T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/442
KARAR NO : 2025/882
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/06/2022
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile Müvekkili Şirketler arasında, ---- İşi için sözleşme imzalanmış, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin işi eksiksiz ve tam olarak zamanında yapmış, ancak işbu dava açılana kadar müvekkile ödenmesi gereken bedelin tam olarak ödenmemiş olduğunu, İş bu sözleşme kapsamında C/H alacağının tahsili için davalı aleyhine ----- Md.' nün---- sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya ödeme emri tebliğ edilmiş, Borçlunun süresi içinde herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle icra takibine yapmış olduğu itiraz üzerine önce dava şartı olan arabuluculuğa müracaat edilmiş ise de arabulucu nezdinde de anlaşma sağlanamamış olduğunu, Davalı tarafın icra takibine vaki itirazları haksız ve kötü niyetli olup, Tarafların ticari defterleri, yapılan iş, sözleşme incelendiğinde ve sair kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi başta olmak üzere toplanacak tüm delillerimiz ile müvekkili şirketin davalıdan icra takip tarihi itibarıyla 400.000 TL. Alacaklı olduğunun sübuta ereceğini, Davalı takip konusu alacağı ödememek suretiyle mütemerrit duruma düşmüş, Her iki taraf tacir olduğu gibi anlaşmaya konu olan iş de ticari mahiyette olduğundan takibe konu asıl alacağın, TTK madde 10 uyarınca takip tarihinden itibaren ------ kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tahsili gerekmekte olup, Takip konusu alacağın muayyen ve likit bir alacak olduğunu iddia ederek, Tüm talepleri yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Davalı-borçlunun Takip dosyasına vaki itirazının 400.000 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren avans faizinin uygulanmasına, kötü niyetli itirazı nedeniyle davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine, Yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından haksız olarak başlatılan icra takibinin konusunu oluşturan 400.000 TL, ------ temerrüde düştüğü iddiası ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, işbu icra takibine, davacı yanın müvekkilden herhangi bir alacağı olmaması sebebi ile itiraz edilmiş olduğunu, Davacı tarafın kötü niyetli olarak alacaklı olduklarını iddia ettikleri işbu davada ispat yükü kendilerinde olup müvekkili şirketin herhangi bir muaccel borcu bulunmamakta olduğunu, Her ne kadar davacı yan taraflar arasındaki sözleşme konusu edimi tam ve eksiksiz olarak süresi içerisinde ifa ettiğini iddia etse de sözleşme konusu edimi iş programının gerisinde kalması sebebiyle taraflarınca -----. Noterliği” nden 22.09.2021 T. ----- ile, davacının yükümlendiği işi tanınan mühlet içerisinde sözleşmeye uygun şartlarda ifa etmediği takdirde mezkur sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edilmiş olduğunu, Her ne kadar davacı yan iş programının gerisinde kalmış, sözleşme ile yükümlendiği edimleri ifa etmemiş olsa da müvekkili şirketin davacı arasında akdedilen mezkur sözleşmeyi feshetmemiş olup, müvekkili şirket sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi süresinde ifa etmiş olduğunu, Davacı yanın sözleşme konusu edimin geç ifa etmesi müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet vermiş, Ayrıca davacı yan tarafından müvekkili aleyhine yanlış fatura kesilmiş olup, işbu faturaya süresi içerisinde de itiraz edilmiş olduğunu, ayrıca, taraflarınca davacı aleyhine, --- İcra -----. Nolu Dosyadan, 124.573,03 TL değerinde icra takibi başlatılmış, Davacı yana ödeme emri tebliğ edilmiş olup, davacı yan işbu ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz etmemiş ve takibin kesinleşmiş olduğunu, İşbu sebeple müvekkili şirketin davacı taraftan müvekkili ticari defterlerinde de sabit olduğu üzere 124.573,03 TL alacağı bulunduğunu beyan ederek, Cevap dilekçelerinin kabulü ile müvekkilleri aleyhine ikame edilen davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle REDDİNE, Sayın Mahkeme aksi kanaate ise ESASTAN REDDİNE, Davacının talep etmiş olduğu alacağın reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava eser sözleşmesinden doğan alacağın konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptali, %20 icra inkar tazminatı istemi ile davalı savunmasında belirttiği süre yönünden sözleşmesel yükümlülüğe aykırılık bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır.-----İcra dairesinin sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
02/08/2023 tarihli Bilirkişi rapor içeriğine göre;
A. Dosyasına sunulu belgelerden, taraflarca imzalanmış 1 nolu hak ediş dışında sözleşme kapsamı işlerin; süresinde ve tamamen bitirilip bitirilmediği veya ne kadarlık kısmının tamamlanarak Davalı - Yükleniciye teslim edildiği hususunun tespit edilemediği, bu durumda takdiri Sn. Mahkeme' ye ait olmak üzere; Davacı - Alt Yüklenici iddialarının ispata muhtaç bulunduğu,
B. Takdiri Sn. Mahkeme' ye ait olmak üzere; dava konusu işlerin süresinde ve tam olarak yapılmadığı yönündeki Davalı - Yüklenici iddialarının; açıklanmaya ve ispata muhtaç bulunduğu,
C. Takdiri Sn. Mahkeme' ye ait olmak üzere; gerekli belgelerin dosyasına sunulması halinde; tarafların konuyu bilen teknik yetkilileri ile yapılacak ayrıntılı teknik inceleme ( her iki taraf ile birlikte ) ile dava konusu işlere ait kesin hesabın çıkarılarak, Davacı - Alt Yüklenici” nin bakiye kesin hesap alacağının bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilebileceği," yönünde beyanda bulunulmuştur.
10/02/2025 tarihli raporda;
1-Taraflar arasındaki ilişkinin götürü bedel ile anahtar teslimi sözleşme ilişkisi olduğu;
2-Sözleşmedeki götürü bedelin davalı tarafından davacıya ödendiği;
3-Davacının sözleşmenin ifası kapsamında oluşturulduğu ileri sürülen cari hesap ilişkisi çerçevesinde fazla yaptığı ek iş ve imalatlara ilişkin düzenlemiş olduğu faturaya davalı tarafça itiraz edildiği;
4-İtiraza uğrayan faturanın davalı tarafça ödenmesini gerektirir cari alacak ilişkisinin ve ticari defter kayıtlarının kurulumuzca dosya kapsamında tespit edilemediği;
5-Bununla birlikte sayın mahkemece, davacının 4.696.341,00 TL faturayı sözleşme kapsamında düzenledikten sonra bu tutarın üzerinde düzenlenen faturaların sözleşme dışı başka işler dahilinde düzenlendiğinin ve davalının sorumlu olduğunun kabul edilmesi durumunda davacının davalıdan bakiye alacağının 803.224,56 TL olacağı; bu durumda (taleple bağlı kalınarak) 400.000,00 TL tutar bakımından itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğinde inkar tazminatı tutarının 80.000,00 TL olacağı;
Ek raporda ise;
1-Taraflar arasında birisi götürü bedel ile anahtar teslimi kamp eğitim merkezi inşaatına dair sözleşme ve diğeri de açık hesap ilişkisi biçiminde iki tür hukuki ilişki bulunduğu;
2-Davalı tarafından davacıya sözleşmedeki götürü bedelin tutarından daha fazla miktarda ödemede bulunulduğu (bu ödemelerin inşaat sözleşmesi dışında mevcut olan sair açık hesap ilişkisinden kaynaklanmış olabileceği);
3- Davacının cari hesap/açık hesap ilişkisi çerçevesinde sözleşme dışında yaptığı ek iş ve imalat ya da mal bedellerine ilişkin düzenlemiş olduğu bir kısım faturalara davalı tarafça itiraz edildiği, itiraza uğrayan faturaların davalı tarafça ödenmesini gerektirir hukuki ilişkinin varlığının kurulumuzca tespit edilemediği;
4-Taraflar arasında götürü bedelli kamp eğitim merkezi inşaatı dışında bir ticari ilişki bulunduğunu gösterir hesap hareketlerinin mevcut olmakla beraber bu hesap hareketlerinden ötürü davacının davalıdan bakiye bir alacağı kaldığını gösterir kayda rastlanılamadığı;
5-Davacı vekilinin kök rapora itiraz aşamasında uyuşmazlığın temeli olarak iddia ederek dayandığı 903.050,00 TL’lik faturaya davalı tarafça noter kanalıyla itirazda bulunulduğu, fatura dışında borç ilişkisini ispata yarar bir evrakın dosya kapsamında bulunmadığı;
6-Tüm bu açıklamalar kapsamında davacının davalıdan icra takibine istinaden dava konusu ettiği alacağının bulunduğunu ispat edemediği;
7- Bununla birlikte sayın mahkemece, davacının 4.696.341,00 TL faturayı sözleşme kapsamında düzenledikten sonra bu tutarın üzerinde düzenlenen faturaların sözleşme dışı başka işler dahilinde düzenlendiğinin ve davalının sorumlu olduğunun kabul edilmesi durumunda davacının davalıdan bakiye alacağının 803.224,56 TL olacağı; bu durumda (taleple bağlı kalınarak) 400.000,00 TL tutar bakımından itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğinde inkar tazminatı tutarının 80.000,00 TL olacağı" yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 526 ve devamı maddelerine göre kural olarak sözleşme dışı yapıldığı iddia edilen imalâtların bedelinin vekâletsiz iş görme hükümleri uyarınca yapıldığı zamanlardaki mahalli serbest piyasa rayiçleri dikkate alınarak hesaplanması gerekir. Ancak Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmeye ek olarak kararlaştırılmış ise bu şartnamede sözleşme dışı imalâtların bedellerinin nasıl hesaplanacağı açıklandığından hesaplamaların buna göre yapılması gerekir. Anılan şartnamenin “sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi” başlıklı 21. maddesinin b bendinde ilave işlerin, anahtar teslimi götürü bedelle ihale edilen yapım işlerinde sözleşme sözleşme bedelinin %10'una, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen yapım sözleşmelerinde ise %20'sine kadar oran dahilinde süre hariç olmak üzere sözleşme ve ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde yükleniciye yaptırılabileceği açıklanmış, 22. maddede ise sözleşmede bulunmayan işlerin fiyatının tespiti yöntemi belirlenmiştir.
Öte yandan; sözleşmenin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39. maddesinde yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu "idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazî kayıtla..." cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorunda olduğu, bu şekilde itiraz edilmediği takdirde lıakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Yine kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesine ilişkin 40. madde hükmünce, yüklenicinin itirazı olduğu takdirde itirazlarını 39. maddedeki usuller çerçevesinde dilekçe ile idareye bildirmesi gerekir.
Sonuç olarak dosyadaki deliller, ticari defterler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; icra dosyasının incelenmesinde davacının davalıdan 803.224,00 TL cari alacak talebiyle takip başlattığı görülmektedir. Bu durumda kanaatimizce davacının davalıdan sözleşme bedeli dışında bir cari hesap ilişkisinden kaynaklı farklı bir alacağı var ise bu alacağın 6100 sayılı HMK ispat kuralları çerçevesinde ispatlanması gerekir. Taraflar arasındaki sözleşme ESER SÖZLEŞMESİ dir. Fakat davacı taraf eser sözleşmesindeki götürü işin dışına çıkarak cari hesap kapsamında ek talepler ileri sürmektedir. Cari Hesap kurumunu düzenleyen TTK 89/2 maddesine göre ; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir. Davacı davalı ile aralarında düzenlenmiş bir cari hesap sözleşmesi sunmamıştır. Davacı eser sözleşmesinden kaynaklanan edimi ifa etmiş olup, söz konusu edimin dışında yaptığı işler sebebiyle oluşan cari hesap ilişkisinin karşılığında kestiğini iddia ettiği fatura itiraza uğramıştır. Bu durumda faturanın dayanağını oluşturan alacak ilişkisinin ispatı faturayı düzenleyen (davacı) tarafa düşmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında heyetimizce de davacının cari alacak ilişkisi iddiasının ispat edilmediği sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar ve ilam harcı olan 615,40-TL'nin başlangıçta alınan peşin 2.815,00 TL harçtan mahsubu ile 2.199,60 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 64.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacının vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi..