dava görevsiz mahkemede açılmış olup görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, dava şartı eksikliği nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesini, HMK Madde 17 uyarınca "Yetki sözleşmesi MADDE 17- (1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." yetki sözleşmesini tacirler ya da kamu tüzel kişileri aralarında yapabilirler. Müvekkili ...'in ne tacir ne de kamu tüzel kişisi olduğunu, karşı tarafça hazırlanan sözleşme müvekkilim açısından hükümsüz olduğunu, dava yetkisiz mahkemede açıldığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı yasanın 6. maddesinde, genel yetkili mahkeme konusu, aşağıdaki gibi düzenlendiğini, “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" söz konusu kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere yetkili mahkeme müvekkil ...'in dava açılış tarihindeki yerleşim yeri olan ------ mahkemeleri olduğunu, davalı müvekkili ile karşı taraf arasında gerçekleştirilen sözleşme Genel İşlem Koşulu niteliğinde bir sözleşme olduğunu, söz konusu sözleşme incelendiğinde lafzından herkese karşı ortak olarak matbu bir şekilde hazırlandığını, sözleşme hükümleri davacı tarafça sözleşmenin kurulmasından önce, tek taraflı olarak, sadece o sözleşme için değil, çok sayıdaki benzer sözleşmelerde kullanmak amacıyla hazırlanmış ; karşı tarafı olan müvekkilie müzakere etmesine imkan tanınmadan imzalatıldığını, sözleşmenin birçok hükmü karşı tarafça değiştirilmesini engelleyecek nitelikte ve kötü niyetle davalı müvekkile sunulduğunu, genel işlem koşullarının denetim yollarından olan içerik denetimi sözleşmede bulunan hükümlerin dürüstlük kurallarına uygun olup olmadığına yönelik olup işbu davaya konu sözleşme de iyi niyet kurallarından oldukça uzak olduğunu, davalı müvekkil, daha fazla zarar görmemek, kaybettiği müşterilerini tekrar kazanmak, meslek örgütü içerisindeki itibarının daha da zarar görmemesi adına mesleğine devam etmek ve kaliteli hizmet sunabilmek adına davacı şirketin sunduğu ayıplı hizmeti başka bir firmadan almak adına sadece görüşmeler yaptığını, her ne kadar davacı tarafça müvekkile ait instagram hesabına ilişkin delil tespiti yaptırmışsa da davalı müvekkil sadece görsel paylaşmış dava dışı firmadan herhangi bir cihaz ve hizmet satın almamış; başka birisinin alması için aracılık da etmemiş bu suretle herhangi bir kazanç elde etmediğini, nitekim bu durum dava dışı firmaya müzekkere yazıldığında ve davalı müvekkilin hesap hareketleri incelendiğinde veya kliniğinde keşif yapıldığında da ortaya çıkacağını, müvekkilinin halen daha oldukça pahalı ve yabancı para kuru üzerinden satılan cihazları bir kez daha alabilme gücüne sahip olmadığından mesleki faaliyetinde gerileme yaşadığını, kaldı ki burada esas nokta davacı şirketin cihazlarının ayıplı çıkması ve buna karşılık onarım için bir girişimde bulunmadığını, işbu sebeplerle dahi alıcı olan davalı müvekkilin zaten sözleşme hükümlerine uymaması gibi bir durum söz konusu olmadığını, davacı taraf ayıplı mal ve ayıplı hizmeti nedeniyle davalı müvekkile mağduriyet yaşatmasına rağmen hukuksuz eylemlerine devam ettiğini, davalı müvekkil, kullanamadığı ayıplı cihazların parasını icra tehdidi altında ödemek durumunda kalmış ; düzenli ödeme yapmasına karşın davacı şirkette ödeme günü gelmeyen senetlere geçmiş tarihler atılarak icra takibi başlatıldığını, davacı taraf bununla yetinmeyip düzenli ödemeleri icraya bildirmemiş ödemeleri uhdesinde tutmuş ; müvekkilin kliniğinde danışanlarıyla seans halindeyken fiili menkul haczine gelmiş ve davalının kliniğinde tehditlerde hakaretlerde bulunduğunu, danışanları ve çalışanları karşısında davalı müvekkili küçük düşürdüğünü, davacı tarafın tamamen yıldırma ve baskılama amacıyla kötüniyetle hareket etmeye devam ettiğini, öncelikle usulden reddine, usule ilişkin itirazlarımızın reddi halinde işbu haksız davanın esastan reddine yargılama giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştri.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 17- (1): "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 18- (1): "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz."
(2): "Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 6- (1): "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."
(2): "Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir."
Davalı taraf yetki ilk itirazında bulunmuştur.
Dava, haksız rekabet sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
Davalının yerleşim yerinin ''------'' olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. Maddesinde işbu sözleşme'nin uygulanmasından çıkabilecek uyuşmazlıkların halinde ----- Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olacağı yönünde anlaşıldığı görülmektedir.
Davalının tacir araştırmasına ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş olduğu, ilgili müzekkerelerden; davalının ticaret sicil kaydının olmadığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu, taraflar arasındaki sözleşmenin yapıldığı 2023 yılı ticari kazancı bahsedilen hadlerin altında olduğu görülmüştür.
Davalının Esnaf olduğu, tacir olmadığı görülmekle, taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli değildir. Huzurdaki davada, para borcunun ifası mevzûbahis olmadığından alacaklının yerleşim yeri Mahkemesinin yetkili olacağına dair kural uygulanmayacaktır. Davalının yerleşim yeri Mahkemeleri, ----- Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Davanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması usûl yasasına uygun olacaktır. Belirtilen gerekçelerle eldeki davanın HMK. m. 6 uyarınca genel yetkili Mahkeme olan davalının yerleşim yeri Mahkemesinde açılması gerekmektedir.
Davanın yetkisiz olan Mahkememizde açılmasında hukuka uyarlık görülmediğinden; davalının yetki ilk itirazının kabulüyle Mahkememizin yetkisizliğine, ---- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Davaya bakmaya ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin YETKİLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın yetkili ------ Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama gideri hususunda yetkili Mahkemece değerlendirme yapılmasına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.