T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/142
KARAR NO : 2025/448
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2021
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ------vekilince verilen 26.02.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ilgili mevzuat kapsamında Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından altyapı işletmeciliği hizmeti, internet servis sağlayıcılığı sabit telefon hizmeti ve sanal mobil şebeke hizmeti alanlarında yetkilendirilmiş, Türkiye ve yurt dışı piyasalarda faaliyet gösteren 6 100 yerli sermayeli bağımsız bir operatör olduğunu, müvekkili ile davalı borçlu ------- arasında 23.08.2019 tarihinde Sipariş Formu ve eki Proje Protokolü (Sözleşme) imzalanmış ve sözleşme uyarınca şirkete ilk etap yurt dışı internet erişimi hizmetinin 12 ay süre ile aylık 152.000,-TL üzerinden sağlanması için anlaşılmış olduklarını, hizmetin sözleşmenin imzalanması tarihinden itibaren 12 hafta içerisinde devreye alınması hedeflendiğini, müvekkili planlanan takvim dahilinde uluslararası internet çıkışı için ----- içinde----- noktası” ile bağlantısını davalı şirketin onayı ile 2020 yılı ocak ayı başında teslime hazır hale getirdiğini, davalının yönetim kademesindeki değişiklik nedeniyle projenin taraflarınca test edilmesindeki gecikmelerden sonra şubat ayı içerisinde faz 1 kapsamında sağlanan hizmetlerin kullanımına başlanmış olduğunu, sözleşme kapsamında aktivasyonları tamamlanarak ifasına başlanan Faz-1 hizmetlerin ve ayrıca 24.02.2020 tarihli teslim formu ile davalı borçlu şirkete teslim edilen iki adet cihazın karşılığı vadesi geldiğini, 6 adet toplam 1.194.280,57 TL tutarındaki faturalar düzenlenmiş olduğunu, müvekkili şirketçe aktivasyonu tamamlanarak ifasına başlana Faz-1 kapsamındaki hizmetler için sözleşmeye uygun olarak düzenlenen 4 adet fatura ile ilişkin olarak ne yasal süresinde itiraz edilmiş ne de ödeme yapılmadığını, buna mukabil 31.05.2020 tarihinde 4 adet iade fatura düzenlendiğini, müvekkili haksız yere düzenlene iade faturalar için ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı dosyasında yasal takip başlatmış ise de davalı şirketin 03.07.2020 tarihli borca itirazı nedeniyle takibi durmuş olduğunu, akabinde düzenlene iki adet faturanın da yine haksız şekilde iade edilmesi üzerine ----- İcra Müdürlüğü'nün -------. Sayılı dosyasında yasal takip başlatmış ise de davalı şirketin 27.19.2020 tarihli borca itirazı nedeniyle bu takip de durmuş olduğunu, müvekkili şirket tarafından ----- 22.04.2020 tarih ----- yevmiye numaralı ve ayrıca ----Noterliğinin 24.07.2020 tarih ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının sözleşmesel yükümlülükleri hatırlatılmış ve temerrüdü ihtar edilmiş ve sözleşme haklı sebeple olarak feshedildiğini , yapılan beyan ve açıklamalar ile sair hususlar çerçevesinde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla Davalarının kabulü ile davalı borçlu şirketin ----- İcra Müdürlüğü nezdindeki------ Numaralı icra takiplerine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takip konusu alacağın takip tarihi itibariyle işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına. Haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı borçlu aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.------ vekili tarafından verilen 20.05.2021 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının dilekçesindeki “sözleşme” olarak belirttiği sipariş formu'nun her hangi bir geçerliliği bulunmadığını, bu form tek taraflı olarak düzenlenerek imzalanmış bir belge olduğunu, sözleşme olmadığını, sipariş formuna dayanılarak müvekkili borç altına sokmaya yönelik taleplerin reddi gerektiği, iddia dilen hizmet müvekkili tarafından alınmadığını, Hizmetin sunulduğunun ispat yükü davacıda olduğunu, davacı Sipariş Formu uyarınca Faz-1 aşamasının teslime hazır hale getirildiğinin ve internet erişimi hizmetinin sunulduğunu, şubat ayında teslimin yapıldığı ve hizmet alınmaya başlandığını iddia etmiş ise de bu iddialar gerçeğe uygun olmadığını, iddia edildiği üzere hizmet alınmadığını, davacının 22.04.2022 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnamesinde bu hizmete ilişkin sözleşme imzalanması gerektiği ancak sözleşmenin imzalanmadığı ikrar edilmiş olmakla bu hususta hizmet alma iradesinin de gerçekleşmediğinin göstergesi olduğunu, müvekkili şirket tarafından keşide edilen gerek -----. Noterliği'nin 07.06.2020 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarnamede ve gerekse ----. Noterliğinin 18.08.2020 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarnamesinde taraflar rasında iddia edildiği üzere bir hizmet alımı sözleşmesinin imzalanmadığı, sözleşme imzalanma mecburiyetlerinin bulunmadığı, hizmet alınmadığı ve taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını ,2 adet ------ modülü müvekkil şirket tarafından satın alınmamış olup buna dair bir sözleşme bulunmadığını, davacı alınan modüllerdeki müzekkere sürecindeki testlerin yapılabilmesi için geçici ve bedelsiz olarak kendi isteği ile vermiş olduğu hizmet olduğu müzakere süreci olumsuz olarak sonuçlandığı için müvekkili şirketin ilgili modülü iade almasını ihtar etmiş olmasına rağmen davacının malını geri almamış kötü niyetli olarak fatura düzenlediğini, fakat bunun sebebini belirtmediğini, anılan modüller müvekkili şirket tarafından satın alınmadığını, düzenlenen Sipariş Formunda da bu modüllerin ücretli olduğu ve satın alındığı hakkında da bir tutar belirtilmediğini, ticari hayatın olağan akışına uygun olarak taraflar arasındaki müzakere sürecinde sadece test yapılmış olduğunu, bu modüller de test yapılması amacıyla bedelsiz olarak geçici verildiğini, testlerin olumsuz olarak sonlanması üzerine cihazların iade alınması ihtar edilmesine rağmen davacı cihazlarını almamış fatura düzenlenmesi yolunu tercih etmiş olduğunu, davacının düzenlemiş olduğu faturalar itiraz ile iade edildiğini, aksinin kabulü halinde bile salt faturaya itiraz edilmediği için davanın kabulü gerektirmeyeceğini, öğretide genel kabul gördüğü üzere faturaya itiraz için öngörülen sekiz günlük süre hak düşürücü veya zaman aşımı süresi olmadığını, bahsedilen sürenin temel borç ilişkisine bir etkisinin olmadığını, takiplere konu edilen faturaların müvekkiline tebliğ edildiğinin ispat yükü de davacıda olduğunu, tebliğ edilen faturalara ise itiraz edilerek iade edildiğini, davacının düzenlemiş olduğu faturalar Sipariş Formu'na da uygun olmadığını, Sipariş Formunda ------ tarafından sunulan hizmetlerin eksiksiz, gereği gibi ve tam olarak sunulması şartı ile ücretin söz konusu olabileceği belirtilmiş iken gerçekte ilgili internet erişimi hizmeti alınmadığını, davacı hizmetin sipariş formunun imza tarihinden itibaren 12 hafta içerisinde devreye alınması gerektiğini kararlaştırmış iken ancak 24.02.2020 tarihinde projenin----- teslim edildiğini belirtmekte olduğunu, davacının ikrarı hizmetin süresinde yerine getirilmediğini belirtir mahiyette olduğunu, Sipariş Formunda birim fiyat diğer hizmet sağlayıcıdan alacağı fiyat ile aynı olacak şekilde güncelleneceğini, düzenlemesi olmasına rağmen gerekli mutabakatın yapılmadığı da bir diğer itiraz konusu olduğunu, davacının Şubat. Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için fatura düzenlediği anlaşıldığını, ancak davacının müvekkiline keşide ettiği ihtarnamenin tarihi 22.04.2020 olduğu, İhtarnamede de hizmet alımına ilişkin sözleşme düzenlenmediği ikrar etmiş olmasına rağmen alınmayan hizmet için fatura düzenlemeye devam ettiğini, davacı haziran ayı içim mükerrer fatura düzenlemiş olduğunu, Kesilen faturalar için sözleşme hükmü olmamasına rağmen faiz talebinde bulunmakta olduğunu, bu yöndeki icra takiplerininde hukuka aykırı olduğunu, Likit bir alacak söz konusu olmadığı için icra inkâr tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddine icra inkâr tazminatının reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi.” talebinde bulunduğu görülmüştür.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Dava, iki ayrı takip talebine ilişkin tirazın iptali davası ve sözleşmenin erken feshinden dolayı mahrum kalınan kar konulu alacak davasıdır.
Davacı taraf, davalı ile aralarında 23/8/2019 tarihinde sözleşme imzalanmış olduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafa ilk etap yurt dışı internet hizmetinin sağlandığını, sözleşmeye göre hizmetin imza tarihinden itibaren 12 hafta içinde devreye alınmasının hedeflendiğini, davalının onayı ile hizmetin Ocak 2020 itibari ile hazır hale getirildiğini, bu nedenle davalıya fatura düzenlendiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, ancak 31/5/2020 tarihinde iade faturası kestiğini, fatura bedelleri ödenmeyince davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ve iptali gerektiğini, aynı zamanda 25/10/2021 tarihli dilekçesinde erken fesih nedeniyle 1.036.857,14 TL'nin davalıdan tahsilini ve sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluğa aykırı davranılması nedeniyle şimdilik 100.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise, davacının dilekçesindeki “sözleşme” olarak belirttiği sipariş formu'nun her hangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, bu formun tek taraflı olarak düzenlenerek imzalanmış bir belge olduğunu, sözleşme olmadığını, sipariş formuna dayanılarak müvekkili borç altına sokmaya yönelik taleplerin reddi gerektiğini, iddia edilen hizmetin müvekkili tarafından alınmadığını, anılan modüllerin müvekkili şirket tarafından satın alınmadığını, düzenlenen Sipariş Formunda da bu modüllerin ücretli oldu ve satın alındığı hakkında da bir tutar belirtilmediğini, ticari hayatın olağan akışına uygun olarak taraflar arasındaki müzakere sürecinde sadece test yapılmış olduğunu, bu modüllerin de test yapılması amacıyla bedelsiz olarak geçici verildiğini, sipariş formununda yetkili olmayan şirket çalışanı tarafından imzalandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davacı tarafça davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün------ Esas sayılı dosyasında 17.06.2020 tarihli İlamsız Takip Ödeme Emri (Örnek 1) ile;
Fatura 230.227,59 TL
İşlemiş Faiz 378,46 TL
Fatura 171.456,71 TL
İşlemiş Faiz 211,38 TL
Fatura 190.760,00 TL
Fatura 193.134,82 TL
Toplamı 786.168,96 TL talep edildiği, takibin dayanağı olarak ------- numaralı faturaların gösterildiği, davalı takip borçlusunun 03.07.2020 tarihinde borca faize ve bütün fer'i lerine itiraz etmiş olup takibin durduğu,
Davacı tarafça davalı aleyhine ayrıca ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyası tahtında 23.10.2020 tarihli İlamsız Takip Ödeme Emri (Örnek 7) ile de;
Fatura 199.411,12 TL
İşlemiş Faiz — 4.558,52 TL
Fatura 209.290,33 TL
İşlemiş Faiz — 6.883,78 TL
Toplamı 420.143,75 TL talep edildiği, takibin dayanağı olarak------ numaralı faturaların gösterildiği, davalı takip borçlusunun 27.10.2020 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçeyle borca faize ve bütün fer'i lerine itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf aynı zamanda 25/10/2021 tarihli cevaba cevap dilekçesinde erken fesih nedeniyle 1.036.857,14 TL'nin davalıdan tahsilini ve sözleşme görüşmelerinden doğan sorumluluğa aykırı davra- nılması edeniyle şimdilik 100.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle hesaplama ve rapor hazırlanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince hazırlanan 16.04.2024 tarihli ek/kök rapor dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.
Davacı vekili 09.05.2024 tarihli dilekçesiyle davasını, sözleşmenin erken feshi nedeniyle, 1.183.428,57TL alacağın temerrüt tarihi olan 17.08.2020 tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili Şirkete ödenmesine, davalının yeni sözleşmeyi imzalamaması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı en az 2.912.163TL zararın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, şimdilik 100.000TL’sinin zararın doğduğu tarihten itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesi şeklinde ıslah etmiştir.
Dosya kapsamına ve bilirkişi raporunda yapılan tespitlere göre; Davacının fatura düzenleyip kayıtlarına aldığı ve davalının da faturaları iade fatura düzenlemek suretiyle kayıtlarından çıkardığı, mevcut Sipariş Formunda; “... arasında 23.08.2019 tarihinde imzalanmıştır ve taraflarca aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça imza tarihinden itibaren 12 ay süre ile ve/veya (hangisi daha önce sona erecek ise) taraflar arasında imzalanacak olan kesin sözleşme tarihine kadar yürürlükte kalacaktır ...” ifadesinin yer aldığı, bu durumun taraflar arasında faz1'e ilişkin sözleşmenin kurulmuş olduğunu, her ne kadar davalı tarafça anılan Sipariş Formunda imzası bulunan ------, sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığı ileri sürülmüşse de, davalı tarafça sunulan 31.01.2023 tarihli dilekçede, bu kişinin sistem ve ----- direktörü olduğunun beyan edildiği, bu kişinin sunulan iş tanımına göre, ----- anılan konuyla ilgili sözleşme yapma yetkisinin olduğu, Sipariş Formu başlıklı belge değerlendirildiğinde, formun iki tarafça 23.08.2019'da imzalandığı ve de Sözleşme konusunun “4x10 G (40G) Yurtdışı İnternet Erişimi” olduğu, Sözleşme'de aylık hizmet bedeli 152. 000 TL, hizmetin süresinin ise 12 ay olarak kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalıya gönderilen 22.04.2020 tarihli İhtarda, Sözleşmeye göre faz l'in ifasının tamamlandığı, 13.04.2020 tarihli fatura sonrasında davalı tarafından hizmet alımının tek taraflı olarak durdurulduğu, ---- internetin ------ kullanımına hazır olduğunun belirtildiği, ayrıca dosyada mevcut bulunan ve iş bitiş tarihi 24.02.2020 olan Teknik Servis ve İş Teslim Formunda; “2 adet ----- İnternet çıkışı için ---- kullanılmak üzere teslim edilmiştir” açıklamasının yapıldığı, bu belgede müşteri olan ---- yetkilisi ----- imzasının bulunduğu, ------ İnternet çıkışında kullanılmak üzere ---- teslim edildiğinin anlaşıldığı, anılan ---- teslim edilmiş olmasının, ------ çıkışının hazır hale getirilmiş bulunduğunu ve de gerekli teknik aktarımın yapılabileceğini gösterdiği, tüm bu veriler bütünlük içerisinde değerlendiril- diğinde, davacı tarafından faz l aşaması olarak tanımlanan kısmın teslime hazır hale getirilmiş olduğu, davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, davacının 12 aylık sözleşme bedeli talep edebileceği, çünkü taraflar arasındaki sözleşme sürekli edimli sözleşme niteliğinde olup, sürekli edimli sözleşmelerde sözleşmenin haklı bir neden olmaksızın feshi halinde davacının sözleşmenin devam edeceği süre boyunca sözleşme bedelini olumlu zarar olarak talep edebileceği, davalı tarafından fesih sonrası internetin kullanılmamış olmasının davacı nezdinde bir menfaat sağlamadığı, yine davalıya teslim edilen cihazların ücretsiz verilmesinin ticari hayata uygun olmadığı, bir başka deyişle davacının sözleşme borcunu ifa etmiş olduğu kanaatine varılmıştır.Her ne kadar davacı taraf davalıya gönderdiği ihtarnameyle temerrütün oluştuğu iddia edilmişse de davacı tarafından düzenlenen ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin bir delil bulunmadığından dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Davacı taraf, düzenlediği faturalarda KDV ve Özel İletişim Vergisini eklemiş ve talep etmişse de, sözleşmede aylık ücretin 152.000 TL olarak kararlaştırıldığı, bu ücrete KDV ve özel iletişim vergisi ekleneceği sözleşmede açıkça kararlaştırılmadığından, davacının ayrıca KDV ve Özel İletişim Vergisi talep edemeyeceği, KDV dâhil aylık toplam 152.000 TL talep edebileceği değerlendirilmiştir.Nitekim Yargıtay -----. Hukuk Dairesi 30.06.2020 tarihinde vermiş olduğu ------. sayılı kararında “KDV Kanununun 8. maddesine göre vergi mükellefinin mal ve ya hizmeti sağlayan kişi olması karşısında sözleşmenin ücrete ilişkin maddesinde belirlenen miktarların KDV dahil olarak belirlenmiş olduğunun kabulü gerekir...” şeklinde hüküm kurarak sözleşmeye KDV Hariç yazılmamışsa; KDV'nin ücrete dahil kabul edileceğini belirtmiştir,(Benzer şekilde ----- HD,------İşlemiş faiz talebi yönünden ise, TTK m. 1530 (4)-a uyarınca Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlunun, Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonundan itibaren ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılacağı ve bu tarihten itibaren davacının işlemiş faiz talep edebileceği değerlendirilmiş ve hesaplama buna göre yapılmıştır.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında aşağıda ayrıntılı olarak gösterildiği üzere davacı tarafça davalıya karşı başlatılan ----- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyasında (Birinci Takip):
Takibe konu faturalardan dolayı (işlemiş faiz dahil) olarak bu faturalar için;
---- no.lu fatura: 184.804,93TL
----- no.lu fatura: 173.652,77 TL
-----no.lu fatura: 153.030,68 TL
----- no.lu fatura: 152.000 TL
Toplam: 663.488,38TL talep edebileceği,
---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasında (İkinci Takip):
Takibe konu faturalar, 30.06.2020 tarih, ---- no.lu fatura (hizmet bedeli) ve 31.07.2020 tarih, ----- no.lu faturalar olup, ------ nolu fatura, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere mükerer olması nedeniyle hesaplama dışı bırakılmış, buna göre (işlemiş faiz dahil) olarak 30.06.2020 tarih ------ nolu fatura için istenebilecek tutar 156.867,12 TL olarak hesaplanmıştır.
Erken fesih nedeniyle istenebilecek tazminat tutarı ise :
152.000x751.064.000 TL (Temmuz 2020, Ağustos 2020, Eylül 2020, Ekim 2020, Kasım 2020, Aralık 2020, Ocak 2021 ve Şubat 2021 ayından 22 günlük alacak)
152.000/28x22=111.466,66 TL=Toplam 1.183.428,57 TL olarak hesaplanmıştır.
Son olarak davacı taraf sözleşme görüşmelerindeki kusur nedeniyle uğradığı zararları talep etmiş olup taraflar arasındaki sözleşmede projenin 3 aşamalı olduğu, 1. aşamanın ----- santraline ilişkin olduğu, 2. aşamanın ----- ve ----- ilişkin olduğu, 3. aşamanın ------ ve ---- ilişkin olduğu kararlaştırılmış olup davacı ve davalı arasında 2. Ve 3. aşamalara ilişkin sözleşme imzalanmadığı, davacı tarafın bu talebini Sözleşmeye güven ilkesinin ihlaline dayandırdığı, fakat gelecekte akdedilmesi öngörülen sözleşmelerin akdedilmemesinin tek başına sorumluluk için yeterli olmadığı, zira davalı tarafın bu aşamadaki kusurunun, hukuku aykırı davranışının ve davacının uğradığını iddia ettiği zararında ispatlanması gerektiği, bu yönde dosyada yeterli delil bulunmadığı ve bu talebin kanıtlanamadığı sonucuna ulaşılmış ve sonuç olarak yukarıdakı açıklamalar ışığında dava konusu icra takiplerine yapılan itirazların iptali talebinin kısmen kabulüne, sözleşmenin haksız ve erken fesihten dolayı uğranılan zarara ilişkin tazminat talebin kabulüne, Sözleşmeye güven ilkesinin ihlaline ilişkin zarar talebinin ise reddine karar vermek gerekmiş, erken fesihten dolayı uğranılan zararın hesaplanmasında, 16.04.2024 tarihli Ek/kök Bilirkişi Raporunda Şubat 2021 ayına ilişkin 22 günlük hizmet bedeli üzerinden 152.000TL/30günx22gün üzerinden 111.466,66-TL olarak hatalı hesaplandığı görülmüş, oysa bu tutarın Şubat ayı 28 gün olması nedeniyle 152.000TL/28günx22gün üzerinden hesaplanarak 119.428,57-TL olması ve buna bağlı olarak toplam bedelin 1.183.428,57TL olması gerektiğinden bu miktar üzerinden karar verilmiş, fakat kısa kararda 2.maddede toplam tutar sehven 1.075.466,66 TL olarak yazılmış, yine kısa kararda ----- İcra ---- Esas ve ----- İcra ---- Esas kısmındaki "---- "ibareleri hatalı olduğundan "----" olarak, kararın altında tashih şerhi düzenlenmek suretiyle maddi hata düzeltilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1-) itirazın iptalı yönünden davanın kısmen kabulü ile ,
Davacı tarafça başlatılan ---- İcra ------ esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ,
takibin 663.488,38TL üzerinden devamına ,
Asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Fazlaya ilişkin talebin reddine
b)Davacı tarafça başlatılan ---- İcra --- esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ,
takibin 156.867,12TL üzerinden devamına ,
Asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Fesihten dolayı açılan alacak davasının kabulü ile ,toplam 1.183.428,57 TL'nin, 25.10.2021 dava tarihinden kalan 146.571,43 TL 'nin 09.05.2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Fazlayla ilişkin talebin reddine ,
3-Sözleşmeye güven ilkesinin ihlalinden kaynaklı alacak davasının kanıtlanamaması nedeniyle reddine,
4- Harçlar kanuna göre alınması gereken 136.878,49 TL karar ve ilam harcına yönelik olarak. Davacı tarafından yatırılan 14.569,25 TL peşin harç ve 19.750,00 TL tamamlama harcı ile 2.600,00 TL ıslah harcı olmak üzere yatırılan toplam 36.919,25 TL harcın Mahsubu ile bakiye 99.959,24 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan karar ve ilam harcına mahsup edilen 36.919,25 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yargılamada yapılan 10.393,55 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranı gözetilerek 9.120,61 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmı davacının ukdesinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir olunan 280.416,25 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir olunan 76.893,58 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
11-HMK'nın 333. Maddesi gereğince taraflarca yatırılan delil ve gider avansından artan kısmın kararın kesinleşmesine müteakip yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
TASHİH ŞERHİ
Hüküm kısmının 1.fıkrasına yönelik olarak ;
---- İcra Dairesi ---- Esas ve b) ----- İcra Dairesi ---- Esas kısmındaki "---- "ibarelerinin "-----" olarak ve "1.075,466,66 TL" ibaresinin de " 1.183.428,57 TL" olarak düzeltilerek tashihine karar verilmiştir.