T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/151
KARAR NO : 2025/799
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil hakkında davalı tarafça ------. İcra Müdürlüğünün -------. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve müvekkile hukuk dışı borç yükletilmiştir. Müvekkil ise icra tehdidi altında kalarak icra takibinin kesinleşmesinin ardından 02/06/2023 tarihinde hukuk dışı borcu ödemek zorunda kalmıştır. Bu sebeple tarafımızca öncelikle arabuluculuk sürecine başvurulmuş lakin arabuluculuk süreci sonunda anlaşma sağlanamamıştır. Dolayısıyla huzurdaki istirdat davasını açma zorunluluğu hasıl olmuştur, Kanun metninden de anlaşılacağı üzere kendisine karşı ilamsız icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşmiş olsa dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Böyle bir durumda borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş borçlu, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için alacaklıya karşı ödemenin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl içerisinde İİK’nın 72. maddesinin 7. fıkrasına göre istirdat davası açabilir. Öncelikle önemle belirtmemiz gerek ki ödeme emrinde borcun kaynağı belirtilmemiş, müvekkile isnat edilmek istenen borcun hangi sebepten kaynaklandığı açıklanmamıştır. Tarafımızca takip kesinleştikten ve ödeme yapıldıktan sonra ancak borcun kaynağı öğrenilebilmiştir. Borcun kaynağı ----- markalı su arıtma sistemi/cihazında oluşan arızanın eve zarar vermesi iddiası ve sigorta şirketinin rücu etme isteğidir. Bu durum telefonda şifahen öğrenilmiş olup bu durum ile ilgili icra takibinde bir belge bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu dahi olmayan müvekkilin icra tehdidi altına kalarak ödemek zorunda kaldı 9.900,00- TL ve ferilerinin’nin davalıdan alınarak müvekkile iadesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davamızın kabülü ile müvekkilimizin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 9.900,00- TL
’nin ödeme tarihi olan 02/06/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkil hakkında davalı tarafça ----- İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve müvekkile hukuk dışı borç yükletilmiştir. Müvekkil ise icra tehdidi altında kalarak icra takibinin kesinleşmesinin ardından 02/06/2023 tarihinde hukuk dışı borcu ödemek zorunda kalmıştır Dolayısıyla huzurdaki istirdat davasını açma zorunluluğu hasıl olmuştur,
Öncelikle önemle belirtmemiz gerek ki ödeme emrinde borcun kaynağı belirtilmemiş, müvekkile isnat edilmek istenen borcun hangi sebepten kaynaklandığı açıklanmamıştır. Tarafımızca takip kesinleştikten ve ödeme yapıldıktan sonra ancak borcun kaynağı öğrenilebilmiştir. Borcun kaynağı ---- su arıtma sistemi/cihazında oluşan arızanın eve zarar vermesi iddiası ve sigorta şirketinin rücu etme isteğidir. Davamızın kabülü ile müvekkilimizin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 9.900,00- TL’nin ödeme tarihi olan 02/06/2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. . İstirdat talebine ilişkin itirazlarımızı tekrarlamakla, bir an için aksi düşünüldüğünde dahi üvekkile reddiyatı yapılan tutar *9.303,44-TL olup, müvekkilden icra dosyasına yatırılan toplam *9.900,00-TL’nin istirdatı talep edilemeyecektir. *484,00-TL tahsil harcı ve *112,56-TL cezaevi harcı tarafımıza ödenmemiş olduğundan müvekkilden istirdadı da mümkün değildir. Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkeme tarafından resen takdir edilecek nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi heyeti ayrıntılı raporu sonuç kısmında;"
a-) Dava konusu yukarıda belirtilen bilgi ve belgelerin dosya içerisinde bulunmamasında dolayı
teknik acıda dava konusu su baskının kaynağının Su aritma cihazı , su aritma sistemi , kullanım
hattası veya üretici/bakımcı firma ayıp veya eksik bakımından kaynaklandığı aksi belgeler ile
dosyaya sunulmadığı sürece tespit yapılmayacağı , görüş ve kanaatlerine ulaşılmıştır.
b-)Davaya konu 09.09.2019 tarihinde meydana gelen Dahili Su Hasarı davalı sigorta şirketince
tanzim edilen ------ poliçe numaralı Yangın Sigortası Poliçesi vadesinde ve Dahili Su
Baskını Ek teminatı kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler
sonucu Davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına toplam 5.482,00 TL TL hasar
tazminatı ödendiği,
c-) TTK 1472 rücu şartlarından olan Davacı sigorta şirketi yönünden Geçerli bir sigorta poliçesi
olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu , hasar tazminatı ödendiği ve hasarın dahili
su hasarı şeklinde meydana geldiği tespit edildiği, mevcut bilgi ve belgelerle davacı su arıtma
şirketinin kusur ve sorumluluğu tespit edilemediği,
d-) Davacı---- Şirketi tarafından------ İcra
Dairesi ----- dosyası ile davalı ------- şirketince asıl alacak 5.482,00 TL üzerinden
takip konusu edilen ve ferileriyle 02.06.2023 tarihinde ödenen 9.900,00 TL tutarı davalı sigorta
şirketinden talep edip edemeyeceği hususu sayın mahkemenin takdirindedir. " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir. Raporun taraflara tebliğe çıkartıldığı görüldü.
DELİLLER
*Bilirkişi raporu,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Davacı -----tarafından-----İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyası üzerinden haksız olarak başlatılan icra takibi kapsamında, borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında 9.900,00 TL ödeme yaptığını, söz konusu ödemenin iadesi gerektiğini ileri sürmektedir.Davalı------ ise, sigortalısına ödemiş olduğu 5.482,00 TL tutarındaki hasar bedelini Türk Ticaret Kanunun 1472. Maddesi uyarınca rücuen davacıdan tahsil ettiğini, davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir. Mahkememizce dosya kapsamındaki bilirkişi raporu, eksper raporu, ödeme dekontları ve taraf beyanları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporunda hasarın 09.09.2019 tarihinde meydana geldiği, sigorta poliçesinin teminat kapsamında olduğu, ancak hasarın kaynağının ------- markalı su arıtma sisteminden kaynaklandığına dair teknik tespit bulunmadığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin su arıtma cihazının arızasından doğan bir sorumluluk ihtimalini ispatlamaya elverişli olmadığı, bu nedenle TTK m.1472 uyarınca sigorta şirketinin rücu koşullarının oluşmadığı, davacı firmanın kusur veya sorumluluğunu doğrulayacak teknik delil bulunmadığı yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. Bu nedenlerle mahkememizce, davalı sigorta şirketinin icra takibine dayanak yaptığı rücu talebinin yasal ve fiili dayanağı bulunmadığı, davacı -------- borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödediği anlaşılmaktadır. İİK nun 72/7 maddesi uyarınca, borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödeyen kişi bu paranın iadesini dava edebilir. Dosyada bu şartlar gerçekleştiği ve ödeme konusunda ihtilafın bulunmadığı,ispat noktasındaki hususun davacıda olmasına rağmen davacı ödeme dekontları ile ödemeyi gerçekleştirdiğni lakin icra tehdidi altında ödeme yaptığını ispat etmiş, davalı------ ise yapılan ödemenin aslında haklı bir rücu alacağı için olduğunu, davacının lusurlu olduğunu iddia etmiş, bu noktadan itibaren rücu hakkının doğduğunu, davacının gerçekten kusurlu olduğunu veya sigorta şirketinin yaptığı ödemenin poliçe kapsamında olduğunu ispat yükü davalıya geçmektedir, dosyada açıkça hasarın ------- ürününden kaynaklandığına dair somut delil sunulmadığından bu durumda davalı ispat yükünü yerine getiremediği kanaatine varılmakla açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-9.900-TL nin ödeme tarihi olan 02/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 676,27-TL harçtan yatırılan peşin harç olan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye eksik kalan 248,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına
4-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.900,00- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 916,00-TL harç toplamı ile 10.141,50-TL müzekkere ve posta gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.