T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/654
KARAR NO : 2025/420
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili olan davacı şirkete borcu bulunduğunu, taraflar arasında ticari ilişki söz konusu olup, davalının davacıdan fatura karşılığı ürün aldığını, davacının davalıya mal teslimi gerçekleştirmesine rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davacının muhasebe kayıtlarındaki 21.05.2024 tarihli cari hesap alacağına (127.750,61-TL) istinaden---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası ile Cari Hesap Ekstresi Alacağına ilişkin ilamsız takip başlatıldığını, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile -----İcra Müdürlüğü -----Esas sayılı takibin devamına, Davalı borçluya İİK 67/2 maddesi gereğince %20 den az olmamak koşuluyla icra inkar tazminatının yükletilmesine karar verilmesine, mahkeme harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı şirket arasında alım satıma konu ticaret mevcut olmakla birlikte, davacının takibe konu ettiği bedelin karşılıksız olup, bu bedele denk gelecek miktarda ürün teslim etmediğini, dolayısı ile davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığını, davacı şirket'in müvekkil şirket'e teslim ettiği ürün kadar ödemesi yapıldığını, eksik ürün söz konusu olduğunu, davacının icra takibi ile talep ettiği bedel kadar ürünü davalıya teslim ettiğini yazılı belge ile ispatlamakla yükümlü olduğunu savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, usul ve yasalara aykırı olan davanın usul ve esas yönünden reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle taraflarına %20' den aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İcra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir 2023-2024 yıllarına ait BA/BS formları celp edilmiştir.
6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 19/11/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2022, 2023, 2024 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.SMMM bilirkişi ------ tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı Şirketin 127.750,61 TL Asıl Alacak Talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Davacı şirketin davalı şirketten, davalı şirketin dayanak belgeleriyle uyumlu ticari defter kayıtlarında olduğu gibi 127.737,00 tl asıl alacaklı durumda bulunduğu...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Huzurdaki dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.İcra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 127.750,61-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, davanın yasal süresi içerisinde 127.750,61-TL üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, davalıya fatura karşılığı ürünlerin teslim edildiği ve ancak bedeli ödenmediği ileri sürülmüş, davalı tarafından ürünlerin teslim edilmediği savunulmuştur. İddia ve savunma kapsamından taraflar arasında ürün satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu sabit olmakla uyuşmazlığın itiraza konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ile 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle taraflara ticari defterleri sunmaları için kesin süre verildiği, alınan bilirkişi raporunda; taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, davacı şirket ticari kayıtlarından davacının davalıdan 127.750,61 TL asıl alacaklı olduğu, davalı taraf ticari kayıtlarından ise davalının davacı tarafa 127.737,00-TL borçlu olduğu, taraflar arasında Ağustos/2022 ayından başlayarak Mayıs/2024 ayına kadar sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında, davacı şirketçe davalı şirkete yapılan mal satışları neticesinde düzenlenen e-faturaların davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildikleri ve tebliğ edilen bu e-faturaların dayanak belgeleriyle uyum içinde ticari defterlerde davalı şirket adına borç kaydedilmiş oldukları, davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde e-faturaların herhangi bir yasal nitelikli itiraza konu edilmeksizin kaydedilmiş oldukları, taraflar arasında ki tek mutabakatsızlığın 21/12/2023 Tarihli ------- numaralı faturanın kayıt farkından (13,61 TL) kaynaklandığı, mutabakatsızlığa sebebiyet veren işbu faturanın davalı şirket ticari defter kayıtlarında olduğu gibi 1.004,54 TL tutarlı olduğu, işbu fatura yönünden davalı şirket ticari defter kayıtlarına itibar edilebileceği, tarafların tahsilat/tediye kayıtlarının ise tam karşılıklılık içerdiği ve fatura borçlarından mahsup edilmek suretiyle tarafların ticari defterlerinde kayıtlı bulundukları, sunulu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, davacı şirketin davalı şirketten davalı şirketin dayanak belgeleriyle uyumlu ticari defter kayıtlarında olduğu gibi 127.737,00 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacak likid olmakla davacı lehinde icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE-KISMEN REDDİNE,
2-)Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takibe yaptığı itirazın KISMEN İPTALİ İLE takibin 127.737,00-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden sonra 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereği değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 25.547,40-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-)Karar ve ilâm harcı olan 8.725,71-TL harçtan peşin alınan 1.542,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.182,79-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-)VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
-Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,-Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 13,61-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
7-)Davacı tarafça yatırılan 2.031,32-TL harç ve 5.076,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 7.107,32-TL yargılama giderinden davayı kabul/red oranı dikkate alınarak 7.036,24-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.