T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/535
KARAR NO : 2025/686
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile ticaret yapılmış, faturalar ve kur farkı faturaları kesilmiş, tebliğ edilmiş, faturalar bir itiraza uğramamıştır. Davalı borcuna mahsuben ödemeler yapmış, neticede 25.026.82 EURO nun fiili ödeme günündeki karşılığı Türk Lirası borcu kalmış, (ek-Cari hesap ekstresi) tüm şifahi istemlere rağmen davalı bakiye borcunu ödemeyince, Davalı aleyhine ----. İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış, Borçlu haksız olarak borca itiraz etmiş, takip durmuştur------- Ara buluculuk numarası ile ara buluculuğa başvurulmuş, Davalı toplantıya katılmamış, ara buluculuk anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Davalının haksız itirazının iptali için işbu davanın açılması kalınmıştır. Davalının ----. İcra müdürlüğünün ------ Sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, %20 İcra İnkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, Muhakeme giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil davalı şirketin adresi------" olup yetkili adliye ------- Adliyesi'dir. Bu sebeple yetki itirazımız bulunmaktadır.İcra takip dosyasındaki faiz oranı ve başlangıç tarihine açıkça itirazımız bulunmaktadır. Müvekkil şirket davacı/alacaklı görünen tarafça faturalara konu edilmiş olan ürünleri/hizmetleri teslim almamış olup davacı taraf müvekkil davalı şirketin bilgisi ve onayı olmadan fatura düzenlemiştir. Müvekkil şirketin satın almadığı ve teslim almadığı ürünler ile alakalı olarak davacı tarafın fatura düzenleyip müvekkil davalı tarafı borçlu olarak göstermesi açıkça kötü niyetini göstermektedir. Tüm bununla birlikte kabul anlamına gelmemekle beraber ödeme emrine konu borcun varlığı bir anlığına kabul edilse dahi davacı şirket tarafından müvekkil şirkete ihtarname çekilmeden icra takibi başlatılıp akabinde itirazın iptali davası açılması usul ve yasaya aykırıdır, öncelikle işbu dava usule aykırı olduğundan reddine karar verilmesini talep etmek gerekmiştir. ----. İcra -------. Sayılı dosyasının iptaline, Davacı taraf aleyhine yüzde 40'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Davanın tümden reddine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, SMMM bilirkişi heyeti ayrıntılı raporunda;
"6) SONUÇ;
Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez
belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yanın incelenen ticari defterleri ve
dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
6.1 Davacı tarafından incelemeye sunulan 2020-2021-2022-2023-2024
yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne
uygun tutulmuş olduğu,
6.2 Davalı tarafından incelemeye sunulan 2020-2021-2022-2023-2024 yıllarına
ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun
tutulmuş olduğu,
6.3 Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 26.02.2024 tarihi itibarıyla
25.026,82 EUR alacaklı olduğu,
6.4 Davacı yanın 25.026,82 EUR alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.4/a)
istinaden, icra takip tarihi olan; 26.02.2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda
faiz talep edebileceği,,
6.5 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem
Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı,
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER
*----- İcra Müdürlüğünün ------. Sayılı dosya uyap kayıtları,*Davacı ve davalı şirket ticari defter kayıtları,
*Taraf şirketler ait BA-BS (vergi kayıtları) formları
*Bilirkişi raporu,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
İcra dosyası celp edilmiş ve yapılan incelemede davacı davasını 1 yıllık dava açma süresinde açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3: "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
" Madde 83-(1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK.m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Somut olayda;Dava, davalı şirket tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın haksız olduğunun tespiti ile itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili, taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında davalıya mal ve hizmet satışında bulunulduğunu, bu satışlara ilişkin olarak düzenlenen faturaların davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, buna rağmen bedellerin ödenmemesi üzerine ----İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı dosyası üzerinden 25.026,82 EUR asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu faturaların muhteviyatındaki mal veya hizmetlerin davalıya teslim edilmediğini, bu nedenle borç bulunmadığını, davacının taleplerinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna, taraf ticari defterleri ve icra dosyasına göre; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 20.01.2020 tarihinde başladığı, davacı tarafından davalıya toplam 2.507.263,00 TL tutarında 28 adet fatura düzenlendiği, davalı tarafından davacıya toplam 1.936.366,79 TL tutarında 21 parça ödeme yapıldığı, taraflar arasında son işlemin 28.09.2023 tarihinde gerçekleştiği,bu veriler doğrultusunda davacı lehine 25.026,82 EUR bakiye alacağın kaldığı tespit edilmiştir. Her iki tarafın ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunu ve TTK hükümlerine uygun olarak tutulduğu, BA-BS formlarında da taraflar arasındaki ticari işlemleirn örtüştüğü, davalı tarafından davaya konu faturaların iadesine veya itirazına dair herhangi bir belgenin ibraz edilmediği görülmüştür. Bilirkişi raporu dosya kapsamı ile uyumlu denetime ve hükme elverişli olup mahkememizce hükme esas alınmaya elverişli bulunmuştur.Türk Ticaret Kanunun 18/1 maddesi gereğince tacirler arasındaki işlemlerde basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü esastır. Davalı, düzenlenen e-faturalara süresinde itiraz etmemiştir. E-faturaların, elektronik sistem üzerinden alıcısına ulaştığı anda tebliğ edilmiş sayılacağı, sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı yönündeki genel hukuk kuralı uyarınca davalının faturaların içeriğini kabul ettiği sonucuna vaılmıştır.
Davalı tarafından, davaya konu 25.026,82 EUR borcun ödendiğine veya alacağın ortadan kalktığına ilişkin hiçbir belge sunulmamıştır. Bu itibarla, davacının alacak talebi hukuken ve fiilen ispatlanmış, davalının itirazının haksız olduğu kanaatine varılmıştır.Dava konusu alacağın likit (belirlenebilir) olup hükme esas alınan miktar üzerinden davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
H ÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 25.026,82 euro asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca mevduat hesabına EURO cinsinden uygulanan en yüksek faizi ile birlikte devamına,
3-Hükmedilen asıl alacağın euro cinsinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde alınması gerekli 57.732,59- TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 10.219,52-TL harçtan mahsubu ile bakiye 47.513,07- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan başvuru gideri, tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.110,50- TL yargılama gideri ve davacı tarafından yatırılan 10.707,92-TL harç toplamının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 130.321,80-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.