T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/2
KARAR NO : 2025/883
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ile herhangi bir borç ilişkisi bulunmayıp kendisini borçlusu ----- akrabası olması sebebiyle tanımakta olduğu, ----- borcunu ödememesi üzerine kendisi ile birlikte birçok yola başvurdukları, Müvekkilinin ----- alacağını önlemek, önleyemedikleri taktirde de ----- dosyasına gelecek paraların dosya hacziyle kendilerine gelmesini sağlamak amacıyla sahte borç senedi ortaya çıkardığı, senedin keşidecisi müvekkili ----, kefili ise müvekkil ----- olduğu, Keşideci bir şirket olup, şahıslardan senet karşılığında borç alması ticari kurallarla bağdaşmadığı, üstelik borca ilişkin hiçbir ticari ilişki bulunmadığı gibi hiçbir banka kaydı da bulunmaığı, ayrıca lehtar gösterilen ---- müvekkile borç verme karşılığı böyle bir senedi alması veya senedi imzalamış olmasının mümkün olmadığı, bu nedenle de senette şirket adına ve şahıs adına atılan imzalar ----- veya başka bir şirket temsilcisine ait olmadığı, bu nedenle de bilirkişi incelemesi de yapılarak davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi, Davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulü ile müvekkilinin ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas dosyasından borçlu olmadığının tespitine ve takibin müvekkil yönünden iptaline, ileride doğacak zararların önüne geçilmesi amacıyla takibin İ.İ.K. 72/3. maddesi uyarınca tedbiren İcra Müdürlüğüne ödenecek paraların alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına, Davalı alacaklının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu çıplak gözle ilk bakışta anlaşıldığı, Davacının sırf borcunu ödememek için iş bu davayı açtığı, Davacılar hakkında 50 den fazla icra takibi bulunmakta olu, tüm çevreye borçlu olduğu, borçtan kurtulmak için sürekli imza itirazları yapmakta olup farklı imzalar atarak bundan kurulmaya çalıştığına dair bir sürü dava açtığı, Lehtar --- mevkii 6759 ada 30 parselde bulunan dükkan ve daire vasıflı taşınmazlarını satarak davacıya 360.000 TL nakten para verdiğini ve karşılığında dava konusu senedi aldığını beyan ederek müvekkile olan borcuna karşılık bu senedi cirolayarak verdiği, Davacıya ait ---- numaralı telefon ile müvekkile ait -----numaralı telefon arasında 2018 yılı Eylül -Ekim ayına ait SMS kaydında müvekkil ------ davacıya ait borçları ödediği ve davacının da bu iyiliğe teşekkürle cevap verdiği sabit olduğu, Yine davacı ve müvekkili arasında dava konusu senedi ikrar eden ----- yazışmaları olduğu, Davacı tarafça dosyaya sunulan mukayese imza örneklerinin tersimleri davacıya ait imza sirküleri ve muhtelif kurumlara verdiği belgelerdeki imza tersimlerinden çok farklı olduğu, bilinçli olarak kendi imza sirkülerindeki imzalardan tersimleri, eğimleri ve el hareketleri farklı mukayese imzalarını dosyaya sunduğu, Davacı tarafından ikrar edilen ve yine davacı tarafından muhtelif kurumlara sunulmuş imza örneklerini dosyaya sundukları, ----- Tapu Müdürlüğü, ---- Tapu Müdürlüğü ve ---- Şubesi’de , ----Noterliği 06.11.2015 tarihli imza sirküleri, -----Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyasında bulunan 06.08.20123 tarihli satış sözleşmesi aslı, ---- CBS --- sor sayılı dosyasındaki imzalar, -----.asliye Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyasına sunulan ----- seri numaralı 05.03.2017 tarihli fatura, -----.Asliye Ceza Mahkemesinin ---- sayılı dosyası içinde bulunan 23.000 TL bedelli senet,----.İcra müdürlüğü ----- sayılı icra dosyasından davacıya yapılan tebliğat zarfı davacıya ait çok sayıda imza örneği varken her imza incelemesine bu 2 noter belgesini sunması manidar olduğu, bildirilen imza örneklerinin imza incelemesinde dikkate alınmasını, Davacının ----.İcra müdürlüğü ------ sayılı dosyasından kendine bizzat yapılan tebigat altındaki imza ise tamamen farklı bir imza olduğu, Davacı ve/veya vekili dava dilekçesinde müvekkiline iftira atarak----Asliye Ceza Mahkemesi’nin -----. Sayılı dosyasından sahte belgelerden hakkında iddianame düzenlendiğini beyan ettiği, oysa bu yöndeki iddiaları takipsizlikle sonuçlandığı, sulh ceza itirazları da reddedildiği, Davacının, müvekkille hiç ilgisi olmayan bir alışverişin tahsilat makbuzuna müvekkilinin kardeşi----- verdiği senetle ilgili ilaveler yaparak kurnazlıkla borcundan kurtulmaya çalıştığı, kovuşturma aşamasında dosyaya sunulan evraklarla bu savları çürütüldüğü, davacı bizzat tanıkları tarafından yalanlandığı, Davacı müvekkilime yönelik algı oluşturma ve bilirkişileri etkileme maksatlı gayret içinde olduğu, açıklanan nedenlerle davanın reddine %20 imza inkar tazminatının davacılardan alınarak davalıya verilmesine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacılara yüklenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava 17/09/2018 tanzim, 17/08/2019 ödeme tarihli, 360.000-TL bedelli senetteki imzanın davacılar tarafından inkârına dayalı menfi tespit ve kötün niyet ile aksi takdirde icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır. ----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. ----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir.
---.Asliye Ceza Mahkemesinin-----Esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir.---- İcra Hukuk Mahkemesi'nin----- Esas sayılı dosyasında imza incelemesi yapılmıştır.Herhangi bir belgedeki imza ve yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının, tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması, sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması şarttır.
Mahkemece karara esas alınan imza incelemesine ilişkin uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere paralel metod ve usule uygun olduğu; raporun, Adli Tıp Kurumunundan alınmış veya heyetçe düzenlenmiş olması karşısında mahkememizce yeniden imza incelemesi yapılmasına gerek duyulmamış ve senet üzerindeki imzaların davacılara ait olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780. maddesi gereğince senet, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi içeren bir kambiyo senedi olup mücerretlik ilkesi ışığında ispat yükü çekin bedelsiz olduğunu iddia eden davacı tarafa aittir. HMK'nın 200 ve 201. maddeleri ışığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince borçsuzluk iddiasının senetle ispat edilmesi şarttır.
Yukarıda izah edilen kanuni açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; senedin bedelsiz olduğuna ilişkin davacı iddialarının ancak yazılı delille ispat edilebileceği, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, bununla birlikte dosya kapsamında bu yönde ispata elverişli yazılı bir delil bulunmadığı, kambiyo senetlerinin ticari defterlere kayıt zorunluluğunun bulunmadığı, bu hâli ile davacının bedelsizlik iddiasının dosya kapsamında ispata muhtaç kaldığı anlaşılmıştır. Senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan ve ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Bononun düzenlenme nedenini gösteren asıl borç ilişkisine atıf yapan bir ibare senet metninde yer aldığı taktirde bono kayıtsız borç vaadi içermediğinden hükümsüz kabul edilir. Dava konusu senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan bir ibare olmadığı, tarafların arasındaki temel ilişkiye dayalı düzenledikleri belgede senede atıf olmasının senet metninde bu yönde bir ibare olmaması nedeniyle senedin mücerretlik vasfını ortadan kaldırmasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak bononun kambiyo senedi vasfında olduğu, bedelsizlik iddiasının yazılı belge ile ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Karar ve ilam harcı olan 615,40-TL'nin başlangıçta alınan peşin 9.040,24 TL harçtan mahsubu ile 8.424,84 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
5-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 84.698,43 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davalı veklinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.