T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/486
KARAR NO : 2025/444
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının halihazır ----- adresinde “Beton Numene Alımı ve Test” vs işi ile iştigal ettiğini, takip konusu faturalardan anlaşılacağı üzere davacının davalıların ortağı olduğu hukuken tüzel kişiliği bulunmayan ancak vergi mükellef kaydı bulunan(----- Vergi Dairesi ----- nolu mükellefi)“----- oluşan Adi Ortaklığına ait ------ bulunan “Bilim ve Sanat Merkezi” İnşaatı beton numune alımı hizmeti verdiğini, davacının takip konusu faturalardan anlaşılacağı üzere, davalıların yüklenicisi olduğu ------ Valiliğine bağlı ------bulunan “Bilim ve Sanat Merkezi” Beton Numune alımı hizmeti vermiş olup, takip konusu faturalardan kaynaklı olarak davalıdan 290.962,00TL bakiye alacağının, tüm şifai taleplerine rağmen ödememesi üzerine davalılar aleyhine -----İcra müd. ------ Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalılarca takibe kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, öncelikle davalılardan ----- vekilinin İcra Dairesinin Yetkisine yönelik ilişkin yapmış olduğu itirazının haksız ve yersiz, olup iptali gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.02.2010 tarih ve ---- Esas------ Karar sayılı ilamı”nda açıkça belirtildiği üzere; Taraflar arasında uyuşmazlığın TBK 470. maddesinde yer alan Eser Sözleşmesinden kaynaklandığını HMK 10 md. göre sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, sözleşmenin (akdin ) yerine getirileceği (icra, ifa edileceği) yer mahkemesinde de dava açılabileceğinden, akdin ifa mahalli olan yer mahkemesinin de davaya bakmaya yetkili olduğunu, davacının da davalıya ait ----- bulunan “Bilim ve Sanat Merkezi” inşaatına att Beton Numune alım ve diğer hizmetlerin alım işi ve hizmet yeri ---- olmakla akdin ifa yeri ------ olduğunu, icra dairesinin yetkisine ve borca itirazlarının reddinin gerektiğini, HMK 7. maddesi gereğince davalılardan ----- adresi gereği yetkili icra daireleri ------ icra dairesi ve mahkemeleri yetkili olmakla, davalılardan ------ icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği takip konusu alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ------ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın alacak iddiası ve verdiği hizmet iddiasının,-----unvanlı ve ------- Vergi kimlik nolu iş ortaklığının faaliyetlerine ilişkin olduğnu, dolayısı ile işbu davanın iş ortaklığına izafe edilmesi gerektiğini, 24.10.2022 tarihli ve ----- yevmiye nolu ------ Noterliği tasdikli "Adi Ortaklık Sözleşmesi"nin (EK-1) 1. Maddesi gereği pilot ortağın----- olduğu, özel ortağın ise davalı ------olduğunun belirtildiğini, davalının huzurdaki dava bakımından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin ticari defterlerinde de herhangi bir kayıt yer almamakla birlikte HMK 222 gereği mahkemece de bu hususun tespitini talep ettiklerini savunarak haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, mümkün olmadığı takdirde ise davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı------Vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazları olduğunu, yetkili Mahkemenin ------ Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığını, Takip ve dava dayanağı, tek taraflı olarak düzenlenen fatura/ları kabul etmediklerini, Davaya konu makbuz, fatura ve ticari kayıtların her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilecek nitelikte olup müvekkil şirket ticari defterlerine kayıtlanmadığını ve davalı şirket yetkilisinin imzasını taşımayan belgeleri de kabul etmediklerini, Davacı tarafın, fatura/lar içeriği malzeme/hizmetin davalı müvekkil şirket yetkilisi ya da çalışanı tarafından teslim alındığına dair bir teslim tutanağını, düzenlenen fatura/lara ilişkin bir mutabakatnameyi, kısaca davalı şirket yetkililerinden sadır olan yazılı herhangi bir delil ile fatura konusu işin teslimini ispat etmesi gerektiğini, davacının tanık deliline muvafakatlerinin olmadığını savunarak davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İtirazın İptali istemine ilişkindir.
-----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 17/12/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2023-2024 yıllarına ait (davalılara davalılarca oluşturulan adi ortaklığa ait) ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.SMMM bilirkişi ------ tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Dosyanın Tetkikinden, Huzurdaki Davanın Davacı Şirketin Davalı Şirketlerin ortağı olduğu Adi Ortaklığın Hukuki Tüzel Kişiliğinin bulunmaması nedeniyle Davalı Şirketler aleyhine müştereken başlatmış olduğu İcra Takibine yapılan Vaki İtirazların İptaline ve Takibin Devamına ilişkin olarak ikame edilmiş itirazın iptali davası olduğu, Davaya konu ihtilafın, Davalı Şirketlerin ortakları olduğu Adi Ortaklık Nedeniyle, Takip tarihi itibarıyla, Davacı Şirkete Borçlu olup, olmadıkları ve varsa miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Dosya Kapsamı ve Davacı Şirketin Ticari Defter ve Kayıtları ile dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda;Davacı Şirketle Davalı Şirketlerin ortağı olduğu Adi Ortaklık arasında, 2023 Yılı başında başlayan ve 2024 Yılı başına kadar sürdürüldüğü görülen Ticari İlişki kapsamında, Davacı Şirketçe Davalıların Ortağı oldukları Adi Ortaklık adına 2023 Yılında Muhtelif Tarih ve Tutarlarda Toplam Tutarı KDV Dahil 331.482.-TL ve 2024 Yılında Muhtelif Tarih ve Tutarlarda Toplam Tutarı 69.480.-TL olan Toplamda 400.962,00 TL E-Fatura düzenleyerek Elektronik Ortamda Adi Ortaklığa tebliğ etmiş ve Ticari Defterlerinde Adi Ortaklık adına Borç kaydetmiş olduğu, Buna Mukabil olarak, Davacı Şirket Ticari Defter Kayıtlarından tespit edildiği üzere, Davacı Şirketin, Adi Ortaklık tarafından Banka aracılığıyla kendilerine Havale/EFT yoluyla Muhtelif Tarih ve Tutarlarda gönderilmiş Toplamda 110.000.-TL Tahsilatı Adi Ortaklığın Toplam tutarı 400.962.-TL olan Fatura Borclarından mahsup edilmek suretiyle kayıt altına almış, Davacı Şirket Ticari Defterlerinde yapılan bu kayıtlar sonucunda, Davacı Şirketin, Davalı Şirketlerin Ortağı olduğu -----Ortaklığından; (400.962,00 TL Faturalar Toplamı - 110.000.-TL Tahsilat Toplamı) = 290.962.00 TL Asıl Alacak Bakiyesinin kaldığı ve bu Alacağın Dava Tarihi itibarıyla da Davacı Şirket Ticari Defter Kayıtlarında mevcudiyetini sürdürdüğü tespit edilmiştir. Davacı Şirketin Ticari Defterlerindeki Alacak Bakiyesinin mevcudiyetine sebebiyet veren---- Ortaklığının Şirket Merkezinin ---- olması ve Davalı ----- Şirket Vekilinin ------- Ticaret Mahkemelerine Talimat yazılmak suretiyle Ticari Defterlerin incelenmesi talebi karşısında, Nihai Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davalı Şirketlerin Ortağı olduğu ----- ADİ ORTAKLIĞI” na ait Ticari Defter ve Kayıtların işbu davaya konu ihtilaf kapsamında Talimat Yoluyla incelenmesi sonrasında, taraflar arasında ki Borç/Alacak İlişkisinin varlığı ve miktarını belirleyen, Hükme ve Denetime elverişli EK Rapor Hazırlanabileceği, ...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafından, yüklenicisi ----- Adi ortaklığına ait ------ bulunan “Bilim ve Sanat Merkezi” İnşaatı işinde "Beton Numune Alımı" hizmeti verdiğini, faturaya dayalı hizmet alacağının ödenmediği ileri sürülmüş, davalı ----- şirketi tarafından husumetin adi ortaklığa yöneltilmesi gerektiği, davalının bir sorumluluğu bulunmadığı, diğer davalı ------ şirketi tarafından ise öncelikle Mahkememiz yetkisine itiraz edildiği ve devamında fatura konusu hizmetin teslim alındığına dair bir teslim tutanağı, mutabakatname bulunmadığını ileri sürerek fatura konusu işin teslimini ispat edilmesi gerektiğini savunmuştur.İcra dosyası uyaptan incelendiğinde; Davacı tarafından 290.962,00 TL asıl alacak 825,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 291.787,06 TL alacak üzerinden, davalılar aleyhinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "28.04.2024 faiz başlangıç tarihli 290,962,00 TL tutarındaki asıl alacak (hesap ekstresi ve içeriğindeki faruralar dosyada mübrezdir.)" gösterildiği, davalı ----- şirketi tarafından icra müdürlüğünün yetkisine ve devamında borca yönelik itirazda bulunulduğu, ------ şirketi tarfaından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, huzurdaki davanın 290,962,00 TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davaları HMK 114/1 maddesinde belirtilen genel dava şartları yanında; Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, Borçlunun geçerli bir itirazının bulunması, Davanın süresinde açılmış olması, Hukuki yarar bulunması, Takibi geçersiz kılacak diğer sebeplerin bulunmaması şeklinde özel dava şartlarına tabidir. Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptâli davalarında mahkemenin yetkisine itiraz edilsin yada edilmesin, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi gerekmektedir.
6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." yine Davalının birden fazla olması hâlinde yetki kuralının düzenlendiği 7. maddesinde; (1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.(2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." şeklinde düzenleme mevcuttur.Davalı ------ şirket şirketi tarafından her ne kadar şirket genel merkezinin ------- olduğu gerekçesi ile HMK 6. Madde kapsamında yetki itirazında bulunduğu görülmüş ise de; İcra takibinde diğer borçlunun icra Müdürlüğü yetkisine itirazı bulunmadığı gibi sözleşmenin 6100 sayılı HMK 10. Madde kapsamında sözleşmenin ifa edileceği yer ------ olmakla öncelikle icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın reddi gerekmiş, devamla diğer davalının davaya cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmadığı ve sözleşme ifa yeri dikkate alınarak Mahkememiz yetkili olmakla Mahkememiz yetkisine yapılan itirazın reddi gerekmiştir.
Celp edilen vergi dairesi müzekkere cevabı ile ------- Adi ortaklığı" nın davalılar tarafından meydana getirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce öninceleme duruşması tamamlanması sonrasında davacı ve adi ortalığa yönelik ticari defterin sunulması bakımından davalılara 6100 sayılı HMK. madde 222 uyarınca ticari defter ve kayıtları sunmak üzere inceleme günü belirlenerek kesin süre verilmiş, sunulan bilirkişi raporunda davacı tarafa ait ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun şekilde tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği bulunduğunun, davacı şirketle davalı şirketlerin ortağı olduğu adi ortaklık arasında, 2023 yılında başlayan ve 2024 yılına kadar sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından adi ortaklık adına 2023 yılında muhtelif tarih ve tutarlarda toplam tutarı KDV Dahil 331.482,00-TL ve 2024 yılında muhtelif tarih ve tutarlarda toplam tutarı 69.480,00-TL olan toplamda 400.962,00 TL E-Fatura düzenlenerek elektronik ortamda tebliğ edildiği, ticari defterlerinde adi ortaklık adına borç kaydetmiş olduğu, adi ortaklık tarafından banka aracılığıyla Havale/EFT yoluyla muhtelif tarih ve tutarlarda gönderilen toplamda 110.000,00-TL tahsilatı adi ortaklığın toplam tutarı 400.962,00-TL olan Fatura Borçlarından mahsup edilmek suretiyle kayıt altına aldığı, davacı şirketin davalı şirketlerin ortağı olduğu adi ortaklıktan Takip/Dava Tarihi itibarıyla Faturalara dayalı açık C/H Bakiyesinden kaynaklı olarak talebi gibi 290.962,00-TL asıl alacaklı durumda olduğunun tespit edildiği, HMK 222. Madde kapsamında-------ORTAKLIĞI" meydana getiren davalılara adi ortaklığa ilişkin ticari defter ve kayıtları sunmak üzere verilen kesin süreye karşın ticari defterlerin ibraz edilmediği, her ne kadar davalı tarafından davalıya ait ticari defterin ------- bulunduğu beyan edilmiş ise de uyuşmazlıkta adi ortaklığa ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi gerektiği ve ara kararların bu esasla tesis edildiği gibi davalı şirket ticari defter kayıtlarının ayrıca incelenmesini gerektirecek bir savunma /def'i ileri sürülmediği, takibe konu faturaların e-fatura olduğu, elektronik ortamda tebliğ edildiği, Vergi Dairesi Müdürlüğünden celp edilen davacı ve adi ortaklığa ait Ba-Bs formlarında ilgili fatura kayıtları bulunduğu, dosyaya celp edilen BA/BS formlarında yer alan faturaların veri kaynağının her ne kadar taraf beyan/bildirimi olmayıp e-belge otomasyon sistemi olduğu anlaşılmış ise de tacir yükümlülüğü kapsamında faturalara ilişkin yasal süre içerisinde itirazda bulunulmadığı dikkate alındığında takibe konu faturalara ilişkin hizmetin verildiği ve takip konusu alacağın bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takibe yaptığı itirazlarının ayrı ayrı İPTALİ İLE, takibin takip talebindeki koşullar ile DEVAMINA,
3-)Yasal koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-)Karar ve ilâm harcı olan 19.875,61-TL harçtan peşin alınan 3.509,97-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.365,64-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 46.553,92-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-)Davacı tarafça yatırılan 3.998,37-TL harç ve 4.790,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 8.788,37-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.