T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/98
KARAR NO : 2025/642
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/10/2017
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.06.2017 tarihinde davalı ---- sevk ve idaresindeki ------plakalı araçla, kaldırımda duran müvekkillerin küçük çocuğu ------ çarparak yaraladığını, kusurlu aracın davalı ------ nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, 12.09.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulmasına rağmen herhangi bir cevap alınamadığını, geçici ve kalıcı sürekli iş göremezlik için şimdilik 1.000-TL, bakıcı tazminatı için şimdilik 1.000-TL olmak üzere toplam 2.000-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ------ için 20.000-TL, baba için 10.000-TL, anne için 10.000-TL olmak üzere toplam 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; “Sigorta Şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, geçici, kalıcı sakatlık ve işgücü kaybı iddialarını, maluliyet iddialarına dayalı tazminat ve bakım tazminatı taleplerini, kusura ilişkin iddiaları ve açıkça fahiş olan manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, müvekkilin kazaya karışan aracın sahibi olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı anne ve babanın henüz 6 yaşında olan küçük bir kız çocuğunu sokakta kontrolsüz bir şekilde tek başına bırakıp, koruma ve gözetim yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduklarını, henüz 6 yaşında olan bir çocuk için geçici ve kalıcı işgücü kaybından söz edilmesinin imkansız olduğunu, kazazedenin kısa süreli bir tedavinin ardından tamamen iyileşmiş olduğunu, dolayısıyla hiçbir şekilde bakıma muhtaçlığı söz konusu olmadığını, haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin kazanın olduğu tarihten itibaren ------- her defasında hastaneye götürdüğünü, her çağırdıklarında giderek maddi ve manevi destek olduğunu, en son yapılan kontrolde çocuğun artık tamamen iyileştiğini, bir dahaki kontrolün bir yıl sonra olacağını öğrendiği güne kadar hep yanlarında olduğunu, haksız kazanç elde etme saikiyle davanın açılmış olduğunu, haksız davanın reddini talep etmiştir. Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle: “Kabul anlamına gelmemekle beraber; kazaya karışan------ plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, araç sürücüsünün kusuru ve meydana gelen zararın ispatı halinde poliçenin limitler dahilinde devreye girebileceğini, kaldı ki müvekkil şirkete geçerli bir başvuru yapılmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu, ayrıca poliçe kapsamında olmadığını, haksız davanın reddini” talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.
----- Adli Tıp Kurumundan alınan Maluliyet raporunda özetle; ---- ve ---- kızı, 01.01.2011 doğumlu, ------ 13.06.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; -Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre alt ekstremite özürlülük oranı %5 olup, Tablo 3.2’ye göre; 1.Küçüğün Tüm Vücut Özürlülük Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği bildirilmiştir.
----- Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda özetle; OLAY: 13/06/2017 günü saat 17:30 sıralarında Sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı kamyonet ile Merkez yönünden Sanayi istikametine ----- Bulvarını takiben seyir halinde iken, olay mahalli hak sokağı dönüş yapıp no:11 önüne geldiği esnada, kaplamada bulunan yaya ------ aracının altına alması sonucu, dava konusu olay meydana gelmiştir. İRDELEME: Olay ile ilgili trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmediği görüldü, düzenlenen "Olay Yeri Basit Krokisi" adlı belge görüldü, okundu, dosyasına konuldu. Ceza aşamasında hazırlanan 05/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda; Sürücü----- tali kusurlu, yaya------ ise asli kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçeleri, olay yeri basit krokisi, dosya mevcudundaki tüm beyanlar, ceza aşamasında hazırlanan bilirkişi raporu, mahal fotoğrafları incelendiğinde; beyanlar göz önüne alındığında yayanın yol içerisinde bulunduğu, yani karşıdan karşıya geçmek maksadıyla yola hamle yapmadığı değerlendirilmiş, sürücünün manevra ile sokağa girdiği ve manevra alanını yeterince kontrol etmediği değerlendirilerek yol içerisinde durur vaziyette olan yaşı küçük yayayı aracının altına aldığı anlaşılmış bu nedenle sürücüye asli kusur izafe edilmiştir, olaya müdrik yaşta olmayan olay sırasında 6 yaşlarında olan yayanın ise araç yolu içerisinde kendi can güvenliğini tehlikeye atar şekilde bulunması nedeniyle tali kusurlu olduğu değerlendirilmiş ve kazanın yukarıda ‘’OLAY’’kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut bulgulara göre; A)Sürücü ------, idaresindeki araç ile meskun mahal içi yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli yola dönüşe geçmeden önce manevra alanını yeterli gerekli şekilde kontrol edip, seyir alanında yayaların olması halinde bu yayalar araç yolunu terk ettikten sonra seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, yolu yeterince kontrol etmeden seyir halinde iken yol içinde bulunan yayaya aracının altında alması sonucu meydana gelen olayda, asli derecede kusurludur. B)Olaya müdrik yaşta olmayan olay sırasında 6 yaşlarında olan yaya----- yol içinde kendi can güvenliğini tehlikeye atar şekilde bulunup gelen araçlardan korunma tedbiri almaması nedeniyle meydana gelen olayda, bu çocuğun davranış faktörleri tali derecede etken olmuştur. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)Sürücü ----- %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, B)Olaya müdrik yaşta olmayan ----- davranış faktörlerinin olayın oluşu üzerinde %30 (yüzde otuz) oranında etken olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyada, trafik uzmanı bilirkişi heyeti raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişiler tarafından tanzim edilen bilirkişi heyet raporunda özetle;
BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ: ----- Esas sayılı dava dosyasının ve ekindeki -----Asliye Ceza Mahkemesi’nin ------ Esas sayılı dosyasının incelenmesi sonunda, aşağıdaki hususlar saptanmıştır. Olay yerindeki ilk tespitleri içeren Trafik Kazası Tespit Tutanağı düzenlenmemiştir. Olay mahalli, yerleşim yerinde bulunan, kontrolsuz, üç yönlü yol (T) kavşağıdır. Kaza sırasında, vakit gündüz, hava açık, yol yüzeyi kurudur. Davalı kamyonetinin, bölünmüş yol olan --- Bulvarı’ndan dönüşle girdiği -----, asfalt kaplamalı, 7,00 metre genişlikte, iki trafik şeritli, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta hafif iniş eğimli, yaya kaldırımı bulunmayan, iki yönlü trafiğe açık bir yoldur. Davalı sürücünün ve küçük çocuğun davacı babasının ifadelerine göre, dava konusu trafik kazası, yukarıda, “Olay” paragrafında açıklandığı şekilde cereyan etmiş, olay sonunda, davacıların küçük yaştaki (6 yaşında) kızı, kamyonetin altında, sağ ön ve arka tekerlekler arasında ve sağ kol ve ayağı sağ ön tekerlek altında kalmış vaziyette görülmüştür. Bu tespitler, küçük çocuğun, kamyonetin gidişine göre, sokağın sağında bulunduğu sırada çarpmaya maruz kaldığını göstermektedir. Bilirkişi -----tarafından, ------ Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben düzenlenmiş, olay yeri fotoğrafları ekli, 05/12/2017 tarihli Bilirkişi Raporunda, o Mağdur yaya ------ 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68/c maddesindeki, bağlı Yönetmeliğin 138/d maddesindeki “Yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, yolda oynamaları yasaktır.” kuralını ihlal ettiği ve “araçlara ilk geçiş hakkını vermediğinden”, olayda, asli kusurlu olduğu, o Şüpheli sürücü ------ aynı Kanunun 52/a ve b maddesindeki ve bağlı Yönetmeliğin 101/a ve b maddesindeki “Sürücüler, hızlarını, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak ve kavşağa yaklaşırken azaltmak zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiğinden, olayda, tali kusurlu bulunduğu düşünce ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu, ----- Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca, huzurdaki tazminat davası için tanzim olunmuş, 04/11/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda, Sürücü ----, meskun mahaldeki yolda seyir halinde iken, yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli yolda dönüşe geçmeden önce, manevra alanını gerekli şekilde kontrol edip, seyir alanında yayaların olması halinde, yayaların araç yolunu terketmesinden sonra seyrini sürdürmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek, yolu yeterince kontrol etmeden seyir halinde iken, mahal fotoğrafları incelendiğinde, beyanlar göz önüne alındığında, yolda karşıdan karşıya geçmek maksadıyla hamle yapmadığı değerlendirilen, yol içerisinde durur vaziyette olan, yaşı küçük yayayı aracının altına alması sonucu meydana gelen olayda, asli derecede ve % 70 oranında kusurlu olduğu, Olaya müdrik yaşta olmayan, olay sırasında 6 yaşında olan yaya ------, yol içinde kendi can güvenliğini tehlikeye atar şekilde bulunup, gelen araçlardan korunma tedbiri almaması nedeniyle meydana gelen olayda, davranış faktörlerinin, tali derecede ve % 30 oranında etkili bulunduğu kanaat olarak ifade edilmiştir.
BİLİRKİŞİ GÖRÜŞÜ: A-) Kamyonet sürücüsü davalı, seyretmekte olduğu bulvardan sokağa dönerken, yerleşim yerinde seyrettiğini dikkate alarak ön ilerisini etkin biçimde kontrol etmesi, yoldaki davacı yaya çocuğu farkedince, kendisini korna çalarak uyarması ve çocuğun yolun kenarına çekilmesi halinde ancak, yaya çocuğun mümkün olduğu kadar uzağından, müteyakkız bir şekilde seyrini sürdürmesi gerektiği halde, bu hususlara riayet etmemiş, ifadelerinde belirttiği gibi, sokağa giriş yaptığı sırada, aracın altından ses gelmesi üzerine kamyoneti durdurmasından da anlaşılacağı üzere, gerekli kontrolları yapmadan, yolda yaya bulunmadığına, güvenli şekilde seyrini sürdürmesine mani bir durum olmadığına kanaat getirmeden seyrini sürdürmüş ve sokak içinde durmakta olan küçük yaya çocuğu farketmemiş, yaya çocuğa çarpıp, araç altına alarak yaralanmasına sebebolmuştur. Heyetimizce, davalı sürücü -----, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, olayda, birinci (asli) derecede etkili bulunduğu mütalaa olunmaktadır. B-) Davacıların küçük yaştaki kızı -----, araçların seyrine açık taşıt yolu içinde dururken, kendi can güvenliğini kollamadığı, yoldaki araç hareketlerini dikkate almadığı, tedbirsiz, dikkatsiz, dikkat ve özen yükümlülüklerine ve yaya hareketlerini düzenleyen kurallara aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı davranışının, olayda, ikinci (tali) derecede etkili olduğu, kendisinin, tehlikeyi idrak edemeyecek, trafik kurallarını bilemeyecek kadar küçük yaşta (6 yaşında) olmasının, hatalı hareketinin olaydaki rolünün gözardı edilmesini gerektirmeyeceği kanaatine varılmaktadır. Küçük yaya çocuğun, kamyonete doğru ani hamle yaptığı veya benzeri tehlike yaratan bir hareketi sabit olmadığı halde, 05/12/2017 tarihli Bilirkişi Raporunda, kendisinin, asli kusurlu sayılmasının isabetsiz (fazla) bulunduğu mütalaa olunmaktadır. C-) Adli Tıp Kurumu, ----- Trafik İhtisas Dairesi uzmanlarınca tanzim olunmuş, 04/11/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda belirtilen kusur gerekçeleri, kusur dereceleri ve kusur oranlarının, heyetimizin görüşü ile örtüştüğü ve davalıların itirazlarının kabule şayan olmadığı kanaatine varılmaktadır.
SONUÇ: Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğumuz inceleme sonucunda, yukarıda detaylı olarak arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda, heyetimizce, I- Davalı sigorta şirketine Trafik sigortalı-----plaka numaralı kamyonetin sürücüsü, davalı------ hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve takdiren % 70 (yüzde yetmiş) oranında etkili olduğu, II- Davacı anne ve babasının denetim ve gözetimi altında bulunması gerekli olan yaştaki (6 yaşındaki) yaya çocuk-----hatalı davranışının ise, ikinci (tali) derecede ve takdiren % 30 (yüzde otuz) oranında etkili bulunduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyada, aktüerya uzmanı bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; AKTÜERYAL YÖNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: A- Kazaya Karışan Araçların Sigortalılığı: Davalı ----- adına tescilli --- plakalı --- marka, ---- model, Kamyonet kullanım amaçlı aracın, davalı -----. tarafından ------ numaralı ZMSS poliçesi ile 09.10.2016-09.10.2017 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 310.000-TL olduğu görülmüştür. Davalı ------adına tescilli ---- plakalı --- marka, ----- model, Kamyonet kullanım amaçlı aracın, davalı -----. tarafından ------ numaralı Genişletilmiş Kasko poliçesi ile 16.10.2016-16.10.2017 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede İhtiyari Mali Mesuliyet Maddi Kaza Başına limitinin 50.000-TL olduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalı ------ 12.09.2017 tebellüğ tarihli dilekçeyle başvuru yapıldığı görülmüştür. B- Gelir Durumu: Hukuki sonuç ve takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 01.01.2011 doğumlu ve 13.06.2017 kaza tarihinde 6 yaşında olan----- için yerleşik Yargıtay kararları doğrultusunda yasal asgari ücret seviyesine göre maddi tazminat hesabı yapılacaktır. C- Tazminat Hesabında Kullanılacak Yöntem ve Mortalite Tablosu: Bilindiği üzere 01.06.2015 tarihli Genel Şartlardan sonra TRH2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılmakta iken, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve ----sayılı iptal kararı sonrasında tazminat hesaplamasının hangi usul ve esaslara göre yapılacağı hususunda belirsizlik oluşmuş, nihayetinde Yargıtay ------. Hukuk Dairesi’nin içtihat niteliğindeki son dönem kararlarından sonra TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak, ancak 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması benimsenmiştir. Belirtilen ilkeler kapsamında; ----- 01.01.2011 doğumlu olup 13.06.2017 olay tarihinde 6 yaşında olup, TRH-2010 bakiye yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü 73 yıldır. Yani 79 yaşına kadar (01.01.2090) yaşama ihtimali vardır. D- İndirim Durumu: ATK Adli Tıp ----- İhtisas Kurulu 29.07.2024 -----sayılı kararında; ---- 13.06.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı Tüm Vücut Özürlülük Oranının %3 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği mütalaa edilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi 04.11.2022 T. ----- sayılı kararında; sürücü ---- %70 oranında kusurlu olduğu, olaya müdrik yaşta olmayan ------ davranış faktörlerinin olayın oluşu üzerinde %30 oranında etken olduğu mütalaa edilmiştir. 14.02.2023 tarihli Heyet Kusur Bilirkişi Raporunda; ----- plakalı kamyonetin sürücüsü davalı ------ asli ve %70 kusurlu olduğu, davacı anne ve babasının denetim ve gözetimi altında bulunması gerekli olan 6 yaşındaki yaya çocuk-----hatalı davranışının ise tali ve %30 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.------ adına kusur tespiti yapıldığından hesaplanacak olan maddi tazminattan TBK 52. maddesi gereği %30 kusur indirimi yapılacaktır. IV- MADDİ TAZMİNAT HESABI: İşlemiş Dönem Tazminat Hesaplaması: Davacı ------ yaralandığı 13.06.2017 tarihinden, ATK’nın iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği mütalaasına istinaden 13.10.2017 tarihine kadar %100 malul olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği 14.10.2017 tarihinden asgari ücreti bilindiği işlemiş (bilinen) dönem sonu 31.12.2024 RAPOR tarihine kadar ise yine ATK’nın tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu mütalaasına istinaden bu oran üzerinden hesaplama yapılmıştır. İşleyecek Dönem Tazminat Hesaplaması: Sürekli iş göremez olunan bilinmeyen dönem; rapor yazım tarihinden itibaren (01.01.2025) davacı ----- bakiye yaşam devresini ifade eden (01.01.2090) kadarki dönemini ifade etmektedir. Bilinmeyen aktif/pasif dönemin (01.01.2025-01.01.2090) hesabında 2024 yılının toplam net kazancı olan (17.002,12*12) 204.025,44-TL’nin yıl be yıl %10 artırımlı ve 1/kn iskontolu hale getirilmesi ile bulunacaktır. Bakıcı Gideri ATK’nın iyileşme süresi içerisinde 2 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği mütalaasına istinaden ve de Yargıtay’ın bu yöndeki yerleşen içtihatları gereğince davacı adına 2 aylık yasal Brüt Asgari Ücret üzerinden bakıcı giderinin hesaplanması gerekmektedir.
V- SONUÇ: Hukuki sonuç ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 13.06.2017 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile 05.10.2017 tarihinde işbu davada geçici ve kalıcı sürekli iş göremezlik için şimdilik 1.000-TL, bakıcı tazminatı için şimdilik 1.000-TL olmak üzere toplam 2.000-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, ------ için 20.000-TL, baba için 10.000-TL, anne için 10.000-TL olmak üzere toplam 40.000-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebiyle ilgili olarak; 5.1. -----tarafından ZMMS poliçesiyle teminat altına alınmış olan poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 310.000-TL olduğu, 5.2. Davacıların küçük çocuğu ----- 13.06.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı %3 maluliyet oranı ve %30 kusurlu bulunduğu dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, 5.3. TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; ------ lehine toplam 294.645,04-TL maddi tazminat hesaplandığı, 5.4. Davacı tarafından davalı------12.09.2017 tebellüğ tarihli dilekçeyle başvuru yapıldığı anlaşılmış olup, bu çerçevede Sayın Mahkemece kabul edilebilecek başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalı ----- temerrüde düşeceği bildirilmiştir.
Davacı vekili 04/12/2024 arihli ıslah dilekçesi ile " Dosya kapsamında tanzim edilen 23/11/2024 tarihli Hesap Bilirkişi raporu içeriğinde yer alan aleyhe hususları kabul etmediğimizi bildirmekle birlikte, sunmakta olduğumuz beyan ve itirazlarımızın kabulüne, 2-Dava açılırken şimdilik 1.000,00-TL olan iş göremezlik tazminatının 1,00-TLsinin geçici iş göremezlik tazminatı, 999,00-TLsnin sürekli iş göremezlik tazminatı olduğunu bildirmekle beraber sürekli iş göremezlik tazminatını 287.599,47-TL artırmak suretiyle 288.598,47-TL olarak ıslah hakkımızı kullanmakla beraber kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine,1.000,00-TL olarak ikame edilen bakıcı gideri tazminatı kalemini 1.488,5-TL artırmak suretiyle 2.488,5-TL olarak ıslah ettiğimizi beyan etmekle beraber kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, işbu ıslah dilekçemizin davalılara tebliğ edilmesi ile haklı davanın tam kabulüne, Haklı davanın tam kabulü ile her türlü yargılama harç ve giderlerinin davalılara tahmiline, karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; davanın, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davaya konu trafik kazasında Davalı sigorta şirketine Trafik sigortalı, ----- plaka numaralı kamyonetin sürücüsü % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Davacı anne ve babasının denetim ve gözetimi altında bulunması gerekli olan yaştaki (6 yaşındaki) yaya çocuk ----- ise % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, Küçüğün Tüm Vücut Özürlülük Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği davacı çocuğun kaza tarihi ve takip eden 4 ay içerisinde 18 yaşını doldurmadığı görülmekle geçici iş göremezlik tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik tazminat miktarının hesaplanması gerektiği, bilirkişi raporundaki ilk 4 ay miktarı bulunan 5083,00-TL'nin %100 olarak değilde maluliyet oranı %3 olarak hesaplanması sonucu 152,49-TL bulunduğu, bilinen diğer dönemin 14.416,88-TL olduğu, bilinmeyen dönemin 397.866,61-TL olduğu 152,49-TL+14.416,88-TL+397.866,61-TL=412.435,98-TL olduğu %30 kusur indirimi sonucu 288.705,18-TL talep edilebilecek sürekli iş göremezlik tazminat miktarı bulunduğu, davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile 288.598,47 TL talepte bulunduğu görülmekle, taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde karar verildiği, oluşan 3.550,00-TL bakıcı gideri tazminatından kusur oranında 2.488,50 TL talep edilebileceği, ------. tarafından ZMMS poliçesiyle teminat altına alınmış olan poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 310.000-TL olduğu, davalı sigortanın ZMMS sigortacısı olarak sorumlu olduğu, diğer davalıların sürücü ve işleten olarak sorumlu oldukları, davacı tarafından davalı Sigorta Şirketi'ne 12.09.2017 tarihli başvuru yapıldığı, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihten itibaren davalı Sigorta Şirketinden faiz talep edilebileceği, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, kazaya karışan aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Olayın oluş şekli, tarafların olaydaki kusur durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak; Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları kusur durumu da göz önünde bulundurularak manevi tazminat talebinin hakkaniyet ölçüsüne göre tam kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1-)2.488,50 TL bakıcı gideri, 288.598,47 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 291.086,97 TL'nin davalılar ------yönünden 13/06/2017 tarihinden itibaren, davalı ------ yönünden 23/09/2017 tarihinden itibaren (sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ----- ödenmesine,
2-) Geçici işgöremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Manevi tazminat talebinin kabulü ile, davalılar ------13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı ---- 20.000,00 TL, anne -----10.000,00 TL, baba ------ 10.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen alınarak ödenmesine,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
4-Karar tarihinde alınması gerekli 19.884,15-TL harcın davacı tarafça yatırılan 143,46 TL peşin harç, 988,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 18.752,69-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 12.069,60 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 12.069,55-TL ve davacı tarafça yatırılan 1131,46TL harcın toplamı 13.201,01-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 46.573,92 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve ret oranına göre belirlenen 1,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit şekilde ödenmesine,
9-Davacı tarafından ödenen 7.025,00-TL ödenen fatura bedelinden kabul oranına göre 7.024,97-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Dosyada bulunan ve ödenmeyen Adli Tıp Kurumu fatura bedeli 578,00 TL ücretinden davanın kabul oranına göre belirlenen 577,99 TL'nin davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen, 0,01-TL'nin davacı tarafından ödenmesine ilişkin taraflara 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu hususta taraflara muhtıra gönderilmesine, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırıldığında ATK'ya ödeme yapılmasına, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırılmadığında ATK tarafından bedelin belirtilen miktarlarda taraflardan tahsiline, bu hususta ATK'ya müzekkere yazılmasına,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
11-İlave yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ------ alınarak davacıya verilmesine,
13-Alınması gerekli 2.732,4-TL harcın davalılar ----- alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.