T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/708
KARAR NO : 2025/922
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından --- İcra Müdürlüğü'nün ------sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davalı borçlu şirkete, gönderilen “ilamsız takiplere ilişkin ödeme emrine” 06.09.2023 tarihinde itiraz ettiğini, icra dairesinin yetkisiz olduğunu ve böyle bir borcu bulunmadığını beyan ettiğini. Bu itiraz üzerine icra takibin durduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan bu itirazın iptali gerektiğini. Davalı borçlu şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişki gereği, davalı şirkete verilen mallar karşılığında faturalar düzenlenmiş ancak icra takibine konu edilen faturalar ödemediğini. Bu fatura bedelleri ödenmediği için de icra takibine başlandığını davacı şirket davalıya verdiği malların bedelini alamadığı için zor durumda kaldığını ve zarar ettiğini, Davaya konu takip fatura ile cari hesap alacağına dayandığını. Takibe konu faturalar irsaliyeli olup &- fatura olduğunu, Takibe konu e-faturalar takip talebi ekinde icra dosyasına sunulduğunu. Davalı şirket icra takibine itiraz dilekçesinde taraflar arasındaki akdi ilişkiyi inkar etmemiş sadece yetkiye ve borca itiraz ettiğini beyan ederek; Davalı şirketin ---. İcra Müdürlüğü'nün -----sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak miktarı kesin ve net olarak belli olduğundan, alacağı %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsili ile davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----. İcra Müdürlüğü'nün ------. Sayılı dosyasında davalıya gönderilen ilamsız takipte ödeme emri ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura konusu ürünlerin bedellerinin ödenmediğinden bahisle, davalından 285.812,16-TL talep edildiğini, Davacının dava dilekçesinde belirttiği anılan sözde borçtan davalının sorumluluğun bulunmadığını, Davacının dava dilekçesinde bahsettiği davalıya satışını yaptığı ürünler ayıplı olup, yasal süresi içerisinde davacıya ihbarda bulunulmasına, defalarca iadesi ya da tamiri talep edilmesine rağmen, davacı tarafından davalıya konu ile ilgili hiçbir yanıt verilmediği gibi, herhangi bir iade ya da onarım da yapılmadığını, Hatta davalının bu bildirimleri, ayıp ihbarı üzerine davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak davalı aleyhine anılan icra takibi kötüniyetli olarak başlatılarak, adeta haksız bir kazanım peşine düştüğünü. Davalının takip konusu tutardan herhangi bir sorumluluğu bulunmayıp, işbu icra dosyasına konu borçtan davalının sorumlu olmadığını, davacının iddiasının aksine, davacı tarafından üzerine düşen yasal ve ticari yükümlülük yerine getirmediğini, davacı tarafından satışı yapılan mallar ayıplı ve hatalı çıktığını, söz konusu hususta yasal haklarımızı saklı tutuklarını beyan ederek; Dava konusu takibin başlatıldığı İcra Dairesinin ve Sayın Mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek dosyanın yetkili ----- ATM'ne gönderilmesine, hukuki menfaati olmayan ve haksız olarak davalı şirket aleyhine açılan davacı tarafın kötü niyetli davasının esastan reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.-----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkemenin 15.03.2024 tarihli celsesinde uyuşmazlığın;-----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali, icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde ” tespit edilmiştir. Davacı tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. a) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA-BS Formlarının İncelenmesi, 4.a. DEFTER İNCELEMESİ (USUL): 4.a.1 DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı şirketin 01 Mart — 30 Nisan özel hesap dönemine tabi olduğu, davacı tarafından ibraz edilen 2022-2023-2024 yılları ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davacı şirketin 01 Nisan — Mart özel hesap dönemine tabi olduğu, özel hesap dönemine tabi olduğu davacı şirketin ibraz ettiği 2022-2023-2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226” ve | Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. 4.a.2-DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul ) Sayın Mahkemenin 16.08.2024 tarihli ara kararında, Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için Mahal Mahkemesine talimat yazılmasına, ve avalının ticari defterleri yerinde incelenmek üzere yetki verilerek dosyanın bilirkişiye tevdinin istenilmesine, karar verilmiştir. 2025/25 Talimat sayılı dosya SMMM Bilirkişi ----- tarafından incelendiği, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; Davalının 2022-2023 yılı defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe usul ve esasları ile kanun ve mevzuata uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, e defter beratlarının süresi içerisinde GIB onayına sunduğu, Envanter Defterlerinin kanuni süresi içerisinde onaylatıldığı” şeklinde olduğu görülmüştür. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b-l Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın defterinde davalı şirkette ait olan 2022-2023 yılları --- Kodlu Satıcılar hesabı, ---- Kodlu Verilen Sipariş Avansları hesabı ile ----Kodlu Şüpheli Ticari Alacaklar hesabının dökümü aşağıdaki gibidir Davacı tarafın defterlerinde davalı şirkete ait olan ---- no.lu ve ---- no.lu hesapların incelemesinde; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 05.01.2022 tarihli ----- seri no.lu alış faturası ile başladığı, Davacı tarafından 05.01.2022 tarihinden 23.12.2022 tarihine kadar davalı taraftan 9 fatura ile 78.182,87 TL tutarlı alış yaptığı, bu süreçte davalı tarafa 4 ayrı tarihte 78.182,87 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafa 28.12.2022 tarihinden 16.01.2023 tarihine kadar 4 adet 276.331,96 TL tutarlı mal ve hizmet satışı yaptığı, 10.762,74 TL tutarlı iade faturasını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 29.08.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan alacağının 265.569,22 TL olduğu görülmektedir. 4.b-2 Davalı Hesap İncelemesi: Davalı şirketin 2022-2023 yılları ticari defterleri 2025/25 Talimat sayılı dosya ile SMMM Bilirkişi ----- tarafından incelendiği, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; “Davalının 2022-2023 yıllarında davacı tarafından icraya konu faturalarının muavin defter kayıtlarında yer aldığı, Davalının 2022 yılı muavin defter kayıtlarının ----- firmasının 260.519,69 TL alacak bakiyesi verdiği, Davalının 2023 yılı sonunda ise muavin defter kayıtlarında ----- Firmasının 265.569,22 TL alacak bakiyesi verdiği, ” Şeklinde olduğu. Faiz Konusunun İrdelenmesi: Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle...” temerrüdün başlayacağı kabul edilir. Mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşer. Bu durumda, alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olması, temerrüdün oluşması bakımından yeterlidir. Somut olayda, Takip alacaklısı davacı taraf 29.08.2023 tarihli icra takibinde, 265.569,22 TL asıl alacağına, 20.242,94 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Davacı tarafça takip tarihinden önce TTK 1530 göre işlemiş faiz talebinde bulunup bulunmayacağı hususunda Takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere, takip öncesi işlemiş faiz hesabı aşağıdaki gibi yapılmıştır. Takibe konusu cari hesap alacağını oluşturan faturaların e.fatura olduğundan, GIB portalı üzerinden davalı tarafa tebliğ edildiğinden fatura tarihlerine 30 günlük sürenin eklenmesi ile temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, her bir fatura alacağının temerrüt tarihinden 29.08.2023 takip tarihine kadar yılık 910,75 ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden işlemiş faizin 19.529,21 TL olduğu hesaplanmıştır. 5 ) SONU Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 01 Nisan — 31 Mart özel hesap dönemine tabi olduğu, davacı şirketin ibraz ettiği 2022-2023-2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalının ticari defterleri 2025/25 Talimat sayılı dosya SMMM Bilirkişi ----- tarafından incelendiği, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; Dava 2022-2023 yılı defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe usul ve esasları ile kanun ve mevzuata uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, e defter beratlarının süresi içerisinde GİB onayına sunduğu, Envanter Defterlerinin kanuni süresi içerisinde onaylatıldığı” şeklinde olduğu görülmüştür. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafın defterlerinde davalı şirkette ait olan hesap hareketlerinin incelemesinde, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 05.01.2022 tarihli ----- seri no.lu alış faturası ile başladığı, Davacı 05.01.2022 tarihinden 23.12.2022 tarihine kadar davalı taraftan 9 fatura ile 78.182,87 TL tutarlı alış yaptığı, bu süreçte davalı tarafa 4 ayrı tarihte 78.182,87 TL tutarında ödeme yaptığı, davalı tarafa 28.12.2022 tarihinden 16.01.2023 tarihine kadar 4 fatura ile 276.331,96 TL tutarlı mal ve hizmet satışı yaptığı, 10.762,74 TL tutarlı iade faturasını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 29.08.2023 takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan alacağının 265.569,22 TL olduğu görülmüştür. Davalı şirketin ticari defterleri 2025/25 Talimat sayılı dosya ile SMMM Bilirkişi ----- tarafından incelendiği, bilirkişi raporunun sonuç bölümünde; “Davalının 2022-2023 yıllarında davacı tarafından icraya konu faturalarının muavin defter kayıtlarında yer aldığı, Davalının 2022 yılı muavin defter kayıtlarının ------ firmasının 260.519,69 TL alacak bakiyesi verdiği, Davalının 2023 yılı sonunda ise muavin defter kayıtlarında -----. Firmasının 265.569,22 TL alacak bakiyesi verdiği, ” Şeklinde olduğu, Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Taraf ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumluğu olduğundan, davacı tarafın 29.08.2023 tarihli itibariyle 4 adet faturadan kaynaklı davalından olan fatura ve cari hesap alacağın 265.569,22 TL olduğu, 3. İşlemiş Faiz Yönünden: Takip alacaklısı davacı taraf 29.08.2023 tarihli icra takibinde, 265.569,22 TL asıl alacağına, 20.242,94 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Dosya kapsamında, davacı tarafın davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dayanak belge bulunmadığından, davacı tarafça takip tarihinden önce TTK 1530 göre işlemiş faiz talebinde bulunup bulunmayacağı hususunda Takdir Sayın mahkemeye ait olmak üzere, Takibe konusu cari hesap alacağını oluşturan faturaların e.fatura olduğundan, GIB portalı üzerinden davalı tarafa tebliğ edildiğinden fatura tarihlerine 30 günlük sürenin eklenmesi ile temerrüdün oluştuğu kabul edilerek, her bir fatura alacağının temerrüt tarihinden 29.08.2023 takip tarihine kadar yılık 910,75 ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden işlemiş faizin 19.529,21 TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce yine işbu dosyada talimat yoluyla aldırılan Mali Müşavir bilirkişi raporunda özetle; B- İNCELEME VE TESPİTLER: I. Arabuluculuk Şartı Tutanağı ---- Arabuluculuk Bürosu ----- sayı, 15.09.2023 tarih ---- numaralı Arabulucu ----- tarafından düzenlenen tutanakta, tarafların telekonferans yoluyla görüşmeye katıldığı, karşılıklı taleplerin dinlendiği ancak taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığı görülmüştür. II. İcra Dosyası ---- İcra Dairesi --- Esas sayılı icra dosyası içeriğinden; alacaklı ---- ŞİRKETİ, ----- Vergi Nolu, borçlu------Vergi Nolu, adına 265.569,22 TL Fatura ve cari hesap alacağı, 20.242,94 TL işlemiş faiz, toplamda 285.812,16 TL faturadan kaynaklı icra takibi başlattığı görülmüştür. III. Defter ve Belge incelemesi Davalı ----- 2022-2023 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin E-Defter olarak tutulduğu, E-DEFTER mükelleflerine ait Açılış-Kapanış tasdikleri 1 Sıra Numaralı Elektronik Defter Genel Tebliği (1 Sıra Numaralı Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 4.3.3 maddesine göre e-Defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayına ait beratın alınması açılış onayı, son ayına ait beratın alınması kapanış onayı, diğer aylara ait beratların alınması ise ilgili aylara ait defterlerin noter onayı yerine geçer.) hükümleri çerçevesinde ilgili dönemlere ait E-Defter Beratlarının Gib Sistemine gönderildiği------firması' nın Ticari Defterlerini zamanında Gelir İdaresi Sistemine yükleme yapıldığı, GİB Sistemi üzerinden teyitlerinin yapıldığı, delil olarak kullanılabileceğinin tespit edildiği görülmüştür. I. Davalı Taraf Fatura İncelemesi Davacı kayıtlarında; İcra takibine konu faturaların (6.01.2023 tarihli ------ numaralı 7.212,82 TL bedelli ödenmemiş fatura, 29.12.2022 tarihli ------ numaralı 113.009,86 TL. bedelli ödenmemiş fatura, 29.12.2022 tarihli ------ numaralı 56.098,86 TL. bedelli ödenmemiş fatura, 28.12.2022 tarihli ------ numaralı 100.010,42 TL. bedelli faturanın) kaydı 320.010.228 hesap koduyla işleme alındığı görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Dava dosyası ile davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Davalının 2022-2023 yılı defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe usul ve esasları ile kanun ve mevzuata uygun tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, e defter beratlarının süresi içerisinde GIB onayına sunduğu, Envanter Defterlerinin kanuni süresi içerisinde onaylatıldığı, ---- Arabuluculuk --- sayı, 15.09.2023 tarih ----- numaralı tutanakta karşılıklı taleplerin dinlendiği ancak taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığı, ---- İcra Dairesi ----- Esas sayılı icra dosyası içeriğinden; alacaklı ---- Vergi----ŞİRKETİ, borçlu ----- Vergi Nolu,---- ŞİRKETİ, adına 265.569,22 TL Fatura ve cari hesap alacağı, 20.242,94 TL işlemiş faiz, toplamda 285.812,16 TL faturadan kaynaklı icra takibi başlattığı, Davalının 2022-2023 yıllarında davacı tarafından icraya konu faturalarının muavin defter kayıtlarında yer aldığı, Davalının 2022 yılı muavin defter kayıtlarının-----firmasının 260.519,69 TL alacak bakiyesi verdiği, Davalının 2023 yılı sonunda ise muavin defter kayıtlarında ------ firmasının 265.569,22 TL alacak bakiyesi verdiği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin fatura ve cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacı ticari defterlerinde davalıdan 265.569,22 TL alacaklı göründüğü, davalı ticari defterlerinde davacıya 265.569,22 TL borçlu göründüğü, tarafların BA-BS formlarının karşılıklı uyumlu olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 265.569,22 TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İcra takibinden önce dosya muhteviyatı ile borçlunun takip konusu alacağa ilişkin temerrüde düşürüldüğünü gösterir mahiyette bir belge bulunmaması, işlemiş faize ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamül olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, işlemiş faiz talep edilebilecek nitelikte bir anlaşma olduğuna dair bilgi ve belge bulunmaması, TTK 1530. Maddesindeki fatura alacağına ilişkin hükmün tedarik sözleşmelerinde geçerli olması sebebiyle takip öncesi döneme ilişkin faiz talep edilemeyeceği görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Kötü niyet tazminat talebinin, reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2-----. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 265.569,22 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Asıl alacak olan 265.569,22 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 2.899,02-TL'nin davalıdan, 220,98-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan 11.630,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 10.806,29 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
8-Karar ve ilâm harcı olan 18.141,03-TL harçtan alınan 3.451,90 TL peşin harcın mahsubu ile 14.689,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
9-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Davacı tarafça yatırılan 3.451,90 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/3. maddedeki esaslara göre belirlenen 20.242,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.