T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/407
KARAR NO : 2025/447
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/06/2022
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;10.07.2017 tarihinde, ürücü ------ sevk ve idaresindeki----- plakalı aracın ve sürücü ...' ın sürdüğü ------ plakalı aracın neden olduğu kaza neticesinde davacının annesi ------öldüğünü ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini, kazada davalı sürücünün %100 kusurlu bulunduğunu, ceza davasının bozma sonrası ikinci kez yerel mahkemede karara çıktığını, bu elim kaza sırasında yaya----- (TC ------) vefat ettiğini, kaza neticesi geride destekte bulunduğu davacı oğlunun kaldığını, zamanaşımı hususunun 15 yıl olduğu, destekten yoksun kalan başvurucunun ve yayanın kaza neticesinde olayın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza yapan ----- plakalı aracın ZMMS sigorta poliçe numarasının ------- ile-----sigorta şirketine kayıtlı olduğunu, davalarına dayanak hukuk genel kurulu kararları ve Yargıtay ------ Hukuk dairesinin yerleşik karaları gereğince, motorlu araç kullanma sorumluluğu sebeb sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin olduğu ve destek gören kişilerin kaza ile ilgili kusur yönünden meydana gelen zararın destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarar olduğunu, alkol ve ehliyetsizlik gibi hususlarında olmadığı, igorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya yazılı cevap verilmediğini, ödeme yapıldığını söylemeleri üzerine kendilerinden dekont ve dilekçe örneği istenmesine rağmen taraflarına ... adına ödenmiş bir dekont sunulmadığını, davalı ... şirketinin aynı iddiayı davacıların dedesinin açtığı davada da ileri sürdüğünü, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 111.maddesi ve Yerleşik Yargıtay içtihatları gereği, yetersiz ödeme nedeniyle ibranamenin geçersiz yapılan ödemelerin makbuz niteliğinde olduğunu, Sigortadan alınan paranın yetersiz olup olmadığının, maddi zararın miktarının, niteliğinin, kusur oranlarına göre bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi gerekirken, ibranameye dayanılarak reddedilmesinin doğru olmadığını, davacı, sigorta şirketinden bir miktar para alarak davalının poliçeden doğan sorumluluğunu ibra etmişse de, daha sonra açtığı davada, kazadan doğan maddi zararının fazla olduğunu ileri sürerek bunun tazminini istediğini, Mahkeme, davacının delilleri toplanarak kazadan dolayı uğradığı maddi zararın miktarı, niteliği ve kusur oranlarına göre ibraname karşılığı alınan bedelin KTK.’nun 111/2.maddesi uyarınca yetersiz veya fahiş olup olmadığının bilirkişi incelemesi de yaptırılarak belirlenmesi gerekirken, geçerliği araştırılmadan ibranameye dayalı olarak davacının maddi tazminat isteminin reddinin doğru görülmediğini, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerektiğini, dava konusu kazada ölüm gerçekleştiğinden TCK ilgili madde metninde görüleceği üzere uzamış zamanaşımının sözkonusu olduğunu, buna göre zamanaşımı süresinin, ölümlü trafik kazalarında 15 yıl olarak uygulanması gerektiğini, daha fazla munzam zarar doğmaması ve davalı ... şirketinin kötüniyetle ödemeyi geciktirmesinin önüne geçmek adına sigorta şirketine başvurudan itibaren aynı yıl içinde ödenmeyen tazminat başvurularında sigorta şirketince kasıtlı gecikme sağlanarak sebepsiz zenginleşme amaçlandığından yatırılan primlerin bu süreçte kullanıldğından geç ödenmesi halinde kaza tarihindeki değil, tahsil tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere hüküm kurulması yönünde yeni içtihat çıkarılması gerektiğini, ölümlü trafik kazası nedeniyle; 6100 sy. Yasanın 107. Md. Uyarınca maddi zararların tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere, yargılama giderleri yönünden adli yardım talepli olarak, destekten yoksun kalma tazminatı olarak ... adına 2 TL olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faiziyle tahsiline hükmedilmesine, davalı sürücü adına kayıtlı araç ve taşınmaz varsa ihtiyaten mal kaçırmaması için üzerinde tedbir konmasına ,davacının annesinin vefat etmesine %100 kusurla neden olan bilinçli taksirle araç süren sürücü yönünden 600.000 TL manevi tazminatın avans faiziyle davalıdan alınmasına hükmedilmesine,----- yönünden de davacıya ait kişisel verileri gizlemesi, adına açılmış hasar dosya evraklarını dilekçeleri incelemesine izin vermemesi ve olası bir şekilde davacının eski avukatının tahsil etmiş olduğu ödemeleri bu şekilde gizleme ihtimalinin vehameti gereği, kişinin kendi verilerini incelemesinin engellenmesi, haklarının da korunmasını engeller mahiyette olduğundan büyük hak kayıplarına sebebiyet vereceğinden hak arama özgürlüğü ihlal edilen bilgi edinme hakkı ihlal edilen davacıya 100.000 TL manevi tazminatın (sigorta şirketinin basiretli hareket etmesi gerektiğinden tüm işlerinin ticari olması nedeniyle) avans faiziyle ödemesine hükmedilmesine, eğer sigorta şirketi tam ödeme yaptıysa buna ilişkin verileri tarafımıza sunmadığından dava açılmasına sebebiyet vermekten, avukatın ve davacının boşa emek harcayarak dava açmasına sebep olduğundan davacının avukatına ödediği sözleşmesel vekalet ücretine hükmedilerek HMK MADDE 329 kapsamında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi, ve davalının dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davanın reddi nedeniyle vekalet ücretine yer olmadığına karar verilmesini, bu sebeplerle alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faiziyle karşılanamayacak 2 TL'nin, temerrüt tarihi itibariyle işletilecek (ticari araç olması nedeniyle) avans faizi , yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacılar vekilinin dava dilekçesinde 10.07.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ------- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sigortalı olduğundan bahisle müvekkili adına destekten yoksun kalma tazminatı, munzam zararlar ve manevi tazminat talep ettiğini, ---- adına kayıtlı------ plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde------poliçe no ile 14.06.2017 - 14.06.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, bedeni zararlarda 330.000,00 -TL azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi teminatı dışında olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası oması nedeniyle, teminat limitinin tamamının defaten ödenmesinin söz konusu olmadığını, , zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, davacı tarafından, müvekkili sigorta şirketine dava konusu kaza nedeniyle yapılan başvuru üzerine ------ numaralı hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında, 01.07.2019 tarihinde 29.655,92 TL hasar ödemesi gerçekleştirdiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacının taleplerinin 2019 yılında gerçekleştirilen hasar ödemesi ile eksiksiz olarak karşılandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, ödeme üzerinde vekil tarafından tahsil olunan tutarın davacıya aktarılıp aktarılmadığına yönelik müvekkili sigorta şirketinin hiçbir yasal sorumluluğu bulunmadığını, bu hususun tamamen vekil ile asil arasındaki vekalet ilişkisine dayalı nisbi bir uyuşmazlık olduğunu, davacının söz konusu taleplerinin yasal hiçbir dayanağı bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu ile ilgili yargıda hiçbir tartışma bulunmadığını, davacının "munzam zarar" ve "manevi tazminat" taleplerinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğundan söz konusu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, azami poliçe teminat limitinin tamamının davacıya hasar aşamasında gerçekleştirilen ödemeler ve anne baba için gerçekleştirilen icra ödemeleri ile ödenmiş olduğundan huzurda görülmekte olan davanın reddine, dava dilekçesinde talep olunan kötü niyet tazminatının hiçbir hukuki ve maddi dayanağı olmadığından davanın reddine ,dava dilekçesinde talep olunan manevi tazminat ve munzam zarar (dolaylı zarar) taleplerine yönelik müvekkil sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında sorumluluğu bulunmadığından her halde davanın reddine, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davaya yönelik tüm beyanlarımız dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkımız saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumundan gelen raporda özetle : Soldan ikinci şeritte seyir halinde ilerlerken kontrolsüzce sola doğru şerit değiştiren davalı sürücünün kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, soldan birinci şeritte giden diğer sürücünün kazanın oluşuna etken hatalı tutum ve davranışının bulunmadığı, olay mahalli yolun sağındaki ----- durak alanında bekleyen yayanın da kazada kusurunun bulunmadığı ,Davalı sürücü ..., idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, şerit değiştirme manevrası öncesi gireceği şeritteki trafik akışına dair gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve bu şeridin müsait olduğundan emin olduktan sonra manevrasını gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, solundaki şeritte seyreden otomobilin varlığına rağmen gerçekleştirdiği manevra ile buradan gelen aracın güvenli seyir alanını kapatarak iki aracın çarpıştığı, bu çarpışma sonrası aracının hakimiyetini kaybederek sağdan yol dışı kalıp ----- yolcu durağına doğru savrulduğu ve burada bulunan yayaya çarptığı kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığını, , gerçekleşen olayda kusurlu olduğunu, sürücü -----, sevk ve idaresindeki otomobil ile kendi şeridinde seyri sırasında gerisinden gelen ve seyir şeridine doğru doğrultu değiştirerek giren araçla çarpışması sonucu karıştığı kazaya etken hatalı tutum ve davranışının bulunmadığını, olayda atfı kabil kusuru bulunmadığını, müteveffa yaya ----- durağında yaya olarak bulunduğu sırada meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmadığını, davalı sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirildiği görülmüştür.
21/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda :iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda uyuşmazlık noktaları yönünden, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan ödeme ile davacının ödeme tarihindeki maddi zararının %98 oranında karşılandığı, yapılan ödeme ile ödeme tarihindeki maddi zarra arasında açık nispetsizlik bulunmadığı; Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 30.04.2013 T. ------. sayılı kararı ile 11.10.2012 T. ve ------ Sayılı kararları gereği davacının maddi zararı yönünden davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği, davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğunun kabulü halinde ve o takdirde güncel verilere göre davacı ...'ın talep edebileceği maddi zararının 51.518,21 TL hesaplandığı, Temerrüt başlangıcının davalı ... yönünden 09.06.2022 tarihi; davalı sürücü yönünden 10.07.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, ZMSS teminat limiti tamamen tüketildiğinden davacının maddi zararı yönünden davalı ... şirketinin sorumluluğunun kalmadığı şeklinde beyan ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava trafik kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat davasıdır.10/07/2017 günü, saat 22.45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki----- plakalı otomobil ile ----- istikametine doğru ----- karayolu üzerinde seyir istikametine göre soldan ikinci şeritte seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde solundaki şeride doğru manevra yaptığı sırada aracının sol arka yan kısmıyla; en sol şeridi takiben seyir halinde olan sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı otomobilin sağ ön yan kısmının çarpışması ile ----plakalı otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedip önce seyir istikametine göre sol tarafta bulunan beton bariyerlere daha sonra yolun sağ tarafında bulunan ----- durağına çarpması neticesinde durakta bulunan müteveffa yaya ----- öldüğü dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, bu şekilde gerçekleşen kazada 15.06.2023 tarihli Adli Tıp Raporuna göre, ----- ve müteveffa ----- kusursuz ve davalı sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu, -----adına kayıtlı ---- plakalı aracın davalı ... nezdinde ------ poliçe no ile 14.06.2017 - 14.06.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınmış olduğu, dosyada mevcut ZMSS poliçesine göre, ----- plakalı araın davalı ...tarafından 14.06.2017- 14.06.2018 vde ile ölüm halinde kişi başına 330.000,00 TL teminatla sigortalandığı, davacıya ve dava dışı hak sahiplerine yapılan ödemeler toplamı (207.787,52 +TL116.331,35 TL+29.655,92 TL) = 353.774,79 TL olup, 330.000,00 TL tutarındaki ZMSS poliçesi teminat limitinin tamamen tüketildiği, davalı ... şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından müteveffanın kaza tarihi itibarı ile bekar olduğu, geride hak sahibi olarak davacı oğlu ..., dava dışı annesi ------ tespit edildiği, buna göre müteveffa yaşasaydı, dava dışı anne ve babasına da destek olacağından dava dışı anne ve baba her ne kadar davacı olmasa da dava dışı hak sahipleri için destek payının ayrılması gerektiği, SED Araştırmasında davacı ...'ın üniversite 4. sınıf öğrencisi olduğu Yargıtay ----- Hukuk Dairesi -----sayılı emsal kararı nazara alınarak davacı ... için destek süresinin 25 yaşını doldurana kadar geçerli olduğu ve nihai ve gerçek zararının indirimsiz maddi zararının 95.894,03TL, yapılan ödemenin güncel tutarının indirimi (anapara+faiz) - 44.375.82 TL ) =...'ın nihai ve gerçek maddi zararının 51.518,21TL olduğunun aktüerya bilirkişi tarafından tespit edildiği, davacının bu zararı davalı sürücüden tazmin edebileceği kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafça ayrıca manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.
Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. 6098 sayılı TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir.
Somut olayda, annesinin kaza sonucu vefatından dolayı şiddetli manevi acı elem ve ızdırap yaşayacağı acık olup kısmende olsa bu acının telafisine yönelik olarak talep edilen manevi tazminatın tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın gerçekleşme biçimi, yaşanan acı ve elemin derecesi, kazanın meydana geliş tarihi birlikte değerlendirildiğinde 200.000,00 TL tazminatın hakkaniyete daha uygun olduğu kanaatiyle sürücü ... yönünden talebin kısmen kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.------yönünden davacıya ait kişisel verileri gizlemesi, adına açılmış hasar dosya evraklarını dilekçeleri incelemesine izin vermemesi ve olası bir şekilde davacının eski avukatının tahsil etmiş olduğu ödemeleri bu şekilde gizleme ihtimalinin vehameti gereği, kişinin kendi verilerini incelemesinin engellenmesi, haklarının da korunmasını engeller mahiyette olduğundan büyük hak kayıplarına sebebiyet vereceğinden hak arama özgürlüğü ihlal edilen bilgi edinme hakkı ihlal edilen davacıya 100.000 TL manevi tazminatın (sigorta şirketinin basiretli hareket etmesi gerektiğinden tüm işlerinin ticari olması nedeniyle) avans faiziyle ödemesi talebine yönelik dosyada davalı ... yönünden bu iddiaları kanıtlayacak mahiyette yeterli delil bulunmadığından bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının munzam zarar talebine gelince, davacı tarafça dava konusunda tazminatın zamanında ödenmemesi nedeniyle de zarara uğradığını ileri sürmüş ve ayrıca davalılardan munzam zarar talep etmişse de, davalı ... şirketinin poliçe sorumluluğu kapsamında ödemelerini yapmış olduğu, diğer davalı sürücü yönünden ise sorumluluğun yargılamayla tespitinin mümkün olduğu, gecikme var ise bu aşamada kusurundan söze edilemeyeceği gibi, davacının sadece zararın oluşmasına yönelik olarak soyut nitelikte ödemenin gecikmesini neden olarak gösterdiği ve davacı tarafça munzam zararının varlığına dair somut bir delilinde sunulmadığı anlaşıldığından bu talebinin reddi gerekmiştir.
Sonuç olarak bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre güncel verilere göre davacı ...'ın maddi zararı için davalı sürücüden talebe haklı olduğu 51.518,21 TL maddi tazminat ve, takdiren 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ----- tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ZMSS teminat limiti tamamen tüketildiğinden davacının maddi zararı yönünden davalı ... şirketinin sorumluluğunun kalmadığı, ayrıca davalı ... şirketine karşı davacı tarafça davalı sigortadan talep edilen manevi tazminat davasının yukarıda açıklandığı üzere kanıtlanamadığı görülmekle bu davalıya karşı açılan maddi ve manevi tazminat taleplerin reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Davanın kısmen kabulü ile ;
A-Davalı ... şirketine karşı açılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine,
B-Davalı ... ----- karşı acılan maddi tazminat davasının kabulü ile 51.519,21 TL'nin davalı ... ------ 10/02/2017 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilinle ve davacıya verilmesine,
C-Davalı ... ------ karşı açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile ;
takdiren 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü---- 10/07/2017 haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline ve davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
D- Kanıtlanamayan munzam zarar talebinin reddine,
- Dosya adli yardımlı olduğundan karar tarihinde alınması gereken 17.796,68 TL harcın davalı ...'tan alınarak hazineye irad kaydına, Dosya adli yardımlı olduğundan yapılan toplam 3.863 TL'nin kabul -red oranına göre 1.388,03 TL'sinin davalı ... 'tan alınmasına, 2.474,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, -Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat red olduğundan dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat red olduğundan dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
-Davalı ... yönünden maddi tazminat talebi yönünden dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin iş bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalı ... yönünden manevi tazminat yönünden dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 32.000,00 TL vekalet ücretinin iş bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Kalan kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesine müteakip mali işlere iadesine,Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.