T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/198
KARAR NO : 2025/641
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/03/2024
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle ---- plakalı araç sürücü ----- kaza yerini ve yolu çok iyi bilen ve yıllardır buradan gelip geçen ve ikametgahı olan birisi iken ----- plakalı araç sürücüsü ------ ise kazaya neden olan yolda ilk kez araç süren ve yolları tabiri caiz ise bilmeyen bu vesile acemi birisi olduğunu, tecrübeli bir şoförün hiçbir tanık ve kamara kayıtları olmadığı halde tek yanlı ve soyut iddialar ile şerit değiştirdiği iddiasının doğru olmadığını, göre şerit değiştiren kusurlu sürücünün karşı araç sürücüsü ----- olduğunu, kaza yeri fotoğraflarına bakıldığı zaman araçlar karşılıklı çarpışmış ve kaza olay yeri tespit tutanağında yolun ortasında ve karşılıklı çarpışması neticesinde meydana gelmiştir denildiğini, bu haliyle tüm kusurun ------verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, çarpışma karşılıklı ve yolun ortasında olmuş ise diğer aracın kendi etrafında 180 derece dönmesinin fiziken mümkün olmadığını, kaldı ki kendi etrafında 180 derece dönen aracın fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere ters şeritte olduğunu, tanık ve kamara kaydı olmadığı için olay yerinde kaza sonrası araçların yerinin değiştirilmesinin de ihtimal dahilinde olduğunu, kazanın meydana geldiği yolun çift taraflı olmadığını, dar, engebelli, çukur ve yolun şeridi olmadığını, ayrıca sürücü -----aracının için de çimento ve inşaat malzemesi bulunması istihap haddi dışında yük taşıması araç hakimiyetinin kaybedilmesine de sebebiyet verdiğini, asla kabul anlamına gelmemek üzere sayın bilirkişilerin soyut iddialara bağlı kaldığını, ancak yolun orta ve kenarlarında yağmur vs. sebepler ile oyukların ve büyük çukurların olduğunu bu yüzden araçların sağa veya sola mecburi manevra yapabileceklerini bu yüzden yolun bakım ve onarımından sorumlu kurum her kim ise işbu idarenin de kazanın meydana gelmesinde kusurlu olacağını dikkate almadıklarını, zira ekte bir CD olarak sundukları dron görüntüsünde sunulan görüntülerde yolda büyük oyuklar ve çukurlar varlığı araçların kendi şeritlerinde gitmesine engel teşkil ettiğini, -----her daim bu yoldan gittiği için yolu bilen ve hangi km'de ve nerede çukur olduğunu bilen ve tecrübesi bulunan taraf olduğunu, ancak sayın bilirkişiler bunları dikkate almadan sadece soyut iddialar ile rapor sunmaları hukuka aykırı, bu kadar karşı iddialar ve veriler varken tüm kusurun ----- verilmesi diğer tarafa kusur verilmemiş olması nedeniyle işbu raporları kabul etmenin mümkün olduğunu, adli yardım taleplerinin kabulü ile; fazlaya dair hakları saklı ve alacağın belirsiz alacak olarak kabulü ile, Müvekkili anne ----- için şimdilik 100 TL, baba ------ için şimdilik 100 TL. Maddi destek tazminatının, genel toplamda 200 TL maddi destek tazminatının davalıdan kaza anından itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile; mahkeme harç ve masrafları, noter masrafları ile dava vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, müteveffa ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araç ile ---- ilçesi ----- Mahallesi istikametinden ------ Mahallesi istikameti yönüne seyir ettiği, yolun tepe kısmına geçtiği esnada kaza mahalline geldiğinde karşı yönden gelmekte olan ----- plakalı sigortalı araç sürücüsü ------ kullanmış olduğu şeride girmesi ile karşılıklı çarpışma sonucu dava konusu kaza meydana geldiğini, somut olayda ------ plakalı aracın sürücüsü müteveffa ------, sigortalı araç sürücüsünün şeridine girererk, Karayolları Trafik Kanununda yer alan kuralları ihlal ederek kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğundan huzurdaki davanın reddini, müteveffanın vefatı sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecek kişilerin tespit edilmesi ve davacılar dışında birinin bulunması halinde payının saklı tutulmasını, destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile ana ve babasına ayıracağı varsayılmasını, bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerektiğini, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılacak ise müteveffa ------ hak sahiplerinin belirlenmesi ve davacılar dışında hak sahibi bulunması halinde paylarının saklı tutulmasını ve buna göre hesaplama yapılmasını,
müteveffanın müterafik kusuru bulunması nedeniyle olası tazminattan indirim yapılmasını,
KTK’nın 91. maddesi hükmü ile ZMSS’da sigortacının sorumluluğu aynı yasanın 85/1. maddesindeki işletenin sorumluluğu esasına dayandırıldığına göre, işletenin KTK’nın 86/1 maddesi uyarınca zarar görenin birlikte kusurunu ileri sürebildiği hallerde, onun bu sorumluluğu zarar görene karşı yükümlenen sigortacı da zarar görenin birlikte kusurunu kanıtlayabildiği hallerde yargıç sigortacının sorumlu olduğu tazminat miktarını da indirebileceğini, fren durumunda emniyet kemerleri gerilerek yolcuların koltukta kalmalarını sağlar ve yüzlerini/vücutlarını aracın ön konsoluna ya da aracın başka bölgelerine çarpmalarını engelleyerek çarpmanın neden olduğu sarsıntıların azalmasını sağlar ve göğüs, baş omurilik gibi vücudun hassas bölgelerinin bir yere çarpmasını önleyeceğini, dava konusu kaza nedeniyle müteveffanın ölüm sebebi göz önüne alındığında müteveffanın emniyet kemerini takmadığının anlaşıldığını, emniyet kemerinin takılması halinde vefat durumunun gerçekleşmeyebileceğini ve kaza nedeniyle müteveffanın vefatı ile emniyet kemerinin takılmaması arasında nedensellik bağı bulunduğu ve sonuç olarak da müteveffanın müterafik kusurunun bulunduğunun izahtan vareste olduğunu, bu minvalde müteveffanın kaza nedeniyle ölüm nedeni dikkate alındığında emniyet kemeri takmadığı ve bu nedenle zararın artmasına sebep olduğu şüpheye yer bırakmadığını, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, her halükarda davacıların kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz taleplerinin reddini, davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, Trafik kazasından kaynaklı olarak davacıların oğullarının vefat etmesi sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.
----- Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda özetle; OLAY: 03/11/2023 günü saat 17:30 sıralarında Müteveffa sürücü ----- idaresindeki ---- plakalı ile otomobil ile ------ Mahallesi istikametinden ------ Mahallesi istikametine doğru seyirle geldiği kaza mahalli yol kesiminde idaresindeki aracın sağ ön kısımları ile karşı yönden gelen Sürücü --- idaresindeki------plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışması neticesinde dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. İRDELEME: Dosya kapsamında yer alan trafik kazası tespit tutanağından; olay mahallinin yerleşim yeri dışı, azami hız limitinin 50 km/s olarak belirtildiği, yolun 2 şeritli asfalt kaplama iki yönlü köy yolu, olay anında vaktin gündüz olduğu, havanın açık ve yol yüzeyinin kuru, yolun yatay güzergahta düz ve düşey güzergahta eğimli olduğu, mahalde yol şerit çizgilerinin (düz devamlı) bulunduğu, ----- plakalı araca ait 17 metre fren izi tespiti yapıldığı, çarpışma noktasının ------ plakalı aracın seyir şeridi içerisinde işaretlendiği, mahalde geçme yasağı trafik işaret levhası bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya tümüyle incelendi. Trafik kazası tespit tutanağı, dilekçeler, mevcut veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kazanın yukarıda "OLAY" bölümünde anlatıldığı şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır. Mevcut bulgulara göre ; A)Müteveffa sürücü------sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini kendisine ayrılan istikamet şeridi üzerinde müteyakkız bir şekilde sürdürmesi gerekirken bunları yapmadığı, olay mahalli yol kesimine geldiği esnada sevk ve idare hatasıyla karşı istikamet şeridine girerek karşı yönden gelmekte olan araçla çarpıştığı anlaşıldığından gerçekleşen olayda asli kusurludur. B) Sürücü ------ sevk ve idaresindeki otomobil ile kendi istikamet şeridi üzerinde seyri sırasında karşı yönden gelen ve şerit ihlali yaparak hareket alanına giren araçla çarpıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)Müteveffa sürücü ------ % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B) Sürücü ----- kusursuz olduğu kanaati bildirilmiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan rapor incelenmiş olup; davanın, trafik kazasından kaynaklı olarak davacıların oğullarının vefat etmesi sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, 03/11/2023 günü saat 17:30 sıralarında Müteveffa sürücü ----- idaresindeki ----- plakalı ile otomobil ile ---- Mahallesi istikametinden ------ Mahallesi istikametine doğru seyirle geldiği kaza mahalli yol kesiminde idaresindeki aracın sağ ön kısımları ile karşı yönden gelen Sürücü ----- idaresindeki ------ plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışması neticesinde dava konusu trafik kazası meydana gelmiş olduğu, Sürücü ------kusursuz olduğu, davalı sigortanın sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusursuz olması sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Adli yardım sebebiyle başlangıçta alınmayan, 615,40-TL alınması gerekli karar ve ilam harcı ile 615,40 TL başvurma harcının toplamı 1.230,80-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı taraflarca yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca başvurulan iki taraf olması sebebiyle davalı yönünden Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 1.900,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Adli yardım sebebiyle suç üstü ödeneğinden yapılan 80,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu fatura bedeli 750,00 TL ücretin ödenmesine ilişkin davacı vekiline gider avansı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu hususta davacı vekiline muhtıra gönderilmesine, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırıldığında ATK'ya ödeme yapılmasına, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırılmadığında ATK tarafından bedelin davacıdan tahsiline ve bu hususta ATK'ya müzekkere yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.