T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/628
KARAR NO : 2025/589
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2024
KARAR TARİHİ : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf davacı taraftan 134 metretül mutfak tezgah ve alınlığı, 26 metretül 70x16'lık kapı eşiği ve 6 m2 70x85'lik yer döşemesi satın aldığını. Davacıda bu alım satım ilişkisine dayalı olarak 30/05/2024 tarihinde ----- numaralı 308.519,99 TL tutarındaki e-fatura tanzim ettiğini. Tanzim edilen fatura davalı tarafa gönderilmiş olup TTK Madde 21/2 "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." uyarınca davalı faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmediğini faturanın kesinleştiğini, dava konusu faturaya itiraz edilmemesi, davalının faturayı içerikleri ile birlikte kabul ettiği anlamına gelmekte olup, davacının alacağını kanıtlar nitelikte olduğunu. Davacının davalının satın almış olduğu malzemeleri davalıya teslim etmesinin ve davalı tarafından faturaya itiraz edilmemesi üzerine fatura alacağının ödenmesini talep edildiğini. Ekte sunmuş oldukları mesaj kayıtlarında davacı ile davalı arasında geçen konuşmalar ve fotoğraflardan davalının davacından satın almış olduğu malzemelerin teslim edildiğinin gözüktüğünü, Davalı davacından teslim aldığı mallara ilişkin montaj ve diğer işlemlerle ilgili de yardım istemiştir. Davacı 5 Haziran 2024 tarihinde davalıya ödemenin ne zaman yapılacağını sormuş davalı ise "Çek defteri daha gelmedi bugün yarın gelecek. Arayacağım seni." şeklinde cevap verdiğini. Ancak bu tarihten sonra davacıya ne ödeme yapılmış ne de ödemeyle ilgili bilgi verildiğini. Davalıya -----. Noterliği'nin 13/06/2024 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarı ile fatura alacağının ödenmesi yazılı olarak bildirilmiş ve alacağın 5 iş günü içinde ödenmesi talep edildiğini. Söz konusu bu ihtarname davalıya 24/06/2024 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı 01/07/2024 tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş olmasına rağmen davacı alacağının ödenmediğini beyan ederek; Davalının alacağı sürüncemeye sokmak adına iyi niyetli ödeme hususu ihtarımızdan sonra iade faturası tanzim etmesi hususları göz önüne alındığında öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, haklı davalarının kabulü ile----- İcra Dairesi----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının davaya konu fatura alacağını davacı tarafından keşide edilen----- Noterliği 03.06.2024 tarihli ----- yevmiye nolu ihtar ile öğrendiğini. Davalı iş bu ihtara ilişkin faturayı kabul etmediğini ve iade edeceğini -----Noterliği 25.06.2024 tarihli ----- yevmiye nolu ihtar ile davacıya ihtarda bulunduğunu. Davalı tarafından her ne kadar davacı tarafa fatura içeriğine ve keşide eden davacıya ilişkin itirazlarda bulunulmuşsa da davacı tarafından aynı iddialarla davalıya ---Noterliği Temmuz 2024 tarihli ----- yevmiye nolu ihtar ile haksız şekilde ihtarda bulunduğunu. davacı dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de faturalar tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını. Zira faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin de ispatlanması gerektiğini. Davacı şirket tarafından ---- yazışmalarına atıf yapılmışsa ----- yazışmaları davacı ----- ait olmadığını. ----- yazışmalarını kabul etmediklerini. Faturaların teyitlerinin ----- yazışmaları ile kabul görmesi mahkemenizden istenmektedir. Bu talebin ise hukuka ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, ------- numaralı 308.519,99 TL tutarındaki tanzim edilen faturaya ilişkin davalının davacı tarafa iade faturası kestiğini. Fatura içeriğine ilişkin mutabık olunan bir sözleşme olmadığından ve yapılan bir iş olmadığından tek taraflı olarak davacı tarafından kesilen faturaya itiraz ettiklerini, fatura alacağı tek başına ispatlamadığını. Faturalara konu malların davalı şirkete teslim edildiğin ispat yükü davacı yana ait olduğunu beyan ederek; davalı aleyhine açılmış davanın reddine, davalı aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf ve davalı taraf gerçek kişi tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, mali müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 14.02.2025 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ----. İcra müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasında bulunun itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları.’’ Tespit edilmiştir. Davacı tarafın defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. a) Defter İncelemesi (Usul) b) Hesap İncelemesi, c) BA ve BS Formlarının İncelenmesi, d) İhtarnamelerin İncelenmesi, DEFTER İNCELEMESİ (USUL): DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılı ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir; Davacı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve
1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. -DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Davalı şirket tarafından ibraz edilen 2024 yılı ticari defterlerinin onay bilgileri aşağıdaki gibidir;
Davalı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. HESAP İNCELEMESİ: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın ticari defterlerinde, davalı şirket ile olan 2024 yılı ----- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davacı tarafından 30.05.2024 tarih ------ seri no.lu fatura ile davalı tarafa 308.519,86 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 31.05.2024 tarihi itibariyle davalı taraftan 308.519,86 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın ticari defterlerinde, davacı şirket ile olan 2024 yılı ----- Kodlu Satıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;
¸
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davalı tarafından 30.05.2024 tarih ------ seri no.lu fatura ile davacı taraftan 308.520,00 TL tutarlı alış yaptığı, 24.06.2024 tarihinde davacı tarafa ---- seri no.lu 308.520,00 TL tutarlı iade faturasını düzenlendiği ve buna göre 24.06.2024 tarihi itibariyle davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı görülmüştür. BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Sayın Mahkeme 14.02.2024 tarihli celsesinde ‘’ 2024 yılına ilişkin taraflar arasındaki kayıtları gösterir BA-BS formlarının ilgili vergi dairesinden istenmesi’’ yönünde karar vermiştir. Davacının bağlı bulunduğu ----- Dairesi 17.02.2025 tarihli yazı cevabından, davacının 2024 yılı karşılaştırılmalı BS ve BA formlarını dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 257.100,00 TL tutarında fatura düzenlendiği görülmüştür. Davacı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davalı tarafından davacı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 257.100,00 TL tutarında fatura düzenlendiği görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ----- Dairesi 18.02.2025 tarihli yazı cevabından, davalının 2024 yılı karşılaştırılmalı BS ve BA formlarını dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 257.100,00 TL tutarında fatura düzenlendiği görülmüştür. Davalı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davacı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 257.100,00 TL tutarında fatura düzenlendiği görülmüştür. 4.d- İhtarnamelerin İncelenmesi: ---- Noterliği 02.10.2024 tarihli yazı cevabı ekinde dosyaya ----- Noterliği 13.06.2024 tarihli ------ yevmiye sayılı ihtarnameyi göndermiştir. Davalı tarafından 08.11.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ihtarnameler aşağıdaki gibi incelenmiştir. ----- Noterliği 13.06.2024 tarihli ----- yevmiye sayılı ihtarnamede, Keşideci ---- olup, ihtarnamenin içeriğinde; ‘’ …30.05.2024 tarihinde ------ numaralı 308.519,99 TL tutarında e.fatura tarafınız adına tanzim edilmiştir. Bugün itibariyle toplamda 308.519,99 TL bedelli faturadan müvekkil hiçbir ödeme yapılmamış olup, söz konusu faturadan dolayı müvekkilin 308.519,99 TL alacağı bulunmaktadır. 308.519,99 TL alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde temerrüt faizi ile ödenmesi ihtar edilmiştir. ----- Noterliği 02.10.2024 tarihli yazı cevabı ekinde, ----- Noterliği 13.06.2024 tarihli ------ yevmiye sayılı ihtarnamenin tebliğ bilgisini göndermemiştir. ---- Noterliği 25.06.2024 tarihli ------ yevmiye numaralı ihtarnamede, Keşideci ----- olup, ihtarnamenin içeriğinde; ‘’ ----- yevmiye no.lu ihtarı 24.06.2024 tarihinde tebliğ almış bulunmaktayız. Tarafımıza tebliğ olunan ihtardaki fatura ve alacağa ilişkin iddialarınızı kabul etmemekteyiz. ----- numaralı 308.519,99 TL tutarında tanzim edilen faturaya ilişkin tarafınıza iade faturası kestim ve bu iade faturasını da ihtarımın ekinde tarafınıza tebliğ etmekteyim. Her ne kadar tarafıma fatura keşide etmiş bulunmaktansanız da tarafınızla sizden bu fatura içeriğine ilişkin aramızda mutabık olunan bir sözleşme olmadığından yapılan bir iş olmadığından tek taraflı olarak tarafınızdan kesilen faturayı kabul etmemekteyim. Tarafınızın kesmiş olduğu fatura alacağını kabul etmemekteyim, fatura içeriğini kabul etmemekteyim. Bu nedenle fatura içeriğine itiraz etmekteyim. Söz konusu faturaya ilişkin iade faturasını ihtarımızla bilirlikte tarafınıza tebliğ etmekteyim. ‘’ Şeklinde ihtar edilmiştir. ---- Noterliği 01.07.2024 tarihli ------ yevmiye sayılı ihtarnamede, Keşideci ------ olup, ihtarnamenin içeriğinde; ‘’Tarafımıza 24.06.2024 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile müvekkil ---- tarafından 30.05.2024 tarihinde ------ numaralı 308.519,99 TL tutarında ki e.faturanın ödemesi talep edilmiştir. Alacağa konu fatura bedeli ödenmediği gibi haksız ve hukuka aykırı olarak tarafınızdan ------ numaralı, 24.06.2024 düzenlenme tarihli ve 308.520,00 TL bedelli iade faturası tanzim edilmiştir. İade faturası tarafımızca kabul edilmediği gibi hukuka aykırı tanzim ettiğiniz iade faturasının Vergi Usul Kanunun VUK 359/b suçunu hatırlatırız. Alacağa konu faturaya süresi içerisinde itiraz etmediğiniz gibi tarafınızla yapılan yazışmalarda alacağa konu faturadaki ürünlerin inşaatınızda kullanıldığı, teslime ilişkin hususlar ödeme için çek defterini beklediğinizi ve ürünlerin montaj esnasına çekilen fotoğrafların mevcut olduğunu bildiririz. Tarafımıza kesilen iade faturasını kabul etmemekteyiz.’’ Şeklinde olduğu. Faiz Konusunun İrdelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 02.07.2024 tarihli takipte, 308.519,99 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren TTK.1530. Madde göre temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir. Mal ve hizmet tedarikinde para borcunun ödenmesine ilişkin olarak, sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırılmamış ise, TTK m. 1530/4 uyarınca borçlu fatura veya eşdeğer ödeme talebini almasından otuz gün sonra temerrüde düşer. Bu durumda, alacaklının borçluya fatura göndermesi ve borçlunun bu faturayı almasından itibaren otuz gün içinde ödemede bulunmamış olması, temerrüdün oluşması bakımından yeterlidir. Faiz oranının taraflarca sözleşmede belirlenmediği veya geçersiz sayıldığı durumlarda ise, uygulanacak faiz oranı, TTK m. 1530/7 uyarınca, ----- Bankası tarafından her yıl Ocak ayında yapılan ilana göre belirlenir. Faiz oranı, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az %8 fazla olmalıdır. Şeklinde olduğu. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Dosya kapsamında, taraflar arasında imzalanmış mal tedarik sözleşmesine bulunmamakta olup, takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranı hakkında takdirin sayın mahkemeye ait olduğu.
S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, vergi dairelerinden gelen tarafların BS ve BA Formları ile her iki tarafından ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı şirketin ibraz ettiği, 2024 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı taraf adına yürütülen ----- Kodlu Muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafından 30.05.2024 tarih ----- seri no.lu fatura ile davalı tarafa 308.519,86 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 31.05.2024 tarihi itibariyle davalı taraftan 308.519,86 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalı tarafından davacı taraf adına yürütülen ----- Kodlu Muavin defter kayıtlarına göre davalı tarafından 30.05.2024 tarih ------ seri no.lu fatura ile davacı taraftan 308.520,00 TL tutarlı alış yaptığı, 24.06.2024 tarihinde davacı tarafa ------ seri no.lu 308.520,00 TL tutarlı iade faturasını düzenlendiği ve buna göre 24.06.2024 tarihi itibariyle davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı görülmüştür. Taraf ticari defter kayıtlarındaki uyumsuzluğun, davalı tarafın 24.06.2024 tarihli ----- seri no.lu 308.520,00 TL tutarlı iade faturasının, davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Takip konusu alacağını oluşturan 30.05.2024 tarih ------ seri no.lu 308.519,99 TL tutarlı faturanın e. fatura olduğu. Ticari fatura senaryosuna göre düzenlendiği, GIB portalı üzerinden davalı tarafa teslim edildiği. Davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresinden sonra 24.06.2024 tarihli ----- seri no.lu 308.520,00 TL tutarlı iade faturası düzenlemiş olduğundan, tesellüm karinesinin oluştuğunun, aksinin ispatının davalıya geçtiğinin, dosya kapsamında bu yönde delil olmamasına göre davacının 30.05.2024 tarih ----- seri no.lu 308.519,99 TL e-fatura yönünden alacaklı olduğunun kabulü halinde; 02.07.2024 takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 308.519,99 TL alacaklı olduğu. Takip alacaklısı davacı taraf 02.07.2024 tarihli takipte 308.519,99 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren TTK.1530. Madde göre temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir. Dosya kapsamında, taraflar arasında imzalanmış mal tedarik sözleşmesine bulunmamakta olup, takip tarihinden sonra işleyecek faiz oranı hakkında takdirin sayın mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporu incelenmiş olup;Davanın, davacının başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibinin fatura alacağından kaynaklandığı görülmektedir.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, Davacı tarafından davalı taraf adına yürütülen ------ Kodlu Muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafından 30.05.2024 tarih ------ seri no.lu fatura ile davalı tarafa 308.519,86 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 31.05.2024 tarihi itibariyle davalı taraftan 308.519,86 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalı tarafından davacı taraf adına yürütülen ----- Kodlu Muavin defter kayıtlarına göre davalı tarafından 30.05.2024 tarih ----- seri no.lu fatura ile davacı taraftan 308.520,00 TL tutarlı alış yaptığı, 24.06.2024 tarihinde davacı tarafa ----- seri no.lu 308.520,00 TL tutarlı iade faturasını düzenlendiği ve buna göre 24.06.2024 tarihi itibariyle davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı görülmüştür. Taraf ticari defter kayıtlarındaki uyumsuzluğun, davalı tarafın 24.06.2024 tarihli ----- seri no.lu 308.520,00 TL tutarlı iade faturasının, davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Taraf ticari defterleri birbirini doğrulamadığından, davaya konu faturadan kaynaklı davacının alacaklı olduğu hususu ticari defterlerden anlaşılamamaktadır.
Dosya kapsamında ticari defterlerle birlikte, fatura, 13/06/2024 tarihli borcun ödenmesi talepli ihtarname ve bir takım mesajlaşmalar sunulmuştur. Fatura içeriğinden, fatura konusunun mutfak tezgahı ve alınlık, kapı eşiği, yer döşemesi olduğu görülmektedir. Taraflarca karşılıklı sunulan mesajlardan anlaşıldığı üzere, mesajlaşmanın davalı ile dava dışı ------ arasında olduğu görülmektedir. Davacı tarafın dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda dava konusu mal ve hizmeti verdiği hususu ispatlanamamıştır. Dosyanın miktar ve niteliği gereği, teslim olgusunun tanıkla ispatı mümkün değildir. Davacı taraf dava dilekçesi ile yemin deliline başvurmamıştır. Belirtilen sebeplerle davacı davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Dava sonucu itibariyle, davalı vekilinin ek rapor talebi usul ekonomisi ilkesi gereğince yerinde görülememiştir.
Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmayan kötü niyet talebinin reddine,
3- Alınması gerekli 615,40 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 3.726,16-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 3.110,76 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 49.363,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekili (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.