T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/237 Esas
KARAR NO :2025/964
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/09/2019
KARAR TARİHİ : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- olan alacağın ödenmesi için -------- sayılı dosyasında ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafın ödeme emrine haksız yere itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız olduğunu, borcunu ödememek için zaman kazanmaya yönelik olduğunu, itirazın hukuki mesnetten yoksun ve haksız olması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibinde ve dava dilekçesinde cari hesap alacağı olan 41.481,89 TL lik alacağının hangi faturalardan ve cari hesabın hangi yıllara ait olduğunun belgelenmediğini, hangi faturalara karşılık ödeme yapılmadığını gösteren belge olmadığını, davalı şirketin 104,51 TL cari hesap alacağı olduğunun görüleceğini, davacı şirket tarafından davalıya tebliğ edilen başka bir faturanın olmadığını ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizden verilen ---- sayılı kararı --- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.Mahkememiz, İstinaf Mahkemesinin bozma kararı öncesinde ''İddia sahibi, iddiasını ispatla yükümlüdür. Hem davacı hem davalı tarafın ticari defterleri üzerinde ayrı ayrı yapılan bilirkişi incelemesine göre davalının davacıya 41.481,89-TL asıl alacak borcu olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup taleple bağlılık ilkesi gereği takibin yasal faiziyle devamına.." gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.----- Karar sayılı ilamıyla ''Dava, açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalı müvekkilinin alkollü içecekler üzerine faaliyet gösteren şahıs şirketi olduğunu, davacı ile davalı arasında ticari ilişkiye dayalı işlemler yapıldığını ancak davacının iddia ettiği gibi müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı hem icra takibinde hemde dava dilekçesinde cari hesap alacağı olan 41.481,89 TL'lik alacağının hangi faturalara dayandırdığını, cari hesabın hangi yıllara dayandırdığını, hangi iş karşılığında kesilen ve tebliğ edilen faturalara istinaden ödemelerin yapılmadığını gösterir veya belirtir herhangi bir delil veya belge sunmadığını ileri sürmüştkür.
Taraf ticari defterleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış,bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 41.481, 89 TL. Alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre ise 104,51 TL. Borçlu olarak gözüktüğü, taraf ticari defterleri arasındaki farkın ise davacının ---- bildirip davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 41.377,93 TL. 'lik 4 adet faturadan kaynaklandığı, bu faturaların davalı tarafından ---- bildirilmemiş olduğunu, 4 adet irsaliye faturaların teslim alan kısmında davalı kaşesi ve imzasının bulunduğu belirtilmiştir.Davalı vekili bilirkişi kök ve ek raporlarına karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçelerinde, bilirkişi raporunun ekinde sunulan itiraz edilen irsaliye faturaları ve veresiye fişleri üzerinde yer alan kaşe ve imzaların müvekkiline ve yetkili çalışanlarına ait olmadığını, itiraza konu faturaların davalı firmanın ------ formlarında kayıtlı olmadığını, ihtilafa konu faturlar üzerinde imza incelemesi yapılması için imza konusunda uzman bilirkişiye dosyanın tevdi edilmesini talep ettiği, mahkemece ------------- tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca davalı vekilinin bilirkişi ek raporuna karşı itirazlarının reddine karar verildiği halde istinafa konu karar gerekçesinde davalı vekilinin imza itirazına yönelik değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf, borcu olmadığını, irsaliye faturalardaki malları teslim almadığını ve faturalardaki imzanın davalı ve çalışanına ait olmadığını savunmuştur. Satış işleminde davacı tarafın, mal teslimini kanıtlaması gerekir. Bununla birlikte, taraf ticari defter ve kayıtları arasındaki farkın sebebi olan 4 adet irsaliye faturalar üzerinde yer alan kaşe ve imzaların davalıya ait olduğu noktasında da ispat yükü davacı taraftadır.
Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporunda belirtilen davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 4 adet irsaliye faturalarının aslının davacı tarafından dosyaya ibrazının sağlanarak belge asıllarının mahkeme kasasına alınıp davacı tarafından dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinde yer alan kaşe ve imzaların davalıya ait olup olmadığının tesbiti yönünde davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkartılarak irsaliye faturalarındaki imzanın davalıya veya çalışanına ait olup olmadığı hususlarında beyanının alınması, imza inkarı halinde davalının irsaliye faturaların tanzim tarihlerinden öncesini içeren emsal imzalarının bulunduğu belge asıllarının dosyaya getirtilip imza incelemesi yaptırılarak, mal teslim olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.------- maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir.
Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği..'' şeklinde karar verilmiştir.
Dava, açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur. -----Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyada, tarafların -------- yılına ait ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; iki taraf arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, takibe konu olan ------- davacı şirketin yasal defterlerinde kayıtlı olduğu halde davalı tarafından kayda alınmayan faturalar ile bakiye kalan tutarın ise c/h hareketlerinden kalan tutar olduğu, fatura muhteviyatı hizmetin davalıya teslim edildiği, fatura muhteviyatına veya bedeline davalı tarafından herhangi itiraz yapılmadığından dolayı 6102 sayılı T.T.K 21/2 maddesine göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen fatura muhteviyatının kabul edilmiş olduğu, davacı şirketin ---- tarihi itibariyle davalı şirketten 41.481,89 TL tutarında alacaklı durumda olduğu, bu tarihten sonra davalı tarafından davacıya yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığı, avans faiz oranı yıllık üzerinden ve icra takip tarihi olan 03/05/2018 tarihinden dava tarihi olan 19/09/2019 tarihine kadar hesap edilecek faiz hesabıyla dava tarihinden sonraki faiz hakları saklı kalmak üzere 41.481,89 TL asıl alacak, 5.651,04 TL faiz olmak üzere toplamda 47.132,93 TL alacaklı olduğu belirtmiştir.İtirazlar üzerine alınan ek raporda özetle; kök raporda ulaşılan sonuçları değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığından kök rapordaki sonuçların aynen geçerli olduğunu belirtmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ------------ Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): ------ Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, ---- raporu dosya arasına alınmıştır. ---- raporunda özetle; BULGULAR ve SONUÇ: 6.1. İnceleme konusu ----- nolu ----- nolu İrsaliyeli Fatura karbon nüshasında ------- kaşe izi üzerine atılı imza bulunmadığı, 6.2. İnceleme konusu ---Fişi karbon nüshasında ve ---- Fatura karbon nüshasında ------- üzerine ıslak mürekkepli kalemle atılı imzalar ile ------- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla -------- eli ürünü olmadığı, 6.3. Tersim biçimi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu -------kaşe izi üzerine ıslak mürekkepli kalemle atılı imzalar ile----- mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; Mahkememiz tarafından daha önce verilen hüküm İstinaf incelemesi sonucunda ''...bilirkişi raporunda belirtilen davacı defterlerinde kayıtlı olup davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 4 adet irsaliye faturalarının aslının davacı tarafından dosyaya ibrazının sağlanarak belge asıllarının mahkeme kasasına alınıp davacı tarafından dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinde yer alan kaşe ve imzaların davalıya ait olup olmadığının tesbiti yönünde davalı tarafa isticvap davetiyesi çıkartılarak irsaliye faturalarındaki imzanın davalıya veya çalışanına ait olup olmadığı hususlarında beyanının alınması, imza inkarı halinde davalının irsaliye faturaların tanzim tarihlerinden öncesini içeren emsal imzalarının bulunduğu belge asıllarının dosyaya getirtilip imza incelemesi yaptırılarak, mal teslim olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi..'' gerekçesiyle kaldırılmış olduğu, İstinaf sonrası bahsi geçen 4 adet irsaliye faturalarının aslının getirtildiği, davalının isticvap edildiği ve imzaların kendisine veya çalışanına ait olup olmadığı hususunun sorulduğu, davalının kendisine veya çalışanına ait olmadığını beyan ettiği, Mahkememiz tarafından ------ rapor alındığı, rapor sonucunda imzaların davalıya ait olmadığının anlaşıldığı, davacının yemin teklifinde bulunduğu ve davalının faturalara konu malları kendisinin, çalışanımın veyahut kendisi tarafından yetkili kılınmış üçüncü bir kişinin kendisi adına teslim almadığına, faturada yazmakta olan malların akıbetine ilişkin bilgisi/görgüsü olmadığı husunda yemin ettiği, açıklanan sebeplerle davacının söz konusu faturalara ilişkin malları davalıya teslim ettiğini ispatlayamamıştır. Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde alınması gerekli 615,40-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 501,00-TL harçtan mahsubu ile 114,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 41.481,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı vekilinin, davalı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı..19/12/2025