T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/171
KARAR NO : 2025/685
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ : 10/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle;
Davanın kabulüne,
Müvekkil şirketin --- İcra Dairesinin------- sayılı dosyasında takip dayanağı
yapılan 27/11/2020 tanzim tarihli, 27/12/2020 vade tarihli, 15.000-TL bedelli bono ve takip konusu ferileri
sebebiyle davalıya dava değeri kadar BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, icra takibinin ve takip
dayanağı bononun müvekkil şirket yönünden İPTALİNE,
Dosya ve delil durumu gözetilerek icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde İİK
72/3 Maddesi uyarınca TEDBİR KARARI VERİLMESİNE,
İcra müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davaya konu edilen miktar yönünden dosya hesap raporunun
istenmesine, borç tutarı tüm ferileriyle depo edildiğinde İİK 72/3 gereğince takibin durmasına karar
verilmesini,
Davalı aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
----- ATM ---- Esas ------ Karar sayılı dosyasının birleştirmek üzere mahkememiz iş bu dava dosyasına gönderildiği görüldü.
Birleştirilen ----ATM ----- esas sayılı dosyasının tefrik edilerek dosyanın ------- esasına kayıt edildiği görüldü.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Mahkememiz 13/03/2023 tarihli ara kararı ile " yalnızca işbu davanın tarafları arasında geçerli olmak üzere ve teminat yatırılması kaydıyla, -----İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına dosyamız davacısı tarafından takibe konu borcun ödenmesi halinde paranın alacaklıya ödenmesinin İHTİYATİ TEDBİR YOLU İLE ÖNLENMESİNE, " dair ara karar verildiği, teminat koşulunun yerine getirildiği görüldü.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekilinin davaya yönelik cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış bulunan işbu haksız ve kötü niyetli davanın ve tedbir talebinin REDDİNE,İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık hususlarında SMMM bilirkişiye rapor düzenletildiği, SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında:
"SONUÇ
Her türlü hukuki mütalaa ve takdir hakkı tamamı ile delillerle doğrudan temas eden Sayın
Mahkemeye ait olmak üzere ;
1. Davacının tarafın incelenen 2020,2021,2022 yılları ticari defter ve kayıtlarının
HMK 222. Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği,
2.Davacı ---------- Ticari defter
kayıtlarına göre Davalı ...’ nın 31.12.2022 tarihi itibari ile
4.330,10 TL ALACAKLI olduğu,
3. Davalı ...’nın Ticari defter ve kayıtlarını sunmadığından ticari
defterleri ve belgeleri üzerinde inceleme değerlendirme yapılamadığı,
4. Davacı tarafından Davalıya Keşide edilen -----İcra Dairesinin
------- sayılı dosyasında takip dayanağı yapılan 27/11/2020 tanzim
tarihli 27/12/2020 vade tarihli 15.000,00 TL tutarlı Borç Senedinin Davacının
Ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı
5. Dosyadaki içerisindeki bilgi ve belgelerden Davacı tarafından keşide edilen
senedin Teminat senedi olup olmadığı anlaşılamadığı,
6. Dosyaya sunulu Davacı ve Davalı BA BS formlarının örtüştüğü,
7. Dosyaya sunulu -------- yazışmaları ile ilgili değerlendirme uzmanlık alınıma
girmediği
Sonuç ve Görüşlerine ulaşıldığı, keyfiyetin nihai takdiri ve her cenahtan bilcümle
hukuki tavsifi muhterem mahkemeye ait olmak üzere arz olunur.
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Deliller:
-Dosya kapsamı,
-Bilirkişi raporu,
- Gelen giden müzekkere cevapları,
- -----. İcra Dairesinin ------ sayılı dosya uyap kayıtları,
İNCELEME VE GEREKÇE;
Dava, Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), istemine ilişkindir.
Davacı vekili, ---- İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasında 27.11.2020 tanzim, 27.12.2020 vade tarihli 15.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak başlatılan icra takibine konu senedin, müvekkili şirket tarafından teminat amacıyla düzenlediğini, bu nedenle borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, takip konusu bononun teminat senedi niteliğinde olmadığını, davacı ile müvekkili arasında süre gelen ticari ilişki kapsamında alacak doğduğunu, davacının borçlu olmadığını kanıtlayamadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.Uyuşmazlık, takip dayanağı bononun teminat senedi olup olmadığı ve davacının davalıya karşı borçlu olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
Menfi tespit davaları, borçlunun borçlu olmadığını ispat etmekle yükümlü olduğu davalardır.Menfi tespit davasında ispat yükü davacıdadır, davacı borcun doğmadığını veya sona erdiğini hukuken geçerli delillerle kanıtlamakla yükümlüdür.
Dava konusu bononun kambiyo senedi niteliğinde olduğu ve bonoya dayalı takibin İİK m.167 vd hükümleri uyarınca başlatıldığı sabittir. Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir senedin bono sayılabilmesi için, kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi vaadini içermesi yeterlidir. Somut olayda davacı tarafından düzenlendiği anlaşılan 27.11.2020 tarihli bonoda bedel, lehtar, düzenleme ve vade tarihleri tam olup, bono kambiyo senedi vasfını haizdir.
Davacı söz konusu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmüş ancak bu iddiasını yazılı bir sözleşme veya teminat ilişkisinin varlığını gösterir belge ile destekleyememiştir. ------ yazışmaları HMK 199 anlamında senetle ispat zorunluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte görülmemeiştir. Bilirkişi raporunda her ne kadar davacının ticari defterleri usulüne uygun tutulmuş olsa da, defterlerde alacaklı görünüyor olması takip konusu senedin teminat senedi veya borcun bulunmadığı anlamına gelmemektedir. Zira davacı, defter kayıtlarına dayanarak borcun bulunmadığını değil, sadece bakiye alacağını iddia etmektedir. Oysa takip dayanağı senet, kambiyo hukukuna göre bağımsız borç ikrarı niteliğindedir ve davacının aksini ancak yazılı delille kanıtlaması gerekir. Toplanan deliller, ticari defter kayıtları ve bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının takip dayanağı bononun teminat senedi olduğuna ve borçlu bulunmadığına dair iddasını yasal delillerle ispatlayamadığı dolayıısyla menfi tespit davasının koşulları oluşmadığından davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir. Davacının davayı açmakta kötüniyetli olduğuna dair iddianın da ispata muhtaç olduğundan bu yöndeki davalı tazminat talebinin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
2-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar ve iiâm harcı olan 615,40-TL harcın peşin yatan 271,14-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye fazla kalan kısmın davacıya iadesine,
4-Kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca artan gider avansının yatırana iadesine,
5-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.876,79-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Teminatın iadesi hususunda HMK m.392/2 uyarınca işlem yapılmasına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzene karşı miktar itibariyle KESİN olarak karar verildi.