T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/462
KARAR NO : 2025/621
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı------ Beton pompaları - yedek parça ithalatı ile iştigal eden, piyasada olumlu itibar sahibi ve sektöründe tanınan ve uzun yıllar aynı sektörde hizmet verdiğini, davacı ve davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davacı tarafından davalıya yapılan satımlar ile ilgili 04/10/2022 tarihinde 5.475,20 TL bedelli ------ fatura nolu 18/01/2023 tarihinde 39.199,60 TL bedelli, 09/02/2023 tarihinde ----- fatura nolu 17.700,00 TL bedelli, ------ fatura nolu toplam 62,374,80 TLbedelli e- fatura olarak faturalar düzenlendiğini, itiraz edilmeksizin faturaların kesinleştiğini, aynı zamanda faturadan kaynaklı cari hesap alacağının davalı tarafından borcun ödenmediğini, bu ticari ilişki nedeni ile faizsiz ana para alacağı olarak toplam 62,374,80 TL cari hesap alacağına ilişkin davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığından toplamda 62,374,80 TL fatura alacağı ana para üzerinden takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalı tarafından yapılan haksız itirazın reddine, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının davasını ispat edemediğini, faturaya sekiz (8) gün içinde itiraz edilmemiş olmasının fatura konusu mal veya hizmetin alındığını ortaya koymak adına tek başına yeterli olmadığını, dava dilekçesinde faturadan kaynaklı cari hesap alacağının ödenmediği ve söz konusu hizmetin gerçekleştirildiğine yönelik hiçbir beyan veyahut da gerçekleştirildiğinin ispatına yönelik hiçbir bilgi veya belge dosya kapsamına sunulmadığını, dava dilekçesi ekinde yalnızca dava konusu edilen faturaların sunulduğunu, delil niteliğini haiz olmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
-----İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.
6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/12/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.SMMM bilirkişi ------ tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı Şirketin 62.374,80 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Davacı Şirketin, Davalı Şirketten, Davalı Şirket Ticari Defter kayıtlarından da teyit edildiği üzere, Takip/Dava tarihi itibarıyla, talep gibi 62.374,80 TL asıl alacağı bulunduğu...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafça rapora karşı beyan dilekçesi sunulmuştur.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Huzurdaki dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 62.324,80-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, davanın yasal süresi içerisinde takip çıkış miktarı üzerinden harçlandırılarak açıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından, davalıya fatura karşılığı ürünlerin teslim edildiği ve ancak bedeli ödenmediği ileri sürülmüş, davalı tarafından ürünlerin teslim edilmediği savunulmuştur. İddia ve savunma kapsamından taraflar arasında ürün satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu sabit olmakla uyuşmazlığın itiraza konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ile 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle taraflara ticari defterleri sunmaları için kesin süre verildiği, alınan bilirkişi raporunda; Taraflarca sunulan ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutuldukları, davacı şirket ticari kayıtlarına göre; Davacı Şirketin, Davalı Şirketten Takip/Dava Tarihi itibarıyla faturalara dayalı Açık C/H Bakiyesinden kaynaklanan 62.374,80 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu ve incelenen davalı şirket ticari kayıtlarına göre ise; Davalı Şirketin, Davacı Şirkete Takip/Dava Tarihi itibarıyla Açık C/H Bakiyesinden kaynaklanan 62.374,80 TL borçlu durumda bulunduğunun tespit edildiği, tarafların 62.374,80 TL borç/alacak bakiyesinde ticari defterler yönünden tam bir mutabakat halinde bulundukları, defter kayıtlarının gerek alım/satım faturaları gerekse tahsilat/tediye kayıtları yönünden tam bir karşılıklılık içererek birbirlerini teyit ettikleri, davacı tarafından keşide edilen faturaların yasal bir itiraza konu edilmeyerek davalı tarafından benimsendiği ve ticari defterlerinde davacı alacağı olarak kaydedilmiş olduklarının tespit edildiği, sunulu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, davacı şirketin davalı şirketten dayanak belgeleriyle uyumlu ticari defter kayıtlarında olduğu gibi 62.374,80 TL asıl alacaklı durumda bulunduğunun tespit edilmesi ve dosya kapsamında aksi delil bulunmaması karşısında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacak likid olmakla davacı lehinde icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)Davalının ------ İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takibe yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullar ile DEVAMINA,
3-)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 12.474,96-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-)Karar ve ilâm harcı olan 4.260,82-TL harçtan peşin alınan 753,34 -TL harcın mahsubu ile bakiye 3.507,48-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-)Davacı tarafça yatırılan 1.241,74-TL harç ve 4.570,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 5.811,74-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.