T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/967
KARAR NO: 2025/602
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 25/12/2024
KARAR TARİHİ: 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyasıŞirketin İhyasıŞirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
------.iş Mahkemesinin ------. sayılı dosyası ile görülen dava da adli yardım talepli açılmış olup , adli yardım taleplerinin kabul edildiği , fakirlik belgesini dava dilekçesi ekine koymuş olduklarını, davacının otistik bir çocuğu bulunduğunu, davacının harç ve yargılama ücretinden muaf tutularak adli yardım taleplerinin kabulünü, davacının terkin edilen ve ihyasını talep ettikleri , ------- Şirketi isimli şirkette 04/05/1998 tarihinde çalışmaya başlamış olduğunu , ancak davacının sigorta primleri ödenmediğinden müvekkilinin hizmet süresinin tespiti için açılan davanın yargılaması ----- . İş Mahkemesinin ----- Sayılı dosyası ile devam ettiğini, ------. İş Mahkemesinin ----- Sayılı dosyasının 27/11/2024 tarihli duruşmasında verilen davalı -------26.12.2014 tarihli ilan ile ticaret sicilden terkin edildiği, bu hali ile usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanamadığı, davacı vekiline münfesih şirkete yönelik ihya davası açmak üzere yetki ve 4 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın taraf teşkili sağlanamadığından usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, şeklindeki ara karar ile ihya davası açmak üzere taraflarına yetki ve süre verildiğini , Ticaret sicil kayıtlarına göre------ Şirketi ------ sicil numaralı şirket ------- merkezli olup 04/12/1996 tarihinde tescil edildiğini, mahkemenin şirketin ihyasına karar verilmesi halinde tasfiye memuru da atanması gerekiğini, adli yardım taleplerinin kabulü ile , davacı müvekkili ...'in yargılama harç ve giderlerinden muaf tutulmasına, Ticaret sicilinden terkin olunan "Tasfiye Halinde-------Şirketi’nin" ihyasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili verdiği cevap dilekçesinde;
Davacının iş bu davada husumeti yalnızca yasal hasım olan Müvekkili müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiğini, davanın, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkin olduğunu, şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması gerektiğini, somut olayda, tasfiye memuruna husumet yöneltilmediğini, bu itibarla; ilk derece mahkemesince, davacıya şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye memuruna karşı da dava açması için süre verilmesi gerektiğini,, dava açılması halinde işbu dosyası ile birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi ve buna bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." Ticaret Sicili Müdürlüğünün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlayacağını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini "..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m.32). Düzenlemesinin bulıunduğunu, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verreceğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, Tasfiye memurlarını alacaklıların haklarını korumakla görevli olduklarını,. (6762 Sayılı TTK m.224 ve 6102 sayılı TTK m.285) Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, (6762 Sayılı TTK m.445 ve 6102 sayılı TTK.m.541) Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkil Sicili Müdürlüğünün uyacağını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını belirterek yukarıda izah edilen nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı tasfiye memuru cevap dilekçesi sunmamıştır.İlgili belge ve bilgiler celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Dava dışı tasfiye halinde ----- Şirketi'nin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dava sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı açıldığından davacıya tasfiye memuru hakkında ek dava açıp dosyamızla birleştirilmesi hususunda süre verilmiş, tasfiye memuru hakkında ----- ATM' nin ------- esas sayılı dosyasında açılan dava dosyamızla birleştirilmiştir.----- ticaret sicil numarasına kayıtlı Dava dışı tasfiye halinde ------- şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; ortakların ve yetkililerinin ..., ------- olduğu, şirketin son tescilini 22/12/2014 tarihinde yaptırdığı, davalı şirketin tasfiye yoluyla terkin olduğu, ------ Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------ticaret sicil numarasına kayıtlı tasfiye halinde ------şirketinin-----. İş mahkemesinin ------- Esas sayılı dosyasında yapılacak iş ve işlemlerle sınırlı olmak üzere iş bu ihya davasının açıldığı görülmüştür.
Sermaye şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.
Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.
6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir (Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin ----- esas ------ karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir). 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme gereğince, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün -----ticaret sicil numarasına kayıtlı tasfiye halinde ------ şirketinin-----. İş mahkemesinin -----Esas sayılı dosyasında yapılacak iş ve işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, önceki tasfiye memuru ...'in ün tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... Sicil Müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, yine diğer davalı tasfiye memurunun iş mahkemesinde açılan davadan haberdar olduğu ve buna rağmen tasfiyeyi sonlandırıldığına ve bu suretle kusuruyla bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmaması karşısında aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiş, davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
TTK'nun 547. maddesi gereğince ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------- ticaret sicil numarasına kayıtlı tasfiye halinde ----- şirketinin ----. İş mahkemesinin ------Esas sayılı dosyasında yapılacak iş ve işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına,
2-TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ... (TCK NO:...) 'in tasfiye memuru olarak atanmasına,
3-Şirketin ticaret siciline tescil ve kararının özetinin ------- Gazetesi'nde ilanına,
4-Davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davalı tasfiye memurunun davanın açılmasında kusurunun bulunduğuna dair delil bulunmadığından aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6- Alınması gereken 615,40- TL peşin harç ve 615,40- TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Dosya kapsamında yapılan tebligat, kep, posta gönderi ücreti toplamı 690-TL masrafın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dair; Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.