T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/17
KARAR NO : 2025/461
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 08/01/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil şirkete ------ sayılı ekstra karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan---- plakalı sayılı araç, ---- sevk ve idaresindeyken, muteveffa ----- sevk ve idaresinde bulunan ----- plakalı araca (motosiklet) çarparak hasar vermiş, Meydana gelen kaza sebebiyle kaza motosiklet sürücüsü ---- hayatını kaybetmiş, Kaza tespit tutanağında ----- plakalı araç sürücüsü olarak kaza anında kendisini sürücü olarak beyan eden ----- ismi görülmekte, Ancak ------ 23/06/2021 tarihli ifadesinde ''....(kaza sonrası) aracın direksiyonundan arka koltuğa geçtiğini, kendisinin sürücü belgesi olmadığı için abisi olan ----- kazayı üstlendiğini'' beyan etmiş, Müvekkil şirkete sigortalı olan ----- plakalı araç sürücüsü, ------sayılı yer önünde bulunan virajlı yol kesiminin önünde seyir ederken, kaza dışı otomobili sollamak için yolun karşı şeridine geçmiş ve bu istikamette gelmekte olan muteveffa ---- sevk ve idaresinde bulunan ------ plakalı motosiklete çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana gelmiş Kaza tespit tutanağında ----- plakalı araç sürücüsünün KTK 56/a-1 maddesini ihlal ederek ''Sürücülerin; geçme ,dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları'' kuralına uymaması sebebiyle kazaya sebebiyet verdiği tespit edilmiş, Söz konusu kaza sebebiyle--- Cumhuriyet Başsavcılı'ğı tarafından ----- numaralı soruşturma başlatılmış, Soruşturma dosyası kapsamında kazaya ilişkin 13/07/2021 tarihli bilirkişi raporu alınmış, Ayrıca ---- Ağır Ceza Mahkemesi 21/12/2021 tarihli, ---- Esas, ----Numaralı dosyası ile ---- plakalı araç sürücü ----- mahkumiyetine karar vermiş, ------plakalı araç sürücünün ehliyetinin olmadığı yönündeki ikrarı, soruşturma ve kovuşturma dosyaları kapsamında alınan bilirkişi raporu ile araç sürücüsünün yukarıda belirtilen kuralları ihlal ederek, trafik kurallarına aykırı davranarak ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu tespit edilmiş, 20.06.2021 tarihli trafik kazasının meydana gelmesi sebebiyle, muteveffa ---- mirasçıları, destekten yoksun kalma tazminatlarının ödenmesi için müvekkil sigorta şirketine müracaat etmişler, Bu sebeple 05/09/2022 tarihinde ---- dosya numarası ile ihtiyari arabuluculuk yapılmış, Muteveffa ---- mirasçılarını temsilen Av. ----- ihtiyari arabuluculuk sürecine katılmış, Arabuluculuk Anlaşma Belgesi doğrultusunda destekten yoksun kalan yukarıda isimleri belirtilen taraflara maddi tazminat ve ferileri için, ---- (BABA) için - 135.000,00 TL --- -- (ANNE) için - 155.000,00 TL vekalet ücreti - 28.750,00 TL (21.684,32 TL olarak stopaj hariç) olmak üzere TOPLAM - 318.750,00 TL ödenmesi hususunda anlaşma sağlanmış ve müvekkil şirket tarafından 29/11/2022 tarihinde müteveffa mirasçıları vekili hesabına ödenmiş, arabuluculuk anlaşma belgesi ile kararlaştırılan vekalet ücreti müteveffa mirasçıları vekili hesabına 29/11/2022 tarihinde ödenmiş, Huzurdaki dava konusu ile ilgili olarak, 14.11.2023 tarihinde tüketici dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvurulmuş, ------No'lu dosyadan yapılan arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşılamamıştır. Bu sebeple huzurdaki davayı açma zarureti doğmuş, Yukarıda izah edilen ve mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile ödenen 318.750,00 TL tutarındaki tazminatın davalıdan, ödeme tarihi olan 29.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve beyanlarında bulundukları görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ” Davacı sigorta şirketinin açtığı eldeki dava, trafik kazası nedeniyle hak sahiplerine ödeme yapan sigortacının Trafik Sigortası Genel Şartlarının B4 ve B4/b maddelerinde yer alan "tazminat gerektiren olayın ehliyetsiz kimseler tarafından kullanılması veya trafik kurallarının ağır ihlali sonucunda meydana gelmesi durumunda sigortacının kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu hakkı" kapsamında açılmış sigorta ettirene rücu davası olduğunu, dava konusu zararın ortaya çıkmasına neden olan ------ plaka sayılı araç müvekkilin mülkiyetinde iken davacı sigorta şirketine sigortalanmış ve fakat kaza tarihi olan 20.06.2021 tarihinden önce 16.06.2021 tarihinde isimli kişiye ----. Noterliği'nin 16.06.2021 tarih ve ------ yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesi ile devredilmiş olduğunu, bu kapsamda müvekkilin iş bu dava sonucunda aleyhine hükmedilecek tazminatlardan tazminatı doğuran aracın maliki olan ---- rücu hakkı kapsamında davanın ------ ihbarını, Bununla birlikte Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın “sigortacının işletene rücu hakkına” ilişkin B.4 maddesi c bendine ve Genel Şartlar’daki hükme göre, Sigortacının işletene rücu edebilmesi için “kazanın, aracın gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından kullanılması sonucu” meydana gelmiş olması gerekir, Daha açık bir anlatımla,“kazanın oluşu” ile “yeterli ehliyetnameye sahip olmama” arasında “uygun nedensellik bağı” bulunmalı; başka bir deyişle, kaza, yeterli ehliyetnameye sahip olmamanın bir sonucu olmalı, kaza ile yetersiz ehliyetname arasında “neden-sonuç” ilişkisi kurulabilmeli, Somut olayda, sigortacının rücu hakkını kullanabilmesi için, meydana gelen kazanın, yeterli ehliyetnameye sahip olmamanın bir sonucu olmasına; başka bir deyişle, kazanın nedeninin, Müvekkili şirket, 16.06.2021 tarihinde -----. NOTERLİĞİ ----- yevmiye nolu ARAÇ SATIŞ SÖZLEŞMESİ ile aracı ----- isimli şahsa satmış, aynı gün faturasını düzenleyip, mamelikinden çıkarmış, aracı alıcıya teslim etmiş, 16.06.2021 tarihinde araç satış sözleşmesi anından müvekkilinin sorumluluğu sona erdiğinden, aracın alıcıya tesliminden 4 gün sonra meydana gelen kazadan müvekkilinin herhangi bir maddi sorumluluğu bulunmadığı sabit olup, davanın reddini, Yukarıda izah edilen sebeplerle; Davanın yasal dayanağının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması ve dava konusu kazanın oluşumunun sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsizliğinden kaynaklanmaması nedeniyle yasal koşulları oluşmayan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline,” karar verilmesini talep ve beyanlarında bulundukları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, Rücuen tazminat istemi davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce işbu dosyada, Sigorta Uzmanı bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; İnceleme Tartışma Ve Değerlendirme: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları’nın,” A.3. SİGORTANIN KAPSAMI Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. Meydana gelen bir kazada zararın önlenmesi veya azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makul ve zorunlu masraflar teminat limitleri dahilinde sigortacı tarafından karşılanır. Bu sigorta, sigortalının haksız taleplere karşı savunmasını bu genel şartların B.2.4. maddesi hükmü çerçevesinde temin eder. Kapsama Giren Teminat Türleri Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. a) Maddi Zararlar Teminatı: Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır. ç) Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı: Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır. B.4- Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. (Değişik-----) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b)(Değişik:------Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez. T.C. Yargıtay ------. Hukuk Dairesi Esas No:----- Karar No:------. Tarihi:20.1.2014 Özet: Sigortalı aracın, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin ( sürücünün ) kusurlu olması rücu etmek için yeterli olup, rizikonun gerçekleşmesinden, ehliyetsiz araç kullanmanın asli unsur olması ya da münhasıran ehliyetsizlik sebebiyle kazanın meydana gelmesi gerekmemektedir. DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR : Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası ile sigortalı olan ---- ... plakalı aracın olay günü ----- ... plakalı araca çarparak zarar verdiği %50 kusura isabet eden 1.842,00 TL hasar bedelinin 30.05.2008 tarihinde ödendiği, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeni ile ödenen hasar bedelinin davalı sigortalıdan tahsili için takibe geçildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğinden itirazın iptalini istemişlerdir. Davalı, olay tarihinde aracın üzerine kayıtlı olsa da olaydan önce galericiye sattığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, ehliyetsiz araç kullanılması halinde rücu edebilmek için zararın oluşumunda ehliyetsizliğin asli unsur olması gerektiği, bilirkişi raporuna göre sürücünün ehliyetsizliği zararın meydana gelmesinde asli unsur olmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı sigorta vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan rücuen alacakla ilgili itirazın iptali istemine ilişkindir. Poliçesi Genel Şartlarının "tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller" başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart esasen 'nin 95.maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. şirketi ehliyetsiz araç kullanılması sebebine dayanarak kendi sigortalısına onun veya sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında rücu edebilir. Zira araç sahibinin sorumluluğu diğer bir deyişle karşı araç malikine tazminat ödeme yükümlülüğü aracı kullanan sürücü ehliyetsiz olsa dahi kusur esasına dayalıdır. Sigortalı aracın, gereken ehliyetnameye haiz olmayan kişi tarafından kullanılması ve bu kişinin ( sürücünün ) kusurlu olması rücu etmek için yeterli olup, rizikonun gerçekleşmesinden, ehliyetsiz araç kullanmanın asli unsur olması ya da münhasıran ehliyetsizlik sebebiyle kazanın meydana gelmesi gerekmemektedir. ZMSSKTKZMSS Bu durumda, mahkemece alınan kusur ve hasar bilirkişi raporu ve diğer deliller birlikte değerlerdirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, gününde oybirliğiyle karar verildi. SONUÇ20.01.2014 Yargıtay Kararı: Nitekim Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin -----. sayılı ve tarihli 25.4.2018 kararı; "Dava, zorunlu trafik sigortacısı tarafından zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın ehliyetsizlik sebebiyle sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının "tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller" başlıklı 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda vukua gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. DEĞERLENDİRME: Olay: 20.06.2021 günü Saat: 21.30 sularında; Şüphel----’ il sevk ve idaresinde bulunan ----- plaka sayılı otomobili ile kaza mahalli olan ---- Caddesi üzerinden ----- yönüne seyir ederken kaza mahalli olan No:------ sayılı yer önünde bulunan virajlı yol kesiminde önünde seyir ederken virajlı yolda kaza dışı otomobili geçmek (sollamak) için yolun gelişe ayrılmak ----- istikametinden ------ yönüne seyir ederken kaza mahalli sağa dönemeçli yol kesimine geldiğinde önünde seyir etmekte olan kaza dışı başka bir aracı geçmek (sollamak) için yolun gelişe ayrılmış şeridine geçerek karşı istikametten gelmekte olan müteveffa sürücü---- idaresinde bulunan ----- plaka sayılı motosiklete otomobilinin sol ön kısımları ile çarpması neticesinde müteveffa motosiklet sürücüsü ------' kaldırıldığı hastanede tedavisi devam etmekte iken hayatını kayıp etmesi sureti ile soruşturmaya konu olan ölümlü trafik kazasının meydana geldiği dosya miinderiçatından anlaşılmaktadır; Kusur: Dosyada mübrez 13.07.2021 tarihli bilirkişi kusur raporunda, ukarıda ayrıntılı gerekçeleri ile arz ve izahına çalıştığım nedenlerden dolayı bu kazanın oluşumunda; ŞÜPHELİ; -----: 2918 sy. KTK nun md.36 "Sürücü Belgesiz 1 nn Kullanmak Yasaktır(nı.48) uAlkollü Araç Kullanmak Yasaktır f (m.54 a3/b2) "Sürücülerin önlerinde aracı geçmeleri için: geçeceği aracın hızı ile geçme esnasındaki kendi hızını da göz önüne alarak iki yönlü trafiğin kullanıldığı taşır yollarında karşıdan gelen trafik dahil karayolunu kullananların tümü için tehlike veya engel olmadan geçme için kullanacağı şeridin yeteri kadar ilerisinin boş olması, Zorunludur. Görüş yetersizliği olan dönemeçlerde, sürücülerin önlerinde giden araçları geçmeleri yasaktır" kurallarını ihlal ederek trafik kurallarına aykırı davranarak; Aynı yaşanın 84e maddesinde, kazalarda asli kusur sayılacağı hüküm altına alınmış olan “Geçmenin Yasak Olduğu Yerlerde Geçme" eyleminde bulunduğu olayda ASLİ ye TALİ KUSURLU OLDUĞU; Müteveffanın: Kazaya etken olan herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kazanın olmaması için alabileceği bir tedbirde bulunmadığından atfı kabil bir KUSURUNUN BULUNMADIĞI; Kanaatine varılmıştır. Ceza Mahkemesi Kararı: Dosyada mübrez ---- Ağır Ceza Mahkemesinin ---- Esas------ Karar sayılı 21.12.2021 tarihli kararında;
HÜKÜM: Yukarıda açıkla»aıı gerekçeleri; 1-Sanık ----- sübut bulan bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan TCK nun 61 maddesi un arınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın taks re dayalı
Mahkememizce işbu dosyada, Aktürya Uzmanı bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; AKTÜERYAL YÖNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: A- Kazaya Karışan Aracın Sigortalılığı: -----adına tescilli ---- plakalı ----marka, ----- model, Otomobil, Hususi kullanım amaçlı aracın,----- ŞİRKETİ tarafından ------ numaralı, 18.04.2021-18.04.2022 Vadeli ZMSS poliçesi ile teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede Ölüm ve Sürekli Sakatlık limitinin 430.000-TL olduğu anlaşılmıştır.-----. Noterliği’nin 16.06.2021 tarihli ve ----- yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesi ile ---- plakalı aracın ----- tarafından ------satılmış olduğu ve 16.06.2021 tarihli ve 13 sayılı fatura tanzim edilmiş olduğu görülmüştür. B- Gelir Durumu: Müteveffa adına dosyada herhangi bir kazanç bilgisine vs. rastlanılmadığından, Yargıtay içtihatları gereğince maddi tazminat hesabı yasal asgari ücret seviyesine göre yapılacaktır. C- Tazminat Hesabında Kullanılacak Yöntem ve Mortalite Tablosu: Bilindiği üzere 01.06.2015 tarihli Genel Şartlardan sonra TRH2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılmakta iken, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve ------. sayılı iptal kararı sonrasında tazminat hesaplamasının hangi usul ve esaslara göre yapılacağı hususunda belirsizlik oluşmuş, nihayetinde Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin içtihat niteliğindeki son dönem kararlarından sonra TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak, ancak 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması benimsenmiştir. Yargıtay -----. HD. 02.07.2020 T.------. sayılı ilamında özetle: “Dosya kapsamından davalı tarafça davacı ... için 5.898,00 TL, davacı ... için 7.736,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne varki hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda sadece davacılar için ödenen miktar güncellenerek hesaplanan tazminattan mahsup edilmiş, KTK 111. maddesine göre bir değerlendirme yapılmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda; destek tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında KTK'nın 111. maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken destek tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa davacılar ... ve ... tarafından daha önce verilen ibranamelerin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesi sonucunda oluşan duruma göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Davacı sigorta şirketi tarafından müteveffa mirasçılarına 29.11.2022 tarihinde ödeme yapılmış olması nedeniyle, 29.11.2022 tarihinde yapılan ödemenin denetlenmesi için öncelikli olarak “ödeme tarihindeki verilere göre” hesap yapılacaktır. Belirtilen ilkeler kapsamında; (Bekâr) Müteveffa ------ 29.09.1994 doğumlu olup 20.06.2021 olay tarihinde 26 yaşında olup, TRH-2010 bakiye yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü 48 yıldır. Yani 74 yaşına kadar (29.09.2068) yaşama ihtimali vardı. Müteveffanın 60 yaşına girdiği 29.09.2054 tarihinde pasif döneme gireceği anlaşılmaktadır. Baba ----- 10.01.1971 doğumlu olup 20.06.2021 olay tarihinde 50 yaşında olup, TRH-2010 bakiye yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü 26 yıldır. Yani 76 yaşına kadar (10.01.2047) yaşama ihtimali vardır. Kimse kendi bakiye ömründen daha fazla destek alamaz ilkesi uyarınca 10.01.2047 tarihine kadar tazminat hesabı yapılacaktır. Anne ----- 26.05.1971 doğumlu olup 20.06.2021 olay tarihinde 50 yaşında olup, TRH-2010 bakiye yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü 30 yıldır. Yani 80 yaşına kadar (26.05.2051) yaşama ihtimali vardır. Kimse kendi bakiye ömründen daha fazla destek alamaz ilkesi uyarınca 26.05.2051 tarihine kadar tazminat hesabı yapılacaktır. D- İndirim Durumu: 05.09.2022 tarihli ----- İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Belgesine göre; Baba ---- için 135.000,00 TL, Anne ------ için 155.000,00 TL, Vekâlet Ücreti için 28.750,00 TL (21.684,32 TL olarak stopaj hariç) olmak üzere toplam 318.750,00 TL ödenmesi hususunda davacı sigorta şirketi ile müteveffanın hak sahipleri arasında anlaşma sağlandığı, davacı sigorta şirketi tarafından 29.11.2022 tarihinde müteveffa mirasçıları vekili hesabına toplam 318.750,00 TL ödendiğini gösteren ----- dekontları görülmüştür. Davacı sigorta şirketi tarafından 24.02.2023 tarihinde 318.750,00 TL’nin ödenmesi hususunda davalıya başvurduğu, Arabuluculuk sürecinin 14.11.2023 tarihide başlatıldığı, 28.12.2023 tarihinde sürecin Anlaşmama şeklinde bittiği görülmüştür. Meydana gelen trafik kazasında ----- plakalı araç sürücüsü ----- dosyada mübrez Ceza Mahkemesi kararında ve bilirkişi kusur raporunda ehliyetsiz, asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Netice itibariyle müteveffa----- adına herhangi bir kusur tespiti yapılmadığından, hesaplanacak olan maddi tazminattan TBK 52. maddesi gereği herhangi bir kusur indirimi yapılmayacaktır. E- Paylar ve Destek Süreleri: Müteveffanın desteğinden faydalanacak hak sahipleri belirlenirken, Yargıtay ---- HD. 16.01.2017 T. ------. ilamında belirtildiği üzere, müteveffanın evlenene kadar gelirinin yarısını kendisine yarısını da anne ve babasına ayıracağı, ardından bir süre sonra evleneceği, bu süreçte gelirinden kendisine ve eşine 2, anne ve babasına 1 pay ayıracağı, desteğin bir çocuğunun olması durumunda gelirinden kendisine ve eşine 2, çocuğa, anne ve babasına 1 pay ayıracağı, daha sonra ikinci çocuğun doğacağı, bu süreçte de gelirinden kendisine ve eşine 2, çocuklar ile anne ve babasına 1 pay ayıracağı dikkate alınmalıdır. Kaza tarihinde müteveffa ----- 26 yaşında olduğu, TÜİK-2021 verilerine göre ortalama ilk evlenme yaşı erkekler için 28,1 olarak tespit edilmiştir. Bu durumda müteveffa ölmeseydi 28 yaşında (29.09.2022) evleneceği, 2'şer yıl aralıklarla 2 çocuk sahibi olacağı, evlenene kadar 2 pay kendisinin, 1’er pay anne ve babasının, evlendikten sonra ilk iki yıl 2 pay kendisinin, 2 pay eşinin, 1’er pay anne ve babasının, ilk çocuk doğunca 2 pay kendisinin, 2 pay eşinin, 1’er pay çocuk, anne ve babasının, ikinci çocuk doğunca 2 pay kendisinin, 2 pay eşinin, 1’er pay çocuklar, anne ve babasının olacağı durum üzerinden oluşturulan destek dönemleri ve oranları aşağıda belirtilmiştir. MADDİ TAZMİNAT HESABI: 29.11.2022 ÖDEME TARİHİNE GÖRE MADDİ TAZMİNAT HESABI: İşlemiş Dönem Tazminat Hesaplaması: Müteveffa------20.06.2021 olay tarihinden 29.11.2022 ÖDEME tarihine kadar hak sahipleri lehine aşağıdaki gibi destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır.
İşleyecek Dönem Tazminat Hesaplaması: İşleyecek (bilinmeyen) dönem; ÖDEME tarihinden (30.11.2022) hak sahiplerinin bakiye yaşam devrelerinin sonuna kadarki dönemi ifade etmektedir. İşleyecek aktif dönemin hesabında müteveffanın 2022 yılının toplam net kazancı olan (5.500,35*12) 66.004,20-TL’nin yıl be yıl %10 artırımlı ve 1/kn iskontolu hale getirilmesi ile bulunacaktır.
V- SONUÇ: Hukuki sonuç ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 20.06.2021 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından 29.11.2022 tarihinde yapılan ödemelerin denetlenmesi neticesinde; 5.1. Davacı ----- ŞİRKETİ nezdindeki ------ numaralı poliçede Ölüm ve Sürekli Sakatlık limitinin 430.000-TL olduğu, 5.2. Davalı-----. adına tescilli-----plakalı aracın, ------. Noterliği’nin 16.06.2021 tarihli ve ----- yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesi ile dava dışı ’-----satılmış olduğu, 5.3. Davacı ------ ŞİRKETİ tarafından 29.11.2022 tarihinde müteveffa mirasçıları Baba ---- için 135.000-TL, Anne ------ için 155.000-TL, Vekâlet Ücreti için 28.750-TL olmak üzere toplam 318.750-TL ödeme yapıldığı, 5.4. 29.11.2022 ÖDEME tarihi verilerine göre; TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada; Baba ---- için 223.150,03-TL, Anne ------ için 264.428,85-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, 5.5. Davacı sigorta şirketi tarafından 29.11.2022 tarihinde ödeme yapıldığı, 24.02.2023 tarihinde 318.750-TL’nin ödenmesi hususunda davalıya başvurduğu, Arabuluculuk sürecinin 14.11.2023 tarihinde başlatıldığı, 28.12.2023 tarihinde sürecin Anlaşmama şeklinde bittiği anlaşılmış olup, bu çerçevede davalının hangi tarihte temerrüde düşeceği hususunda takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporları incelenmiş olup;
Dava, zorunlu trafik sigortacısı tarafından zarar gören üçüncü kişilere ödenen tazminatın ehliyetsizlik sebebiyle sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu meydana gelen trafik kazasına ilişkin yapılan ceza yargılaması olan ----- Ağır Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda müteveffa ----- kusursuz olduğu, davacı sigorta şirketine sigortalı ----- plakalı araç sürücüsü ------ asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilmiş ve Ceza Mahkemesi kararında Sanık ------ sübut bulan bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan hüküm kurulmuştur.
-----. Ağır Ceza Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, usul ve yasaya uygun olması sebebiyle hükme esas alınmıştır.
Davacı---- ŞİRKETİ nezdindeki ------ numaralı poliçede Ölüm ve Sürekli Sakatlık limitinin 430.000-TL olduğu, 5.2. Davalı ------ adına tescilli ---- plakalı aracın, -----. Noterliği’nin 16.06.2021 tarihli ve ----- yevmiye nolu Araç Satış Sözleşmesi ile dava dışı -----satılmış olduğu, 5.3. Davacı ------ ŞİRKETİ tarafından 29.11.2022 tarihinde müteveffa mirasçıları Baba ---- için 135.000-TL, Anne ------ için 155.000-TL, Vekâlet Ücreti için 28.750-TL olmak üzere toplam 318.750-TL ödeme yapıldığı, 5.4. 29.11.2022 ÖDEME tarihi verilerine göre; TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada; Baba ---- için 223.150,03-TL, Anne ------ için 264.428,85-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, yapılan hesaplamalar ile davacı tarafından yapılan ödemelerin yerinde olduğu görülmüştür.
------ Şirketinin 20.06.2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ZMMS Poliçesi Genel Şartları A.3. ve A.5. maddeleri kapsamında poliçeye istinaden ödemiş olduğu tazminat bedelini, ZMMS Genel Şartlar B.4- Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı başlıklı maddesi (b) fıkrasının; “Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelen zararlar,” maddesi gereğince, meydana gelen trafik kazasında ---- plakalı araç sürücüsü ----- ehliyetsiz olduğu belirlenmiş olup, Sigorta şirketinin sigortalı işletene rücu etme hakkı bulunmaktadır. 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 94. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduklarına ve İPTALLERİNE, iptal hükümlerinin Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince kararın ----- gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine 23/1/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildiği, görülen Mahkememiz davasının 08/01/2024 tarihinde açılmış olduğu görülmüştür. Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümemektedir. Açıklanan sebeplerle konu Anayasa Mahkemesi kararı somut olayda uygulanmayacaktır. Açıklanan sebeplerle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE, 318.750,00 TL'nin 29/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-Karar ve ilâm harcı olan 21.773,81-TL harçtan peşin alınan 5.443,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.330,35-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 51.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 9.955,25 TL yargılama gideri ve 5.443,46 TL peşin harç toplamı 15.398,71-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.