T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/683
KARAR NO: 2025/81
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/08/2021
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi özetle: Davalının müvekkili şirkette 23.06.2014 – 04.05.2021 tarihleri arasında ve son olarak “----- Satış Müdürü” görevinde çalıştığını, Davalı iş sözleşmesi 30.04.2021 tarihli dilekçesiyle iş sözleşmesini istifa ederek sona erdirdiğini, Davalının müvekkili şirketteki son görevi ----- Satış müdürü olduğunu, Davacı ---- Bölgesi’nden sorumlu satış müdürü olarak bölgedeki tüm satış ve pazarlama stratejisine hakim olduğunu, görev tanımında ayrıntılı bir şekilde yer aldığı üzere davalının müvekkili şirketinde yürüttüğü görevi kapsamında oldukça geniş yetki ve sorumlulukları olduğunu, Davalının müvekkili şirketin pazarlama kanalları, pazarlama faaliyetleri, müşteri profili, pazardaki konumu/hedefleri ve ürünler gibi pek çok alanda ayrıntılı bilgiye sahip olduğunu, Davalının çalıştığı dönemde kendisi ile 23.06.2014 tarihli “Gizlilik Ve Rekabet Sözleşmesi” imzalandığını, davalı tarafça rekabet yasağına aykırı davranılmayacağı, davranılması halinde cezai şartın / tazminatların ödeneceği hüküm altına alındığını, Ancak söz konusu yükümlülüğe rağmen davalı tarafın müvekkili şirketten ayrılır ayrılmaz müvekkil ile aynı sektörde faaliyet gösteren ---- Şirketi firmasında işe başladığının tespit edildiğini, Davalı ----- Bölge sorumlusu olarak çalıştığını, Bahsi geçen bölge ise müvekkil -----’ın satış rakamlarının yüksek olduğu, başarılı olduğu bir bölge olduğunu, Davalının -----’ın güçlü olduğu bir bölgede ----- stratejilerine hakim şekilde çalışmasının müvekkil şirketi zarara uğratacağını, ----- müvekkili ile aynı ticari alanda faaliyet gösteren rakip firmadır. Her iki firmanın iştigal alanlarının aynı olduğunu Davalının -----’ta “bölge satış müdürü” olarak çalışmakta olup müvekkili şirketin ticari sır niteliğindeki bilgilerine sahip olması sebebiyle 1 yıllık süre dolmadan rakip firmada çalışmaya başlaması cezai şartı gerektirdiğini, şimdilik 10.000,00 TL cezai şart alacağının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi talep etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: Davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, Rekabet yasağına ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının ticari uyuşmazlık yoluna başvurulmuş, dava İş Mahkemesinde açıldığını, İş Mahkemesinde dava açılmadan önce İşçi- İşveren uyuşmazlığı dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmasına gerekli olduğunu bu nedenle de davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememize ----- İş Mahkemesinin ---- esas ---- sayılı görevsizlik kararı verilen dosya aslı mahkememize ---- için ---- BAM 'a gönderildiği, ---- bam ----- Hukuk Dairesinin ---- esas ----- karar sayılı illamı ile yargı yeri olarak mahkememiz tayin edilerek dosya aslı mahkememiz belirtilen esasına kaydı yapıldığı görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin 20/12/2024 tarihli feragat dilekçesinde '' Yukarıda esas numarası verilen dosya ile görülen itirazın iptali davamızda, dava konusu iddia ve taleplerimizden feragat ediyoruz. Vekalet ücreti ve yargılama gideri talebimiz bulunmamaktadır. Feragat beyanımız doğrultusunda karar verilmesini talep ederiz.20.12.2024
'' şeklinde feragat beyanında bulunduğu görülmüştür.Davalı vekili 20/12/2024 tarihli feragata ilişkin dilekçesinde " Yukarıda esas numarası yazılı dosyada davacı yan tarafından feragat beyanı dosyaya sunulmuş olup davalı yandan vekalet ücreti, yargılama gideri, harç talebimiz bulunmamaktadır. Davacının beyanı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini " beyan ve talep etmiştir.
Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK. m. 307/1)
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat veya kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK. m. 309/1-2)
Feragat ve kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. (HMK. m. 309/4)
Vekilin feragat edebilmesi, için feragate ilişkin özel yetkisinin bulunması şarttır. (HMK. m. 74/1)
Buna göre; davacı vekili tarafından verilen, dava dilekçesinde ekli vekaletnamenin yapılan incelenmesinde; davacı vekilinin feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu, davalı vekilinin de feragata karşı beyan dilekçesi sunduğu görülmekle, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Feragat nedeni ile davanın REDDİNE,
2- Karar tarihinde alınması gerekli 615,40-TL harcın peşin alınan 170,78-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 444,62-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine,
4-Davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00- TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair tarafların yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.