T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/369
KARAR NO : 2025/497
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/05/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacının dava dilekçesinde özetle ; Davalı ile akdettiği 15.04.2020 tarihli “Müşavirlik Sözleşmesi” uyarınca ---- Ada 567 Parsel 4----- adresinde yapılacak fabrika plan-proje ve müşavirlik hizmetlerini gerçekleştirip bu hizmet karşılığında davalıya faturalar düzenleyerek tebliğ ettiği, davalının bu faturalara herhangi bir itirazı olmaması sebebiyle faturaların içeriklerinin kesinleşmesine rağmen kendilerine ödemenin yapılmadığı, oysaki müşavirlik sözleşmesi uyarınca yerine getirmekle yükümlü olduğu tüm görev ve sorumlulukları özenle yerine getirdiği ve bu kapsamda sözleşmenin 6. maddesine uygun olarak ödemelerini talep ederek söz konusu faturaları tanzim ettiği, ödemenin yapılmaması sebebiyle davalıya karşı ------İcra Dairesi’nin -----. sayılı dosyasıyla faturalar ve ilgili sözleşmeye dayalı ilâmsız takip başlattıklarını ,davalının, edimlerin gereği gibi ifa edilmediği ve hakediş raporlarının işveren onayına sunulmadığını iddia ederek haksız bir şekilde takibe itiraz ettiği ve itiraz üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı,Proje dosyası ve tarafların ticari defterleri incelendiğinde, davalı tarafın iddialarının asılsız olduğunun görüleceği, sözleşme uyarınca projelendirme çalışmalarının tamamlandığı, gerekli planlamaların gerçekleştirildiği, inşaat işlerinin gözetim ve kontrolünün yapıldığı, inşaatta kullanılan malzeme imalatlarının denetlenip kusurlu ve eksik işlerin tespit edilerek sözleşmeye uygun olarak tamamlanmasının sağlandığı, uygun olan iş ve işlemlere ilişkin hakediş raporlarının hazırlanarak işveren davalının onayına sunulduğu; bu raporlara ve yapılan işlere istinaden davalının tüm yüklenici ve taşeron firmalara hakediş ödemeleri yaptığı, ancak usulüne uygun olarak tamamlanmayan proje ödemelerinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı; dolayısıyla davalının ilgili yüklenici ve taşeron firmalara ödemeler yapması karşısında edimlerin yerine getirilmediği yönündeki beyanının kendi içerisinde çelişki barındırdığı, kendilerinin tüm aşamalarda gerekli bilgilendirmeleri yaptığı; bu kapsamda davalı şirket yetkilisi ----- resmi şirket e-posta adresi üzerinden kendileri ve yüklenicilere gönderilen 23.10.2020 tarihli “Fabrika Hakediş Listesi”nde kendilerine yapılacak kalan ödemenin 1.145.681,25-TL şeklinde belirtildiği; dolayısıyla bu belgenin davalının borcunun ikrarı niteliğinde olduğu, davalı tarafın kötüniyetli olarak edimlerin yerine getirilmediğinden bahisle haksız bir biçimde takibe itiraz ettiği iddialarında bulunmuştur. Bu iddialardan hareketle; haksız itirazın iptali ile bu itiraz sebebiyle duran takibin devamını, davalının, takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı ------, 28.06.2022 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde; Davacı ile akdedilen 15.04.2020 tarihli Müşavirlik Sözleşmesi ile davacının, davalıya ait ---- İli, --- (), 567 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılacak fabrika binasının Plan-Proje ve Müşavirlik Hizmetlerinin yapılması işini; kısaca organizasyon işini üstlendiği, davacı şirketin üstlendiği görev ve sorumlulukların, müşavirlik sözleşmesinin 3. maddesi gereğince belirlendiği, bahsi geçen 3. madde ile sözleşmenin konusunu düzenleyen 2. madde hükmü dikkate alındığında, taraflar arasındaki müşavirlik sözleşmesinin aynı zamanda bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, müşavirlik sözleşmesinin imzalanmasından sonra fabrika binasının inşaatı ile ilgili işleri yürütmek üzere, davacının bulduğu ve önerdiği ana yüklenici firma konumundaki -----, davalı ve davacı arasında 20.04.2020 tarihli Uygulama Sözleşmesi’nin imzalandığı, müşavirlik Sözleşmesi m. 3 ve Uygulama Sözleşmesi m. 8’de davacının görev ve sorumluluklarının düzenlendiği; böylece ilgili sözleşmelerin birbirlerinin ayrılmaz parçası haline geldiği, Eser sözleşmelerinin iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olduğu ve yüklenicinin iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle yükümlü olduğu, TBK m. 471, TTK m. 18/2 hükümleri kapsamında, yüklenicinin sadakat ve özen borcunun bulunduğu, ayıplı işler bakımından ayıba karşı tekeffülü düzenleyen TBK m. 474-478 hükümlerinin uygulanacağı, eserde bulunan ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde, iş sahibinin TBK m. 475 kapsamında seçimlik haklarının bulunduğu ve ayrıca yüklenicinin kusurunun bulunması halinde, bu seçimlik haklar dışında iş sahibinin genel hükümlere göre ayıptan doğan diğer zararların tazmin edilmesini isteme hakkı olduğu,
davacının gerek müşavirlik sözleşmesi gerekse uygulama sözleşmesinden doğan edimlerini gereği gibi yerine getirmediği davacının defalarca ikaz edilmesine rağmen proje ve inşaat imalat detaylarını belirten projeleri hazırlayarak kendilerine sunmadığı ve bu konuda gerekli çalışmaları da yapmayıp Müşavirlik Sözleşmesi m. 3.1. hükmüne aykırı hareket ettiği, davacının Uygulama Sözleşmesi uyarınca, fabrika binasının inşaatının yürütülmesine yönelik ana yüklenici firma dışında alt yüklenici firmalarala sözleşme yapıp davalıya bu sözleşmeleri vermeyerek Müşavirlik Sözleşmesi m. 3.2. hükmüne aykırı hareket ettiği, davacının alt yükleniciler ile yaptığı işleri denetleme, ayıp ve kusurlu işleri tespit ederek giderme görevini yerine getirmediği ve böylece fabrika binasının ayıplı ve eksik inşa edilmesine neden olarak Müşavirlik Sözleşmesi m. 3.8. hükmüne aykırı hareket ettiği, davacının geçici ve kesin kabul yapmadan alt yüklenici firmalarla ilgili hazırladığı hakedişleri de davalının onayına sunmadan ödemesini gerçekleştirmek suretiyle Müşavirlik Sözleşmesi m. 3.9. hükmüne aykırı hareket ettiği, proje başlangıcında belirlenen bütçe doğrultusunda yapılması gereken harcamalar, ihtiyaç duyulan bütçe revizyonu gerçekleştirilmeden, bütçe artışları ile ilgili hiçbir resmi yazışma olmadan, işlerin ayıplı ve eksik olmasına rağmen davacının hakedişlerden bağımsız bir şekilde fatura düzenlediği davalının eski ortağı ve yöneticisi olan ve şirketten sorunlu olarak ayrılan ------ talimatları ile taşeron firmalara ödemeler yapılması sonucu, davalının gereksiz ve kontrolsüz harcamalar sebebiyle zarara uğratıldığı, davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmemesi sebebiyle eksik ve ayıplı işlerden ötürü fabrika binasının tamamlanamadığı ve bu kapsamda söz konusu eksik ve ayıplı imalatların neler olduğuna ilişkin detaylı açıklamaların bulunduğu raporun da cevap dilekçesi ile sunulduğu, davacının, davalı şirketin ürün imalatı yapacağı fabrika imalatını ve toplam 4 adet olacak olan üretim hattının kurulacağı yapım işlerini tamamlamadığını, doğan bütçe dışı harcamaların bir an önce karşılanabilmesi için hızlıca bir ünitenin üretim yapabileceği bir bölüm haline getirilerek devreye alınmak istenmesine rağmen, proje ve yapılan işlerdeki eksiklik ve yetersizliklerden dolayı uzun bir süre boyunca inşaat ruhsatı alınamadığı, alınan inşaat ruhsatı doğrultusunda geçici imalat ruhsatı alınabilse de fabrikadaki sınırlı bir alanda imalat yapabilme çabaları yeterli olmadığından, davalının yüklendiği banka kredi borçlarını ödeyebilmek için fabrika arazisi ve binasını satmak zorunda kaldığı, davalının bu denli büyük bir zarara uğraması ve tasfiye noktasına gelmesinin sebebinin, davacının üstlendiği edimini yerine getirmemesi olduğu, davacının talep ettiği alacak miktarının -ayıplı ve eksik ifa nedeniyle son derece fahiş olduğu ve gerçeği de yansıtmadığı zira davalıya 11.12.2020 tarihinde 100.000,00-TL ve 18.12.2020 tarihinde de 50.000,00-TL ödeme yapmalarına rağmen, davacının bu miktarları düşmeden talepte bulunduğu, tanzim edilen 30.12.2020 tarihli 354.000,00-TL tutarındaki faturanın kendilerine tebliğ edilmediği işbu faturayla ilgili e-posta yoluyla yapılan yazışmalara ve görüşmelere rağmen kendilerine bilgi verilmediği ve iptal edilmek suretiyle düzeltme de yapılmadığı, bu kapsamda kendilerinin cevap dilekçesiyle söz konusu faturanın içeriği ve miktarına da itiraz ettiği, iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Cevaba cevap dilekçesinde Özetle ;Davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesine karşı davacının 22.07.2022 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, genel olarak dava dilekçesindeki hususlara yeniden yer verildiği, davacının, yasa ve sözleşme kapsamında üstlendiği edimlerini eksiksiz ayıpsız bir biçimde yerine getirdiğini ve özen borcuna, TBK m. 472 ile sözleşme hükümlerine aykırı hiçbir davranışının bulunmadığını ,taraflar arasındaki sözleşmenin salt eser sözleşmesi yerine hizmet dâhil birçok sözleşmenin unsurlarını barındıran karma nitelikli bir sözleşme olduğu, davalı tarafından sözleşmesel yükümlülüğün ihlal edildiğine yönelik bir ikaz veya ihtarın kendilerine yapılmadığı dolayısıyla müşavirlik sözleşmesi m. 3.1. hükmünün ihlal edildiği yönündeki davalı savunmasının hukuki dayanağının bulunmadığı, kendilerinin üstlendiği tüm yükümlülükleri eksiksiz bir biçimde yerine getirmeleri ile birlikte tüm taşeronların edimlerinin davalı tarafından da sözleşme kapsamında denetlendiği ve bu denetim sonucu herhangi bir eksik ayıplı imalat tespit edilmediğinden, davalı tarafından taşeronların hak ediş ödemelerinin ihtirazi kayıt koymaksızın gerçekleştirildiği, dolayısıyla, eksikliklerin belirlenmesine ilişkin bir kimya mühendisi tarafından tek taraflı olarak hazırlanan rapor adı altındaki belgenin de Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri kapsamında delil niteliği olmadığı şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.İkinci cevap dilekçesinde Özetle ; Davalının 13.10.2022 tarihli ikinci cevap dilekçesiyle genel olarak cevap dilekçesini tekrar ettiğini, sözleşmesel yükümlülüklerin ihlal edildiğine dair davalı tarafından herhangi bir ikaz veya ihtarda bulunulmadığı yönündeki davacı iddiasına karşılık, bu hususun telefon, mail ve benzeri yollarla bildirilerek bu ihlallerin giderilmesinin talep edildiğini, ancak mevcut dosyada, söz konusu vakıaya ilişkin herhangi bir delile rastlanmadığı, görülmüştür.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME;
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklı hak ediş alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuş, deliller toplanmış, ilgili kurum ve yerlerden gerekli belgeler getirtilmiş ve dosyaya konulmuştur.Davacı taraf, davalıyla yaptıkları sözleşme gereği edimlerini tam olarak yerine getirmesine rağmen davalının eksik ödeme yaptığını, tüm taşeronlara davalıca ödemelerin ihtirazi kayıt olmaksızın ödendiği, işlere ilişkin hiç bir eksik yada ayıp ihbarında bulunulmadığını, kalan ödeme için balattıkları icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ile bu itiraz sebebiyle duran takibin devamına, davalının, takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiş, davalı taraf ise, davacının, davalı şirketin ürün imalatı yapacağı fabrika imalatını ve toplam 4 adet olacak olan üretim hattının kurulacağı yapım işlerini tamamlamadığını, doğan bütçe dışı harcamaların bir an önce karşılanabilmesi için hızlıca bir ünitenin üretim yapabileceği bir bölüm haline getirilerek devreye alınmak istenmesine rağmen, proje ve yapılan işlerdeki eksiklik ve yetersizliklerden dolayı uzun bir süre boyunca inşaat ruhsatı alınamadığını, alınan inşaat ruhsatı doğrultusunda geçici imalat ruhsatı alınabilse de fabrikadaki sınırlı bir alanda imalat yapabilme çabaları yeterli olmadığından, davalının yüklendiği banka kredi borçlarını ödeyebilmek için fabrika arazisi ve binasını satmak zorunda kaldığını, davalının bu denli büyük bir zarara uğraması ve tasfiye noktasına gelmesinin sebebinin, davacının üstlendiği edimini yerine getirmemesi olduğunu, davacının talep ettiği alacak miktarının -ayıplı ve eksik ifa nedeniyle son derece fahiş olduğunu ve gerçeği de yansıtmadığını zira davalıya 11.12.2020 tarihinde 100.000,00-TL ve 18.12.2020 tarihinde de 50.000,00-TL ödeme yapmalarına rağmen, davacının bu miktarları düşmeden talepte bulunduğunu, tanzim edilen 30.12.2020 tarihli 354.000,00-TL tutarındaki faturanın kendilerine tebliğ edilmediğini, işbu faturayla ilgili e-posta yoluyla yapılan yazışmalara ve görüşmelere rağmen kendilerine bilgi verilmediğini ve iptal edilmek suretiyle düzeltme de yapılmadığını, bu kapsamda kendilerinin cevap dilekçesiyle söz konusu faturanın içeriği ve miktarına da itiraz ettiğini savunarsak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafça davalıya karşı ----- İcra Dairesi ------. sayılı dosyasında 236.000,00-TL tutarındaki 17.11.2020 tarihli fatura, 295.000,00-TL tutarındaki 02.12.2020 tarihli fatura, 295.000,00-TL tutarındaki 22.12.2020 tarihli fatura, 354.000,00-TL tutarındaki 30.12.2020 tarihli fatura toplamı 1.180.000,00-TL faturaya dayalı 1.146.051,70-TL tutarında icra takibi başlatmış, davalı taraf bu takibe süresinde itiraz ederek takibi durdurmuştur.
Taralar arasında------ yapılacak fabrikanın plan, proje ve müşavirlik hizmetlerine yönelik taraflar arasında yapılan 15.04.2020 tarihli müşavirlik sözleşmesinden kaynaklı davacının davalıdan faturaya dayalı alacağının bulunup bulunmadığı, davacının da tarafı olduğu ve dava dışı ana yüklenici firma olan------Arasında düzenlenen 20.04.2020 tarihli uygulama sözleşmesinin yukarıda bahsi geçen müşavirlik sözleşmesiyle bağlantısı olup olmadığı, davacının davalı aleyhine ---- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı dosyasında başlattığı takibe davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı ya da itirazın iptali şartlarının bulunup bulunmadığı, İcra inkar tazminat talep şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu olduğu tespit edilmiştir.
Tarafları arasında 15.04.2020 tarihinde Müşavirlik Sözleşmesi ve Uygulama Sözleşmesi düzenlendiği, Aynı iş için düzenlenmiş müşavirlik hizmetine, diğeri uygulamaya yönelik her iki sözleşmenin teknik açıdan ilişkili ve birbirini tamamlar nitelikte olduğu, Müşavirlik Sözleşmesine göre davacı taraf olan müşavir firmanın görev ve sorumluluklarının 3. Maddede; Proje ve inşaat imalat detaylarını belirlemek ve projelendirme, yüklenici firmaları tayin etmek ve yüklenici ile işveren arasındaki sözleşmeyi yapmak, yüklenici ve taşeronlar arasında ve daha sonra katılacak diğer firmalar arasındaki koordinasyonu ve bilgi veri iletimini sağlamak, temel planlama, programı yapmak, teknik etütler ile şartnamelerin hazırlanması, inşaat işlerinin gözetimi ve kontrolünü yapmak, malzemelerin/ imalatların denetlenmesi, yüklenicinin ve taşeronların yapacağı kusurlu imalatları tespit etmek ve yeniden yaptırmak, yüklenicinin ve taşeronların hakedişlerini hazırlamak onaylamak ve mal sahibinin onayına sunmak, tüm imalatların geçici ve kesin kabul aşamalarını yürütmek ve koordine etmek olarak düzenlendiği, işin süresi başlıklı 5. Maddede, "işlerin tamamlanıp geçici ve kesin kabulün yapılması olarak sözleşme bedeli 6. maddede toplam inşaat bedelinin %20'si olarak belirlendiği görülmektedir.Tarafların ticari defterleri ile diğer belgeler üzerinde inceleme hesaplama ve değerlendirme yapmak üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 15/01/2024 tarihli asıl ve 22.12.2024 tarihli ek bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüş, raporlarda, davalının ticari defter kayıtlarında, davacıya borcunun 642.051,70TL olarak kaydedildiği, davalının ticari defter, kayıt ve belgelerin kayıt nizamının VUK 215-219 muhasebe sistem uygulama ve genel tebliğ hükümlerince usulüne uygun tam ve eksiksiz olduğu, bu nedenle de HMK 222/2’ye göre delil teşkil ettiği, davacının ticari defterlerininde, HMK 222/2'ye göre delil niteliği taşıdığı, davalı ticari defterlerinde 30.12.2020 tarihli ------ Numaralı 354.000,00 TL tutarlı faturanıın kayıtlı olmadığı, davacı ticari defterlerinde davalının ödediği 150.000,00 TL kayıtlı olmadığı, her iki işlemin düzeltilmesi sonucu davacının davalıdan alacağının 996.051,70 TL olduğu, tespit edilmiştir.----- Müdürlüğüne iki defa davaya konu ---- İli, --- ---), 567 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fabrikaya neden geçici ruhsat verildiğinin, Fabrika binasında ne tür eksik ve ayıpların bulunduğunun, bu ayıpların giderilmesi hususunda herhangi bir yazılı taahhüt verilip verilmediğinin ve taahhüdün kim tarafından verildiğinin, davaya konu fabrika binası ile ilgili ayıpların giderilip giderilmediği, giderildiği ise ne zaman ve kim tarafından giderildiğine ve diğer hususlara dair bilgi ve belgelerin 2 hafta içerisinde mahkememize bilgi verilmesine yönelik müzekkere yazılmış, müzekkereye verilen cevapta kurumun elindeki belge ve bilgiye dair evrak sunulmuş, bu cevap ve belgede, davalının savunmasında ileri sürdüğü eksik yada ayıplı iş olgusuna dair herhangi bir bilgi yada belgeye rastlanılmamıştır.
---- tarafından ------ Parsel için 11.01.2021 tarih ve ------ belge numaralı yapı kullanma izin belgesi düzenlendiği görülmüştür.
Davalı adına ---- tarafından ------imza antetiyle 23.10.2020 tarihinde gönderilen "FABRİKA HAKEDİŞ LİSTESİ (Borç Listesi)" konulu elektronik postada "------" firmasının 1.145.681,25 TL kalan alacak olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 15.4.2020 tarihli "Müşavirlik Sözleşmesi"nin, vekalet sözleşmesi hükümlerine tabi bir iş görme sözleşmesi olduğu, Sözleşmeye göre davacının, davalı için meydana getirilecek eserin ifası sürecinin yönetimi ve eserin gereği gibi meydana getirilmesinde gerekli özen ve dikkati gösterme borcu, davalının ediminin ise sözleşmeyle kararlaştırılmış olan paranın ödenmesi olduğu, davacının da tarafı olduğu ve dava dışı ana yüklenici firma olan ----- arasında düzenlenen 20.04.2020 tarihli "Uygulama Sözleşmesi"nin aynı iş için düzenlediği, biri müşavirlik hizmetine diğeri uygulamaya yönelik her iki sözleşmenin teknik açıdan ilişkili ve birbirini tamamlar nitelikte olup, işveren ve müşavir tarafından birlikte imzalandığı, bununla birlikte her iki sözleşmede tarafların borçları ayrı ayrı belirlenmiş olup, davacı tarafın borcunun esas itibariyle yukarıda açıklanan Müşavirlik Sözleşmesi'nin 3. maddesinde belirlendiği, müşavirin eser inşa borcunun söz konusu olmadığı, davalı tarafın, davacının sözleşmeyle yüklendiği borcunu eksik ve ayıplı ifa ettiği def'ini ileri sürdüğü, bu nedenle dayandığı vakıa iddialarını ispat yükünün davalı tarafta olduğu, bu açıdan bakıldığında, dava konusu taşınmazda var olduğu iddia edilen eksik ve ayıplı işlere ilişkin resmi bir tespit yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyası içeriğinde yer almadığı, sadece davalı taraf çalışanının bila tarihli tespit tutanağındaki yazılı açıklamaların bulunduğu fakat bu açıklamaların davacı tarafça kabul edilmediği, yargılama süresince dinlenen tek tanık olarak bu davalı çalışanının beyanlarının ilgili vakıa iddiaları açısından davalı çalışanı olduğu da dikkate alınarak tek başına geçerli bir delil olarak kabul edilemeyeceği, -----adına ------ Müdürlüğü tarafınca düzenlenen "Birinci Sınıf Gayrisıhhi Müesseselere Ait Deneme İzin Belgesi" ekinde deneme süresine gerekçe oluşturacak herhangi bir proje eksikliği/uygunsuzluğu, eksik ve ayıplı imalat olduğunu belirtir nitelikte bir tespit ve açıklama yer almadığı, deneme izin süresinin gerekçesinin davacının sözleşmesel edimlerinden kaynaklandığına dair bir tespit yapmanın mümkün olmadığı ve dosyada mevcut dava konusu taşınmaz için ----- tarafından düzenlenen 11.01.2021 tarih ve ------ belge yapı kullanma izin belgesi olup, dava konusu taşınmazın yapısal olarak kullanıma uygun olduğunu nun ifade edildiği, davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya borcunun 642.051,70TL sabit olup, davalının ticari defter, kayıt ve belgeleri kayıt nizamının ----- muhasebe sistem uygulama ve genel tebliğ hükümlerince usulüne uygun tam ve eksiksiz, bu nedenle de HMK 222/2’ye göre delil teşkil ettiği, davacının ticari defterlerininde, HMK 222/2'ye göre delil niteliği taşıdığı, davalı ticari defterlerinde 30.12.2020 tarihli GIB -----Numaralı 354.000,00 TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, davacı ticari defterlerinde ise davalının ödediği 150.000,00 TL'nin kayıtlı olmadığı, her iki işlemin düzeltilmesi sonucu davacının davalıdan alacağının 996.051,70 TL olduğu, davalı adına ----- tarafından------ imza antetiyle 23.10.2020 tarihinde gönderilen "FABRİKA HAKEDİŞ LİSTESİ (Borç Listesi)" konulu elektronik postada ------ firmasının 1.145.681,25 TL kalan alacağı olduğunun belirtildiği de dikkate alındığında bilirkişi raporunda her iki ticari defter incelemesi sonucunda yapılan düzeltme sonucu davacının davalıdan alacağının 996.051,70 TL olabileceği tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu, sonuç olak yapılan açıklamalar ışığında davacı tarafın davasında kısmen haklı, davalı itirazının ise haksız olduğu ve bu sebeple iptali gerektiği, alacağında likit olduğu dikkate alındığında davalının aynı zamanda icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile
---- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline,
-Takibin 996.051,70 TL üzerinden aynen devamına,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine
-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 3.088,02-TL'nin davalıdan, 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-Karar tarihinde alınması gereken 68.040,29 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 13.841,44 TL harçtan mahsubu ile bakiye 54.198,85 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 14.488 TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 13.149,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A,A,Ü,T, deki esaslara göre belirlenen 151.447,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A,A,Ü,T, deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere redde yönelik oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.