T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/529
KARAR NO : 2025/487
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/07/2024
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalıya ait riziko adresinde kain ----- mağazasında davalı konumundaki muteriz borçlu firmanın ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğu; aynı AVM'nin bir üst katında yer alan ----- isimli işletmesinin tavan kısmında bulunan termosifonun 18.06.2022 saat 03:30 sıralarında montajından çıkması sonucu sirayet eden sular nedeniyle hasar meydana geldiğini, İşbu hasar ----- AVM yönetim personelleri tarafından gece vardiyası esnasında fark edilerek dava dilekçemiz ekinde sunulmakta olan tutanak ile kayıt altına alındığını, davalı firmanın, TBKnun 49. maddesinin; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. şeklindeki düzenlemesi gereğince vuku bulan hasardan mükellef olduğunu, hasar tespitine dair ekspertiz raporu: olay sonrası meydana gelen hasarın kaynağının, miktarının ve rücu muhatabının tespiti bakımından yapılan ekspertiz incelemesinde; bu noktada hasara sebebiyet veren termosifonun davalı firma tarafından AVM içerisine sonradan eklenmiş olması nedeniyle meydana gelen zararı tazminle mükellef olduğunu, müvekkili şirketin hasar onarım servis raporunda tespit edilen hasar tutarı oranında 23.584,96 TL hasar tazminat bedelini 17.11.2022 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, yapılan ödeme ile müvekkil şirket Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, akabinde müvekkili şirketçe ödenmek zorunda kalınan bedelin tahsili amacıyla ---- İcra Dairesi'nin ------ Esas Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından haksız ve mesnedsiz olarak işbu takibe itiraz edilerek icra takibi durdurulmuş olduğundan huzurdaki davayı ikame etmek zarureti hasıl olduğunu, olayda, usule uygun şekilde icra takibi yapılmış olup davalı haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, yukarıda değinilen, ekspertiz raporu, fotoğraflar, ödeme dekontu vs. evraklar birlikte değerlendirildiğinde davalının haksız olduğunu, aynı zamanda takip konusu alacağın likit olduğunu, İİK madde 67. hükmü gereğince, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının icra takibine vaki haksız itirazlarının iptali ile takip çıkışı üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamak koşuluyla icra inkar tazminatı, avans faizi, yargılama harç ve masrafları eklenerek birlikte devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından her ne kadar müvekkil firma aleyhinde icra takibi başlatılmışsa da müvekkil firmanın davacının belirtmiş olduğu adreste herhangi bir iş yeri bulunmadığını, müvekkili firmaya ait davacının takibe konu ettiği------ isimli bir iş yeri bulunmadığını, zira icra takibinde de açıkça anlaşılacağı üzere müvekkil firmanın adresi------olduğunu, müvekkil firmanın, her hangi bir şubesinin ya da iş yerinin bulunmadığı davacının belirtmiş olduğu adreste oluşan zarardan müvekkil firmanın sorumlu olamayacağını, bu hususta davacının belitmiş olduğu ilgili ----- AVM'den bahsi geçen---- isimli iş yerinin müvekkil firmaya ait olmadığı, sözleşmesi ve sair evrakları talep edilerek netlik kazanacağını, zira müvekkili firmanın bahsi geçen AVM ile herhangi bir işletme sözleşmesi bulunmadığını, işbu sebeple müvekkili firmanın huzurda görülmekte olan davada taraf sıfatı bulunmayıp davanın esasa girilmeden husumet nedeni ile reddi gerektiğini, davaya taraf olduklarını kabul etmemek kaydı ile davacının taleplerinin esastan da reddi gerektiğini, davacı firmanın kusur oranında rücu hakkı söz konusu olup; dosya kapsamında kusura ilişkin hiçbir somut delil bulunmadığını, davacı tarafından her na kadar dava dilekçesi ile zarara sebep olan termosifonun ---- isimli iş yeri tarafından sonradan eklenmiş olması sebebi ile kusurlu olduğu iddia edilmişse de bu hususta dosya kapsamında herhangi yazılı bir delil bulunmadığını, zira zarara neden olan termosifonun sorumluluğunun ne oranda kime ait olduğu ancak ----- isimli iş yerinin bahsi geçen AVM ile olan sözleşmesi kapsamından anlaşılabileceğini, bunun dışında davacı firmanın talep ve beyanlarının iddia olarak kalacağını, zira sigorta firmalarının rücu haklarını kimden ne oranda isteyebileceğinin kusur oranı ile tespit edilebileceğini, kaldı ki müvekkil firmanın işbu davada davalı sıfatı bulunmaması sebebi ile herhangi bir kusur atfedilemeyeceği açık olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili firmanın davanın tarafı olduğu olduğunu kabul etmemekle beraber, müvekkilii firma tarafından bahsi geçen hasar başlatılan icra takibi ile öğrenildiğini, öncesinde müvekkil firmaya gönderilmiş herhangi bir ihtarname, dijital ortamda bir bilgilendirme ya da sözlü bir bildirim söz konusu olmadığını, takip konusu alacağın likit olduğunun kabul edilmesi mümkün olmayıp davacının icra inkar taleplerinin reddi gerektiğini, davacı sigorta firması tarafından icra takibine konu edilmiş olan alacak tutarının likit olmadığını, zira dosya kapsamında, kullanılan malzeme hasarlı emtia talep listesi, özel bir firmaya yaptırılmış ekspertiz raporu ve sadece AVM personeli tarafından imza altına alınmış bir takım tutanakların olduğunu, dosya kapsamında nereye ne şekilde tadilat yaptırıldığı, buna ait fatura ve ödeme dekontları, bunun yanı sıra hasarlı emtia alım faturası ya da ödeme dekontu dosya kapsamında bulunmadığını, ayrıca bahsi geçen hasar bedeline ilişkin icra takibi öncesinde yapılmış herhangi bir bildirim dosya kapsamında bulunmadığını, alacağın gerçek miktarının sabit olmadığını, davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, öncelikle davacının alacak taleplerinin likit olmaması sebebi ile davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 35/b maddesine göre ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için kat maliklerinin yararına gereken tedbirlerin alınması yöneticinin görevleri arasındadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu zararın gerçekleştiği taşınmazın kat mülkiyetine tabi olduğu, 14/06/2019 tarihli yönetim planının tapuya işlendiği, 18/06/2022 tarihli davaya konu zarar tarihinde kat mülkiyetinin kurulu olduğu anlaşılmaktadır.Hâl böyleyken; eldeki davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle kat mülkiyetinden kaynaklanan işbu davada Mahkememiz görevsizdir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 4/1-a gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesine göre, görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usûlden reddine karar verilmesi gerektiğinden, Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ------ Sulh Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,Dair, davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.