T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/247
KARAR NO : 2025/457
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/07/2020
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki içerisinde davacı tarafından davalıya mal temin edilmiş ve bu hizmet karşılığı fatura düzenlendiğini. Davacının takip tarihi itibari ile 125.330,49-TL olan cari hesap alacağı davalı tarafından ödenmediğini. 22.06.2015 tarihli, 31.08.2015 tarihli ve 25.12.2014 tarihli ekli faturalardan da görüleceği üzere davacı tarafından davalıya mal teslim edildiği ve bu malların davalı tarafından teslim alındığı açıkça ortada olduğunu beyan ederek; Davalının ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı sayılı dosyasına yaptığı tüm itirazların iptali ile takibin devamına, davalının takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firmanın davacı alacaklı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, dosyada mevcut ve de bilahare sunacakları faturalardan, tahsilat makbuzlarından, şirketler arası yazışmalardan, cari hesap ekstrelerinden ve de ticari defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalının, davacı şirketten dava dışı ---- aracılığı ile motorin aldığını ve karşılık gelen ödemeleri de yaptığını. Davalının ekte sunulan 24/04/2013 tarihli yetki belgesinden de anlaşılacağı üzere ödemeleri yetkili firma olan dava dışı ----- yapmış olup davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını. Yapılacak bilirkişi incelemesinde söz konusu husus ortaya çıkacak olup sair yazışmalar da dosyaya delil listeleri ile birlikte eklenecek ve bildirileceğini beyan ederek; Usulsüz tebligatın iptali ile öğrenme tarihi olan 07/09/2020 tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne, davanın reddine, kötü niyetle hareket ederek davalının ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren davacıların %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizden verilen 04/06/2021 tarih ve ----- Esas ----- sayılı kararı ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesi'nin 29/02/2024 tarih ve ----- Esas ----- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememiz, İstinaf Mahkemesinin bozma kararı öncesinde ''Mahkememizce dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, buna konu faturaların bulunduğu, davacının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalının ticari defterlerini sunmamış olduğu, dolayısıyla davacının ticari defterlerinin lehine lehine delil olacağı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 125.330,49 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
---- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin 29/02/2024 tarih ve ---- Esas -----Karar sayılı ilamıyla ''Dava, akaryakıt satışı nedeniyle davalı adına düzenlenen faturalara dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından , akaryakıt satışına ilişkin 25/12/2014 tarihli 13.371,63-TL bedelli, 25/12/2014 tarihli 39.935,79-TL bedelli, 22/06/2015 tarihli 46.218,33-TL bedelli 31/08/2015 tarihli ve 25.804,74-TL bedelli faturalara dayalı başlatılan takibe karşı,davalı fatura bedellerinin dava dışı ------ firması aracılığıyla ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacıya ait cari hesapta yer alan faturaların davalı tarafından BA beyannamesine konu edildiği anlaşılmakta olup faturalarda belirtilen akaryakıtın teslim edildiği hususu uyuşmazlık dışıdır. Davacının cari hesap ekstresinin incelenmesinde, takibe ekli her bir fatura kaydedildikten sonra fatura bedelleri ile uyumlu çek kayıtları ile davalının davacıya olan borcunun sıfırlandığı, 14/09/2015 tarihine kadar davalının borcu görünmediği, ancak 12/11/2016 tarihinde "----- cari hesap virmanlarının geri alınması" açıklaması ile takibe konu her bir fatura yönünden davacı lehine 125.330,49-TL alacak kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Davalı,fatura bedellerinin ---- tarafından ödendiğini ileri sürmüştür.Davacı vekili, istinafa cevap dilekçesinde ----- firmasının davalı ile aralarında ticari ilişkide garantör olduğunu, davalıya satılan akaryakıt faturalarına karşılık ----- tarafından müvekkili lehine çekler verildiğini,davalının borçlarını ödemek üzere keşide edilen çeklerin ödenemeyeceği için müvekkiline 892.967,05-TL bedelli 6 adet çek verildiğini, ancak çeklerin de karşılıksız çıkması üzerine davalı hesaplarında ters kayıtla düzeltme yapıldığını beyan etmiştir. Taraflar arasında üçlü ilişki olduğu,davalıya satılan akaryakıt bedelinin davacıya ----- tarafından ödendiği, davalının ise ödemelerini ---- yaptığı, ticari ilişkinin ------ çekleri ile yürüdüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının satın aldığı akaryakıt karşılığında davacının defterlerinde kayıtlı olan çek bedellerinin davalı tarafından ------ ödenmiş olması halinde davalının davacıya karşı sorumluluğu kalmayacağı,davalının ------ ödeme yapması ile borcundan kurtulacağı kabul edilmelidir. Davacının davalıdan alacak talebinde bulunabilmesi için davalının fatura bedellerini ------ ödememiş olması gerekir. Taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin işleyiş biçimi dikkate alındığında, ------ şirketinin iflas ettiği anlaşılmakla iflas idaresinde bulunan ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu faturalar karşılığında davalının -----ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekmektedir.----- ticari defterleri incelenmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediğinden , davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas - ------ Karar sayılı 04/06/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;'' şeklinde karar verilmiştir.
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.
----- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve davacı tarafın ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; davacı ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222.maddesi gereğince delil niteliğine haiz olabileceği, davalı tarafın incelemeye katılmadığı, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliği bulunan 2019 yılı ticari defterlerine göre davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 125.330,85 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Dava dışı dışı ------ defterleri defter ve belgeleri ile dava dosyasındaki delilleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir. Defter İncelemesi (Usul) Hesap İncelemesi, BA ve BS Formlarının İncelenmesi, Bozma İlamı . DEFTER İNCELEMESİ (USUL): DAVACI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Sayın Mahkemenin -----sayılı dosyanında davacı şirketin ticari defterleri SMMM Bilirkişi ------ tarafından incelendiği görülmüştür. DAVALI DEFTER İNCELEMESİ (Usul): Sayın Mahkemenin -----sayılı dosyanına SMMM Bilirkişi ------- tarafından sunulan 22.01.2022 tarihli bilirkişi raporında, Davalı taraf incelemeye katılmadığı, ticari defter ve kayıtları ibraz etmediğinden davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinden bir tespitin yapılamadığı. Şeklinde belirtilmiştir. DAVA DIŞI ----- DEFTER İNCEMESİ (Usul) Dava Dışı -----ticari defterlerinin incelenmesi bakımından---- İflas Müdürlüğü’nün ------ İflas masasına başvurulmuş olup, tarafıma flash bellek içerisine verilen belgelerin incelenmesinde, dava dışı şirketim 2017, 2018, 2019 yılları yevmiye defteri, kebir defteri XLM dosyalarının bulunduğu, envanter defter noter onay bilgilerin bulunduğu görülmüştür. 4.b HESAP İNCELEMESİ: 4.b-1 Davacı Hesap İncelemesi:Sayın Mahkemenin -----sayılı dosyanında davacı şirketin ticari defterleri SMMM Bilirkişi ---- tarafından incelendiği görülmüştür. -----sayılı dosyanına SMMM Bilirkişi ----- tarafından sunulan 22.01.2022 tarihli bilirkişi raporında; Dava Konusunun; Taraflar arasındaki tanzim edilmiş olan faturalar nedeni ile davacı tarafı tarafa alacak tespitine yöneliktir, Davacı Ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbirini teyit etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddesi gereğince delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuştur. Davalı taraf incelemeye katılmadığı, ticari defter ve kayıtları ibraz etmediğinden davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinden bir tespitin yapılamadığı. Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliği bulunan 2019 yılı ticari defterlerine göre; davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 125.330,85TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı Hesap İncelemesi: Sayın Mahkemenin ---- dosyanına SMMM Bilirkişi ------ tarafından sunulan 22.01.2022 tarihli bilirkişi raporında, Davalı taraf incelemeye katılmadığı, ticari defter ve kayıtları ibraz etmediğinden davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinden bir tespitin yapılamadığı. Şeklinde belirtilmiştir. Dava Dışı Hesap İncelemesi: Dava dışı şirketin ticari defterlerinde, davalı şirkette ait olan 2017, 2018 ve 2019 yılları ------Kodlu Alınan Diğer Avanslar hesabının dökümü aşağıdaki gibidir.
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında ticari faaliyetin bulunduğu. Dava dışı şirketin 01.01.2017 tarihi itibariyle davalı şirkete 6,52 TL borçlu olduğu, eş değişle davalı şirket tarafından 2017 yılından önce dava dışı şirkette 6,52 TL fazla ödeme yapılmş olduğu görülmektedir. BS ve BA Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257’ci maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 350 sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını ‘Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu (Form BA)’ ile mal ve hizmet satışlarını ise ‘Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS)’ ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirilmiştir.Davacının bağlı bulunduğu Büyük Mükellefler Vergi Dairesi 21.08.2020 tarihli yazı cevabında, davacının 2014 -2015 yıllarına ait ait BA-BS formlarını dosyaya göndermiştir. Davalının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 13.08.2020 tarihli yazı cevabında, davalının 2014 - 2015 yıllarına ait ait BA-BS formlarını dosyaya göndermiştir Davacı tarafın 2014 -2015 BS formu ile bildirmiş olduğu satış faturaları ile davalının 2014 -2015 BA formu ile bildirmiş olduğu alış faturaları aşağıdaki gibidir.
Yukarıdaki tablolarda görüldüğü gibi, Davacı şirketin 2014 - 2015 yılları BS Formunda davalı şirkette 18 adet belge/fatura ile KDV hariç 642.168,00 TL tutarında mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiği ve tarafların 2014 -2015 yılları BA ve BS formlarımda uyuşmazlığın bulunmadığı görülmektedir. Bozma İlamı İncelenmesi: T.C. ----- Bölge Adliye Mahkemesi-----Hukuk Dairesi ----- Dosya No, ------- Karar, 29/02/2024 tarihli ilamında, DAVA :Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişki kapsamında davalı şirketten faturadan kaynaklı bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin taleplerine rağmen davalı tarafın bakiye cari hesap borcunu ödemediğini, müvekkili tarafından------İcra Dairesi'nin-----Esas sayılı takibinin başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafa borçlarının olmadığını, davacı tarafından var olduğu iddia edilen alacağa ilişkin somut belge sunulmadığını, ticari defter ve belgelerin incelenmesi sonucunda borcun olmadığının belli olacağını, borçlarının ------aracılığıyla ödendiğini, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine,davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacı şirketin sahibi lehine delil niteliği bulunan 2019 yılı ticari defterlerine göre davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 125.330,85-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerini incelemeye ibraz etmediği, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacının ticari defterlerinin lehine delil olacağı, bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 125.330,49-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının 125.330,49-TL üzerinden iptali ile avans faizi işletilerek devamına, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; süre uzatım talebinde bulunulduğu halde mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, bu nedenle cevap dilekçesinin süresinde olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten ----- aracılığıyla motorin satın aldığını ve bedellerinin dava dışı ---- firması aracılığıyla ödendiğini, ------ firması tarafından yapılan ödemelerin alacaktan düşülmesi gerektiğini, mahkemece tek taraflı incelenen defterlere dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verildiğini, müvekkili ile dava dışı ------ firmasının da defterlerinin incelenmesi ile müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespit edileceğinibelirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, akaryakıt satışı nedeniyle davalı adına düzenlenen faturalara dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından , akaryakıt satışına ilişkin 25/12/2014 tarihli 13.371,63-TL bedelli, 25/12/2014 tarihli 39.935,79-TL bedelli, 22/06/2015 tarihli 46.218,33-TL bedelli 31/08/2015 tarihli ve 25.804,74-TL bedelli faturalara dayalı başlatılan takibe karşı,davalı fatura bedellerinin dava dışı ------- firması aracılığıyla ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacıya ait cari hesapta yer alan faturaların davalı tarafından BA beyannamesine konu edildiği anlaşılmakta olup faturalarda belirtilen akaryakıtın teslim edildiği hususu uyuşmazlık dışıdır. Davacının cari hesap ekstresinin incelenmesinde, takibe ekli her bir fatura kaydedildikten sonra fatura bedelleri ile uyumlu çek kayıtları ile davalının davacıya olan borcunun sıfırlandığı, 14/09/2015 tarihine kadar davalının borcu görünmediği, ancak 12/11/2016 tarihinde "------- cari hesap virmanlarının geri alınması" açıklaması ile takibe konu her bir fatura yönünden davacı lehine 125.330,49-TL alacak kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Davalı,fatura bedellerinin ----- tarafından ödendiğini ileri sürmüştür.Davacı vekili, istinafa cevap dilekçesinde ------- firmasının davalı ile aralarında ticari ilişkide garantör olduğunu, davalıya satılan akaryakıt faturalarına karşılık ------ tarafından müvekkili lehine çekler verildiğini, davalının borçlarını ödemek üzere keşide edilen çeklerin ödenemeyeceği için müvekkiline 892.967,05-TL bedelli 6 adet çek verildiğini, ancak çeklerin de karşılıksız çıkması üzerine davalı hesaplarında ters kayıtla düzeltme yapıldığını beyan etmiştir. Taraflar arasında üçlü ilişki olduğu,davalıya satılan akaryakıt bedelinin davacıya ---- tarafından ödendiği, davalının ise ödemelerini ----- yaptığı, ticari ilişkinin ------ çekleri ile yürüdüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının satın aldığı akaryakıt karşılığında davacının defterlerinde kayıtlı olan çek bedellerinin davalı tarafından ------ ödenmiş olması halinde davalının davacıya karşı sorumluluğu kalmayacağı, davalının ------ ödeme yapması ile borcundan kurtulacağı kabul edilmelidir. Davacının davalıdan alacak talebinde bulunabilmesi için davalının fatura bedellerini ------ ödememiş olması gerekir. Taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin işleyiş biçimi dikkate alındığında, ------ şirketinin iflas ettiği anlaşılmakla iflas idaresinde bulunan ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu faturalar karşılığında davalının ----ödeme yapıp yapmadığının belirlenmesi ------ ticari defterleri incelenmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediğinden , davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas - ------ Karar sayılı 04/06/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA karar verildi. ‘’ Şeklinde olduğu. 5 ) GENEL DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkemenin ---- dosyanına SMMM Bilirkişi----- tarafından sunulan 22.01.2022 tarihli bilirkişi raporında bulunan davacı tarafından davalı adına yürütülen ------- no.lu hesabın özet halinde aşağıda sunulmuştur. Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davacı şirketin 25.12.2014 tarihi itibariyle davalıdan 0,36 TL alacaklı olduğu. Davacı şirket tarafından 25.12.2014 tarihinden 31.08.2015 tarihine kadar davalı tarafa 10 fatura ile 363.975,91 TL tutarlı satış yaptığı. Bu süreçte; Takibe konu olan 13.371,63 TL tutarlı, 39.935,79 TL tutarlı faturalara karşılık ------ nolu çeke istinaden virman’’ açıklamasıyla 53.307,42 TL ‘nin davalı hesabına alacak kayıt edildiği. Takibe konu olan 46.218,33 tutarlı faturayan karşılık ‘’------ nolu çeke istinaden virman’’ açıklamasıyla 46.218,83 TL ‘nin davalı hesabına alacak kayıt edildiği. Takibe konu olan 25.804,74 tutarlı faturayan karşılık ------ nolu çeke istinaden virman’’ açıklamasıyla 25.804,74 TL ‘nin davalı hesabına alacak kayıt edildiği. Takibe konu olmayan 6 adet 238.645,42 TL tutarlı faturalar karşılık virman işlemiyle 238.645,42 TL tutarlı çeklerin davalı alacağına kayıt edildiği ve buna göre 14.09.2015 tarihi itibariyle davalından 0,36 TL alacaklı olduğu. Davacı tarafından 12.11.2016 tarihinde ---- cari hesap virmanlarının geri alınması’’ açıklmasıyla toplam 125.330,49 TL’nin, davalı borcuna kayıt edildiği ve buna göre 25.04.2019 tarihi itibariyle davalından 125.330,85 TL alacaklı olduğu görülmektedir. Cari hesaplar arası virman muhasebe kaydında virman fişi ile tutulur. İki farklı cari firmadan birinin alacağı bir diğerinin borcundan tahsil edilecek ise ya da bir carinin borcu bir diğeri tarafından üstlenilecek ise de cari hesap virmanı yapılır. Davacının defterlerinde virman açıklamasıyla davalı alacağına ve davalı borcuna kayıt edilen edilen tutarların yevmiye defter kayıtları bulunmadığından, hangi hesaplara karşılık yapılmış olduğu görülememekle beraber; Davacı tarafın davalı adına yürütülen cari hesapta kayıtlı olan açıklamalara bakıldığında; Takibe konu faturalara karşılık virman açıklamasıyla davalı alacağına kayıt edilen toplam 125.330,50 TL tutarlı çeklerin, dava dışı firma tarafından davacı tarafa verildiği ve söz konusu çek tutarların tekradan davalı borcuna kayıt edildiği ve 125.330,50 TL tutarlı faturaların takibe konu edildiği anlaşılmaktadır. Dava Dışı ------ ticari defterlerinin incelenmesi bakımından -----İflas Müdürlüğü’nün ------ İflas masasına başvurulmuş olup, tarafıma flash bellek içerisine verilen belgelerin incelenmesinde, dava dışı şirketin 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin bulunduğu. Dava dışı şirketin 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defteri bulunmadığından, Davalının tarafından takibe konu olan 25.12.2014 tarihli 39.935,79 TL tutarlı ve 13.371,63 TL tutarlı, 22.06.2015 tarihli 46.218,33 TL tutarlı ve 31.08.2016 tarihli 25.804,74 TL tutarlı fatura ödemelerin dava dışı şirkette yapılıp, yapılmadığı tespit edilmemiştir. Dava dışı şirketin ticari defterlerinde, davalı şirkette ait olan 2017, 2018 ve 2019 yılları ------ Kodlu Alınan Diğer Avanslar hesabının incelemesinde, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında ticari faaliyetin bulunduğu. Dava dışı şirketin 01.01.2017 tarihi itibariyle davalı şirkete 6,52 TL borçlu olduğu, eş değişle davalı şirket tarafından 2017 yılından önce dava dışı şirkette 6,52 TL fazla ödeme yapılmş olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında, takibe konu olan fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkette ödendiğine dair tahsilat makbuzları, şirketler arası yazışmalar bulunmamaktadır. Faiz Konusu İncelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf, 25.04.2019 tarihli icra takibinde 125.330,49 TL asıl alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren yasal faizi yürütülmesini talep etmiştir. Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı leline hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak tutarı için takip sonrası yılık %9 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği. 5 ) S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile dava dışı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, 1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin ----- dosyanında davacı şirketin ticari defterleri SMMM Bilirkişi ------ tarafından incelendiği görülmüştür. Sayın Mahkemenin -----sayılı dosyanına SMMM Bilirkişi ------ tarafından sunulan 22.01.2022 tarihli bilirkişi raporında, Davalı taraf incelemeye katılmadığı, ticari defter ve kayıtları ibraz etmediğinden davalı taraf ticari defter kayıtları üzerinden bir tespitin yapılamadığı. Şeklinde belirtilmiştir. Dava Dışı ------ticari defterlerinin incelenmesi bakımından -----. İflas Müdürlüğü’nün ------ İflas masasına başvurulmuş olup, tarafıma flash bellek içerisine verilen belgelerin incelenmesinde, dava dışı şirketim 2017, 2018, 2019 yılları yevmiye defteri, kebir defteri XLM dosyalarının bulunduğu, envanter defter noter onay bilgilerin bulunduğu görülmüştür. 2. Takip Konusu Alacak Yönünden: Sayın Mahkemenin 2020/578 E.sayılı dosyanına SMMM Bilirkişi -----tarafından sunulan 22.01.2022 tarihli bilirkişi raporında bulunan davacı tarafından davalı adına yürütülen -----no.lu hesabın incelemesinde; Davacı şirketin 25.12.2014 tarihi itibariyle davalı taraftan 0,36 TL alacaklı olduğu. Davacı şirket tarafından 25.12.2014 tarihinden 31.08.2015 tarihine kadar davalı tarafa 10 fatura ile 363.975,91 TL tutarlı satış yaptığı. Bu süreçte; Takibe konu olan 13.371,63 TL tutarlı, 39.935,79 TL tutarlı faturalara karşılık ‘’---- nolu çeke istinaden virman’’ açıklamasıyla 53.307,42 TL‘nin davalı hesabına alacak kayıt edildiği. Takibe konu olan 46.218,33 tutarlı faturayan karşılık ‘’--/--- nolu çeke istinaden virman’’ açıklamasıyla 46.218,83 TL‘nin davalı hesabına alacak kayıt edildiği. Takibe konu olan 25.804,74 tutarlı faturayan karşılık ‘---- nolu çeke istinaden virman’’ açıklamasıyla 25.804,74 TL‘nin davalı hesabına alacak kayıt edildiği. Takibe konu olmayan 6 adet 238.645,42 TL tutarlı faturalar karşılık toplam virman açıklamasıyla 238.645,42 TL tutarlı çeklerin davalı alacağına kayıt edildiği ve buna göre 14.09.2015 tarihi itibariyle davalından 0,36 TL alacaklı olduğu. Davacı tarafından 12.11.2016 tarihinde ‘’----- cari hesap virmanlarının geri alınması’’ açıklamasıyla toplam 125.330,49 TL’nin, davalı borcuna kayıt edildiği ve buna göre 25.04.2019 tarihi itibariyle davalından 125.330,85 TL alacaklı olduğu ve iş bu alacak tutarının takibe konu edildiği görülmüştür. Cari hesaplar arası virman muhasebe kaydında virman fişi ile tutulur. İki farklı cari firmadan birinin alacağı bir diğerinin borcundan tahsil edilecek ise ya da bir carinin borcu bir diğeri tarafından üstlenilecek ise de cari hesap virmanı yapılır. Davacının defterlerinde virman açıklamasıyla davalı alacağına ve davalı borcuna kayıt edilen tutarların yevmiye defter kayıtları bulunmadığından, hangi hesaplara karşılık yapılmış olduğu görülememekle beraber; Davacı tarafın davalı adına yürütülen cari hesapta kayıtlı olan açıklamalara bakıldığında; Takibe konu faturalara karşılık virman açıklamasıyla davalı alacağına kayıt edilen toplam 125.330,50 TL tutarlı çeklerin, dava dışı firma tarafından davacı tarafa verildiği ve söz konusu çek tutarların tekradan davalı borcuna kayıt edildiği ve 125.330,50 TL tutarlı faturaların takibe konu edildiği anlaşılmaktadır. Dava Dışı ----- ticari defterlerinin incelenmesi bakımından ----. İflas Müdürlüğü’nün ------ İflas masasına başvurulmuş olup, tarafıma flash bellek içerisine verilen belgelerin incelenmesinde, dava dışı şirketin 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin bulunduğu. Dava dışı şirketin 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defteri bulunmadığından, Davalının tarafından takibe konu olan 25.12.2014 tarihli 39.935,79 TL tutarlı ve 13.371,63 TL tutarlı, 22.06.2015 tarihli 46.218,33 TL tutarlı ve 31.08.2016 tarihli 25.804,74 TL tutarlı fatura ödemelerin dava dışı şirkette yapılıp, yapılmadığı tespit edilmemiştir. Dava dışı şirketin ticari defterlerinde, davalı şirkette ait olan 2017, 2018 ve 2019 yılları -----Kodlu Alınan Diğer Avanslar hesabının incelemesinde, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında ticari faaliyetin bulunduğu. Dava dışı şirketin 01.01.2017 tarihi itibariyle davalı şirkete 6,52 TL borçlu olduğu, eş değişle davalı şirket tarafından 2017 yılından önce dava dışı şirkette 6,52 TL fazla ödeme yapılmş olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında, takibe konu olan fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkette ödendiğine dair tahsilat makbuzları, şirketler arası yazışmalar bulunmamaktadır. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafından davalı adına yürütülen muavin defter kayıtlarına göre takibe konu olan fatura bedellerinin dava dışı------ tarafından verilen çekler ile davacı tarafa ödendiği anlaşıldığından, davalı tarafından iş bu fatura bedellerini dava dışı şirkette ödendiğin ve dava dışı ----- tarafından davacı şirkette verilen çeklerin tahsil edilememesinden davalı tarafının sorumlu olmadığının kabulü halinde; 25.04.2019 takip tarihi itibariyle davacının davalından takibe konu olan faturalardan kaynaklı alacağının bulunmadığı. Dosya kapsamında, takibe konu olan fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkette ödendiğine dair tahsilat makbuzları, şirketler arası yazışmalar bulunmadığından. Takibe konu olan 125.330,49 TL tutarlı fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkette, ödenmediğinin kabulü halinde, 25.04.2019 takip tarihi itibariyle davacının davalından 125.330,49 TL alacaklı olduğu. 125.330,49 TL asıl alacak için takip sonrası yılık %9 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Mahkememizce dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, buna konu faturaların bulunduğu, davacının ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalının ticari defterlerini sunmamış olduğu, Dava Dışı -----ticari defterlerinin incelenmesi bakımından----. İflas Müdürlüğü’nün ----- İflas masasına başvurulmuş olup, dava dışı şirketin 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin bulunduğu, dava dışı şirketin 2014, 2015 ve 2016 yılları ticari defteri bulunmadığı, davalının tarafından takibe konu olan 25.12.2014 tarihli 39.935,79 TL tutarlı ve 13.371,63 TL tutarlı, 22.06.2015 tarihli 46.218,33 TL tutarlı ve 31.08.2016 tarihli 25.804,74 TL tutarlı fatura ödemelerin dava dışı şirkete yapılıp, yapılmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edilememiştir. Dosya kapsamında, takibe konu olan fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkete ödendiğine dair dekont, tahsilat makbuzları, şirketler arası yazışmalar bulunmadığından, takibe konu olan 125.330,49 TL tutarlı fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkete ödendiği hususu ispatlanamamıştır.
Davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, davacı tarafın incelenen ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde olduğu, dava dışı şirketin fatura tarihindeki ticari defterlerinin iflas masasında bulunmadığı, incelenen yıllarda fatura ödemelerin dava dışı şirkete yapılıp, yapılmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edilemediği, takibe konu olan fatura bedellerin davalı tarafından dava dışı şirkete ödendiği hususu ispatlanamadığı, açıklanan gerekçelerle alınan bilirkişi raporları hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2-----. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 125.330,49-TL üzerinden avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 125.330,49-TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 8.561,32-TL harçtan peşin alınan 1.513,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.047,63-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 5.849,50 TL yargılama gideri ve 1.513,69 TL peşin harç toplamı 7.363,19-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.