T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/631
KARAR NO : 2025/720
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı müvekkil şirket; trafo bakım ve onarım işleriyle iştigal etmekte olup, ekte sunulu 30.04.2024 tarihli teklif formunda belirtilen hizmetlerin, güç trafosu tretman ve yağ analizi, röle testleri, ikaz trafosu test işlemleri, generatör cb test işlemleri, güç trafosu test ve devreye alma işlemlerinin yapılması için davalı tarafa teklif vermiş olup, teklif formu davalı tarafça onaylanmıştır. Davacı müvekkil tarafından, davalı tarafça onaylanan teklif formuna istinaden gerekli bakım, onarım ve tamir işleri eksiksiz yapıldığı, test ve devreye almaya işlemleri tamamlandığı halde, taraflarca mutabık kalınan 10.05.2024 düzenlenme tarihli, ------- sayılı, 344.000,00 TL bedelli, 24.05.2024 vadeli faturadan bakiye kalan 171.933,31 TL tutarındaki borç davalı tarafça davacı müvekkil şirkete ödememiştir. İlgili teklif formunun C maddesinde, teklif formunun imzalı-kaşeli şekilde onaylanması halinde sözleşme yerine geçeceği belirlenmiş olup, ilgili sözleşmede ve faturada belirlendiği üzere, tüm şifahi görüşmelere rağmen davalı tarafça 24.05.2024 tarihinde bakiye borç olan 171.933,31 TL hiçbir surette davacı müvekkil şirkete ödenmemiştir. Yine, ilgili sözleşmede, ödemelerin süresinde yapılmaması halinde toplam tutar üzerinden aylık %8 gecikme zammı uygulanacağı kararlaştırılmış olup, takip tarihine kadar 25.323,66 TL faiz işlemiştir. Davalı tarafça yapılan tüm görüşmelerde şirketin hali hazırda ödeme gücü olmadığı belirtilmiş olup, şifahi görüşmelerden netice alınamadığından yasal yola başvurulmuştur. Davacı müvekkil şirket tarafından ekte sunulu takip talebinden görüleceği üzere, 171.933,31 TL asıl alacak ve 25.323,66 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplamda 197.256,97 TL alacak istemiyle-----. İcra Dairesi ------ sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmışsa da, davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı şekilde borca, faize ve yetkiye itiraz edilmiştir. Sayın Mahkemeniz tarafından davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazlarının nazara alınmaması gerekmektedir. Zira, davalı borçlu olduğunu bildiği halde sırf davacı müvekkilin alacağına kavuşamaması için borca itiraz etmiştir. Davalının yetki itirazı da mesnetsiz olup, TBK m. 89/1 gereği takip konusu para alacağı olduğundan davacı müvekkilin ikamet adresinde icra daireleri ve mahkemeler yetkilidir. Yine, ekte sunulu ----- kayıtlarından görüleceği üzere davalının ikameti de -----adresi olduğundan her halukarda ------ Ticaret Mahkemeleri görevli ve yetkilidir. Dolayısıyla davalının tüm itirazları haksız ve mesnetsizdir. Nitekim, davacı müvekkil şirket, davalının işbu haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle alacağını tahsil edememiş ve mağdur olmuştur. Davalı/borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, Davalının haksız itirazı nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, açılan dava ve talep edilen alacak kalemleri için zamanaşımı itirazımız mevcuttur. Ayrıca, açılan itirazın iptali davası da süresinde açılmamıştır. Süresinde açılmayan davanın reddi gerekmektedir. Bununla birlikte davacı tarafından müvekkil aleyhine ikame edilen işbu davada Sayın Mahkemenin yetkisine itiraz ediyoruz. Müvekkil şirketin merkezi ------ olup davanın, yetkili olan ------ ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDE görülmesi gerekmektedir. Bu nedenle davanın yetkisiz bir mahkemede açılmış olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesini talep ediyoruz. Öncelikle davanın usul ve esas yönlerinden reddine, tüm beyanlarımız doğrultusunda davacının davasının ve taleplerinin reddine, vaki takibin iptaline, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, SMMM bilirkişi ayrıntılı raporu sonuç kısmında;
"Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez
belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yanın incelenen ticari defterleri ve
dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
6..1 Davacı tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari
defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş
olduğu,
6.2 Davalı tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari
defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş
olduğu,
6.3 Davacı yanın davalı yandan icra takip tarihi olan 23.07.2024 tarihi itibarıyla
171.933,31 TL asıl, 25.323,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 197.256,97 TL
alacaklı olduğu,
6.4 Davacı yanın 171.933,31 TL alacağı için icra takip tarihi olan; 23.07.2024
tarihinden itibaren aylık % 8 (yıllık % 96) oranında sözleşmesel faiz talep
edebileceği,
6.5 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem
Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, .
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER
-----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra dosyası
*Bilirkişi raporu
*Tüm dosya kapsamı
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava, İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
----İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosya kayıtları celp edilmiştir.Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraf vekillerinin yerinde inceleme talep edilerek defterlerini ibraz ettiği görüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3) "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
"
Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
"
Madde 83- (1) "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
"
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.(HMK.m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı ve davalı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği görüldü. Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan teklif formuna dayalı olarak yapılan trafo bakım ve onarım işine ilişkin olarak düzenlenen 10.05.2024 tarihli, 171.933,31 TL bedelli fatura karşılığı bedelin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamı, taraf beyanı, sunulan teklif formu, fatura, ticari defter kayıtları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen 10.05.2024 tarihl, faturanın e-fatura sistemi üzerinden elektronik olarak tebliğ edildiği, faturaya karşı davalı tarafından TTK Nun 23/1-b maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal süre içinde herhangi bir itiraz veya red işlemi yapılmadığı, ayrıca fatura içeriği mal ve hizmetin davalıya teslim edildiği halde ödeme yapıldığına dair dosyaya bilgiveya belge sunulmadığı görülmüştür.
Alınan raporda faturanın ticari defterlere usulünce işlendiği, davalı defterlerinde bu alacağa ilişkin herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, davacı şirketin 171.933,31 TL bakiye alacak ve 25.323,66 TL işlemiş faiz yönünden alacaklı olduğu tespit edildiği ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu mahkememizce benimsendiği, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Alacak likid olduğundan icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
H Ü KÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının --- İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 171.933,31 TL asıl alacak 25.323,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 197.256,97-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına,
3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde alınması gerekli 13.474,62- TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.382,38- TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.092,24- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan başvuru gideri, tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.103,00- TL yargılama gideri ve davacı tarafından yatırılan 2.870,78-TL harçtan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 31.561,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.