T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/942
KARAR NO : 2025/938
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2022
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Davacı ile davalı taraf arasında 27.09.2022 tarihli tedarikçi taşıma sözleşmesi ikame edilmiş; söz konusu sözleşmeye göre müvekkili davacıya ait 4 adet nakliye tırı için 39.200,00 USD navlun bedeli üzerinden anlaşma sağlanmış, 48 saatten sonraki beklemeler için 100 USD / Günlük / Beher Araç şeklinde bedel belirlenen sözleşme; davalı tarafın, araçlar yükleme yerine geldiğinde 1 araçtan vazgeçmesi üzerine; 3 araç, 29.400,00 USD ve imzalanan diğer sözleşme şartları üzerinden devam etmiş olup, Bahse konu sözleşme, sözleşmenin anıldığı şekilde kurulduğuna ilişkin mailler ve tarafların daha önceki işlerine dair maillerin dilekçe ekinde mevcut olduğunu, Yapılan sözleşme gereği 28-29 Eylül tarihleri arasında yüklenerek 02.10.2022 tarihinde limandan çıkması gereken araçların bekletilmesi üzerine davalı taraf ile birçok şifahi görüşme yapılsa da araçlar 31.10.2022 tarihine kadar çıkamamış; sevkiyattaki bu aksamanın davalı tarafın kusuru sebebiyle olduğunu, konuyla ilgili -----Noterliği' nin 18.10.2022 T. ----- ihtarı çekilmiş ise de araçlar ihtardan 13 gün sonra limandan çıkmış; davalı taraf, sözleşmeyi ihlal etmesi yetmezmiş gibi davacı müvekkilinin yaşadığı mağduriyeti gidermek adına hiçbir adım da atmamış olduğunu, Yapılan sözleşmeye göre müvekkili davacı, belirlenen tarihten 29 gün sonra çıkarılan araçları için 8.700,00 USD bekleme ücreti alması gerekmekte olup, Söz konusu meblağın ihlalin doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak, müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, Yine davalı tarafın sözleşme ihlalinden dolayı, müvekkilince ödenen gemi farkının da davalı taraftan tahsil edilmesi gerekmekte, Zira, araçların anlaşmaya bağlı kalınarak 02.10.2022 tarihinde çıkması halinde araç başı 2.050,00 USD ödenecek gemi ücreti ve liman içi gümrük nezaret ücreti, 04.10.2022 tarihi itibariyle (bekleyen tüm araçları da kapsayacak şekilde) 2.750,00 USD olmuş; müvekkili davacının 3 aracı için fazladan 2.100,00 USD gemi ve liman içi gümrük nezaret ücreti ödemiş olduğunu, Liman tarafından atılan mesaj ve konuyla ilgili fatura sureti dilekçemiz ekinde mevcut olup, Bununla birlikte gemilerin bekletildiği ----- Limanı'na müzekkere yazılarak, belirtilen tarihlerdeki gemi ücret tarifesinin celbini talep ettiklerini, Talep konusu celp dosya mevcuduna alındığında, müvekkili davacının, davalı tarafın ihmali sebebiyle fazladan 2.100,00 USD ödediği anlaşılacak olup, Söz konusu fazla ödemenin, ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak, müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, Müvekkili Davacı sözleşmenin ihlalinden kaynaklı bir diğer zararı ise liman ardiye bedeli olup, Belirlenen tarihte (02.10.2022) çıkılması halinde ödenmeyecek olan bu bedel, araçların 1 aya yakın limanda bekletilmesi sebebiyle gider kalemi olarak ortaya çıkmış; müvekkili davacının araç başı 500,00 USD, toplamda 1.500,00 USD liman ardiye gideri ödemiş, Dilekçe ekindeki faturada bulunan ve davalı tarafın sözleşmeyi ihlal etmesinden kaynaklı doğan bu gider kaleminin tazmini gerekmekte olup; bahse konu 1.500,00 USD' nin ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak, müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, Son olarak müvekkili davacının, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal etmesinden dolayı yaşadığı ve bedeli ancak mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde anlaşılabilecek maddi zararına ve mahrum kaldığı kâra değinmek istediklerini, Müvekkili Davacının yüklemek üzere anlaştığı dört aracın birinden son dakikada cayılması bir yana, yüklenen 3 aracının neredeyse 1 ay limanda tutulması, yine araçları kullanan 3 şoförünü 1 ay boyunca başka işte çalıştıramaması, şoförlerine maaş harici yaptığı ödemeler ve ekstra masrafları davacı müvekkilin başlıca zararları arasında olduğunu, Bilhassa taşımacılık faaliyeti yürüten müvekkili davacının 1 ay boyunca 3 aracını 3 şoförünü çalıştıramamaktan dolayı mahrum kaldığı kârın da tazmininin gerekmekte olduğunu, Anılan sebeplerden dolayı fazlaya ilişkin tüm hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla -net zarar ve mahrum kalınan kâr ancak mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde anlaşılabileceğinden- şimdilik 1.000,00 TL (HMK m.107'ye göre) maddi zarar ve mahrum kalınan kârın, zarar ve kârın doğduğu tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, Davalı tarafın sebebiyet verdiği ihlal, zarar ve mahrum kalınan kârın, mahkemeye taşınmadan tazmini için ara buluculuk müessesesine müracaat edilmişse de anlaşma sağlanamamış, ticari davalar için zorunlu dava şartı olan ara buluculuk ön şartının da tamamlanmış olduğunu, Esasen davalı taraf yukarıda anılan tüm zararlardan kurtulmak istemiş, hatta konuyla alakalı bir iade faturası düzenleyerek taraflarına göndermiş olup, 30.09.2022 tarih ----- numaralı 29.400,00 USD bedelli faturalarına gönderilen 07.11.2022 tarih ----- numaralı 22.540,00 USD bedelli iade faturasına itiraz etmiş bulunmakta olduklarını,---- Noterliği' nin 08.11.2022 T. ---- YN.’--lu fatura itiraz ve iptaline ilişkin ihtarname 11.11.2022 T. davalı tarafa ulaşmış, Bahse konu ihtarname ile hem davalı tarafın yasal süresi geçtikten sonra düzenlediği iade faturasına itiraz edilmiş hem de davalı taraf ile müvekkil şirket arasındaki açık hesabın kapanmadığı bildirilmiş olup, Taraflar arasındaki açık hesap ve bakiyeye ilişkin hak ve alacaklarının saklı tuttuklarını, Söz konusu ihtarname ve ihtarnameye konu faturaların dilekçe ekinde mevcut olduğunu belirterek, İkame edilen işbu davanın kabulüne, sözleşmenin ihlali ve ihlalden kaynaklı doğan 228.675,45 TL'nin ihlalin başladığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; kesin meblağ mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde bulunacağından, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL (HMK m.107) maddi zarar ve mahrum kalınan kârın, zarar ve mahrumiyetin doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak, müvekkili davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı tarafa yüklenerek karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
ISLAH: Islah dilekçesinin kabulü ile davalı tarafın sözleşmeyi ihlal etmesinden kaynaklı doğan toplamda 430.885,00 TL maddi zarar ve mahrum kalınan kârın, zarar ve mahrumiyetin doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak, davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenerek karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı yanca, her hangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava taşıma sözleşmesinden doğan araç ve şöförün çalıştırılamamasından dolayı kâr mahrumiyetinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre;
Davacının Alacaklarının;
Dava Tarihi ----- gösterge niteliğindeki 1 USD Efektif Satış Kuru=18,6745 TL olduğu dikkate alınarak;
8.700 USD bekleme ücreti ,
8.700.- USD X 18,6745 TL= 162.468,15 TL
2.100,00 USD gemi ücreti ve liman içi nezaret alacağının bulunduğu,
2.100.-USD X 18,6745 TL=39.216,45 TL,
------ Limanı 2022 liman tarifesine göre 2.610,00 USD ardiye ücret alacağının bulunduğu, ancak talebe bağlılık ilkesi gereği talep edilmiş olan 1.500,00 USD ın ödeme yapılmış olduğunun belgelendirilmesi durumunda kadri marufunda bulunduğu,
1.500.-USD X 18,6745 TL=28.011,75 TL, (162.468,15 TL + 39.216,45 TL + 28.011,75 TL=) 229.696,35 TL olarak hesaplanabileceği,
Davacı vekili tarafından yüklemek üzere anlaştıkları dört aracın birinin son dakikada cayılması nedeni ile yüklenen 3 aracının neredeyse 1 ay limanda tutulması, ve yine araçları kullanan 3 şoförün 1 ay boyunca başka işte çalıştırılamaması, şoförlere maaş harici yapılan ödemeler ve ekstra masrafların müvekkilin başlıca zararları arasında olduğu iddiasına yönelik dosya muhteviyatında iddia haricinde bilgi, belge ve doküman sunulmamış olduğundan mevcut bilgiler ile mahrum kalındığı iddia edilen kâr’a yönelik değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını,( menfi)yönünde beyanda bulunulmuştur.
Ek raporda ise;
Sözleşmede toplam navlun bedelinin 39.200 USD olarak belirtilmiş olduğu ( Beher araç için 39.200,00 USD / 4= 9.800,00 USD ) görülse de Sn. Mahkemenin talebi doğrultusundan dosya muhteviyatına dahil edilen ( Asli Gibidir Kaşesi mevcuttur.)---- Bankası 30.09.2022 tarihli ve davalı ------ tarafından davacı hesabına 6.860,00 USD gönderilmiş olduğuna dair dekont ibraz edilmiş olduğunun görüldüğü, nihai taktirin ve Hukuki değerlendirmenin Sn. Mahkemeye ait olduğunu,
Yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmasını bunun haricinde Kök Rapor görüş ve kanaatlerimizin aynen devam ettiğini" bildirmiştir.
Davacı vekili maddi zarar ve mahrum kalınan kâra ilişkin talepte bulunmuş ise de iddiasına yönelik dosya muhteviyatında iddia haricinde bilgi, belge ve doküman sunulmamış olduğundan mevcut bilgiler ile mahrum kalındığı iddia edilen kâr’a yönelik talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada toplanan delillerle taraflar arasında tedarikçi taşıma sözleşmesi yapılmış olduğu, yapılan sözleşme gereği 28-29 Eylül tarihleri arasında yüklenerek 02.10.2022 tarihinde limandan çıkması gereken araçların bekletilmesi üzerine davalı taraf ile birçok şifahi görüşme yapılsa da araçlar 31.10.2022
tarihine kadar çıkamamış olduğunun sabit olduğu, sevkıyattaki bu aksamanın davalı tarafın kusuru sebebiyle olduğu anlaşılmıştır. Davacının sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan zararının 12.300 USD olduğu anlaşılmıştır.
Hukuki ilişkilerde para borçlarının, ülke parası dışında yabancı para olarak belirlenmesi de sıklıkla olan bir durumdur. İfa edilmeyen yabancı para borçlarının da tahsil edilmesi hangi para birimi olarak talep edileceği, uygulanacak döviz kurunun zamanı, uygulanacak olan faiz oranı gibi kıstasların belirlenebilmesi önem teşkil eder.Türk Hukuku’nda Türk Borçlar Kanunu’nun 99. Maddesinde yabancı para alacaklarının tahsilinde ikili bir ayrım ön görülmüştür. Taraflar yabancı para üzerinden yapmış oldukları sözleşmede aynen ödemeyi öngörmüşlerse, borcun ifası Türk Lirası üzerinden yapılması söz konusu olamayacaktır.
Türk Borçlar Kanunu m. 99 – Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.”Aynen ödenmesi kararlaştırılmayan sözleşmelerde ise borcun vadesinde ödenmesi ve ödenmemesine göre bazı seçimlik haklar öngörülmüştür. Borç vadesinde ödeneceği takdirde borçlu anlaşılmış olan yabancı para üzerinden borcunu ifa edebileceği gibi borcun vade tarihindeki döviz kuru üzerinden karşılığını da ödeyerek borcunu ifa edebilir.
Borcun vadesi geldiği halde borçlu borcunu ödemediği takdirde ise ve sözleşmede aynen ödeme öngörülmemiş olması şartı ile söz konusu seçimlik hak alacaklıya intikal etmektedir. Alacaklı alacağını yabancı para olarak isteyebileceği gibi vade veya fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden de talepte bulunabilir. Dosyada toplanan delillerle davacı tarafın davalı şirketten 12.300 USD alacağı olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde seçimlik hakkını kullanarak vade tarihindeki kur üzerinden talepte bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davacı vekilinin ıslah talebinde artırım talebi haksız olduğu değerlendirilmiş ve davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-228.675,45 TL'nin 18/10/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 15.620,82 TL harçtan peşin alınan 3.922,29 TL, ıslah ve tamamlama harcı olarak alınan 7.375,28 TL olmak üzere toplam 11.297,57 TL harcın mahsubu ile 4.323,25 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan toplam 11.297,57 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri, bilirkişi ücreti gideri olarak yapılan 10.248,50 TL olmak üzere toplam 10.340,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%53 kabul ) 5.487,92 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 5.000,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre, 2.346,44 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekili ile davalı veklinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.