T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/509
KARAR NO : 2025/500
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 28/05/2025
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Şirketinin ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ------sicil numarasıyla kayıtlı gözüktüğünü, şirketin faaliyetlerinin fiilen sona ermiş olmasına rağmen ticaret sicil kayıtlarında halen aktif göründüğünü, şirketin terkin işlemleri için başvurduğunda ise şirketin karar defterinin ibrazının istendiğini, söz konusu defterin kaybolması nedeniyle ibrazının mümkün olmadığını, bu sebeple defterin zayi olduğunun tespitini, bu nedenlerle şirkete ait işe başlama 12/02/2015 işi terk tarihi 31/10/2015 karar defterinin zayi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 03/06/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; Müvekkili, ----- isimli şahısla bir dönem imam nikahlı olarak resmi nikahı olmadan bir birliktelik yaşadığını, bu ilişkiden 19.03.2005 tarih doğumlu ----- isimli kız çocuğu dünyaya geldiğini, müvekkilinin, kızıyla birlikte ikamet etmekte olup, ------ ile 2016 yılı sonları – 2017 yılı başından itibaren fiili herhangi bir teması bulunmadığını, yalnızca müşterek kızları ----, babası ---- ile kişisel ilişki kurduğunu, söz konusu birliktelik döneminde, ---- sabıka kaydının bulunması ve müvekkilin serbest iradesini ortadan kaldıracak nitelikteki yönlendirme ve söylemleri nedeniyle, müvekkil üzerinde ciddi bir etki kurduğunu; özellikle 2015 yılı başlarında, kendi sabıka geçmişi sebebiyle şahsen şirket kurmasının mümkün olmadığını belirterek, şirketin müvekkil adına kurulmasını müvekkilden ısrarla talep ettiğini, müvekkilinin, istemediği halde bu sürecin içine dahil edildiğini, müvekkilinin iradesi fesada uğratılarak, 12.02.2015 tarihinde-----Şirketi unvanlı, ... vergi numaralı ticari işletme, müvekkil adına tescil edildiğini, Müvekkilin bu şirketin kuruluşuna ve devam eden faaliyetlerine dair ne bilgi ne de müdahale imkanı olduğunu, nitekim, anılan şirket 31.10.2015 tarihinde “mükellefiyet terk” durumuna geçmiş; fiilen faaliyetlerini sona erdirdiğini, bu tarihten itibaren şirketin aktif faaliyeti bulunmamakta, kaldı ki müvekkilin, şirketin kuruluşundan bugüne kadar hiçbir zaman mali, ticari veya yönetimsel herhangi bir tasarrufu ya da iradesi olmadığını, müvekkilinin, yaklaşık on yıl sonra, Mayıs 2025’te ----- nezdinde yaptığı iş başvurusu sırasında, 27.05.2025 tarihinde yetkili birim tarafından adına kayıtlı bir şirketin Ticaret sicilinde halen aktif olarak kayıtlı olduğu ve bu durumun giderilmemesi halinde başvurusunun kabul edilmeyeceği yönünde bilgilendirildiğini, bu vesileyle söz konusu durumdan ilk kez haberdar olduğunu bu gelişme üzerine müvekkilinin, aynı gün ----- Vergi Dairesi’ne müracaat etmiş ve durumunu izah ettiğini, Vergi dairesi yetkilileri, her ne kadar şirketin 31.10.2015 tarihi itibarıyla “mükellefiyet terk” durumuna geçtiğini belirtmiş olsalar da, ticaret sicilinden terkin işleminin tamamlanması için şirketin karar defterinin ibraz edilmesi gerektiğini ifade ettiklerini; aksi halde resmi terkin işlemi gerçekleştirilemeyeceğini, ancak müvekkilin söz konusu deftere hiçbir zaman sahip olmamış olması bir yana, bu defterin nerede olduğuna, kimin zilyetliğinde bulunduğuna veya içeriğine dair herhangi bir bilgisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin, 28.05.2025 tarihinde ---- Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak ----- ihbar numarasıyla defterin zayi olduğuna ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin yaşamış olduğu mağduriyetin giderilmesine karar verilmesini, müvekkilinin iradesi dışında adına açılan şirketin karar defterine hiçbir zaman sahip olmamış olması ve söz konusu defterin zayi olduğunun açıkça ortaya konmuş olması nedeniyle, ... vergi numaralı -----Şirketi’ne ait karar defterinin zayi olduğunun tespitine, bu kapsamda Zayi Belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, TTK'nun 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Davacının zayi belgesi istediği, 6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesinde hangi hallerde zayi belgesi istenebileceği düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesinde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık durumlarında zayi belgesinin istenebileceği belirtilmiştir. ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----.HD ---- Esas, ----- Karar sayılı kararında; ''6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaı uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı"düzenlenmiştir. Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir.Somut olayda faturanın kaybolması için kanunda sayılan ve buna benzer hiçbir sebebe dayanılmamış olduğu, kaybetme olayının madde sayılan olaylardan olmadığı, kayıp olgusunun zayi belgesi verilmesi için yeterli olamayacağı, her tacirin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında tüm ticari defter, belge ve kayıtlarını saklaması gerekmektedir. Zayii koşullarının yeterince değerlendirilmediğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.'' şeklinde gerekçeyle karar verilmiştir.Davacının karar defteri için zayi belgesi istediği, 6102 sayılı TTK'nın 82/7. Maddesinde hangi hallerde zayi belgesi istenebileceği düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesinde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık durumlarında zayi belgesinin istenebileceği belirtilmiştir. Davacının dava dilekçesi ve davacı vekilinin beyan dilekçesinde belirttikleri, davacı şirket yetkilisinin deftere hiçbir zaman sahip olmamış olması, defterin nerede olduğuna, kimin zilyetliğinde bulunduğuna ve içeriğine ilişkin bir bilgisinin bulunmaması durumu zayi belgesi istenebilecek durumlardan olamayacağı görülmektedir. Davacının belirtmiş olduğu durumun zayi belgesi istenebilecek durumlardan olmadığı, davacı tarafından kanunda sayılan veya buna benzer hiçbir sebebe dayanılmamış olduğu, her tacirin basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında tüm ticari defter, belge ve kayıtlarını saklaması gerektiğianlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine,
5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; tensip tutanağı düzenlenmeden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere karar verildi.