T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/538
KARAR NO:2024/907
DAVA:İSTİRDAT
DAVA TARİHİ:08/08/2023
KARAR TARİHİ:22/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı şirket, sigorta brokeri olarak gerçek ve tüzel kişiler ile sigorta şirketleri arasında poliçe düzenlenmesine aracılık etmekte olduğu, davalı dava dışı sigorta şirketinden tahsil edemediği risk ödemesini, davacı şirkete haksız şekilde yükleterek tahsil ettiği, iş bu davanın temeli davacıdan haksız tahsil edilen meblağların iadesi ile davacının zararlarının karşılanması taleplerimizden oluşmakta olduğunu, davalı çalışanı veya ticari temsilcisi vasıtasıyla davacı şirketin ---- irtibata geçmiş ve ----- tarihinde davalı lehine maksimum --------düzenlendiğini, davalı herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın poliçe ödemesini yapmış ve risk gerçekleşene kadar herhangi bir şikayet veya itirazda da bulunmadığını, poliçenin dolmasına bir kaç gün kala 06.02.2023 tarihli depremlerde davalının işyeri zarar görmüş, davalı taraf zararlarının karşılanması için sigorta şirketine başvurulması amacıyla davacı şirketin --- irtibata geçtiğini, poliçenin muhatabı dava dışı ------ yapılan görüşmelerde, poliçe kapsamındaki deprem muhteviyatları için öngörülen 440.000 TL'nin davalıya ödenmesi teklif edilmiş, deprem bina hasarları için öngörülen 350.000 TL'nin sadece bina sahiplerine ödenebileceği belirtildiğini, davalı, kısmi ödemeyi kabul etmeyerek 17.03.2023 tarihinde -----dosyası aracılığı ile hem davacı hem de dava dışı -----aleyhine 799.769,93 TL tutarında ilamsız icra takibi başlattığını, ---- tarafından dava dışı ------ fiziki tebligat yapılmış ------- tarihinde elektronik tebligat yoluyla davacıya ödeme emri gönderildiğini, elektronik tebligat sistemindeki hatadan dolayı davacıya hiç bir bildirim gelmemiş ve davacı aleyhindeki takip 28.03.2023 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiğini, 11.04.2023 tarihinde davalı, alacaklı olarak yer aldığı ----------- bulunarak müvekkilin bu icra takibindeki sorumluluğunun 350.000 TL asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olduğunu beyan ettiği, davalının 11.04.2023 tarihli beyanı sonrası dosya hesabı çıkartılarak davacı aleyhinde (350.000 TL asıl alacak ve ferileri hesaplanmış) 439.733,21 TL'lik haciz işlemlerine başlanılmış, yaklaşık 29 adet bankaya haciz müzekkeresi gönderildiği, davacı iş bu icra takibinden banka hesaplarına gelen hacizle muttali olmuş, pek çok müşterisinin poliçelerin düzenlenmesi amacıyla gönderdiği paraların blokelenmesi ile bir anda iş yapamaz hale geldiğini, her bir bankaya giden 439.733,21 TL'lik haciz ayrı ayrı uygulanmış, davacının tüm bankalardaki hesapları bir anda kitlendiğini, davacı bu yoğun haciz baskısı altında davalı ile anlaşmak zorunda kaldığını, davacı hacizlerin bir an evvel kaldırılması için istirdat ve rücu davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla davalı tarafa ilgili borcu ödediğini, ödeme sonrası------ dosyasında ihtirazi kayıt konularak yapılan ödemenin geri iade edilmesini, gelinen noktada davacının haksız olarak ödemek zorunda kaldığı bedellerin iadesi ve zararlarının karşılanması için dava açma zarureti hasıl olduğunu, davalı taraf ile davacı arasındaki uyuşmazlık yer alan sigorta poliçesindeki 350.000,00 TL'lik deprem bina teminatının hatalı olarak poliçeye konulup konulmadığı, hatalı olarak konuldu ise davalının süresinde itiraz edip etmediği, deprem bina teminatı kapsamında öngörülen ödemeyi davacıdan talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmakta olduğunu, deprem bina teminatının poliçede bulunması hatalı olmadığın, mutad olarak eklenen bir teminat türü olduğunu, kiracının kullandığı taşınmaz mücbir sebeple hasar aldığında, normal şartlarda mal sahibi mücbir sebebe dayanarak taşınmazı ivedilikle eski haline getirip kiracının kullanımına vermek zorunda olmadığını, mal sahibinin mücbir sebebe dayanarak edimlerini bir süre erteleme hakkı mevcut olduğunu, aynı durumda mal sahibinin zararları sigorta poliçesinden karşılanırsa kiracının mal sahibinden edimlerini derhal yerine getirmesini talep etme hakkı doğacağını, bu ihtimal ve benzer ihtimaller sebebi ile kiracıların primlerini ödediği pek çok sigorta poliçesine "deprem bina teminatı" benzeri teminatlar mutad olarak eklenmekte olduğunu, dava konusu olayda da "deprem bina teminatının" sigorta poliçesine eklenmesinde davalının hukuki yararı olduğunu, davalının hukuki yararının bulunduğu bir teminatın hatalı olarak poliçeye eklendiğinin iddia edilmesi ispata muhtaç, boş bir iddia olduğunu, deprem bina teminatı poliçeye hatalı olarak konulmuş olsa bile davalının itiraz süreleri geçtiğini, dava konusu poliçe davalının çalışanı veya ticari temsilcisi aracılığı ile düzenlenmiş, davalının kredi kartından veya hesabından ödenmiş, davalı poliçeye veya buna ilişkin kredi kartı harcamalarına bir itirazda bulunmadığını, poliçenin düzenlendiği tarih 08.02.2022, riskin meydana geldiği tarih 06.02.2023 olduğunu, davalının itirazları ek-2'deki e-posta yazışmalarından görüleceği üzere depremden günler sonra olduğu, bir yılı aşkın bir süre boyunca davalı sigorta poliçesine herhangi bir itirazda bulunmadığı, davalının poliçeye itiraz süresi geçtikten ve risk gerçekleştikten çok sonra yaptığı itirazlar gerçekçi ve samimi olmadığı, deprem bina teminatı kapsamındaki ödeme davacıdan istenemeyeceği, davacıdan tahsil edilmiş olması hatalı olduğunu, Davalı, sigorta şirketi ile görüşmelerinde deprem bina teminatının kendisine ödenmesini mal sahiplerinin bir sorun çıkartması halinde tüm zararı kendisinin karşılayacağını bildirmiş olduğu, bu noktada bile davalının sigorta poliçesine bir itirazı olmadığı, davalı ne zaman deprem bina teminatını sigorta şirketinden alamayacağını anlamış bu noktada bu talebini davacıya yöneltmeye başlamış ve akabinde davacı hakkında bir icra takibi başlattığını, sigorta poliçesinde davacı, poliçe kapsamında teminat veren sigorta şirketi olmadığını, sigorta şirketinin acentesi de olmadığını, davalının istek ve talepleri doğrultusunda poliçe düzenlenmesine aracılık eden kişi olduğunu, risk gerçekleşene kadar ve hatta risk gerçekleştikten sonra bile poliçeye itiraz etmeyen davalının keyfi olarak kanuni bir hakkı olmadığı halde deprem bina teminatını davacıdan tahsil etmiş olması hukuka aykırı olduğunu, davalıya ödenen meblağların iadesi gerekli oldğunu, davalı hukuken hiç bir hakkı olmadığı halde haciz baskısı ile davacıdan aşağıdaki meblağları tahsil ettiğini, ödemeler taraflar arasındaki protokol gereği davalı adına dosyadaki vekili ------ hesabına yapıldığını, sunulan dekontlardan görüleceği üzere ---- açıklaması ile ödenen 15.925,00-TL (17.04.2023) sunulan dekontlardan görüleceği üzere ------haciz kaldırma masrafları" açıklaması ile ödenen 398,75-TL (17.04.2023) sunulan dekontlardan görüleceği üzere "İhtirazi kayıtlı ödeme ----- açıklaması ile ödenen ------- davacı tüm banka hesaplarına ayrı ayrı gelen 439.733,21 TL'lik haciz işlemleri sebebi ile bir anda iş yapamaz hale geldiğin, haciz baskısı neticesinde davalı tarafla anormal şartlarda anlaşmak ve ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu kapsamda banka hesapları kitlenen davacı şirket ortaklarından ve çalışanlarından faizle borç aldığını, halen bu borçları ödemekte olduğunu, şirket çalışanı ----- davalının başlattığı icra takibindeki borcun ödenebilmesi için kredi çekmesi istenmiş, çekilen kredinin şirket tarafından ödeneceği kararlaştırıldığını, ------ tarihinde çekilen kredi miktarı 70.000-TL olup geri ödemesi 94.502,52 TL olduğunu, davacı 70.000-TL'lik asıl alacağın dışında ek olarak 24.502,52-TL ek olarak masraf ve faiz ödemekte olduğu, bu faiz ve masraflardan kaynaklanan 24.502,52-TL'lik zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği, şirket çalışanı ----- davalının başlattığı icra takibindeki borcun ödenebilmesi için kredi çekmesi istenmiş, çekilen kredinin şirket tarafından ödeneceği kararlaştırıldığı, (-------tarafından 20.04.2023 tarihinde çekilen kredi miktarı 70.000-TL olup geri ödemesi 91.030,53 TL olduğu, davacı 70.000-TL'lik asıl alacağın dışında ek olarak 21.030,53-TL ek olarak masraf ve faiz ödemekte olduğu, bu faiz ve masraflardan kaynaklanan 21.030,53-TL'lik zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği, iki şirket çalışanından alınan borçlar dışında, ilgili borcun ödenmesi için şirket ortağı ----- tarihinde 145.000-TL, 02.05.2023 tarihinde 122.950.00 TL olmak üzere toplam 267.950,00-TL borç alındığı, geri ödeme vadesi belli olmadan herhangi bir banka veya 3. Şahıs davacı şirkete borç vermediği, davacı şirket ancak şirket ortağının ailevi sermayesi ile borcu ödeme kabiliyeti kazanmış, çok zor bir durumdan kurtulduğu, bu sebeple 267.950,00-TL borç için davacı şirket tarafından ---- tarihine kadar geçen sürede ------ tarafından 1 Yıla Kadar Vadeli TL Mevduat için ilen azami faiz oranı kadar faiz ödeneceği, davalı, davacıdan haksız olarak tahsil ettiği 416.863,75-TL'nin 267.950,00-TL'lik kısmı için ------ tarafından 1 Yıla Kadar Vadeli TL Mevduat için öngörülen azami faiz oranı kadar faiz ödeyerek davacının zararını karşılamasını, davanın kabulüne, davalı tarafa ödenen 416.863,75-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 416.863,75-TL'nin 267.950,00-TL'lik kısmı için ödeme tarihinden itibaren ----- tarafından 1 Yıla Kadar Vadeli TL Mevduat için öngörülen azami faiz oranı uyarınca faiz işletilmesine, bakiye 148.907,58-TL'lik kısmı için ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, çekilen banka kredilerinden kaynaklı oluşan toplam 45.533,05-TL zararın ticari temerrüt faiziyle davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı -----kiracı olarak kullandığı ------- adresindeki işyerinde yer alan malların 790.000,00 TL sigorta teminat bedelli olarak ------- kapsamında sigorta edilmesi için davacı ----- anlaştığı, davalı şirket lehine davacı ------ tarafından düzenlenmiş olan---- başlangıç tarihli ve ---- poliçe numaralı -----davalı şirketin kiracı olarak kullandığı işyerinde yer alan malları için------- teminat bedeli 790.000,00 TL yerine, davacı tarafın hatası nedeniyle 440.000,00 TL ----- teminat bedeli ve 350.000,00 TL Deprem Bina Teminatı olacak şekilde düzenlenmiş olduğu, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremde, davalı şirketin kiracı olarak kullandığı işyerinin bulunduğu binanın yıkılması neticesinde davalı şirkete ait sigortalanan mallar yok olduğu, bu nedenle ------ nolu hasar dosyası açıldığı, davalı şirket lehine davacı ------ tarafından düzenlenmiş olan ---- başlangıç tarihli ve ---- poliçe numaralı--------Poliçesinde, davalı müvekkil şirketin kiracı olarak kullandığı işyerinde yer alan malları için deprem muhteviyat teminat bedeli olarak 790.000,00 TL yerine, hatalı olarak 440.000,00 TL ------ teminat bedeli ve 350.000,00 TL -------- olarak düzenlenmesi nedeniyle, ----- tarafından deprem muhteviyat teminat bedeli yerine hatalı olarak deprem bina teminatı olarak düzenlenen 350.000,00 TL'lik kısmın davalı şirkete ödenemeyeceği hususu davalı şirkete bildirildiği, davalı şirketin, kiracı olarak bulunduğu taşınmaz için deprem bina sigortası yapılmasına ilişkin bir talebi olmamasına rağmen, davacı şirket tarafından hatalı olarak düzenlenen------ başlangıç tarihli ve------ poliçe numaralı ----- davalı şirketin kiracı olarak kullandığı işyeri deprem bina teminat bedeli 350.000,00 TL olacak şekilde sigortalandığı, davalı şirketin daha önce kiracı olarak kullandığı işyerini deprem bina teminatı kapsamında sigorta ettirmesinde hukuki yararı bulunmamakta olduğu, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere, poliçenin tanzim edildiği 08.02.2022 tarihi itibariyle davalı şirketin söz konusu adresteki mağazasında 790.000,00 TL'nin üzerindeki bir değere sahip beyaz eşya stoğu, teşhir ürünleri ve davalı şirketin kendi kullanımına özgü mallar bulunmakta olduğu, bu maddi gerçeğe rağmen davalı şirketin 440.000,00 TL'lik muhteviyat teminat bedelinin davalı şirket tarafından talep edildiğinin ve bu miktarın kabul edildiğinin kabulü mümkün olmadığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 2. Maddesinin 1. Fıkrasının d bendinde BROKER; “Sigorta veya reasürans sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek, bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak ve teminat almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişi" olarak tanımlandığı, davacı şirket ---- başlangıç tarihli ve -------- düzenlenmesinde davalı şirketin hak ve menfaatlerini gözetecek şekilde hareket etmemiş, davalı müvekkil şirkete olan aydınlatma yükümlülüğünü de yerine getirmediği, davacı ---- tarafından düzenlenmiş olan ----- başlangıç tarihli ve ----------Poliçesinde, davalı şirketin kiracı olarak kullandığı işyerinde yer alan malları için------teminat bedeli olarak 790.000,00 TL yerine, hatalı olarak 440.000,00 TL ---- teminat bedeli ve 350.000,00 TL ------- olarak düzenlenmesi neticesinde, davalı şirket ağır bir şekilde mağdur olduğunu, davacı tarafından iddia edildiği gibi, poliçe bedelinin kredi kartından tahsil edilmiş olmasına rağmen, bu harcamaya davalı şirket tarafından itiraz edilmemiş olmasının poliçenin kabulü anlamına gelmeyeceği, bir poliçe tanzim edilmiş ve bedeli müvekkil şirket tarafından ödenmiştir, bu yönüyle poliçe bedelinin tahsiline yönelik bir itiraz olmaması pek tabi olduğu, Mahkeme huzurundaki uyuşmazlığa sebebiyet veren husus, poliçenin içeriğindeki teminatların kapsamından kaynaklanmakta olduğu, asıl işi ve uzmanlık alanı, en uygun sigorta poliçesinin sigorta ettiren için tanzim edilmesi amacına matuf çalışmak olan davacı şirketin, 790.000,00 TL'den az olmayan ticari malı, kiracı konumunda bulunduğu poliçeye konu adresinde bulunduran davalı şirketin, söz konusu adresteki mallarına ilişkin teminatının 440.000,00 TL ile sınırlandırılmış olduğu hususunda basiretli bir tacir gibi davranmayan davacı şirketin, sigorta poliçesinin muhteviyatı konusunda hiçbir bilgi birikimi ve tecrübesi olmayan müvekkil şirketin sorumlu olduğunu ileri sürmesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 2. Maddesinin 1. Fıkrasının d bendindeki BROKER tanımı ile hiç de örtüşmediği, Mahkemeye arz etmiş olduğumuz bu poliçe ayrıntıları konusunda gerekli özeni göstermeyen ve sigorta ettireni aydınlatma görevini yerine getirmeyen bir------ amaca matuf olarak davalı şirkete hizmet verdiği ve yaptığı işlem nedeniyle davalı şirkete hangi katkıyı sunduğu hususları cevaba muhtaç olduğu, bu nedenledir ki -----konumundaki davacı şirketin sorumluluğu, bu durumda söz konusu olmakta ve bu nedenle de davanın reddi gerektiği, 08.02.2022 tarihinde 790.000,00 TL civarında beyaz eşya stoğu, teşhir ürünü ve kendi kullanımına özgü malı bulunan davalı şirketin söz konusu mallarının değeri, deprem tarihi olan 06.02.2023 tarihinde çok daha yüksek bir bedele ulaştığı, nitekim söz konusu tarihler arasında gerçekleşen çok yüksek enflasyon nedeniyle beyaz eşya fiyatları da çok ciddi anlamda yükselmiş ve deprem tarihi olan 06.02.2023 tarihi itibariyle söz konusu adreste davalı şirkete ait mallar, yaklaşık 2.000.000,00 TL civarındaki bir değere ulaştığı, bu nedenle de depremin yıkıcı etkisinin sıkıntılarını aşmaya çalışan davalı şirketin zararının karşılanması mümkün olmadığı gibi, bir de poliçenin tanzim tarihinde yaklaşık 790.000,00 TL değere sahip olan mallar için sigorta teminatının 440.000,00 TL olarak davacı tarafından belirlenmiş olması, tamamen davacının kusuru ve mevzuattaki görev tanımına uygun hareket etmemiş olmasından kaynaklanmakta olduğu, davacı ---- başlangıç tarihli ve -------hatalı ve kusurlu olarak davalı müvekkil şirketin talebine aykırı olacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle, poliçede deprem muhteviyat teminat bedeli yerine hatalı olarak deprem bina teminatı olarak düzenlenen 350.000,00 TL'lik kısmın davacı şirket tarafından tahsili için, tarafımızca davacı ---- aleyhine-------icra takibi başlatılmış, ödeme emri 28.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı şirketin ödeme emrine itiraz etmemesi neticesinde icra takibi kesinleştiği, daha sonra davacı şirket poliçede deprem muhteviyat teminat bedeli yerine hatalı olarak deprem bina teminatı olarak düzenlediği 350.000,00 TL'lik kısmı davalı şirkete ödediği, bu nedenle, davacı şirketin davalı şirkete ödediği bedelin iadesini talep etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğu, tarafımızca kabul edildiği anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davacının icra takibine konu ederek tahsil ettiğimiz bedeller bakımından sorumlu olmadığı kabul dilecek olsa dahi, davalı şirkete ödeme yapılması esnasında davacı şirketin bir kısım maddi zararlarının gerçekleştiği yönündeki iddiası haksız olup, bu iddialara dayanak olarak sunulmuş olan belgeler de davacı ile dava dışı üçüncü kişiler arasından akdedilmiş adi yazılı sözleşmeler olduğu, bu nedenle söz konusu belgeler, muvazaalı olarak her an tanzim edilmesi mümkün olan evraklar olduğu, bu itibarla, istirdat talebinin haklılığını kabul ettiğimiz anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu evraklara istinaden uğranılan zarar adı altında davacının talep ettiği bedellerin tahsiline karar verilmesine de hukuken olanak bulunmamakta olduğu, Mahkemeye yukarıda arz ettiğimiz işbu nedenlerle, davalı aleyhine ikame edilmiş bulunan haksız ve mesnetsiz işbu istirdat davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, istirdat ve munzam zarar talebine ilişkindir.Sigorta alanında uzman bilirkişi, mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplama alanında uzman (Ticaret-Borçlar Hukukçusu) bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; 2018 yılından sonra ise, Anayasa Mahkemesi” nin aşkın zarar ile ilgili kararına binaen uygulamada, enflasyon, devalüasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik göstergeler nazara alınarak, soyut yöntem üzerinden hesaplama yapılabileceği kabul edilmektedir.' 2022 yılı sonunda ise Hukuk Genel Kurulunda yine soyut yöntemle hesap yapılsa bile gerçek zarar ilkesi uyarınca, tek başına paranın zaman değerinin munzam zarara sebep olmayacağı kabul edilmişti. Munzam zararla ilgili uygulamada bir İçtihadı Birleştirme Kararına ise rastlanılmamıştır.'”Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında dava dışı 3. Kişilerin ----- tarihlerinde, bankalardan 70.000,00 TL'şer kredi kullandığı, bu kredilerin ---- olarak geri ödeneceği, mevcut durumda, davacının ilgili dönemde dönen varlıklarının dosya borcunu ödemeyi karşılamaması, ilgili kredilerin 3. Kişiler tarafından kullanılmasına rağmen davacıya aktarılması, ödemelerin bu borçlarla yapılması durumunda, kullanılan kredi sebebiyle fiili zararın, 45.533,05 TL olduğu hesaplanmaktadır.Davalının sadece kendi riskleri için sigorta yaptırmak istediğinin kabul edilmesi halinde, davacı tarafından yürütülen hazırlık çalışmalarında, davalının sigorta yapılan işyerinde malik olduğu araştırılmadan bina için sözleşme yapılmasının teklif edilmiş olacağı, bu durumda brokerın özen yükümli ine binaen, davacının meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise meydana gelen zarardan davacının sorumlu olmayacağı, Mahkemenin meydana gelen zarardan davacının sorumlu olmadığına kanaat etmesi halinde, istirdat bakımından davacının 17.04.2023 tarihinde harç ve masraflar için ödediği, 398,75 TL, 15.925,00 TL ile dosya borcu için ödediği 400.540,00 TL ile birlikte, istirdaten toplam 416.863,75 TL'yi davalıdan talep edebileceği, munzam zarar bakımından, davacının 2023 yılı Nisan Ayı'nda dönen varlıklarının dosya borcunu ödemeyi karşılamaması, ilgili kredilerin 3. Kişiler tarafından kullanılmasına rağmen davacıya aktarılması, ödemelerin dava dışı bu 3. Kişilerden alınan borçlarla yapılması durumunda, kullanılan kredi sebebiyle fiili zararın, 45.533,05 TL olduğu, davacının yine 3. Kişi ile bir karz akdi yaptığı görülmekle beraber, bu sözleşmeye binaen 3. Kişiden alınan ödemelerin ve akabinde 3. Kişiye yapılan ödemelere dair dosya içinde bir evraka rastlanılmadığından bir zarar hesabı yapılamadığı, davacının ticari defterleri İstanbul'da olmadığından ilgili hususlarda bir değerlendirme de yapılamadığı bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor sonucunda;Taraflar arasındaki ihtilaf istirdat ve munzam zarar noktalarında toplanmaktadır.
---- Poliçesi’ne bakıldığında, davalının sigortalı, dava dışı ---- sigortacı, davacının acente olduğu, ---- tarihleri arasında geçerli olduğu, poliçede deprem durumunda binanın 350.000,00 Muhteviyatın 440.000,00 TL limitle sigortalandığı, görülmektedir. Poliçenin dava ile ilgili kısımları aşağıda yer almaktadır: Bina, Teminat verilen riziko adresinde bulunan bina ve/veya binalar ile bu binalarda sigortalının mülkiyetinde bulunan garaj, kömürlük, binaların içlerinde veya üzerlerinde bulunan
paratoner, sigortalıya ait her çeşit sabit tesisat, televizyon anteni gibi binayı tamamlayan unsurlar ile temeller ve istinat duvarları teminat kapsamına dahildir. 634 sayılı kat mülkiyeti kanununa tabi işyerlerinde binanın ortak kullanılan kısımları sigortalının mülkiyet hissesi oranında iş bu poliçe ile teminat kapsamına dahildir. Emtia Klozu; teminat verilen riziko adresindeki bina/binalar içerisinde işletmenin faaliyet konusuna ilişkin ve satış amacıyla bulundurulan her türlü kıymet teminat kapsamına
dahildir. İstisna: Giriş-çıkışı yürürlükteki vergi mevzuatı uyarınca resmi defterlere kaydedilmemiş olan kıymetler. Poliçede belirtilen riziko adresinde bulunan ve sigortalının ticari kazanç sağlamak amacı ile ürettiği ve/veya sattığı mallardır. Yediemin ve/veya emanet olarak bırakılan mallar emtia kapsamında değerlendirmeyecek olup teminat dışıdır.
Sigorta Bedeli aşağıdaki kalemlerden oluşmaktadır. Hammadde: Satın alma fiyatı Yarı mamul: Satın alma fiyatı + O güne kadar işlenmiş üretim masrafları Mamul: Maliyet fiyatı İşbu kapsamında teminat altına alınmış emtia ve malların, işbu poliçe teminat kapsamında giren ve tazmin edilebilir herhangi bir hasar anında tazminat ödenebilmesi için, sigortacının gerekli gördüğü durumlarda sigortalının Türk Ticaret Kanunu ve hükümleri çerçevesinde tutmakla yükümlü olduğu her türlü resmi defterde emtia kayıtlarının belgelenmesi, şirket giriş çıkış kayıtlarının, stok kayıtlarının, KDV beyannamelerinin ve faturalarının belgelenmesi esastır. Aksi poliçede açıkça kararlaştırılmadığı taktirde, kalıplar ve faaliyeti ile ilgili olsun ya da olmasın tüm sarf malzemeleri, emtia kapsamı dışındadır. Kloz 3 - Deprem Teminatı Müşterek Sigorta Ve Muafiyet Klozu : Deprem ve yanardağ püskürmesi sigortası %100 sigorta bedelinin, %20'si Sigortalı, %80'i Sigortacı olacak şekilde müşterek düzenlenmiştir. Meydana gelecek hasarlarda sigortalının bu oranla hasara iştirak etmesi kaydıyla sigortalıyla müşterek sigorta şeklinde yapılmıştır. Sigortalı ve sigortacı bu oranın artırılması hususunda anlaşabilirler. Bu durumda prim, %100 sigorta bedeli üzerinden, tarifede belirtilen fiyat indirimi esas alınarak hesaplanır. Bu husus poliçenin ön yüzüne yazılır.
Sigortalı, sigorta bedeli üzerinden kendi üstünde tutmayı kabul ve taahhüt ettiği kısmı tekrar sigorta ettiremez. Sigortalı, meydana gelecek hasarlarda, önceden mutabık kalınan ve poliçede yazılan oranla hasara iştirak eder. Deprem ve yanardağ püskürmesi teminatı ile ilgili her bir hasarda, aynı sigortalıya ait ve aynı riziko adresindeki sigorta teminatının, bina (bina, sabit tesisat ve dekorasyon) ve muhteviyatı (emtea; makine,techizat,demirbaş ve diğer tesisat) veya birden fazla bina ve/veya
muhteviyatı kapsaması halinde bilumum: a)Bina, sabit tesisat ve dekorasyon, b)Emtea c)Makine,techizat,demirbaş ve diğer tesisat.
Gruplarının her birinin toplam sigorta bedelleri (sigortacının sorumlu olduğu kısım) üzerinden en az %2 oranında bulunacak bir tenzili muafiyet bu grupların her biri için ayrı ayrı uygulanır. Sigortacı, hasarın bu muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Sigortalı ve sigortacı, muafiyet oranının artırılması hususunda anlaşabilirler. Bu durumda fiyattan, tarifede belirtilen oranda indirim yapılır. Bu husus poliçenin ön yüzünde yazılır. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönem bir hasar sayılır.---- tarihinde açılan ---- dosyasında davalının davacıya husumet yönelterek, 799.769,93 TL toplam alacağın 350.000,00 TL’ lik kısmından sorumlu olduğu, Takibin davalı açısından itiraz olmadan kesinleştiği, 11/04/2023 tarihinde davacının sorumlu olduğu miktar üzerinden yapılan kapak hesabında, alacak miktarının 439.733,21 TL olarak hesap edildiği, görülmektedir. Taraflar arasındaki 17.04.2023 tarihli protokolün dava ile ilgili maddeleri aşağıda yer almaktadır. 2. Protokolün Konusu - Taraflar arasında ----------dosyasına konu uyuşmazlığın mümkünse sulh yoluyla giderilmesi, mümkün değilse mahkeme aşamasına geçilmeden zararların azaltılması amacıyla cebri icra işlemleri ve ödemelerin düzenlenmesidir.
3.1. İş bu protokolün imzasından sonra ---------sayılı dosyasında -----uygulanmış tüm banka hacizlerini kaldırma talebi gönderecek, bunun yerine dilediği 3 adet araca haciz koyacaktır. Aşağıdaki maddelerde belirtilen süreçler tamamlanana kadar ---- aleyhinde
herhangi bir işlem yapılmayacaktır. Talep gönderme sonrası haciz kaldırma işlemi için gerekli harç ve masraflar ---------tarafından (ileride rücu etme veya istirdat davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla)
karşılanacaktır. Şu an için öngörülen harç miktarı 350.000x %4,55 = 15.925-TL olup ----bu meblağ harçların icra dairesine yatırılması amacıyla ----- hesabına gönderilecektir. Paranın-----hesabına geçmesi sonrası harçların icra dairesine yatırılmasından --------- sorumlu olacaktır.
3.2. İş bu protokolün imzasından sonra----kusurlu olduğunu düşündüğü hususları belirttiği bir yazılı metinle ---- başvuracaktır.----istinaden mesleki sorumluluk sigortası kapsamında --- ödeme yapılması
amacıyla başvuruda bulunacaktır.----- tarihinde yapacak
ve sürecin bir an önce olumlu ve olumsuz olarak neticelenmesi için azami çaba gösterecektir.
3.3. ---, alacaklı olduğu --- talebinin --- numaralı poliçede yer alan---- Teminatının hatalı olarak poliçeye konulmuş olmasından kaynaklandığını, --- gelen ödeme emrinde yazılı 790.000-TL ve fer'ileri şeklinde bir
talebinin olmadığını, sadece 350.000-TL asıl alacak ve bunun fer'ilerini talep ettiğini beyan etmektedir. Bu sebeple --- sigortasına bu bedel üzerinden başvuru yapacaktır, ödeme yapması gerekirse bu bedel(350.000-TL ve fer'ileri) üzerinden ödeme yapacaktır.
3.4. ------ ödeme yapılması halinde, ödeme yapılan miktar kadar uyuşmazlık sulh ile sona ermiş olacaktır. ------ sigortasından kısmen veya tamamen ödeme yapılmaması halinde, ödeme yapılmayan miktarlar için en geç ------ tarafından (ileride rücu etme veya istirdat davası açma hakkı saklı kalmak kaydıyla) ödeme yapılacaktır. Aksi halde---- cebri icraya devam ederek alacağını tahsil edecektir. Davacının ---- aracılık ettiğine dair taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı, Poliçede, deprem sigortası kapsamında iki ayrı risk grubunun sigortalandığı, poliçeyegöre deprem sırasında binanın zarar görmesi halinde, 350.000,00 TL, muhteviyatın zarar görmesi halinde ise 440.000,00 TL limitle sınırlı olarak ödeme yapılacağı, Deprem ile ilgili risk meydana geldikten sonra davalı tarafından sigorta şirketine başvurulduğu, sigorta şirketinin ise 20.03.2023 tarihinde, bina hasarını sadece hak sahibine ödenebileceğini beyan ettiği,
Mevcut durumda, davalı müşterinin deprem riskini de içine alan sigortasında, malik değil kiracı olduğu, poliçedeki binanın deprem sebebiyle uğramış olduğu zararlardan bizzat yararlanamadığı, gerçekleşen riziko sebebiyle ilgili tazminatı 3. Kişi durumundaki dava dışı
malikin talep edebileceği, bu durumda, bina teminatı açısından davalının 3. Kişi yararına bir sigorta sözleşmesi yapmış gibi olduğu, davalının sadece kendi riskleri için sigorta yaptırmak istediği, davacı tarafından yürütülen hazırlık çalışmalarında, davalının sigorta yapılan işyerinde malik olduğu araştırılmadan bina için sözleşme yapılmasının teklif edilmiş olacağı, bu durumda brokerın özen yükümlülüğüne binaen, davacının meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, dolayısıyla istirdat ve munzam zarar taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 7/2. Maddesindeki esaslara göre belirlenen 73.359,41 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
6-Karar tarihinde alınması gerekli 427,60-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.896,57 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.468,97 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -------Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.22/11/2024