T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/589
KARAR NO : 2025/728
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------küçük -------annesi olup gebelik takibi dava dışı ------ tarafından yapıldığını, Yar. Doç Dr. ------ Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi 24.08.2021 tarihlerinden 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere ----- numara ile davalı -------- ŞİRKETİ tarafından düzenlendiğini, müvekkili ------ 20.10.2021 tarihinde ------ kontrolünde doğum sonrası ---- Hastanesinde yapılan Genetik Tetkik sonucu Trizomi 21 Down Sendromlu Küçük ------- dünyaya getirdiğini, doğum her ne kadar-------Hastanesi'nde meydana gelmiş olsa da gebelik süreci 19.10.2021 tarihine kadar dava dışı davalı şirket tarafından sigortalanan ------ Kadın Hastalıkları Uzmanı Yar. Doç Dr. ------- tarafından takip edildiğini, müvekkili ----- gebelik sürecinde 01/03/2021, 04/03/2021, 18/03/2021, 24/03/2021, 26/04/2021, 20/05/2021, 25/06/2021, 27/07/2021, 20/08/2021, 17/09/2021, 12/10/2021 ve 19/10/2021 tarihlerinde dava dışı davalı şirket tarafından sigortalanan ------ Hastanesi Kadın Hastalıkları Uzmanı Yar. Doç. Dr. ----- tarafından muayene edilerek gerekli gebelik takiplerinin yapıldığını, müvekkili gerek sosyo- kültürel yaşantısı, gerek önceki doğumlarından kaynaklı tecrübesi, gerek eğitim seviyesi, gerek sosyal çevresi nazara alındığında gebelik sürecinin çok hassas bir süreç olduğunun bilinciyle, bu sürecin takibine azami özen göstererek, sürecin ekonomik külfetinden kaçınmayarak takibin Özel bir hastanede daha ihtimamlı bir şekilde devam etmesi arzusuyla mezkur hastanedeki hekime yöneldiğini, müvekkilinin bilinçli bir vatandaş olarak gebelik sürecinin nerede, nasıl, hangi doktorun kontrolünde geçirmesinin en doğru olacağı hususlarında üzerine düşen sorumluluğu fazlasıyla yerine getirdiğini, müvekkili ----- iş bu bilinçle yukarıda yazılı tarihlerde rutin kontrollere giderek, doktorunun telkin, tavsiye ve kararları doğrultusunda herhangi bir tahlil vermekten kaçınmadığı gibi, gebelik sürecinde yaşının 37 olması bu yaşlardaki gebeliklerin bilumum riskler barındırma ihtimalleri nedeniyle duyduğu endişeyi doktoruna defaatle izah etmiş, tüm risklere karşı yapılacak her test ve tahlile açık olduğunu, ne yapılması gerekiyor ise yapılmaktan kaçınılmamasını doktoruna bildirdiğini, gebeliğin yaklaşık 15. Haftasında 26/04/2021 tarihli muayene esnasında doktorun tavsiye ve telkinleri sonucunda müvekkil ----- "İkili Test (PAPP-A+ Serbest- total beta HCG)" taramasına esas olmak üzere kan örnekleri vermiş, bu test sonucuna ilişkin doktor müvekkillerine yazılı bir belge ibraz etmediğini, test sonuçları müvekkillerin uhdesine verilmediğini, test sonucuna ilişkin haricen bir bilgilendirme yapılmadığını, iş bu test sonuçlarının akıbetine müvekkillerinin takip eden 20/05/2021 tarihli takip esnasında doktordan sormasının üzerine yine sonuca ilişkin herhangi bir belge ibraz etmeksizin sonuçların yaşına göre normal olduğu beyan ettiğini, Down Sendromu teşhisine yönelik müteakip test ve tahliller hususunda herhangi bir bilgilendirme yapmadığını, gerek mezkur ikili test sonucuna yönelik gerek ise müteakip test ve tahlillere yönelik herhangi bir şekilde yazılı onam almamış, gerekli ve yeterli aydınlatmayı yazılı ve sözlü olarak yapmadığını, 26/04/2021 tarihli muayene esnasında doktorun tavsiye ve telkinleri sonucunda müvekkil ------- "İkili Test (PAPP-A+ Serbest- total beta HCG)" taramasına esas olmak üzere kan örnekleri vermiş olmakla beraber bu test sonuçları ilişkin e- nabız uygulaması üzerinden yapılan kontrollerde sonuç olarak "Tetkikler Dış Laboratuvarda çalışılmaktadır" ibaresinin yazılı olduğu, haricin ilgili sağlık kuruluşunda yaptıkları araştırmalarda bu test sonucuna ulaşamadıklarını, mahkemece yapılacak araştırmalar neticesinde bu test sonucuna ulaşılamaması halinde, örnekler üzerinde ikili teste yönelik tetkiklerin yapılmadığı/ yapılmasının unutulduğu durumu ortaya çıkacağından 6 nolu olaydan hareketle olmayan test sonucuna göre tıbbı kötü muamelede bulunulduğunun kabulü gerekeceğinden dava dışı doktorun açık ve ağır kusurunun da sabit olacağını, 12/10/2021 ve 19/10/2021 tarihli gebelik durumu takiplerinde dava dışı davalı şirket tarafından sigortalanan doktor tarafında da Down Sendromuna yönelik herhangi bir tahlil istenmediğini, bu yönde bir şüphe sebebi ileri sürülmemiş, sendroma yönelik gerekli ve yeterli bir aydınlatma yapılmamış, müvekkillerin her şey yolunda minvalinde bir süreç yaşatılmasına rağmen müvekkiller başlarına gelecek ruhsal ve manevi felaketten habersiz bir şekilde doğumu beklemeye itildiğini, Müvekkil ------- gebelik sürecinde 01/03/2021, 04/03/2021, 18/03/2021, 24/03/2021, 26/04/2021, 20/05/2021, 25/06/2021, 27/07/2021, 20/08/2021, 27/08/2021, 31/08/2021, 17/09/2021, 12/10/2021 ve 19/10/2021 tarihlerinde bir çok defa tahlil ve test yaptırmış olup, 2021 yılı şartlarında Tıp İlminin geldiği nokta nazara alındığında tümüyle mezkur doktorun incelemesine açık olan tahlil ve test sonuçlarının bir yada bir kaçında küçüğün Trizomi 21 Down Sendromlu olup olmadığına dair yüksek risk faktörü sonuç olup olmadığı, mahkemece yaptırılacak Adli Tıp Kurumu/ Bu yönde oluşturulacak Uzman Bilirkişi Kurulu incelemesiyle ortaya çıkması halinde, bu hususta gerekli inceleme ve araştırmayı yapmayıp, sonucu hakkında bir işçi hassasiyeti/ sadakatiyle görev yapmak durumunda olup müvekkillerimiz bilgilendirmeyen mezkur doktorun mesleğini ifası esnasında aydınlatma yükümlülüğünü ağır ve açık bir şekilde ihlal ederek Tıbbi Kötü Muamelede bulunduğu anlaşılacağını, nedenlerle dava dışı doktorun çalışmakta olduğu sağlık kurumuna ----- Gönderi Takip Sorgusu ve Başvuru Evrakından anlaşılacağı üzere 10.06.2022 tarihinde resmi olarak yazılı başvurulmasına rağmen netice alınamaması üzerine, ------ Arabuluculuk Bürosundan verilme 27/07/2022 tarih -------- numaralı Arabuluculuk Son Tutanağından anlaşılacağı üzere arabuluculuk girişiminin de sonuçsuz kaldığını, dava dışı doktorun kusur ve müvekkil ------ maluliyet durumu yargılama esnasında bilirkişi incelemesiyle ortaya konup akabinde tazminat hesabı yapılacağından fazlayı ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, yasal düzenlemelerden hareketle hekimin, görevini özenle yerine getirerek hastanın bilgi alma hakkı kapsamında onu aydınlatmalısı gerektiği, hekimin down sendromunu teşhise yönelik bir hatasının veya bu anomaliyi teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmamasının sorumluluğunu doğuracağının kesin olduğunu, Down Sendromu kalıtsal hastalığın gebelik takibi sürecinde İkili Test, Üçlü Test, Dörtlü Test, Ultrason Analizi gibi yöntemlerle annenin yaşı, ırkı, kalıtsal yada kronik hastalık durumları, önceki doğumlarındaki durumlar ve sair etmenler göz önünde bulundurularak yapılacak analizler neticesinden istatiksel olarak risk durumunun ortaya konulabildiği,risk analize göre Down Sendromu pozitifliği, negatifliği, yalancı pazitifliği, yalancı negatifliği, yüksek veya düşük risk gibi sonuçlara ulaşılabildiği, tek başına hiç bir istatiksel sonuca kesin tanı gibi bakılıp itibar edilemeyeceği, diğer bir ifade ile sonuç down sendromu yüksek risk sonucu elde edilse dahi çocuğun sağlıklı doğabileceği, yada düşük risk sonucuna ulaşılsa dahi çocuğun down sendromlu doğabileceği, Amniyo Sentez Sıvısı Genetik İncelemesinin gebelik sürecinde çocuğun down sendromlu olup olmadığına yönelik kesin tanı için yeterli olduğunu, diğer bir ifade ile down sendromunun gebelikte kesin olarak iş bu yöntemle tespit edilebildiği, 35 yaş üstü gebeliklerde risk analizi sonucu ne olursa olsun mutlaka kesin tanı için Amniyo Sentez Sıvısı Genetik İncelemesinin hekim tarafından hastaya önerilmesi gerektiği, diğer gebeliklerde de risk durumuna göre Amniyo Sentez Sıvısı Genetik İncelemesinin hekim tarafından hastaya önerilmesi gerektiği, Amniyo Sentez Sıvısı Genetik İncelemesine esas sıvının plesantadan alımı esnasında enfeksiyon riskinin ve bu enfeksiyon nedeniyle %1 olan düşük doğum riskinin hekim tarafından hastaya izah edilmesi, bir yandan down sendromu risk durumu bir yandan düşük riski durumu artı ve eksilerine ilişkin hastanın sosyokültürel seviyesi de nazara alınarak onun anlayabileceği bir üslupla ve onun anlayabileceği bir zaman diliminde yönlendirilmeden, yanlış yada eksik bilgilendirilmeden, tam bir aydınlanma sağlanarak hastanın Amniyo Sentez Sıvısı Genetik İncelemesi yaptırıp yaptırmayacağına dair açık, şuurlu ve hür iradesini ortaya koymasını sağlaması gerektiği, hastada böyle bir irade vücuda gelmiyor ise de hekimin üzerine düşen aydınlatma görev ve sorumluluğu eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi gerektiği, her ne kadar hekimin her bir hastanın her muayenesi esnasında hastanın aydınlatıldığına dair yazılı belge oluşturması ve bunu arşivlemesi mevzuat yönüyle zorunlu değilse de, hekimin hastayı eksiksiz bir şekilde aydınlattığının ispatı açısından en azından yukarıda değinilen test ve incelemelere dair hasta aydınlatmaya ilişkin yazılı belgelerin oluşturulmasının zorunlu olmasa da önemli olduğu, hekimin hastayı takibin tüm aşamalarında gerektiği kadar aydınlattığını her türlü delille ispat edebileceği, hastanın gebelik takibi süresince yeterince aydınlatılıp aydınlatılmadığının ispat yükünün hekimde olduğu, Down Sendromlu doğum nedenli maddi ve manevi tazminat davalarında doğrudan özel yada kamu hekimine yönelinecekse TBK 502 ve devamı maddelerince 5 yıllık zamanaşımı süresinde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, Özel Kurum ve hekimine yönelinecekse Tüketici Kanunu kapsamında 10 yıllık zamanaşımı süresinde Tüketici Mahkemelerinin Görevli olduğu, Kamu Kurumu ve Hekimine yönelinecekse İdare Hukuku ilkelerine göre Hizmet Kusuruna dayalı Tam Yargı Davası kapsamında 5 yıllık zamnaaşımı süresinde İdare Mahkemelerine, 2010 yılından bu yana uygulanan Hekimin Tıbbi Kötü Uygulamalarına Karşı Mesleki Zorunlu Sorumluluk Sigortası Şirketine yönelinecekse Türk Ticaret Kanunu kapsamında 10 yıllık zamanaşımı süresinde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, Tüketici ve Ticaret Mahkemelerine yönelinecekse arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu, diğer bir ifade ile dava açmadan evvel arabuluculağa başvurunun zorunlu olduğu, hekimin Tıbbi Kötü Uygulamalarına Karşı Mesleki Zorunlu Sorumluluk Sigortası Şirketine yönelinecekse şirketin talep tarihindeki poliçe üst limitiyle sorumlu olduğu, Down Sendromlu doğum nedenli maddi ve manevi tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanununun 49 ila 56. Maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümlerinin işletileceği buna göre ölüm halinde; cenaze giderlerinin, Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıpların, Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların, Ölüm gerçekleşmeyip bedensel zarar söz konusu ise tedavi giderlerinin, kazanç kaybının, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpların, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpların maddi tazminat olarak, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın veya Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak talep edilebileceği,
Down Sendromlu doğum nedenli maddi ve manevi tazminat taleplerinde hekime yada hekimin çalıştığı ilgili Özel- Kamu Kurumuna yönelindiğinde hekimin talebi ilgili Sigorta Şirketine ihbar edebileceğini, takibi için hizmetine başvurduğu dava dışı Yar. Doç Dr------ Tıbbı Kötü Uygulaması nedeniyle müvekkillerimizi maddi ve manevi olarak zarara uğramakla iş bu davayı ikame ettiklerini, müvekkillerin Nüfus Kayıt Örneklerinin UYAP sistemi üzerinden çıkartılıp dosya arasına alınmasını, Müvekkillerin sosyal durumlarına delalet etmek üzere UYAP sistemi üzerinden sabıka kayıtlarının çıkartılarak dosya arasına alınmasını, müvekkillerin ikamet etmekte olduğu yer İlçe Emniyet Müdürlüğüne (------ İlçe Emniyet Müdürlüğü) müzekkere yazılarak sosyo- ekonomik durum araştırması yapılmasını, Davalı şirket tarafından tanzim edilen 24.08.2021 tarihlerinden 1 yıl süre ile geçerli ------ numara Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin onaylı suretinin davalı şirketten istenilmesini, ------ Sosyal güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak müvekkillerin sigorta kayıtlarının istenilmesini, Müvekkil---- tedavi gördüğü --------Hastanesi)'ye müzekkere yazılarak 01/03/2021, 04/03/2021, 18/03/2021, 24/03/2021, 26/04/2021, 20/05/2021, 25/06/2021, 27/07/2021, 20/08/2021, 17/09/2021, 12/10/2021 ve 19/10/2021 (veya 01.03.2021 ila 19.10.2021 tarihleri aralığındaki tüm kayıtlar) tarihli muayene hastane kayıtlarının sadece ekipriz raporuyla yetinilmeyerek her bir muayene için oluşturulan hasta dosya evraklarının tamamının onaylı bir örneğinin istenmesini, müvekkil ------ doğum yaptığı------ adresinde yerleşik bulunan ------- Hastanesine müzekkere yazılarak 20.10.2021 tarihli muayene hastane kayıtlarının sadece ekipriz raporuyla yetinilmeyerek muayene için oluşturulan hasta dosya evraklarının tamamının onaylı bir örneğinin istenmesini, müvekkil ------ Tıbbi Genetik inceleme için başvurduğu ------- adresinde yerleşik bulunan ------Hastanesine müzekkere yazılarak 25.10.2021, 31.10.2021, 19.11.2021, 23.04.2022, 30.05.2022, 02.08.2022 tarihli muayene hastane kayıtlarının sadece ekipriz raporuyla yetinilmeyerek her bir muayene için oluşturulan hasta dosya evraklarının tamamının onaylı bir örneğinin istenmesini, müvekkili------Tıbbi Genetik inceleme ve Sağlık Kurulu müracaatı için başvurduğu -----adresinde yerleşik bulunan ------ Hastanesine müzekkere yazılarak 30.11.2021, 22.12.2021, 05.04.2022, 30.05.2022 tarihli muayene hastane kayıtlarının sadece ekipriz raporuyla yetinilmeyerek her bir muayene için oluşturulan hasta dosya evraklarının tamamının onaylı bir örneğinin istenmesini, evrakların celbine müteakip dosya Adli Tıp Kurumuna veya Üniversite Öğretim Üyelerinden Oluşturulacak Konusunda uzman akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kuruluna gönderilerek dava dışı doktorun Tıbbi Kötü Muamelesinin bulunup bulunmadığı (kusur) hususunda rapor aldırılmasını, Evrakların celbine müteakip dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilerek müvekkil ------ iş gücü kaybı/ işgözmezlik (malüliyet) durumu hakkında rapor aldırılmasını, Evrakların celbine müteakip dosya Hesap Bilirkişine/ Kuruluna gönderilerek kusur ve maluliyet durumuna göre tazminat hesabı hususunda rapor aldırılmasını ve resen gözetilecek nedenlerle ilgili diğer yazışma ve araştırmanın yapılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davamızın kabulü ile; 10.000,00-TL Manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacı ------- ödenmesine, 10.000,00-TL Manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacı -------- ödenmesine, 10.000,00-TL Maddi tazminatın ve 20.000,00-TL Manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacı------- ödenmesine, yargıma harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zarar sigortalarından doğan davalar, sigorta, bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken yahut şart kılınan taşınıra ilişkinse, malın bulunduğu yerde; bir yerde sabit bulunması gerekmeyen veya şart kılınmayan bir taşınıra ilişkinse, rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir. (Sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetki HMK - m.15) Dava konusu olay sebebiyle hizmete bağlı zarar sigortasından talepte bulunulduğunu, söz konusu hizmet ------ Hastanesi'nde verilmekte iken bir zarar ortaya çıktığı iddiasına ilişkin olduğunu, rizikonun gerçekleştiği iddia edilen yer ------ olup yetki itirazında bulunduklarını, huzurdaki dava bakımından birden fazla kesin olmayan yetki kuralının söz konusu olduğunu, ------- Asliye Ticaret Mahkemesi görevli ve yetkili iken yetkisiz mahkemede açılan huzurdaki davanın usulden reddini, işbu dava vesilesiyle mahkeme nezdinde talep edilen hak ve alacaklar zamanaşımına uğradığını, TTK madde 1420 ''Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ... geçmekle zamanaşımına uğrar.'' demektedir. Müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçenin mevcut olması gerektiğini; olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tazminatların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, HMK md.121 vd. gereği, müvekkili şirket nezdinde mevcut olan poliçe; olay tarihi olan 01.03.2021'i kapsamadığını, somut olaya ilişkin olarak, hekimin, ilk tazminat talep tarihinden poliçesinin hangi şirkette olduğu ve olay tarihinde herhangi bir Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığının tespiti için TRAMER (SBM)'ye yazı yazılmasın, nitekim davacı yan tarafından, müvekkil şirketçe sigortalı bulunduğu iddia edilen hekim Doç. Dr. ------- tarafından takip edildiği iddia edilen kısma yönelik itham ve iddialarda bulunulmuş olup; HMK md.64 vd. Uyarınca işbu davanın sonuçları kendisini de etkileyebileceğinden, davanın, sigortalı hekime ihbarını, HMK madde 119/2 gereği; dava dilekçesinin açıklatılmasını, davacı yanın, iddia edilen eyleme ilişkin hiçbir detay vermediğini; olay ve vakıaları sıralamamış her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğini de bildirmediğini, dava dilekçesinde yer alan tek husus küçüğün down sendromlu olduğu iddiası ile sınırlı olup onun dahi ispatlanamadığını, ne tedavi evrakları, ne test sonuçları, ne de sigortalı hekim ile iddia edilen zararın illiyet bağını gösterir bir delilin mevcut olmadığını, üstelik, HMK md.119 1-(ğ) bendi gereği talep sonucunun açık olması gerekir; davacı yan tarafından talep edilen maddi tazminatın hangi zarara ilişkin olduğunun açık olmadığını, HMK md.119/2 gereği davacı taleplerinin açıklatılmasına karar verilmesini, işbu dosya kapsamında davalı hekim Doç. Dr. ------ dava konusu olay benzeri riskler bakımından müvekkil şirket tarafından tanzim edilen 24.08.2021-2022 vadeli ------- poliçe nolu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile güvence altına alındığını, söz konusu poliçe vadesi davacı ------- 01/03/2021, 04/03/2021, 18/03/2021, 24/03/2021, 26/04/2021, 20/05/2021, 25/06/2021, 27/07/2021, 20/08/2021 tarihli dava dilekçesinde iddia edilen muayene süreçlerini kapsamadığını, bu tarihlerde gerçekleştiği iddia edilen tıbbi kötü uygulama bakımından müvekkil şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayın ne şekilde meydana geldiği; doğum öncesi gebelik takiplerinin hangi hastanelerde hangi tarihlerde hangi hekim tarafından yapıldığı, gebelik takibine ilişkin yapılan test ve sonuçları yer almadığını, dava dilekçesinde yer alan tek bilginin küçüğün down sendromlu doğduğu olduğunu, iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir buna rağmen sigortalı hekimin kusuruna dayalı olarak tazminat talep eden davacı yan, davasını ispata yarar maddi vakıaya ilişkin hiçbir bilgi ve delil sunmadığını, HMK madde 190 ''İspat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
'' demektedir. HMK madde 190 uyarınca sigortalı hekimin kusurlu olduğunu iddia eden davacı yan, bu iddiasını somut deliller ile ortaya koymasını, gebelik takibinin; yaklaşık 40 haftaya yayılmış bir süreç olduğunu, bu sürecin farklı aşamalarında farklı hekimler, uzmanlar ve hastaneler yer alabileceği gibi, hastanın sürecin farklı dönemlerinde tedavi ve takiplerini üst merkezler, dış merkezler ve dahi Özel Hastanelerde yürütebileceğini, gebelik takibinde hastalar çoğu kez birden fazla hastanede farklı hekimler tarafından muayene edilmekte; özellikle her test ve tetkikin her yerde yapılamadığı gözetildiğinde, farklı tıp merkezlerinde çeşitli test ve tetkikler yaptırabildiğini, bu nedenle; davacı küçük ------- doğum tarihinden 12 ay öncesini içerecek şekilde; davacı annenin (------) gebeliğinin sonuçlandığı tarih ve 12 ay öncesini içerir MEDULA kayıtlarının Sosyal Güvenlik Kurumundan getirilmesini; kayıtlardan tespit edilecek hastanelerden ve tıbbi merkezlerden, tüm test ve tetkiklerin, hasta dosyalarının, raporların celbini, zira, hasta dosya notlarında görüldüğü üzere test ve tetkikler çoğunlukla dış merkezlerde yapıldığını, ayrıca tek başına Sağlık Bakanlığı sistem evraklarının yeterli olmadığını, maddi vakıanın gerçekleştiği tarihi kapsayan, poliklinik defterleri ve epikrizler ile fiziki hasta dosyasının da hastaneden celbinin gerektiğini, maddi vakıa ancak hastanın gebelik sürecinde hangi merkezlerde hangi hekimler tarafından takip edildiği; ne gibi test ve tetkiklerin yapıldığının tespiti ve hasta dosyalarının celbi ile aydınlatılabileceğini, davanın sigortalı hekime ve hastaneye ihbarı; sigortalı hekimin de savunmalarının ve konuya ilişkin beyanlarının alınması; gebelik takibi yapılan ilgili tüm merkezler ve buna ilişkin test-tetkiklerin celp edilmesinin ardından; ilgili uzmanlık alanlarından bir heyet oluşturularak; üniversitelerden öğretim görevlisi ve tercihen profesör doktor bilirkişiler seçilerek;
Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı perinatoloji uzmanı öğretim görevlisi PROF. DR. hekim; (olayın gebelik takibine ilişkin olması nedeniyle)
Tıbbi Genetik Uzmanı öğretim görevlisi PROF. DR. hekim (down sendromunun genetik analiz ve danışmanlık gerektiren bir hastalık olması nedeniyle)Deontoloji (Tıbbi Etik) Uzmanı bir hekimden (Hekimin tıp kuralları, etik kuralları, ilgili yönetmelik ve mevzuat kapsamında işlemlerinin uygun olup olmadığının değerlendirilebilmesi nedeniyle)
oluşacak bir heyete dosyanın tevdiini, davacı yanın ekonomik ve sosyal durumunun araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının davacı yanı zenginleştireceği açıkça ortada olduğundan bu hususta da itirazlarının bulunduğunu, öncelikle zamanaşımı itirazımız gereği davanın reddini, öte yandan,
HMK md.64 vd. gereği davanın Dr. ------- ihbarına,HMK md.119/2 gereği dava dilçesinde dayanılan olay ve maddi vakıalar ile talep sonucun açıklatılması için davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesine; celp edilmesi gereken delil ve kayıtların; MEDULA kayıtları ile bu kayıtlardan tespit edilecek hasta dosyaları, test ve tetkik sonuçları ile belgelerin celbine;
Medula kayıtları ve ilgili tüm hasta dosyaları geldiğinde, dosyanın Adli Tıp Kurumu ------- İhtisas Dairesine gönderilmesine; aksi halde üniversitelerden üç kişilik heyet oluşturularak Perinatoloji - Tıbbi Genetik - Deontoloji bölümlerinden tercihen öğretim görevlisi-Prof.Dr. bilirkişilere dosyanın tevdii edilmesine; her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce işbu dosyada, Perinatoloji, Kadın Doğum Uzmanı ve Tıp Hukuku alanında uzman bilirkişilerin raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; DOSYA İNCELENMESİ ADLİ VE TIBBİ DOSYALAR İNCELENDİĞİNDE : -Davacı vekilinin verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerind------ gebelik takibinin -------- tarafından yapıldığını,------- Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin 24.08.2021 tarihinde 1 yıl süreli olmak üzere ------- numara ile davalı sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, 19.10.2021 tarihine kadar takibi ------ tarafından yapılan müvekkili ------ 20.10.2021 tarihinde -----kontrolünde doğum yaptığını, doğum sonu------Hastanesinde yapılan genetik testin sonucunun "Trizomi 21 Down Sendromu" çıktığını, müvekkilinin 01.03.2021, 04.03.2021, 18.03.2021, 24.03.2021, 26.04.2021, 26.04.2021, 20.05.2021, 25.06.2021, 27.07.2021, 20.08.2021, 17.09.2021, 12.10.2021 ve 19.10.2021 tarihlerinde davalı şirket tarafından sigortalanan Dr.------ tarafından takiplerinin yapıldığını, müvekkilinin yaşının 37 olması sebebiyle bu yaşlardaki riskleri sık sık takip eden hekimine karşı dile getirdiğini ve takibinde gerekli hassasiyeti gösterdiğini, müvekkilinin gebeliğin yaklaşık 15. haftasında 26.04.2021 tarihli muayene sonucunda doktorun tavsiye ve telkinleriyle "İkili test (PAPP-A+Serbest- total beta HCG) için kan verdiğini, test sonuçlarının müvekkiline verilmediğini, 20.05.2021 tarihli muayenesinde hekimi tarafından kendisine sonuçların yaşına göre uygun olduğunun söylendiği fakat yine kendisine belge ibraz edilmediğini, yazılı onamının alınmadığını, gerekli ve yeterli aydınlatmanın yazılı ve sözlü yapılmadığını, e-nabız üzerinde yapılan incelemelerde de "Tetkikler dış laboratuarda çalışılmaktadır" ibaresi haricinde bilgi bulunmadığını, daha sonra yapılan takiplerinde de Down sendromu ile ilgili herhangi bir tetkik istenmediğini, ----- Arabuluculuk Bürosunun 27.07.2022 tarih ve------ sayılı Arabuluculuk Son Tutanağında gösterildiği şekilde anlaşma sağlanamadığını, yasal düzenlemelerden örnekler verilip, hastanın konu ile ilgili aydınlatılmadığını, üçlü test, dörtlü test, ultrason analizi gibi işlemlerin yapılmadığını, amniyosentez sıvısı gebelik incelemesinin yapılmadığını ve müvekkiline önerilmediğini, hekimin üzerine düşen aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, aydınlatma ispat yükünün hekimde olduğunu, belirterek 40000 TL manevi ve 10.000 TL maddi olmak üzere toplam 50000 TL tazminat ve davanın kabulünü talep ettiği görülmektedir. Davalı Sigorta Şirketi vekilinin verdiği cevap dilekçesinde özetle; Usulen yetki ve zaman aşımı itirazında bulunulduğu, delillerin kendilerine sunulmadığı, poliçenin 01.03.2021 tarihini kapsamadığı, davanın sigortalı hekime ihbarını talep ettiği, davacı tarafından iddia edilen eyleme ilişkin hiçbir detay verilmediğini, dava konusu olayın ne şekilde meydana geldiği ve gebelik takiplerinin hangi hastanelerde kimler tarafından yapıldığının belli olmadığı, dava dilekçesindeki tek bilginin çocuğun down sendromlu doğması olup ispata yarar maddi bilgi ve delil sunulmadığı, doğumdan önceki tüm poliklinik kayıtları, epikrizleri test sonuçları ile raporların celp edilmesini istedikleri, davacının -------- Hastanesindeki takiplerinin de farklı hekimlerce yapıldığını, Down sendromu riskini belirgin kılan 3 faktör bulunduğunu, bunların 35 yaş üstü anne yaşı, öyküsünde anomalili bebek doğurma öyküsü ve USG'de saptanan şüpheli bulguların varlığı olduğu, davacı annede 3 düşük öyküsü bulunduğu, sigortalı hekimin hastayı ileri yaş nedeniyle ikili teste yönlendirdiği, test sonucunun yüksek riskli gelmesi üzerine hastaya amniosentez hakkında bilgi verilip, 3. Basamak sağlık hizmet sunucusunda amniosentez testi yapılmasını önerdiğini, CVS(koryon Villus Biyopsisi) amniyosentez, kordosentez gibi invaziv işlemlerin gerek gebe gerekse de bebek açısından ciddi riskler taşımasına, amniyosentez işleminde 1/100, CVS'de ise 2/100 oranında bebeğin ölüm riski olmasına rağmen, davacı annenin amniosentez testinin 1/100 düşük tehlikesi barındırması ve daha önce 3 kez düşük yapması sebebiyle bebeği ne olursa olsun doğurmak istediği, tüm bilgilendirmelerin hastane kayıtlarına işlendiği, yapılan bilgilendirmelerin hastayı psikolojik olarak yıpratması nedeniyle kontrollere gelmeyip, çocuğu başka bir hastanede doğurduğu, sigortalı hekimin tam, eksiksiz ve özenle hizmet verdiği, amniosentez yapma yetkisinin 3. Basamak hastanelerde "perinataloglarda" olduğu, aktif tedaviye katılım yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve perinataloji bölümünde muayene olmayan davacının şikayetçi olmasının hakkın kötüye kullanılması olduğu, tıbbi standartları uygulayan hekimin kusurlu ve sorumluluğundan söz edilemeyeceği, küçüğün Down sendromlu olup olmadığının ve Down sendromlu oluşunun hekim ile illiyet bağının olup olmadığının ATK tarafından tespitinin istendiği, tazminat taleplerinin dayanaksız ve fahiş olduğunu, Down sendromunun genetik bir bozukluk olup, 1/800 bebekte görüldüğünü, bilirkişi kurulu teşekkül ettirilip rapor alınması gerektiğini beyan ettiği, beyanına yüksek yargı kararlarını ilave ettiği görülmektedir. İhbar olunan ------- vekilinin verdiği beyan dilekçesinde özetle; 27.05.2022 tarih ve ------ sayılı ------ gazetede yayımlanan7406 sayılı kanun ve 15.06.2022 tarihinde ----- sayılı ------- Gazetede yayımlanan Sağlık Meslek Mensuplarının Tıbbi İşlem ve Uygulamaları Nedeniyle Soruşturulmasına ve İdarece Ödenen Tazminatın Rücu Edilmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre görevini kötüye kullandığı kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla sabit olursa doktor ve sigorta şirketinden tazminat talep edilebileceği, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği, hiçbir hastanın down tarama testlerine zorlanamayacağını, özellikle viabilite sınırı olan 24. Hafta itibarıyla Down sendromlu bebeğin alınsa dahi yaşamaya devam edebileceğinin değerlendirilmesinin gerektiği, hastanın Down sendromu açısından yüksek risk taşıdığı durumlarda bile hekimin yükümlülüğünün amniosenteze yönlendirmekten ibaret olduğu, aydınlatmanın görevinin perinatoloji uzmanı veya tıbbi genetik uzmanının olduğu, müvekkil hekimin müdahalesi ne yönde olursa olsun davacı küçüğün Down sendromlu doğacağının tartışmasız olduğu, zira günümüzde Down sendromu tedavisinin bulunmadığını, hiç dünyaya gelmeme ile diğer taraftan Down sendromlu olarak dünyaya gelme ihtimalleri değerlendirildiğinde, doğru bir eğitim ile Down sendromlu hastanın evlenebileceği, çalışabileceği, hayat kurabileceğinin dikkate alınması gerektiği, gebelerde Down sendromlu çocuk doğurma ihtimalinin 1/3000 olduğunu, amniosentez kordosentez risk oranının ise 1/100 ile 1/200 aralığında olduğunu, güncel tıp uygulamalarında tarama testleri ve diğer risk faktörlerinin analiz edilerek Down sendromlu bebek dünyaya getirme riski 1/300 ve daha yüksek olan hastalarda amniyosentez endikasyonu olduğunun kabul edildiğini, tarama testleri yönünden yapılacak işlem herhangi bir risk içermediğinden tarama testleri için yazılı onam şartının bulunmadığını belirterek bilgilendirmenin hastanın somut durumuna göre yapılacağı konusunda yüksek yargı kararları bulunduğu, ve HGK kararı(------ gereği davanın reddini talep ettiği, dilekçesi ekine muhtelif yüksek yargı kararı koyduğu görülmektedir. Davacı vekilinin dava dilekçesi eklerini fiziken sunduğu 23.08.2022 tarihli dilekçe ekinde e-nabız çıktılarının bulunduğu, 04.01.2021 ile 20.10.2021 tarihleri arasında 34 takip tespit edildiği, 19 takibin Kadın Doğum Branşında olduğu, 17 takibin -----, diğer ikisinin ise ---- tarafından gerçekleştirildiği, ------- son takip tarihinin 19.10.2021 olduğunun belirtildiği görülmektedir. ------ Hastanesinin 02.02.2023 tarih ve ------sayılı yazısı ile gönderdiği tıbbi belgelerde ------ takip ve tedavi evrakları bulunduğu, 10.05.2021 tarihinde Dr. ------- tarafından yapılan gebelik muayenesinde; FKA:+, AFİ:Yeterli, NST(Nonstres Test): Reaktif, TA:90/50 mmHg olduğu ve bir hafta sonra kontrol önerildiği, 19.03.2021 tarihinde düşük tehdidi nedeniyle aldığı Dr. ------- tarafından düzenlenen ilaç kullanım raporunda ''Tekrarlayan düşükler nedeniyle enoksaparin kullanımı uygundur'' notunun bulunduğu, 20.05.2021 tarihinde Dr.------- tarafından yapılan muayene ve tetkik sonucunda; genel izlem ve tedavi bölümünde; " BPD: 16+4, AC: 16+2 FL:16, ORT 145 gr/12 cm, FKA(+) AFİ: Yeterli, Diğer tedavi: İkili test yaş riski 1/174, DOWN sendromu riski 1/378 gelen hastaya amniosentez ve anne kanından fetal DNA önerildi. Hastaya bilgi verildi. Amniosentez önerildi Hasta düşünmek istediğini söyledi. 1 ay sonra kontrol önerildi." notunun bulunduğu, 25.06.2021 tarihinde Dr.------- tarafından yapılan muayenesi ve tetkik sonucunda; " BPD 21+3, AC 20+6, FL 20+1, ORT 370gr/22 cm FKA + AFİ yeterli. Hastaya tekrar amniosentez ve anne kanından fetal DNA önerildi. USG muayenesinin kesin sonuç vermeyeceği anlatıldı. Hasta kendisinde daha önce düşükler olduğu ve bu işlemde de düşük riski olabileceği için amniosentez yaptırmak istemediğini söyledi. Ne olursa olsun bebeği aldırmayacağını Down sendromlu olsa bile gebeliği devam ettireceğini söyledi. İşlemi kabul etmeyen hastadan imza alınmak istendi, ancak hasta imza vermeden poliklinikten ayrıldı. 1 ay sonra kontrol önerildi. OBS USG Normal " notunun bulunduğu, indirekt coombs testinin negatif olarak bulunduğu, 26.06.2021 tarihli Obstetrik USG İncelemesinde; " plesanta sol posterior grade 1 makat prezentasyon izlendi. BPD 50 mm 21 hafta 2 gün, HC 184mm 20 hafta 6 gün, AC 153 mm 20 hafta 4 gün, FL 32 mm 20 hafta 1 gün, USG yaşı 20 hafta 5 gün ile uyumludur. Fetal ağırlık 353 gr, amnion sıvısı yeterli, fetal kraniumda lateral ventriküller normal genişlikte, her 2 böbrek gelişimi normal, mide ve mesane boşlukları görüldü, umblikal 3 damar izlendi" notunun bulunduğu, 20.08.2021 tarihinde Dr.------ tarafından yapılan muayenesinde BPD: 20+2, AC: 29+1, FL: 28+1, Ort:1300 gr/35 cm., FKA: +, AFİ: Yeterli olarak bulunduğu ve bir ay sonra kontrol önerildiği, 17.09.2021 tarihli ------ tarafından düzenlenen epikrizde; BPD 3243, AC 32, FKL 32 ORT 1860 gr/43cm, AFİ yeterli, 3 hafta sonra kontrol önerildi notunun bulunduğu, 12.10.2021 tarihinde Dr. -------- tarafından yapılan muayenesinde: BPD: 36, AC: 36+3, FL: 35, Ort: 2820 /47 cm, FKA: +, AFİ: Yeterli, NST: Reaktif notunun bulunduğu, 19.10. 2021 tarihinde Dr. ------ tarafından yapılan muayenesinde; FKA: +, AFİ: Yeterli, NST: Reaktif TA:90/60 mmHg, Bir hafta sonra kontrolönerildi notunun bulunduğu, 6-------- Hastanesinin 01.02.2023 tarih ve ----- sayılı yazısı ekinde ------- tedavi kayıtlarının bulunduğu, Dr.------ tarafından düzenlenen 20.10.2021 tarihli doğum raporunda; fizik muayenede jinekolojik USG'de BPD'nin 37 olduğu, Fizik Muayenede; FKA(+), plasenta posterior, amnios mayii normal, baş geliş olarak kayıt bulunduğu, AKŞ:112, HGB:13,2, anti HCV: 0-08, Anti HIV: 0,37 ve HBs Ag: 0,64 olduğu, Tanının 80K Rh uyuşmazlık reaksiyonu ve o80 Tek spontan doğum olduğu, hastaya kan uyuşmazlığı nedeniyle rhophlac 300 MCG uygulandığı, clasem 600 1x1, ferrum 1x1 ve anestol reçetesiyle taburcu edildiği, bila tarihli Kadın Doğum Hastalıkları Onam Formunun------ imzalı olduğu, Onam formundaki bilgilerin HHY 15. Maddesindeki hususları karşılar nitelikte olduğu, kalite standartları gereği bulunması gereken formların dolu ve yazı ekinde bulunduğu,----- tarafından 21.10.2021 düzenleme tarihli,------ doğum raporunda; anne gebelik süresinin 37 hafta 5 gün olduğu, doğum tarihinin 20.10.202 saat 13.33 olduğu, cinsiyetin kız, boy 50 cm, kilo 2920 g, baş çevresi 31 cm olarak kayıtlı olduğu, 8- ---- Hastanesinin 01.02.2023 tarih ve------ sayılı yazısı ile gönderdiği tıbbi belgelerde------- tıbbi bilgi ve belgelerinin örnekleri bulunduğu, tüm tetkik ve takiplerin 20.10.2021 olan doğum sonrası tarihleri içerdiği, 25.10.2021 tarihinde Tıbbi genetik polikliniğinde "periferik kanda kromozom analizi" isteğinin yapıldığı, tıbbi genetik polikliniğinde 30.05.2022 istem zamanlı 27.07.2022 uzman onaylı tetkik sonuç bölümünde "genetik birimine yönlendiriniz" notunun bulunduğu, ------ Hastanesi tarafından------ adına düzenlenen 22.12.2021 tarih ve ------ sayılı Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporunda Bilişsel Gelişim Alanında; kavramsal, toplumsal ve uygulamalı alanlarda yetersizlik ve uyumsal işlevde eksiklikler(sınır düzeyde riskli bebek) bulgularıyla R62.0 Gecikmiş Dönüm noktası tanısı, Hareket Gelişim Alanında; motor retardasyon bulgularıyla F82 Motor Fonksiyonda özel gelişimsel bozukluk tanısı, Kalıtsal-Doğmalık Hastalıklar Alanında ; Down sendromu ile uyumlu genetik raporu mevcut(Mikrogen lab:47XX+21(Trizomi 21) bulgusuyla Q90.9 Down sendromu, tanımlanmamış tanısı bulunduğu ve her 3 alanda da" Özel Gereksinim Vardır" kanaatinin bulunduğu, rapor süresinin 1 yıl olduğu ve özel gereksinim düzeyi bölümünde "Kalıtsal-Doğmalık Hastalıklar Alanı, Özel Koşul gereksinimi vardır (ÖLKGV) bölümünün işaretlenmiş olduğu, bilişsel işlevlerin desteklenmesi için rehabilitasyon/erken destek(müdahale) gereksinimi "VAR" ve fizyoterapi, ergoterapi, rehabilitasyon gereksinimi bölümünün "VAR" olarak işaretli olduğu görülmektedir. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ : Dosyada bulunan yukarıda belirtilen tüm tıbbi delillerin incelenmesiyle; davacı vekili tarafından müvekkili----- gerekli gebelik takiplerinin ---------tarafından yapıldığı, bu aşamada kendisine Down sendromu tanısına yönelik testler hakkında gerekli bilgilendirme yapılmadığı ve Down sendromuna yönelik herhangi bir test istenmediği, 20. 10.2021 tarihinde ------ Hastanesinde Down sendromlu bir kız çocuk dünyaya getirdiği, müvekkillerinin başlarına gelecek ruhsal ve manevi felaketten habersiz bir şekilde doğumu beklemeye itildiği iddası ile dava açılmıştır. DOWN SENDROMU(DS) : Canlı doğan bebekler arasında en sık görülen kromozom anomalisidir olup doğuştan olan, ilaçla veya beslenme ile önlenemeyen bir genetik bozukluktur. Dünya genelinde 700-800 doğumda bir görülür. Bu da yaklaşık %0,1- 0,14 oranına denk gelir. Ancak bazı faktörler Down sendromunun görülme sıklığını etkileyebilir. Örneğin: Anne yaşının ilerlemesi (özellikle 35 yaş üzeri) Down sendromlu bir bebeğin doğma riskini artırır. 35 yaşında bir annenin Down sendromlu bir bebeğe sahip olma riski yaklaşık 1/350 iken,40 yaşında bu risk 1/100 e kadar çıkabilir. Down sendromunun en belirgin semptomu gözlerin çekik olmasıdır. Bunun yanı sıra burun köprüsünün düz olması, el, ayak ve kulakların küçüklüğü, boyunda kısalık, avuç içinde kıvrım ve normal olmayan büyüklükte bir dil down sendromu belirtileri arasında sıralanır. Genelde görünüş olarak birbirilerine benzeseler de kişisel farklılıkları vardır. Çok hafif bulguları olabilen, yavaş öğrenerek özel eğitimle sosyal hayata kazandırılabilen bireyler olabildikleri gibi, daha ağır tablolara sahip olanlar da vardır. Down sendromu gebelik sırasında çeşitli TARAMA TESTLERİ ve TANI TESTLERİ ile tespit edilebilir. Doğum öncesi yapılan tarama testleri, Down sendromlu bir bebeğe sahip olma olasılığını belirleyen testlerdir. Bu testler, fetusta Down sendromu olup olmadığını bildirmezler, sadece olasılık bildirirken, tanı tesleri kesin sonuç sağlar. TARAMA TESTLERİ; 1) İkili test (İlk Üç Ay tarama testleri) : Gebeliğin 11-14. haftaları arasında yapılır. Anne kanında iki proteinin (PAPP ve serbest Beta-hCG) düzeylerine bakarak ve fetusun ultrason ile belirlenen bazı özelliklerini (ense kalınlığı) dikkate alarak olasılık belirler. Bu kombinasyon Down senromu riskini belirlemede yaklaşık %85 duyarlılığa sahiptir.
2)Üçlü test (İkinci Üç Ay Tarama Tesleri) : Gebeliğin 16-18. haftaları arasında yapılır. Anne kanında 3 adet proteinin (AFP, hCG ve serbest estriol) düzeyine bakarak olasılık belirler.Down senromu riskini saptama oran %69-70 civarındadır. İkili test taraması yapılmışsa üçlü tarama testini yaptırmak yanlış olmaz, ancak genellikle gerek yoktur. Dörtlü Test : Gebeliğin 16-20. Haftaları arasında yapılır. Üçlü teste ek olarak inhibin A düzeyinin de ölçüldüğü bir testtir. Üçlü ve dörtlü testler, ikili testi kaçıran aileler için bir alternatif olabilir. Fetal DNA Testi (Non-İnvaziv Prenatal Trisomi(NIPT) Testi) : Anne kanındaki bebeğe ait DNA parçacıklarını inceleyerek daha büyük doğruluk oranı ile olasılık hesaplayan testlerdir. Duyarlılığı %90 ın üzerinde olmakla birlikte %100 değildir. Ancak bir tarama testi olarak yüksek maliyeti nedeniyle her aile için uygun değildir. TANI TESTLERİ : Amniosentez veya CVS gibi testlerle kesin tanı konabilir. Ancak düşük riski taşıyan testlerdir. Bu nedenle her gebeye önermek mantıklı değildir. 1) Koryon Villus Örneklemesi (CVS) : Gebeliğin 11-14. haftaları arasında plasentadan küçük bir doku örneği alınarak kromozomal analiz yapılır. Düşük riski taşır. Amniosentez : Gebeliğin15-20. Haftaları arasında amniyotik sıvıdan örnek alınarakfetusun kromozomları incelenir. Ancak düşük riski taşır. Kordosentez : Gebeliğin 20. Haftasından sonra fetusun göbek kordonundan kan alınarak kromozomal analiz yapılır. Daha ileri gebelik haftalarında uygulanır. Düşük riski taşır. Ancak tüm testlerin yapılması hasta oluruna bağlıdır. Hasta kararı kendi düşünce, bilgi ve inançına göre verir. Bahse konu davada; ------ Hastanesinin 02.02.2023 tarih ve ---- sayılı yazısı ile gönderdiği tıbbi belgelerde davacı ------ 20.05.2021 tarihinde Dr. -------- tarafından yapılan muayene ve tetkikleri sonucunda; genel izlem ve tedavi bölümünde; " BPD: 16+4, AC: 16+2 FL:16, ORT 145 gr/12 cm, FKA(+) AFİ: Yeterli, Diğer tedavi: İkili test yaş riski 1/174, DOWN sendromu riski 1/378 gelen hastaya amniosentez ve anne kanından fetal DNA önerildi. Hastaya bilgi verildi. Amniosentez önerildi Hasta düşünmek istediğini söyledi. 1 ay sonra kontrol önerildi." notunun bulunduğu, 25.06.2021 tarihinde yine Dr. ------ tarafından yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucunda; " BPD 21+3, AC 20+6, FL 20+1, ORT 370gr/22 cm FKA + AFİ yeterli. Hastaya tekrar amniosentez ve anne kanından fetal DNA önerildi. USG muayenesinin kesin sonuç vermeyeceği anlatıldı. Hasta kendisinde daha önce düşükler olduğu ve bu işlemde de düşük riski olabileceği için amniosentez yaptırmak istemediğini söyledi. Ne olursa olsun bebeği aldırmayacağını Down sendromlu olsa bile gebeliği devam ettireceğini söyledi. İşlemi kabul etmeyen hastadan imza alınmak istendi, ancak hasta imza vermeden poliklinikten ayrıldı. 1 ay sonra kontrol önerildi. OBS USG Normal " notunun bulunduğu görülmektedir. Bu durumda hastaya gerekli olan tarama testinin yapıldığı, bu tarama testlerinin hasta açısından herhangi bir riski olmamasına rağmen durumun açıklanarak anneye anne kanından fetal DNA ve amniosentez önerildiği görülmekte olup, annenin düşünmek istediği, daha sonraki kontrolde de hastanın daha önce düşüklerinin olduğu, bu işlemde de düşük riski bulunduğu için amniosentez yaptırmak istemediği, Down sendromlu olsa bile gebeliği devam ettireceği, ne olursa olsun bebeği doğuracağı kararında olduğu görülmektedir. Bu belgeler ve açıklamalar doğrultusunda gerekli olan tarama testlerinin (ikili test +USG) Dr. ------- tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu davada yapılan tarama testlerinin hasta açısından herhangi bir riski olmamasına rağmen Dr. ------tarafından bu konuda gerekli açıklamaların yapılarak tarama testi olan fetal DNA ve tanı testi olan Amniosentez önerildiği, böylece anlatma yükümlülüğünü yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Tıp etik kuralları, sağlık profesyonellerinin mesleklerini icra ederken uymaları gereken ahlaki ve mesleki ilkeleri ifade eder. Bu kurallar, hasta haklarını korumak, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak ve hekimlik mesleğinin itibarını sürdürmek amacıyla geliştirilmiştir. Bu kurallar arasında hastanın otonomisine saygı önemli bir kural olarak yer almaktadır. Bu kurala göre hastaların kendi sağlıklarıyla ilgili karar verme hakkına saygı gösterilmelidir. Hasta bu kural çerçevesinde kendisine sunulan önerileri ve tedavileri reddetme hakkına sahiptir. Söz konusu davada ------ kendisine sunulan Fetal DNA testi ve Amniosentez yaptırmayı kabul etmemiş olduğu ve yaptırmadığı, bu konudaki karar hakkını kullandığı, işlemi kabul etmeyen hastadan imza alınmak istendiği ancak imza vermeden poliklinikten ayrıldığı anlaşılmaktadır. Hasta onam formlarının doldurulması ve imzalanması belirli koşullara bağlıdır. Bu kurallara göre tıbbi müdahale gerekliliği olan durumlarda, yani hasta üzerinde bir tıbbi işlem yapılması planlanıyorsa (cerrahi müdahale, ilaç tedavisi, tanısal testler, endoskopi, biyopsi gibi invaziv işlemler, kemoterapi, radyoterapi gibi ağır tedaviler, vb.) onam formu gereklidir. Hastaya yapılan testler tarama testi olduğu için onam formu gerekmemektedir. Onam formu gerektiren amniosentez işlemi yapılmasını hasta reddettiği için bu konuda onam formu doldurmaya gerek bulunmamaktadır. Down Sendromu doğuştan olan, herhangi bir ilaç veya beslenme ile önlenemeyen genetik bir bozukluk olduğu için Dr. ------ bu açıdan da bir sorumluluğu olması söz konusu değildir. SONUÇ : 1-T.C.YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS NO : ----- KARAR NO : ------madde34. ''Yukarıda belirtildigi üzere Türk hukukunda aydınlatma yükümlülügünün yazılı olarak yapılması gerektigine iliskin bir düzenleme yer almadıgı gözetildiginde hastanın aydınlatılması sözlü ya da yazılı sekilde gerçeklestirilebilir. Dolayısıyla aydınlatma yükümlülügünün yerine getirildigi hususu hekim ve zorunlu sorumluluk sigortacısı tarafından her türlü delille ispatlanabilir. Bu kapsamda aydınlatma yükümlülügünün yerine getirilip getirilmedigi hususu somut olay özelinde hastanın egitimi, yası, kültürel seviyesi ve hekim veya hastane tarafından tutulan kayıtlar serbestçe degerlendirilerek tespit edilmelidir. Bu itibarla somut olayda da davacının 14 yıldır çocugunun olmadıgı, 38 yasında oldugu, suni dölleme (IUI) yöntemiyle gebe kaldıgı ve lise mezunu oldugu gözetildiginde davacının 24.09.2012 tarihinde hekim tarafından kendisinden istenen üçlü tarama testini yaptırmıs olmasına ragmen, aynı gün istenen A/S (Amniosentez) testi konusunda aydınlatılmamıs oldugunu ileri sürülmesinin çeliskili oldugu, öte yandan protokol defterinde yer alan amniosentez ve down sendromu konusunda bilgi verildigine iliskin kayıtların aksinin davacı tarafça ispatlanmadıgı anlasılmaktadır.'' Kararında da belirtildiği üzere tarama testlerine ilişkin aydınlatma yükümlülügünün yazılı olarak yapılması gerektigine iliskin bir düzenleme yer almadığından hastanın tarama testleri konusunda aydınlatılması sözlü ya da yazılı sekilde gerçekleştirilebilir . 2- Bu dosyada davacının sözlü bilgilendirildiğine ve daha ileri tetkikleri yapması önerildiği halde yaptırmak istemediğine dair imza vermekten kaçındığına dair kayıtlar tıbbi belgeler arasında görülmektedir. Dr. ------ tarafından gerekli tarama testlerinin açıklaması yapılarak davacı ----- ileri tetkik yaptırması gerektiğinin söylendiği davacının testleri yaptırmak istemediği ve imza vermekten kaçındığı 25.06.2021 tarihli muayene kaydında görülmektedir. Bilirkişiler dava dosyalarındaki tıbbi ve adli kayıtlara dayanaran belgeler üzerinden değerlendirme yapabilirler. 3-Down sendromunun doğuştan olan, herhangi bir ilaç veya beslenme ile önlenemeyen bir genetik bozukluk olması, Dr. ------ tarafından gerekli tarama testlerinin yapılmış olması, testlerin açıklaması yapılarak anne ------- fetal DNA testi ve amniosentez tanı testinin önerilmesi, ancak hasta tarafından reddedilmesi ve yapılmayan bir tanı testi için onam formu doldurulmasının gerekli olmaması nedeniyle, Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere yukarıda yapılan açıklamalar ışığında,e Dr.------- çocuğun Down sendromlu olarak doğmasından ötürü sorumlu olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Huzurdaki dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılmış olan, davacılar ------ yönünden 10.000,00 er TL manevi tazminat, davacı ------- yönünden 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi davasıdır.
Dava konusu somut uyuşmazlıkta; Tarama testlerine ilişkin aydınlatma yükümlülügünün yazılı olarak yapılması gerektigine iliskin bir düzenleme yer almadığından hastanın tarama testleri konusunda aydınlatılması sözlü ya da yazılı sekilde gerçekleştirilebileceği, somut olayda davacının sözlü bilgilendirildiğine ve daha ileri tetkikleri yapması önerildiği halde yaptırmak istemediğine dair imza vermekten kaçındığına dair kayıtlar tıbbi belgeler arasında görüldüğü, Dr. ------ tarafından gerekli tarama testlerinin açıklaması yapılarak davacı -------- ileri tetkik yaptırması gerektiğinin söylendiği davacının testleri yaptırmak istemediği ve imza vermekten kaçındığı 25.06.2021 tarihli muayene kaydında görüldüğü, Down sendromunun doğuştan olan, herhangi bir ilaç veya beslenme ile önlenemeyen bir genetik bozukluk olması, Dr. ------ tarafından gerekli tarama testlerinin yapılmış olması, testlerin açıklaması yapılarak anne ------- fetal DNA testi ve amniosentez tanı testinin önerilmesi, ancak hasta tarafından reddedilmesi ve yapılmayan bir tanı testi için onam formu doldurulmasının gerekli olmaması nedeniyle, Dr.------çocuğun Down sendromlu olarak doğmasından ötürü sorumlu olmadığı, belirtilen sebeplerle Dr. ------- sorumluluğu kapsamında zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı davalı sigortanında sorumluluğunun olmayacağı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde davanın reddine karar erilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde alınması gerekli 615,40-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 170,78-TL harçtan mahsubu ile 444,62 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 840,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu fatura bedeli 601,50 TL ücretin ödenmesine ilişkin davacı vekiline gider avansı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu hususta davacı vekiline muhtıra gönderilmesine, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırıldığında ATK'ya ödeme yapılmasına, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırılmadığında ATK tarafından bedelin davacıdan tahsiline ve bu hususta ATK'ya müzekkere yazılmasına,
7-Davacı ------ maddi tazminat talebi yönünden, davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
8-Davacı -------manevi tazminat talebi yönünden davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
9-Davacı ------- manevi tazminat talebi yönünden davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
10-Davacı ------- manevi tazminat talebi yönünden davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
Dair, davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.