T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/412 Esas
KARAR NO: 2025/893
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/06/2024
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket,-----bünyesinde yer alan----isimli online alışveriş adresi nezdinde ----- markası ve mağazası adı altında kadın iç giyim üzerine satış faaliyeti göstermekte olduğu, Müvekkili şirkete ait ---- markası aynı zamanda ------- nezdinde ------- sınıflarında tescilli bir marka olduğu, Müvekkil şirket, ---------- hem de diğer mecralarda sektörün önde gelen markalarından biri olduğu, gerek ürün kalitesi, gerekse satış adeti ve ciroları ile müşteri memnuniyeti bu durumu gözler önüne sermekte olduğu, kurulduğu günden bugüne sektöre bakış açılarındaki yenilikler ile her gün marka değerini arttırmış ve öncü bir marka haline gelerek diğer markalar tarafından yakından takip edilir hale geldiği, Müvekkili şirketin satmış olduğu ürünler iç çamaşırı olduğundan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nin 15. Maddesinin ç fıkrası gereği cayma hakkının istinası olan ürünlerden olduğu, Müşterilere de ürün satışı yapılmadan önce ürün özellikleri kısmında yer alan “Siparişlerinizi beden tablosuna göre oluşturmanız ve bedeninizi tercih etmeniz önemle rica olunur. HİJYEN AÇISINDAN AÇILAN PAKET İADESİ YOKTUR.” bildirimi yapılmakta olduğu, ayrıca müşterilerin mağdur olmaması adına ürünler ayrıca hijyen etiketi ile şeffaf bir pakette gönderilmekte, paket açılmadan ürünün ebatını, rengini ve diğer özelliklerini kontrol etme fırsatı sunulmakta olduğu, Hijyen etiketi açıldığında ise açıkça bildirildiği üzere hem diğer müşterilerin sağlığı açısından hem de müvekkil şirketin yasa ve yönetmelikle korunan hakları gereği iade talebi kabul edilmemekte olduğu, Davalı---- tarihinde ----------isimli ürünü satın aldığı, bu ürünle ilgili hiçbir şikayet ve memnuniyetsizliği bildirmediği, ürünün müvekkili şirket yetkilileri iade olarak teslim edilmiş, gerekli incelemeler yapıldığında (kamera görüntüleriyle sabittir.) ürün ambalajının açıldığı hijyen etiketinin bozulduğu görüldüğü, bu nedenle davalının iade talebi reddedildiği, davalının ürünü iade sebebi "Vazgeçmesidir." Vazgeçmesine dayalı olarak ifade etmişse de kanaatimizce aynı ürünü aylar önce 80 beden alıp aylar sonra 75 beden alarak küçük gelmesi neticesinde iade oluşturulmasına rağmen, ürünün niteliği hakkında yanıltıcı olarak "kalitesiz ürün" "dikişler yamuk" ve "güvenilir bir satıcı değil" "kendileri açıp gönderiyorlar" gibi yorumlarda bulunulduğu, davalının tamamen kötü niyetli olarak hareket ederek işbu şekilde yorumda bulunması açıkça haksız rekabetin unsurlarını oluşturmakta olduğu, Durumun önemine binaen, müvekkil ayda binlerce satış yapmakta, sektörün önde gelen isimlerinden olduğu, yine ilgili ürünün satın alınması ve iade sürecine ilişkin tereddüt olması halinde de; ------tarafından ----- isimli ürünün ----- isimli mağazadan satın alınıp alınmadığı ve iade talebi oluşturulup oluşturulmadığının da trendyol'dan sorulmasını, izah edilen nedenlerle haksız rekabetin tespiti ile menine yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve devam etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olmadığı, davanın konusu açısından pasif husumet ehliyeti olmadığı, davacı, 6102 sayılı türk ticaret kanunu’nun (ttk) 54 ve 55. maddeleri kapsamında haksız rekabet iddiasıyla müvekkil aleyhine dava açmış olup, müvekkil yalnızca bir tüketicidir ve herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığı, ttk’nın haksız rekabet hükümleri, tacirler arasındaki rekabeti düzenleme amacı taşır. tacir olmayan bir kişi hakkında haksız rekabet davası açılamaz olduğu, davacının ürünleri hakkında başka kullanıcılardan gelen olumsuz yorumlar da bulunmadığı, davacının, müvekkilinin yaptığı olumsuz yorumları haksız rekabet kapsamında değerlendirmeye çalışırken, aynı ürün veya satıcı hakkında başka birçok tüketicinin de benzer eleştirilerde bulunduğunu, müvekkilini yorumları, şirketin ticari itibarı ile doğrudan ilgili olmayıp, satın alınan ürünün kalitesine ve kullanım deneyimine ilişkin olduğu, bu doğrultuda, davacıya ait mağazada benzer içerikte pek çok olumsuz yorum bulunduğu tespit edildiği, davacının talebi haksız ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, tüm bu nedenlerle davacının talebi haksız olup, reddedilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;---- sipariş numaralı ürüne dayalı yapıldığı iddia edilen yorumlar sebebi ile haksız rekabet iddiasından doğan tespit ve men talebi istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre;Davalının dava konusu ürün ile ilgili yapmış olduğu yorumlar dikiş kalitesi açısından değerlendirilmiş ve fiyat/performans ilişkisi göz önüne alındığında bu fiyatlarda bu kalitede ürün satışının normal olduğu kanaatine varılarak bu konudaki yorumlar abartılı bulunmuştur.Yorumların Türk Ticaret Kanunu ve kişisel haklar ve özgürlükler açısından değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirindedir.Ayrıca dava konusu ürüne ait iade şartlarına uygun iade edilip edilmediği hususunda ise davacı taraftan kamera kayıtları istenerek bir uzman vasıtasıyla incelenmesi sonucunda hijyen kurallarına uygun iade yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinin de uygun olacağı" yönünde beyanda bulunulmuştur. Dava haksız rekabetin tespiti ve menine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanunun “dürüstük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar” başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde sayıldığı bu bağlamda, TTK ve 55/1-a.1’de “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek”, haksız rekabet teşkil eden eylemlerden sayılmıştır. İfade özgürlüğü; haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilme, düşünce, tavır ve kanaatlerinden dolayı kınanmama ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilme, anlatabilme, savunabilme, başkalarına aktarabilme ve yayabilme imkânlarına sahip olma anlamlarına gelir.İfade özgürlüğü; aynı zamanda demokratik toplumun temelini oluşturan, toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel unsurlardan olup bu özgürlük, sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil; incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. İfade özgürlüğü; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir ----------- birçok kararında, Sözleşme’nin 10/1. fıkrasında güvence altına alınan ifade özgürlüğünün, demokratik toplumun ana temellerinden birini ve yine bu toplumun gelişmesi ve her bireyin kendini geliştirmesi için esaslı şartlarından birini oluşturduğunu hatırlatarak ifade özgürlüğünün, Sözleşme’nin 10/2. fıkrasının sınırları içinde, sadece lehte olan veya muhalif sayılmayan veya ilgilenmeye değmez görülen "haber" veya "fikirler" için değil, ama aynı zamanda muhalif olan, çarpıcı gelen veya rahatsız eden haberler veya fikirler için de uygulandığını, bunun, çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleri olduğunu, bunlar olmaksızın "demokratik toplum" olamayacağını belirtmiştir.Ancak, ifade özgürlüğü çerçevesinde vakıa, olay ve şahsi fikirler kural olarak açıklanabilir, dolayısıyla prensip, gerçeklerin ve yorumların her zaman açıklanabileceğidir. Bir kişi ya da faaliyetleri ile ilgili yapılan olumsuz açıklama ya da beyanlar tek başına haksız rekabet teşkil etmez. Kötüleme içeren açıklama ancak yanlış veya yanıltıcı ya da gereksiz yere incitici ise haksız rekabet olarak nitelendirilebilir ----------Türk Ticaret Kanunu 3. Haksız rekabete ilişkin “hukuki sorumluluk” başlığını taşıyan TK. m. 56 hükmüne göre: “(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, €) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir", Yine TTK. m. 59 hükmüne göre: “Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere, hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir. İlanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler" şeklindedir.Haksız rekabet halleri arasında, “dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, ... Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; … Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya
başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. … İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya
sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş …” uymamak hususları da girmektedir (TTK. m. 55/1). Dosya tüm deliler ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıların üretimini ve satışını birlikte gerçekleştirdiği ürünler ile ilgili olarak davalının sosyal medya hesapları üzerinden tüketici nezdinde kötüleyici itibar sarsıcı satışların zarara uğramasına sebebiyet veren ve kişilik haklarını ihlal eden paylaşımlarının olup olmadığı, haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı noktada olup haksız rekabete konu ürünlerin incelenmesi bakımından alanında uzman bilirkişi heyeti ile inceleme yapılmış olup dosyaya sunulan kök ve ek raporda davacı şirketlerin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalı taraf ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı,davalının sosyal medya hareketinin, eleştiri hakkını aşarak, yapılan tüm paylaşımlar ve yorumlar ile karalamaya vardığı ve kötüleme amacı içererek haksız rekabete neden olduğu tespit edilmiş olup davacının davasını ispat ettiği davalının sosyal medya hesabı üzerinden davacı şirket ürünleri ve bu ürünlerin satış kanalları hakkında yapılan paylaşımların TTK Madde 55 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının ------ alışveriş sitesinde davacı aleyhine yapmış olduğu yorumlarının haksız rekabet ettiği yönünde TESPİTİNE VE MEN'İNE,
4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri, bilirkişi ücreti gideri olarak yapılan 5.409,50 TL olmak üzere toplam 5.897,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde----------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi..04/12/2025