T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1015
KARAR NO : 2025/719
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil şirket ile --------Şirketi. arasında yapılan ticari işler için 13/10/2020 tarihli 14.033,11-TL bedelli fatura kesilmiş ve taraflarca ticari defterlere işlenmiştir. Fatura konusu ürün, montaj ve kalibrasyonu yapılarak teslim edilmiştir. Davalı tarafça malzemeler teslim alınmakla beraber müvekkile ödeme yapılmadığından müvekkil tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 14.033,11-TL fatura bedeli, 1.028,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacak 15.061,11 TL bedelin takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek avans faizi ile tahsili talep edilmiş olup ----- İcra Müdürlüğü ------ Esas numaralı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Ne var ki davalı borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine itiraz edilmiş ve huzurdaki davayı ikame etmek zorunluluğu doğmuştur. Haklı davamızın kabulü ile davalının ----- İcra Müdürlüğü ------- Esas numaralı dosyasında vaki itirazın iptaline, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davacı yan aşağıda açıklanacak olan süreç içinde müvekkilden alacaklı olduğu iddiası ile-------İcra Dairesinin ------- esas nolu takip dosyası ile icra takibi yaparak fatura bedeli ve işlemiş faiz talep etmiştir. Bu takibe 22.04.2021 tarihinde itiraz edilmiştir. Davacı yan bu kez yaklaşık bir yıl sonra 01.04.2022 tarihinde arabuluculuk sürecine başvurmuş ve arabuluculuk bürosunun yetkisini ilişkin itirazımızın reddi üzerine yapılan görüşmeler sonucunda süreç 30.06.2022 tarihli son oturum tutanağı ile belirlendiği üzere anlaşmazlık ile sonuçlanmıştır. Şimdi ise mevcut dava açılarak İtirazın iptali ve İcra İnkar Tazminatı talep edilmektedir. Öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini ve neticeten davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının yukarıda açıklanan ve yargılama sürecinde ortaya çıkacak usul ve esasa yönelik hususlar gözetilerek reddine, müvekkilim lehine, davacı yanca kötüniyetli olarak yapılan takip nedeniyle %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, davacı şirketin yerinde inceleme talep ettiği, davalının talimat yolu ile yerinde inceleme talep ettiği görüldü.Davalı defterlerine ilişkin SMMM uzmanı bilirkişisi 25/04/2024 tarihli raporu sonuç kısmında: " Sayın mahkemenizin tarafıma tevdi etmiş olduğu dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeleile davalı şirket ------- ibraz etmiş olduğu yasadefter bilgi ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan incelemelerde tespit edilen hususlara aşağıda yeverilmiştir.
1) Davalı şirket 2020 yılı yasal defterlerinin 1 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel
Tebliğ kapsamında 6102 sayılı yasanın 64.maddesinin 3. Fıkrası gereğince ticari defterlerin
elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının süresinde
yapıldığı, Yasal defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Yasal
defter kayıtlarının Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Usul ve Esaslarına uygun
şekilde kayıt edildiği ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.
2) Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına 13.10.2020 tarihli, --------
no.lu, KDV Dahil 14.033,11 TL bedelli fatura tanzim edilmiş, davaya konu edilen söz
konusu faturaya istinaden davalı şirket tarafından davacı şirkete 10.03.2021 tarihli,
------ no.lu, 14.033,11 TL tutarlı iade faturası düzenlenmiştir.
Devam eden süreçlerde davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen
18.03.2021 tarihli, -------- no.lu, 14.033,11 TL tutarlı iade faturası ile davalı
şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen 18.03.2021 tarihli, -------- no.lu,
14.033,11 TL tutarlı iade faturaları ile taraflar arasında ki iade faturası düzenleme
sürecinin devam ettirildiği, bahse konu 4 adet faturanın davalı şirket yasal defterlerinde
kayıt olduğu,
3) Davaya ve takibe konu edilen faturaya istinaden davalı şirket tarafından yapılan
herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, ancak tarafların birbirine düzenlemiş olduğu
iade faturaları sebebiyle Dava/Takip tarihi ile davacı şirket ------ davalı şirket -------
kayıtlı bir alacağının olmadığı,
Tespit edilmiştir.
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Raporun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Davacı defterlerine ilişkin SMMM uzmanı bilirkişisi 23/07/2024 tarihli raporu sonuç kısmında:
" Her türlü hukuki mütalaa ve takdir hakkı tamamı ile delillerle doğrudan temas eden Sayın
Mahkemeye ait olmak üzere ;
1. Davacı ve Davalı tarafın incelenen 2020,2021 yılları ticari defter ve kayıtlarının
HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği,
2. Davacı ve Davalı Ticari defter kayıtlarına göre Cari hesap bakiyesinin 0
olduğu
3. Davacı tarafından düzenlenene 13.10.2020 tarihli, ------ Numaralı
KDV Dahil 14.033,11 TL tutarlı faturanın Davalı tarafından 8 gün içinde iade
edilmediği
4. Davacı taraf Ba Bs formaları ile Davalı ve Davacı Ticari Defter kayıtları
örtüştüğü,(Davalı 2023-2024 Ba Bs formunda belge olmadığı)
5. Davalı taraf Cevap dilekçesinde Fatura edilen pimlerin halen ellerinde olduğunu,
Kullanmaya başlandığında 3 gün içinde kırıldığını beyan ettiği, Davalı taraf cevap
dilekçesi ekinde ürüne ait kusurlarla ilgili mail yazışmaları olduğu, Davacı
tarafından teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı değerlendirilmesi
hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu,
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Mahkememiz 14/11/2024 tarihli celse ara kararına istinaden tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda talimat bilirkişi ------- dosyanın tevdi edilerek defterlere işlenen iade faturaların süresinde olup olmadığı hususunda ek rapor düzenletildiği görüldü.
Talimat bilirkişisi 30/12/2024 tarihli EK raporu sonuç kısmında:
" Sayın mahkemenizin ------ Esas dosyasına ilişkin tarafıma tevdi etmiş olduğu Ek rapor
tanzimi görevi doğrultusunda dosya kapsamında “yasal defterlere işlenen iade faturaların
süresinde olup olmadığı hususlarında” yeniden incelemeler yapılmıştır.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23. Maddesi (1) c) bendinde; “
Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya
ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde
incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya
çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.
Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası
uygulanır.” Hükmü yer almaktadır.
İlgili madde hükmüne göre;
* Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen 13.10.2020 tarihli,
------ no.lu, KDV Dahil 14.033,11 TL tutarlı faturaya karşılık; davalı
şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 10.03.2021 tarihli, -------
no.lu, 14.033,11 TL tutarlı iade faturasının yasal itiraz süresi içerisinde
düzenlenmediği;
* Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 18.03.2021 tarihli,
------- no.lu, 14.033,11 TL tutarlı iade faturasına karşılık; davalı şirket
tarafından davacı şirket adına düzenlenen 18.03.2021 tarihli, -------
no.lu, 14.033,11 TL tutarlı iade faturasının yasal itiraz süresi içerinde düzenlendiği;
Davalı -------tarafından davacı ------ adına düzenlenen 10.03.2021 ve
18.03.2021 tarihli iade faturalarının tarafların beyanları ve yargıtay kararları ışığında
Hukuki Değerlendirmesinin sayın Mahkemenize ait olduğu, " görüşünü bildirir ek rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi ek raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Dava konusu makinaların hasarlı olduğuna dair teknik bilirkişiye rapor düzenletiği görüldü.
Teknik bilirkişi raporu sonuç kısmında:
"Yapılan incelemeler ve keşif neticesinde------marka kazıyıcı yükleyiciye ön kova
kısmına tartım amaçlı-----
ŞİRKETİ’ nden alınan ----- firmasına ait ------ seri numaralı
ürünlerin temini, montajı ve mühendislik hizmetleri neticesinde 09.10.2020 tarihinde hizmet
alındığı ve 13.10.2020 tarihinde kırıldığı belirtilmiştir. ---- kullanıldığı ----- marka
kazıyıcı yükleyici ekipmanının 9 tonluk bir ekipman olduğu ve toplam 7 ton kaldırma kapasiteli
olduğu aynı şekilde arka kovası vasıtasıyla fabrika alanında istenildiği takdirde kazı işlerinde de
kullanılabilecek durumda olduğu ön kovaya resimlerde görüleceği üzere ilave çatal ekleyip palet
veya konteyner kaldırıp indirmede kullanılabileceği kabiliyeti olduğu görülmüştür. Az yukarıda
ayıplı olduğu iddia edilen ------- seri numaralı ----- malzeme kalite raporu ve
imalat sonrası 04.09.2020 tarihli test sonuçları 0 - 2,5 ton aralığındaki 29 adet ölçüm değerleri
incelendiğinde malzeme kaynaklı ayıplı bir imalatın olmadığı ve------- markalı iş
makinasının tonaj kabiliyetinin yüksek ve fabrika sahasında farklı işlerde arka kazıyıcıyı
kullanma suretle ön kova ve ayakların üzerine kaldırarak kazıyıcı görevi ifasının mümkün
olabileceği ve fazla yüke maruziyet ihtimaliyle loadcell ürünün kullanım aşamasında kopmuş
olabileceği kanaati oluşmuştur.
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER
----- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı icra dosyası kayıtları,
*Davacı şirket ve davalı şirket ticari defter kayıtları,
*Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları,
*Bilirkişi kök ve ek raporları,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
;
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
-----İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyamız uyap kayıtları celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı ve davalının yerinde inceleme yapılarak defterlerini sundukları görüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3) "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
"
Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
"
Madde 83-(1) "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
"
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı vekili,taraflar arasında gerçekleşene ticari satış sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen ürüne ilişkin 13.10.2020 tarihli 14.033,11 TL bedelli fatura karşılığında yapılan ödemelerin yerine getirilmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, davalının mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, öncelikle davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkinin ifa yerinin ------ olduğunu ileri sürerek yetki ve süre yönünden itirazda bulunmuş, esasa ilişkin olarak da davacı tarafından teslim edilen ürünlerin arızalı ve ayıplı olduğunu, bu nedenle iade faturaları düzenlendiğini, davacının alacak iddiasının haksız olduğunu savunmuştur.
Dosyaya ibraz edilen belgeler, ticari defter ve kayıtlar, taraf beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket defterlerinde davacıya borç kaydı bulunmadığı, ancak davalı tarafından ibraz edilen iade faturalarının 6102 sayılı TTK nun 23/1-b maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal itiraz süresinden sonra düzenlendiği, dolayısıyla süresinde yapılmış geçerli bir itirazdan söz edilemeyeceği tespit edilmiştir.Ayrıca davalı, ürünlerin ayıplı olduğu yönünde iddia da bulunmuş ancak davalı şirketin mal tesliminden sonra TTK nun 23/1-b maddesinde öngörülen sekiz günlük süre içinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunmadığı, malın ayıplı olduğuna ilişkin ihtar göndermediği, davalı tarafça sonradan düzenlenen iade faturaları, teslimden beş ay sonra oluşturulmuş olup, bu haliyle usulüne uygun ayıp ihbarı niteliğinde değildir. Bu nedenle davalı tarafın ürünün ayıplı olduğu yönündeki savunması dinlenmemiştir. Bu tespitle birlikte, faturaya süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle davacının alacağı ticari defter ve fatura ile ispatlanmış, davalı tarafın itirazı haksız bulunarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Alacaklı olduğu anlaşılmakla açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacak likid olduğundan icra inkar tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 14.033,11 -TL asıl alacak ve 1028,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.061,11-TL üzerinden işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle DEVAMINA,
3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5- Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 1.028,82-TL harcın peşin alınan 181,90-TL harçtan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bakiye eksik kalan 846,92-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.061,11- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan toplam 7.296,00- TL yargılama gideri ve 274,10-TL harç toplamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı miktar itibariyle KESİN olarak karar verildi.