T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/732 Esas
KARAR NO: 2025/929
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 27/11/2019
KARAR TARİHİ: 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanarak davacı tarafından keşide edilen faturaların ödenmemesi sebebi ile davalı adına ------ Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirtilerek; davalı şirketin adına kayıtlı araçların ve gayrimenkullerin 3. şahıslara devrinin önlenmesi için üzerlerine ihtiyati tedbir ve haciz konulmasını, borçlu tarafından haksız ve kötüniyetli olarak -----Esas sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın şimdilik 42.886,42-TL kısmının iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmiş olduğunu beyan ederek %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin takip konusu yapılan faturalara ilişkin bir borcu bulunmadığını, işbu husususun ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile ispatlanacağını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmamasının yanı sıra mezkur faturalarda alacaklı olarak----- olmadığını, davacı tarafça bu hususun açıkça bilinmesine rağmen bu faturaların da takip konusu yapılak haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve ecra inkâr tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; ---- formlarının celbi için ilgi vergi dairelerine müzekkere yazılmıştır. Anılan formlar dosyaya kazandırılmıştır.Sunulan bilirkişi raporu, davacı ve davalının ticari defter kayıtları, celp edilen ----- formaları ile tüm dosya içeriği kül halinde düşünülüp değerlendirildiğinde; Taraflar arasında cari hesaptan kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, yazılı bir sözleşme bulunmadığı, her iki tarafın ----- yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmamış olduğu, bu durumun davacı ve davalının aleyhine delil teşkil ettiği, davacının düzenlediği tüm faturaların davalı şirketin ticari defterinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin faturalara itiraz ettiğinin dosya içeriğine göre anlaşılamadığı, faturaya 8 gün içinde itiraz etmeyen davalı yönünden faturaların kesinleştiği ve ayrıca faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, --- yılında işletme hesabına göre defter tutan davacının---- bildirim yükümlülüğü olmadığı anlaşılmakla davalının ticari defterlerine göre davacının 17.695,60-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporunda irdelenen iki (2) adet ödemenin banka ekstrelerinde yer almadığı, ödemelerin elden yapıldığının beyan edildiği nazara alındığında; tacirlerin elden ödeme yaptığı iddia ve savunmasının TTK.'nun 18/2 maddesinde düzenlenen tacirin basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu değerlendirilmiş ve elden ödeme beyanı itibara alınmamıştır. Bu sebeple davalının ticari defter içeriği hükme esas alınmış ve davacının 17.695,60-TL alacaklı olduğudeğerlendirilmiştir. Davacı harca esas değeri (dava değeri) --- olarak dava dilekçesinde beyan etmiştir. Davanın --- üzerinden kısmen kabulü-kısmen reddi kararlaştırılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde; davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) -muayyen- mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak (17.695,60-TL) üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup davanın tarafı olan tacirler arasındaki ticari ilişkinin ticari iş niteliğinde olduğu gerçeği karşısında takibin ticari faiziyle devamına..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne - kısmen reddine,----- sayılı takip dosyasında takibe yapılan itirazın iptaline, duran takibin 17.695,60-TL üzerinden ticari faiziyle devamına, asıl alacak olan 17.695,60-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.---- karar sayılı ilamında; "İlk derce mahkemesinin kısmen kabul gerekçesinde yer verildiği üzere, " davalının ticari defterlerine göre davacının 17.695,60-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporunda irdelenen iki (2) adet ödemenin banka ekstrelerinde yer almadığı, ödemelerin elden yapıldığının beyan edildiği nazara alındığında; tacirlerin elden ödeme yaptığı iddia ve savunmasının TTK.'nun 18/2 maddesinde düzenlenen tacirin basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu değerlendirilmiş ve elden ödeme beyanı itibara alınmamıştır. " denildikten sonra elden ödendiği kayıtlanan toplam 8.189,26 TL dikkate alınmaksızın davanın 17.895,60 TL asıl alacak yönünden kabulü şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu hâliyle mahkemece verilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğundan, öncelikle bu nedenle kararın kaldırılması gerekmektedir.İlk derce mahkemesi kabulüne göre ise; taraf ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle alının bilirkişi raporunda, davacı faturalarının davalı yan defterlerinde de kayıtlı olduğu, davlının ödeme kayıtları kapsamında davacıya kendi ticari kayıtlarında 17.695,60 TL borçlu görüldüğü, yine davalı kayıtlarında 10.07.2018 tarihli 7.000,00 TL ve 31.12.2018 tarihli 6.800,00 TL tutarlı iki adet virman ile davacıya ödeme kaydı bulunduğu tespit edilmiş, davacı vekilince iş bu ödeme kaydına ve rapora itiraz edilmesine rağmen bu kayıtlar esas alınarak sonuca gidilmiştir. Davacının davalı kayıtlarında virman ödemesi olarak kayıtlı bu ödemenin yapılmadığı iddiaları kapsamında, mahkemece davacının rapora itirazları karşılanmaksızın ve ek rapor alınmaksızın sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir. Yine davacı vekilince takip ve dava konusu alacağa ilişkin faturaların 29.09.2020 tarihli iadeli taahhütlü mektupla davalıya gönderildiği ve davalının bu surette temerrüde düşürüldüğü, buna göre takipte istenen faiz alacaklarının reddinin doğru olmadığı ileri sürülmüş olmakla, davacının fatura bilgileri yazılı 29.09.2020 tarihli dilekçe ekinde iadeli taahhütlü mektup aslını sunduğu da gözetildiğinde, temerrüt oluşturup oluşturmadığı bakımından davacının bu delili değerlendirilip tartışılmaksızın sonuca gidilmesi de usule aykırı olmuştur.Bunlar dışında davalı yanın yargılama sürecinde sunduğu dilekçelerinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. İlk derce mahkemesince davanın kısman kabul kısmen reddine hüküm oluşturmasına rağmen, davalı yanın kötü niyet tazminat talebi hususunda olumlu ya da olumsuz hiç bir değerlendirme yapılmamış olması da usule aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair" karar verilmiş ve dosya mahkememize gönderilerek ---- esasını almış ve yeniden yargılama yapılmıştır. ------ Karar sayılı kararı da dikkate alınarak ;HMK. madde 222 uyarınca; taraflara 2019-2020 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını inceleme yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre;
Davacı Firmanın 39.005.- TL ASIL ve 3.881,42 TL İşlemiş Faiz olmak üzere TOPLAM 42.886,42 TL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında;Tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde,
Davacı Firmanın Davalı Şirketten davanın dayandığı takipte 4 Adet Faturaya dayalı olarak talep ettiği 39.005.-TL asıl alacak talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı,Davacı Firmanın İşlemiş Faiz Talebine yönelik talepleri ile Temerrüt halinin varlığı ve varsa Temerrüt Tarihine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olabileceği,Sayın Mahkeme, Davacı Vekilince Dosyaya sunulan, İadeli Taahhütlü Posta Alındısının Tebliğ tarihi olan 29/07/2019 Tarihinin Temerrüt Tarihi olarak kabulü yönünde hüküm kurması halinde,
Davacının Talep konusu yapabileceği İşlemiş Faizin 217,47 TL olarak hesaplandığı," yönünde beyanda bulunulmuştur.Dava, ticari satıma ilişkin faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve ecra inkâr tazminatının tahsili istemlerine ilişkindir. Nakit Ödemeye dayalı Avans Alacağının kaynağı olan ----- Tarihli Nakit Kasa Ödemelerinin Hukuki Nitelikli (makbuz, Dekont, Vb.) dayanaklarını sunmayan ve/veya sunamayan ispat yükü altındaki Davalı Şirketin Avans Hesabından Fatura Borçlarına ilişkin yapmış olduğu bu virmanların yok hükmünde sayılması gerekeceği kanaatine varılmıştır.
Davacı------ Tarihinde Davalı Şirkete içeriğinde Takip dayanağı yapılan Faturaların Tarih ve Numaralarına yer verilerek davalı şirkete --- Tarihinde tebligat yapıldığı görülmüş olduğundan işbu tebligat tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü gerektiğinden takip tarihi itibariyle faiz miktarı hesaplanmıştır. Bilirkişi tarafından hesaplanan miktar bakımından kabulüne karar verilmiştir.
Sunulan bilirkişi raporu, davacı ve davalının ticari defter kayıtları, celp edilen ------ formları, ---- ile tüm dosya içeriği kül halinde düşünülüp değerlendirildiğinde; Taraflar arasında cari hesaptan kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, yazılı bir sözleşme bulunmadığı, her iki tarafın 2019 yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmamış olduğu, bu durumun davacı ve davalının aleyhine delil teşkil ettiği, davacının düzenlediği tüm faturaların davalı şirketin ticari defterinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin faturalara itiraz ettiğinin dosya içeriğine göre anlaşılamadığı, faturaya 8 gün içinde itiraz etmeyen davalı yönünden faturaların kesinleştiği ve ayrıca faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2018 yılında işletme hesabına göre defter tutan davacının ---- bildirim yükümlülüğü olmadığı anlaşılmakla davalının ticari defterlerine göre davacının 39685,56TL alacaklı olduğu ancak taleple bağlılık gereğince davacının 39005,00 TL davalıdan alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2------- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, duran takibin 39.005,00 TL asıl alacak ve 217,47 TL faiz alacağına takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-İcra inkar tazminati talebinin reddine,
4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 2.679,29 TL harçtan peşin olarak alınan 517,97 TL harcın mahsubu ile 2.161,32 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 517,97 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 50,80 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere-bilirkişi gideri olarak yapılan 9.790,00 TL olmak üzere toplam 9.840,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%91 kabul) 9.000,06 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 225,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 19,22 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 39.222,47 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 3.663,95 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca-------- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.16/12/2025