T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/122 Esas
KARAR NO: 2025/765
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/02/2024
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde beyana göre ----ilçesinde bulunan ----- yükleme yapmak maksadıyla geri manevra yapan müvekkiline ait sürücü ----- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracın----çarpışması sonucu maddi hasarlı ve kaza meydana gelmiş olduğunu, kaza nedeni ile müvekkili aracında ağır hasar meydana gelmiş olduğunu,-----tarafından yapılan tespit ile müvekkili aracında 329.225,62 TL hasar meydana gelmiş olduğunun belirtilmiş olduğunu, bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili aracında meydana gelen hasara yönelik şimdilik 200.000,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
ISLAH:Davacı vekili 23/04/2025 tarihli ıslah dilekçesinde davanın kabulü ile ---tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu hadise incelendiğinde rizikonun poliçe teminatı dışı olduğu tespitinin yapılmış olduğunu, bu nedenle müvekkili sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkilin ------ sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava kasko sigorta poliçesi kapsamında 26/04/2023 günü meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait----- plakalı araçta hasar meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile davalıdan yasal talep koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkin tazminat davasıdır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmış, konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre;Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu,
Meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir ve öngörülebilir bir kaza niteliğinde olduğu,dava konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olmadığı, Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanlar ile kazalı araç botoğrafları incelendiğinde hasarlı olduğu iddia edilen parçaların geri manevra sonucu meydana gelmiş olmasının hayatın olağan akışına ve teknik teamüllere aykırı olduğu,Dosya muhteviyatına sunulmuş olan hasarlı parçaların ancak dava konusu araca sol yan kısmından şiddetle çarpması neticesinde meydana gelebileceği,Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bizzat araç üzerinde Eksper tarafından araç üzerinde inceleme yapılmış olduğunun ve ibraz edilen fotoğraftaki hasarlı parçaların dava konusu araca ait olduğunun kabulü ile yapılan değerlendirmede KDV ve işçilik dahil ( İskontosuz) 417.409,71 TL hasar meydana gelmiş olduğunu,----------sayılı kararı ;Ekspertiz Raporlarının delil niteliğini taşıdığını belirleyen Yasa kuralı ile sigorta ekspertizlerinin sigortalayan ve sigorta ettirene karşı tarafsız ve bağımsı: çalışma ilkeleri gereği tazminat yükümlün nü doğuran olayların nedenlerini ortaya koyan raporlarının hukuken geçerliliği belge niteliği taşıdığının kabulü zorunludur....”Her ne kadar kazanın oluş şekli ile hasarlı parçalar yönünden uyum bulunmasa da Sn. Mahkemenin ara kararı gereği ve davacı vekilinin kazanın oluş şekline yönelik beyanının Sn. Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda ; ---------plaka araç sürücüsü ------ % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu,Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu,"Dosya muhteviyatında iş makinesi ve kamyonun kaza sonrası duruşlarına yönelik fotoğraf dosya muhteviyatında bulunmadığından iş makinesi yönünden değerlendirme yapılamamıştır. Kazanın hemen sonrasında araçların konumuna yönelik görsel sunulması durmunda tekrar değerlendirme yapılmasının uygun olacağı, nihai taktir ve hukuki değerlendirmenin sn. mahkemeye ait olduğu değerlendirilmiştir.Her ne kadar Sn. Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (Asli Kusurlu, Tali Kusurlu, Müterafik Kusur, Hatır Taşıması, Müşterek ve Müteselsil Sorumluluk vb.) tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir." değerlendirilmiştir. "Yönünde beyanda bulunulmuştur. Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında, gerekse de rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. ------ maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya kalkışılması sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminatı kapsamındadır. Diğer taraftan TTK'nin 1409'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği biçimde değil de, sigortacının iddia ettiği biçimde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş biçiminin ----maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan biçimde olmakla birlikte, sigortalı,----- hükümleri uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı biçimde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat yükümlülüğü yer değiştirip sigortalıya geçer. -------Dosyada toplanan delillerle kazanın davacının bahsettiği şekilde kazanın meydana geldiği anlaşıldığı ve davalı sigortalı şirketinin de sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ İLE;
1----------- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 19.097,77 TL harçtan peşin alınan 3.415,50 TL ve ıslah harcı olarak alınan 1.359,00 TL olmak üzere toplam 4.774,50 TL harcın mahsubu ile 14.323,27 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan toplam 4.77450 TL harcın davalıdan tahsili ile ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere ve bilirkişi gideri olarak yapılan 7.324,00 TL olmak üzere toplam 7.812,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 44.732,01 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile , Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -------Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2025