T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/887 Esas
KARAR NO: 2025/201
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2019
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;----------ticaret sicil numarası ile kayıtlı olup inşaat ve taahhüt işleri ile iştigal eden bir limited şirket olduğunu, dava dışı ---- müvekkil şirket arasında akdedilen ------ tutarındaki hisse devir bedelini müvekkil şirkete ödemeyi taahhüt ettiğini, noter huzurunda akdedilen sözleşmeyi müvekkil şirket adına imzalayan, müvekkil şirketin eski müdürü ve imza yetkilisi, davalı----- konusu hisse devir bedelini ------ nakden ve tamamen aldığını beyan ve imza ettiğini, davalının nakden ve tamamen aldığını noter huzurunda beyan ve imza ettiği hisse devir bedelinin hiçbir zaman müvekkil şirkete teslim etmediğini, dava dışı ---- müvekkili şirket arasında, ------ sicil numarası ile kayıtlı ---------- müvekkili şirkete ait olan, 17.500 TL nominal bedelli 700 adet payın 350.000 TL bedel karşılığında ------ satılıp devredilmesine ilişkin ------ numarası ile onayladığı hisse devir sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu hisse devir işlemi,---- tarihinde tescil edildiğini ve 14.02.2014 tarihinde ----- ilân edildiğini, sözleşme uyarınca dava dışı ------ müvekkili şirkete ödemekle yükümlü olduğu 350.000 TL tutarındaki hisse devir bedelinin nakden ve tamamen alındığı sözleşmeyi müvekkil şirket adına imzalayan davalı tarafından beyan edilmiş ve imza altına alındığını, ancak bu beyanına karşın Davalı, hisse devir bedelini, bugüne dek müvekkil şirkete teslim etmediğini, bu durum karşısında davalıya ---- yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek, ------ aldığı hisse devir bedelinin müvekkil şirket hesaplarına yasal faizi ile ödenmesini, eğer bedel hiç tahsil edilememişse bu konuda yazılı bilgi verilmesini talep ettiğini, bu nedenlerle davalının, ------- nakden ve tamamen aldığını beyan ve imza ettiği hisse devir bedeli olan 350.000 TL tutarındaki asıl alacağın Davalı'nın temerrüde düştüğü 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımızın saklı kalması kaydıyla Davalı'dan tahsiline yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;
Davacı şirketin ortağı ve müdürü olan müvekkilinin, 08.01.2014 tarihinde, davacı şirketin -------- hisselerini devrettiği ve bu devir işlemi sonucu tahsil ettiği hisse devir bedelini davalı şirkete ödemediği ileri sürülerek, bu alacağın tahsili talep edildiğine göre; bu davada talep edilen alacak, davacı şirketin ortağı ve müdürü olan müvekkilimden olduğunu ileri sürdüğü bir alacak olması sebebiyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 147 nci maddesinin dördüncü bendi gereği beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava dilekçesinde dava konusu alacağın---------- tarihinde doğduğu ve bu tarihte temerrüde düşüldüğü iddia edildiğine göre 5 yıllık zamanaşımı süresi 08.01.2019 tarihinde dolduğunu , iş bu davanın zamanaşımı süresinin dolmasından sonra 10.10.2019 tarihinde açıldığını, dava konusu alacak zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin hâkim ortağı olan ---------- davacı şirketin azınlık ortağı olan müvekkilini sindirmek amacıyla müvekkili aleyhine bir şeyler bulabilmek adına sürekli olarak davacı şirketin eski kayıtlarını araştırdığını ve müvekkilinin açığı olduğunu düşündüğü hususlarla ilgili olarak müvekkili aleyhine davalar açtığını, yıllardır davacı şirketin azınlık ortağı ve müdürü olan müvekkili ile davacı şirketin hâkim ortağı arasında uyum içinde yürütülen ilişkide son yıllarda bozulma meydana geldiğini, 2012 yılından itibaren müvekkiline ücret ödenmemeye başlandığını, karşılıklı olarak birçok ihtarname keşide edildiğini, nihayetinde 22.01.2014 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkilinin müdürlük görevinden azledildiğini, azilden sonraki süreçte davacı şirket bu dönemde aldığı tek bir iş nedeniyle oldukça yüksek tutarlarda zarar ettiğini, mali açıdan zora girdiğini, iş yapamaz hale geldiğini ve faaliyetlerini durdurduğunu, müvekkilinin, dava dilekçesinde belirtilen hisse devir işlemi ile ilgili olarak ---- isimli kişiden hiçbir şekilde hisse devir bedeli tahsil etmediğini, davacı şirketin hâkim ortağı olan ---- isimli kişi arasında davacı şirketin -------- ortaklığının sona erdirilmesi amacıyla görüşmelerin davacı şirketin hâkim ortağı ile müvekkilinin arasındaki uyuşmazlıkların zirveye çıktığı dönemde müvekkili dışında davacı şirketin hâkim ortağı tarafından yürütültüğünü, davacı şirketin hâkim ortağı tarafından hazırlatılan hisse devir sözleşmesinin muhasebe sorumlusu ------- vasıtasıyla müvekkiline haber gönderilerek, müvekkilimin bu sözleşmeyi müdür sıfatıyla imzalanmasının talep edildiğini, müvekkilinin de bu çerçevede anılan sözleşmeyi ------ hiçbir şekilde devir bedeli tahsil etmeksizin imzaladığını, bu imza tarihinden günler sonra da müdürlükten azledildiğini, müvekkili tarafından davacı şirket aleyhine ---- dosyası ile ortaklıktan çıkma davası açıldığını, buna karşı davacı şirketin de ------- dosyası ile müvekkili aleyhine ortaklıktan çıkarma davası açtığını, davacı şirketin, bu dava konusu hisse devir işleminin yapılmasından 2 yılı aşkın bir süre sonra müvekkili aleyhinde açmış olduğu bu ortaklıktan çıkarma davasında bu dava konusu olayı ortaklıktan çıkarma sebepleri arasında göstermemiş olmasının hakkın kötüye kullanılmasını teşkil eden bir dava olduğunu göstermeye yeterli olduğunu, bu nedenlerle öncelikle zamanaşımı itirazı dikkate alınarak davanın zamanaşımı yönünden reddine, esasa ilişkin talepleri dikkate alınarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davacı-karşı davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:Dava, davacı şirketin ----- tarihli Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında davalının, hisseleri devralan dava dışı -----nakden ve tamamen aldığı ve ancak davacı şirkete teslim etmediği 350.000 TL tutarındaki hisse devir bedelinin, davalının temerrüde düştüğü tarih olan 08.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkindir.
Mahkememizce davanın TBK 147/4 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen --------nolu ilamıyla "6102 sayılı Kanunun 553 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca limited şirkette kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Somut olayda dava, şirket yöneticisi davalının şirkete ait parayı zimmetine geçirdiği iddiasına dayalı açılmış olup, hukuki niteliği itibariyle sorumluluk davasıdır. Buna göre davanın 6102 sayılı Kanun'un 560 ıncı maddesinde düzenlenen uzamış ceza zaman aşımına tabi olduğu gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuş, mahkememizce bozmaya uyularak yeniden yargılama yapılmıştır.Mahkememizce şirket kayıt ve defterleri ile banka hesapları üzerinde hesaplama ve değerlendirme yapılması için dosya , ---- bağımsız denetçi mali müşavir ------- oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 05/05/2021 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuş olup, raporda özetle;Taraflar arasında yapılan ----yevmiye nolu hisse devir sözleşmesine göre hisse devir eden ---- temsilen davalı ------ tarafından, hisse devir alan ----, davacı şirketin ortağı olduğu ---- numarasına kayıtlı --------- nominal değerli hissesine karşılık 350.000,00-TL bedel nakden almak suretiyle ve davalının bedeli ödediğini beyan etmek suretiyle, hisse devir bedelinin nakden ödendiği, devir sözleşmesinde davacıyı temsilen davalının müdür sıfatıyla imzasının bulunduğu, bu itibarla devir bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği sonucuna varılabileceği, noterde resen hazırlanan bir belgede devir bedelinin nakden ödendiğinin yazılı olması nedeniyle, davalının bunun aksini ancak senetle ispatlayabileceği, dosya kapsamında bu yönde bir belgeye rastlanmadığı, davacı ticari defterlerinde ------- dava konusu hisse senetleri nedeniyle borçlu gözüktüğü tespitleri yapılmış,, rapor dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.
Dosya kapsamına göre, davacı şirket adına ve temsilcisi sıfatıyla davalı---- münferiden imza yetkilisi olarak, ---- nolu hisse devir sözleşmesine göre, hisse devir eden -----, temsilen dava dışı ----- nominal değerli hissesine karşılık 350.000,00-TL bedel ile dava dışı 3. Şahıs -----bedeli nakden alınmak suretiyle devir ve temlik edildiği, davalının,dava konusu hisse devir bedelinin ------- tahsil etmediğini, kendisinin devir işlemini temsilci sıfatıyla hissenin devredilmesi istenildiğinden şirtket muhasebe sorumlusu ----- talebiyle yerine getirildiğini, devir mutabakat işlemlerinin-----tarafından yürütüldüğünü beyan etmiştir.
Davacı taraf, tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de, devir bedeli miktarı ve davanın niteliği gereğince davalı yanın tanık dinletme istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve yeni rapor ve tanık dinletme istemleri 22/09/2021 günlü duruşmada mahkememizce reddedilmiştir.Mahkememizce alınan rapor ile devir bedelinin şirkete ödendiği ve şirket kayıtlarına girdiği tespit edilemediği gibi, davacı temsilci tarafından şirkete verildiği de ileri sürülmemiştir.Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, dosyaya sunulan deliller, hisse devir sözleşmesi ve davacı şirket defter ve kayıtlarına göre, davacı şirketin hisse devir sözleşmesinin yapıldığı 08/01/2014 tarihindeki müdürünün yapılan işlem ve alındığı sözleşmede beyan ve ikrar edilen hisse devir sözleşmesindeki, 350.000,00-TL'lik paranın şirkete ödendiğini veya bedel almadığını aynı nitelikteki yazılı belge ile 6100 sayılı HMK'nın 200 ve devamı maddeleri gereğince ispat yükü kendisine düşen davacı tarafça ispat edilemediği, bu nedenle davalının şirket müdürü olarak, şirketi 350.000,00 TL zarara uğrattığı ve bu zararı şirkete ödemek zorunda olduğu, bedelin ödendiği ispat edilemediğinden şirketin davalıdan işbu zarar nedeniyle alacaklı ve bu alacağı talepte haklı olduğuna ve alacağa davalının temerrüde düştüğü tarih olan 08.01.2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğine kanaat getirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
---------- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine,
2-Alnması gereken 23.908,50.- TL harcın peşin alınan 6.027,93.-TL harçtan mahsubu ile kalan 17,880,57.- TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 6.027,93-TL peşin harç, 59,30.-TL başvurma harcı ve 3.546,10.- TL dosya masrafı olmak üzere toplam 9.633,33.- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ye göre takdir edilen 56.000.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
. 26/02/2025