T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/612
KARAR NO : 2025/736
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2022
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından Sayın Mahkemenize hitaben Düzenlenen 01.09.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle:”Müvekkil ..., ---- Noterliğinin ------- Yevmiye numaralı 09/07/2014 tarihli Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile ----- Vergi ----- Şirketi'ndeki %25 payını davalı ... ------ devretmiş, Müvekkili tarafından, belirtilen şirketteki hisseleri aktif ve pasifleri ile birlikte 09/07/2014 tarihinde davalıya devredilmiş olmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ---- Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından ----- numaralı takip dosyası oluşturulmuş ve belirtilen dosyadan müvekkiline 10/03/2022 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmiş, SGK tarafından, müvekkilin hisselerini davalıya aktif ve pasifleri ile devretmiş olduğu tarihten öncesine ilişkin dava dışı şirketin prim borçlarıyla alakalı olarak, hisse oranında 77.600 TL tutarında gönderilen ödeme emrine ilişkin borç, dava dışı tasfiye halindeki şirketin bu borcu ödeyemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle icra tehdidi altında olan müvekkil tarafından ödenmiş, Sayın Mahkemenizce de bilineceği üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Limited şirketlerin amme borçları" başlıklı 35. Maddesinin 2. Fıkrasında " Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fikra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur." Denilmiş, Madde metninden de anlaşılacağı üzere, müvekkil tarafından dava dışı şirketin SGK'ya olan prim borçlarına ilişkin yapılmış ödemeden davalı en azından Müteselsil olarak sorumlu olacağını, ancak; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Sözleşme özgürlüğü" başlıklı 26. Maddesinde "Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler." Denilmiş, Müvekkili ile davalı arasında akdedilmiş olan Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi incelendiğinde, müvekkile ait hisselerin tamamı, şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla davalıya devredildiği, yine söz konusu sözleşmede davalı ... müvekkil tarafından devredilmiş olan hissenin tamamını bütün aktif ve pasifleriyle birlikte, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte devraldığını açık olarak, hiçbir tereddüte mahal vermeyecek bir biçimde ifade etmiş ve imza altına almış, Anlaşılacağı üzere, kanunda kural olarak müteselsil sorumluluk öngörülmüş olsa da tarafların kendi aralarında daha geniş bir sorumluluk kararlaştırmalarını engelleyen bir hüküm bulunmamakta, Bu nedenle müvekkili ve davalı arasında akdedilen sözleşme neticesinde müvekkil tarafından aktif ve pasifleriyle devredilmiş olan hisselere ilişkin amme borcundan davalının sorumlu olacağını, taraflar arasındaki limited şirket pay devri sözleşmesinin içeriğine bakıldığında da, AATUHK'nın 35. Maddesi uyarınca doğabilecek olası bir sorumluluk saklı tutulmamış, müvekkili, ortaklığını tüm hak ve borçlarıyla birlikte davalıya devretmiş, Yani, Yargıtay kararında da yer aldığı gibi müvekkili devir tarihine kadar doğabilecek gerek kamu gerekse özel borçlardan dolayı bir sorumluluk üstlenmemiş, Belirtilen nedenlerle, müvekkilinin ortaklığını tüm hak ve borçlarıyla davalıya devretmesi, her ne kadar ortaklığını devrettiği dava dışı şirketin idareye karşı borcundan dolayı idareye ödeme gerçekleştirilmişse de, limited şirket pay devri sözleşmesi akdettiği davalıya karşı herhangi bir nedenle şirket adına doğmuş borçtan dolayı sorumluluk üstlenmediğinden müvekkil tarafından SGK'ya yapılmış ödeme davalıya rücu edilmiş, Davalı tarafın sorumlu olduğu ancak müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalman bu borca ilişkin olarak ---- İcra Dairesinin -----sayılı dosyasından icra takibi başlatılmışsa da, davalı tarafından dava konusu icra takibine itiraz edilmiş, Tarafımızca dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış, Taraflar arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varamamış ve arabuluculuk son tutanağı 10.08.2022 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandırılmış, yukarıda izah edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakkları saklı kalmak kaydı ile; Dava ve taleplerimizin kabulüne, Davalı tarafın ----. İcra Dairesinin -----. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız İTİRAZIN İPTALİNE VE TAKİBİN DEVAMINA, Haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini,”iddia ve talebinde bulunduğu görülmüştür.
CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmış, konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi kapsamında SGK tarafından tahakkuk ettirilen prim borcunun borçlusunun kim olduğu ile davalıdan tahsiline ilişkin takibe yönelik itirazın iptali , %20 icra inkar tazminatı ilişkin olduğu anlaşılmıştır.----icra Dairesinin ------. sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir.
Bilirkişi rapor içeriğine göre;
1- AATUHK'nun 35. Maddesinde Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu Limited şirketlerin amme borçları (1)(2) Madde 35 - (Değişik: 22/7/1998 - 4369/ 21 md.) Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fikra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fikra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
2------. Noterliği kanalıyla düzenlenmiş 09.07.2014 tarih ----- yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesinde; Ticari merkezi ----- adresinde bulunan ve ----- Ticaret Sicili Müdürlüğünün ----- sicil numarasında kayıtlı bulunan ----- Vergi Dairesinin ----- vergi sicil numarasında kayıtlı-----ŞİRKETİ ünvanlı şirket ortaklarından ben devreden ... adı geçen şirketteki 25.000,00 TL payımın/hissemin tamamını şirket resmi kayıtlarına işlenmemiş ve bilançolarında gözükmeyen borçlar haricinde, şirketin aktifine ve pasifine ilişkin tüm hak ve borçlarıyla birlikte ... isimli kişiye 25.000,00 TL bedel karşılığında devir ettim. Devir bedelini kendisinden nakten ve tamamen aldım.
Ben devralan ..., payını devir eden ... isimli kişinin beyanında yazılı olduğu şekilde, adı geçen şirketteki 25.000,00 TL , tamamını bütün aktif ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte 25.000,00 TL bedel karşılığında devir aldım. Devir bedelini kendisine nakten ve tamamen ödedim. Şeklinde olduğu,Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının hisse devri yapmadan önceki döneme ait borç tahakkuk etmiş olmakla birlikte idareye karşı sorumluluğunun devam etmekte olduğu, AATUK 35. Maddesi uyarınca davacının ödemiş olduğu kamu borçlarını hisseleri oranında davalıdan talebinin yerinde olduğu, bu nedenle davacının ödemiş olduğu tutarı, bununla birlikte Sayın Mahkeme tarafından da yargıtay ----- H.D.------. Sayılı kararının değerlendirilmesi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, davacının hisselerini devralan ortağın hisseleri ortaklığını tüm hak ve borçlarıyla birlikte devir etmiş olduğu, davalının da ortaklığını hisselerini hukuki ve mali yükümlülükleriyle birlikte devraldığı hususu göz önüne alınarak, davacının, davalıdan 23.03.2022 tarihinde ödediği 77.600,00 TL yi 01.04.2022 takip tarihi itibarıyla 77.774,60 TL olarak talep edebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
3- Tarafların faiz, masraf, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin, Muhterem Mahkemenizin takdirleri icinde kaldığı,"Yönünde beyanda bulunulmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından ödenmek zorunda kalındığı iddia edilen şirket adına tahakkuk eden kamu borçlarından davalıların payı oranında sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Limited şirket ortaklarının asli borcu, tüzel kişiliğe karşı taahhüt ettikleri sermayeyle sınırlı olup, ortak bu borcu yerine getirmekle sorumluluktan kurtulmuş olur. Bu nedenle, ortağın limited şirketin borçlarından dolayı kural olarak sorumluluğu bulunmamaktadır. Anılan kuralın istisnalarından biri, AATUHK'nun 35. maddesinde düzenlenen limited şirketin kamu idaresine karşı ödenmeyen veya ödenmeyeceği anlaşılan borçlarıdır. Ortaklar, bu borçlarından dolayı payları oranında idareye karşı sorumludurlar. Bu sorumluluk, idareye karşı bağımsız bir sorumluluk olup, anılan Kanuna 5766 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle payın devri halinde dahi ortadan kalkmayan bir nitelik kazanmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE
2-----. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 76.700,00 TL asıl alacak, 153,07 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 76.700,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 5.239,38 TL harçtan peşin alınan 936,45 TL harcın mahsubu ile 4.302,93 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan toplam 936,45 TL harcın davalıdan tahsili ile ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, tebligat-müzekkere gideri olarak yapılan 2.836,50 TL olmak üzere toplam 2.928,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile , Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekili yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.