T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/330
KARAR NO : 2025/630
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil kooperatif tarafından; Kooperatif Genel Kurul Toplantısında alınan
kararlar gereğince borçluya ait ödenmeyen üye aidat alacağının şifahi
taleplerimize rağmen ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine-----
İcra Müdürlüğü ------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Borçlu söz konusu icra takibine ve borca, borçlu olmadığından bahisle itiraz etmiş
ve takip durmuştur.
Toplanacak delillerimiz ve alacaklı müvekkilin defter, belge ve kayıtları
incelendiğinde takibe konu alacağının ödenmediği ve dolayısıyla da takibe yapılan
itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu görülecektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ve re’sen tespit
buyurulacak hususlar dikkate alınarak;
İcra takibine yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın 8.000,00 TL,
Asıl Alacak, 1.699,00- TL İşlemiş Faiz yönünden iptaline,
takibin aylık %1,5 (Yıllık %18) faizi ile devamına,
itirazında haksız olan borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar
tazminatına mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalı müvekkil Haziran 2006 tarihinde, ------2. Etabı bitirilmekte olan
----- sitesi, (eski ----
Müdürlüğünün) ----- pafta, 749 parsel sayılı taşınmazın 36/16000 arsa paylı
-----numaralı dubleks bir daire nitelikli bağımsız bölümünü,
158.000,00-TL bedelle satın alma hususunda, firma yetkili olarak bildiği, dava dışı
----- ile anlaşmıştır. Satış bedelinin 140.000 TL'si banka havalesiyle 22
Haziran 2006'da ödenmiş, kalan 18.000,00 TL için 3 adet senet düzenlenmiştir. Bu
senetler 10 Temmuz 2006'da 5000 TL, 20 Temmuz 2006'da 5000 TL ve son
olarak da 31 Temmuz'da 8.000 TL olarak elden firmaya ödemesi yapılarak
dairenin borcu bitmiştir. Anlaşma konusu taşınmazın tapusu peşinat ödemesi
sonrası 23 Haziran 2006 tarihinde müvekkil adına tescil edilmiştir.
Her ne kadar tapu senedinde davalı kooperatifin adı geçerek, ferdileştirme
sonucu tescil hükmü yer alsa da gerek pazarlıklar esnasında, gerek sonraki
aşamalarda hiçbir suretle kooperatif üyeliği vb hususlar gündeme gelmediği gibi,
müvekkil kooperatif üyeliği sonucunu doğuracak her hangi bir irade beyanında
bulunmamış, bu yönde bir belge de imzalamamıştır. Kendisi, ödemesini yaptığı bir
dairenin alıcısı nasıl hareket ederse, o şekilde hareket etmiş etmiştir.
Müvekkil daireyi satın aldıktan 2 yıl sonra, kendisi kooperatif üyesi olmadığı
halde üyelik aidatı talebinde bulunulmaya başlanmış ve bu amaçla ------.İcra Müdürlüğünün ------.İcra
Müdürlüğünün -------sayılı icra takipleri başlatılmış, itiraz
üzerine takipler durmuştur. Davalı bir yanda da komşularının mağdur edilmemesi ve her an aleyhine bir icra
takibi başlatılıp mahkeme ve davalarla uğraşmamak için, itirazi kayıtla Mart 2013'e
kadar kooperatif yönetiminin talep etmiş olduğu rakamları kendilerine havale
yoluyla ödemiştir. 2009'dan 2012 yılı sonuna kadar gerçekleşen ödemeleri;
07.09.2009 tarihinde 200,00-TL, 19.05.2010 tarihinde 1.000,00-TL, 25.07.2011
tarihinde 2.000,00-TL 05.12.2011 tarihinde 2.000.00 TL, 23.02.2012 tarihinde
3.000,00-TL, 22.05.2012 tarihinde 2000,00-TL, 07.08.2012 tarihinde 1.500,00-TL,
ve 28.12.2012 tarihinde 4.480,00 TL olmak üzere toplam 16.180,00 TL haksız ve
sebepsiz ödeme yapmıştır.
Davacı kooperatifin aidat ödeme talepleri her geçen gün artarak devam etmesi
üzerine müvekkil Mart 2013 tarihinde dairesini satmıştır. Müvekkil davalı
kooperatifin üyesi değildir, üye olmak için bir irade açıklamasında bulunmadığı
gibi, herhangi bir belge de imzalamamıştır. Kendisi daire satın alırken
kooperatiften haberdar olmayıp, tapu kaydında da 1163 sayılı yasanın 15. madde
2. paragrafı anlamında bir tapu şerhi de bulunmamaktadır. Müvekkil zaman
zaman, davalı kooperatife başvurarak, kendisinin üyeliğini gösterir belge
verilmesini talep ettiği halde, şimdiye kadar hiçbir belge verilmemiş, genel kurul
toplantılarına da çağrılmamıştır. Müvekkil 2013 yılı Mart ayında dairesini satmış olduğu için, artık hiçbir şekilde
aidat sorumluluğu olmaması gerekirse de davalı kooperatif eski alışkanlığını
sürdürerek, haksız icra takibi yapmaya devam etmektedir.Müvekkil davalı kooperatife üye veya ortak değildir, öncelikle bu durumun tespiti
ile, üye olmadığından üyelik aidat borcu da olamayacağından, haksız ve
mesnetsiz davanın reddini talep ediyoruz.
Davacı kooperatif yaşanan tüm süreçlerde kötü niyetle hareket ederek,
müvekkilden haksız çıkar sağlamak amacıyla hareket etmiştir. Davacı müvekkil
gerek daireyi satın almadan önce, gerekse daireyi tapuda devir alırken, gerekse
de daireyi devir aldıktan sonra burada yaşamaya başladıktan sonraki hiç bir
dönem ve aşamada kooperatif üyesi gibi hareket etmemiş, hatta defalarca
kooperatif yöneticilerinden üye olduğunu gösteren bir evrak verilmesini talep ettiği
halde, kendisine böyle bir evrak verilmemiştir. Kooperatif üye defterinde bir kaydı
olmadığı gibi, üyelik formu yada bu içerikte bir evrakta imzalamamıştır.
Davacı müvekkilin iradesi hiçe sayılarak, zorla Kooperatif üyesi olduğunun iddia
edilmesi, dairesini sattıktan 14 yıl sonra bile kooperatif üyeliğinden bahisle
hakkında icra takiplerinin yapılmaya devam edilmesi hayatın olağan akışı ile
bağdaşmadığı gibi, hukukun bu garabete adaletli bir çözüm üretememesi
müvekkili derinden yaralamaktadır.
Davacı kooperatifin kuruluşundan bu yana yaklaşık 30 yıl geçmiş olup, bu kadar
uzun süre zarfında kendisini tasfiye sürecinde tutması ama bir türlü tasfiye
etmemesinin bize göre en önemli sebebi ila nihayet müvekkil ve müvekkil
durumunda ki kişilerden kooperatif üyeliği adı altında aidat almayı bir ticari kapı
haline getirmeleridir. Oysaki bu davranış kooperatiflerin kuruluş amaçları ile
bağdaşmadığı gibi yerine göre bu davranışı sergileyenler açısından hukuki ve
cezai sorumluluk doğuracak niteliktedir.
Davacı kooperatif müvekkil hakkında birçok icra takibi başlatmış olup, davaya
konu icra takibi de öncekiler gibi kötü niyetli başlatıldığından dolayı davacı
aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunda;
"
Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez
belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait incelenen ticari defterler ve dosya
üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
6.1 Davacı tarafından incelemeye sunulan 2015-2023 yılı ticari defterlerinin
6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
6.2 Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 16.02.2024 tarihi itibarıyla
8.000,00 TL asıl, 1.675,73 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 9.675,73 TL
alacaklı olduğu,
6.3 Davacı yanın 8.000,00 TL alacağı için davalı yandan icra takip tarihi olan
16.02.2024 tarihinden 31.05.2024 tarihine kadar yıllık % 18,00, 01.06.2024
tarihinden itibaren ise yıllık % 48 oranında faiz talep edebileceği,
6.4 Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin sayın Mahkemenizin
takdirinde olduğu,
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
DELİLLER
------ İcra ------ Esas sayılı icra dosyası,
*Bilirkişi raporu,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava,itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda; Davacı kooperatif tarafından, Kooperatif Genel Kurul Toplantısında alınan kararlar gereğince borçluya ait ödenmeyen üye aidat alacağının şifahi taleplerimize rağmen ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine------ İcra Müdürlüğü -----esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Borçlu söz konusu icra takibine ve borca, borçlu olmadığından bahisle itiraz etmiş ve takip durmuştur. Mahkememizce davacı kooperatifin defterleri incelenmiş ve rapor alınmıştır. Davaya konu edilen aidatlar genel kurul kararları ile belirlenmiştir. Genel kurul kararları üyeler ile kooperatif arasında sözleşme niteliğinde olduğu için tarafları bağlayıcıdır. Kooperatif kayıtlarında yer alan incelenen evraklardan davalının, davacı kooperatif üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki davalı, davaya cevabında daha önce talep edilen aidatları itirazı kayıtla ödediğini beyan etmektedir. Davalı üyelikten ayrıldığında dair dosyaya delil sunmamıştır. Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 30/11/2017 tarih ve - esas ----- sayılı kararı ile benzer içtihatlarda da açıklandığı üzere, kooperatif üyeliği ve mülkiyetin devri hususları ayrı ayrı kavramlar olup, kooperatif üyeliğinin devrinin mutlaka o üyeye ait veya tahsisi yapılmış dairenin de devrini gerektirmeyeceği gibi tam tersi durumda da bir üyeye ait veya tahsisi yapılmış dairenin de devrinin mutlaka kooperatif üyeliğinin devri anlamına gelmez veya bu tür sonuçlar çıkarılamaz. Kooperatif üyeliğinin de ayrıca devri ile devir alanın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 14/3 maddesi uyarınca ortaklığa kabul edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davalının davacı kooperatife üyeliği devam etmektedir. Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 16.02.2024 tarihi itibariyle 8.000,00 TL asıl, 1675,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.675,73 TL alacaklı olduğu alınan rapordan anlaşılmaktadır.Öteki yandan davacı tarafından talep edilen para alacağı belirlenebilir (likid) -muayyen- olduğundan; davacının icra inkar tazminatı talebi dikkate alınarak; İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarıca asıl alacak olan üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜ K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, 8.000,00-TL asıl alacak 1.675,73 TL işlemiş faiz olmak üzere takibin toplam 9.675,73-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 3.591,36-TL'nin davalıdan tahsili ile, 8,64-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 660,95-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 233,35-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. Uyarınca 8.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davanın red edilen miktar yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler Madde 13/1 ve A.A. Ü. T. Uyarınca 23,27-TL nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 916,00- TL harç toplamı ile bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 9,865,00-TL yargılama giderinden davayı kabul-ret oranı dikkate alınarak toplam 9.841,33-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa idesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak karar verildi.