T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/284
KARAR NO : 2025/443
DAVA : Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/02/2011 tarihli hisse devri sözleşmesi gereğince davacı kendi edimini yerine getirdiğini, davalının ediminin ise 15 senet bedelini ödemek ve davalının yetkilisi olduğu şirket adına kayıtlı olan----- plakalı aracın devri olduğunu,------ borcundan dolayı ------plakalı aracın devrinin gerçekleşmediğini, şirketin davalının yönetimin de borçlarını ödeyecek ve aracın devri gerçekleşecek beklentisi içinde kendisine teslim edilen---- Plakalı fiat fiorino aracı kullanmaya başladığını, 01/05/2022 tarihinde aracın davacı sevk ve idaresinde Ramazan Bayramı öncesi ailesi ile birlikte yolculuk yapar iken ----- araç trafik çevirmesinde ----- İcra Müdürlüğü ---- sayılı icra dosyasından ----- borcundan dolayı alınan yakalama kararın uyarınca trafikten men edildiğini, trafikten men edilen aracın ---- icra müdürlüğü ------ Talimat dosyasından değer tespiti yapıldığını, aracın dosya borçlusu şirket yetkilisi olarak ...'e 31/5/2022 de teslim edildiğini, Aracı teslim alan borçlu şirket yetkilisinin ve 8/02/2011 tarihinde protokol imzalanan davalı 20/06/2022 tarihinde protokolde yazılı teminat senedi bedelinin davacı alacaklının hesaplarına ödediğini, davalının borcunun Araç satışını ve devrini vermek olduğunu, aracı devir borcunu yerine getirmeyen davalının araç devrini veremediği gibi aracı iade aldığını ve protokolde kararlaştırılan teminat bonosunu aradan 11 yıl geçtikten sonra ödediğini, Davalının borcunun bono borcu olmayıp araç devir borcu olduğunu, 2011 de keşide edilmiş teminat bonosunu 2022 de ödemek suretiyle borçtan kurtulduğunu kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını, resmi şekilde yapılmamış olsa bile sözleşmedeki davalının ediminin aracın devri, aracın satışı olduğunu, edimi yerine getirmesinin bu aşamada mümkün görülmediğini, aracın trafik kaydı üzerinde SGK ve Vergi dairesinini Hacizleri olduğunu, Aracın değerinin ----- İcra Müdürlüğü ------ Talimat dosyasından bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini, 23/05/2022 tarihli rapora göre aracın değerinin 218.500.00 TL olarak belirlendiğini, raporun davalı şirket adına tebliğ edildiğini, herhangi bir itiraz ile de karşılaşmadığını, davacıya 25.000.00 TL ödenmek suretiyle asıl edim olan aracın devrinden kaçınıldığını ve davalının ise devri esnasında tahhüt ettiği edimininden kaçındığını, edimden kaçınılması ve edim yerine tazminat olarak belirlenen tutarın ödenmesi dolayısı ile davacının zararı doğduğunu, davalının Esas protokol konusu edimi teminat senet borcu kabul ederek ödediğini, edim konusunun araç devri olduğunu, ödenen 25.000.00TL lik bono değeri düşülerek borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak borçlunun kötü niyetle itirazda bulunduğunu, 2011 yılında araç değerine teminat olarak verilen teminatın ödeme tarihindeki değeri araç değeri olmaktan çok uzak olduğunu, Borç olarak bono kabul edilse bile zamanında yapılmayan bu ödemeden dolayıda zarar aşkın zarar meydana geldiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla edimin aynen ifası değilse edim konusu araç bedelinin ödenmesi ve edimin ifa edilmemesinden doğan şimdilik 50.000.00 TL zararın temerrüd tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına Mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Husumet itirazları olduğunu, müvekkili olan davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının davasında iddia ettiği alacağının borçlusunun müvekkili olmadığını, hisse devrinin, davalıya yapılmadığını, esasa girilmeden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu ve hisse devrinden kaynaklı senetlerin----- şirketi adına yetkilisi olarak imzalandığını, davalının kendini şahsi olarak borçlandırıcı hiçbir işlemi olmadığından davalının şahsı işbu davanın husumetlisi olarak kabul edilemeyeceğini, yapılan ödemeleri davalının kendi nam ve hesabına yapmadığını, davacının davasını takip etmediğini,----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasından gönderilen ve dahi tebliğ edilen muhtıraya rağmen kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağını sunmadığını ve davasının reddedildiğini, davacının alacağının zamanaşımna uğradığını, Davacının, ------ olan %50 hissesini Türk Lirası cinsinden belirtildiğini, likit alacak karşılığında devrettiğini, davacının alacaklı olduğunu kabul etmemekle birlikte, sayın mahkeme tarafından alacaklı olduğunun kabulü halinde davacının alacağının tutarının belli olduğunu, davacının hisse devrinden kaldığı kabul edilebilecek 25 bin TL alacağının da ödendiğini, Davacının hiçbir zaman aracın bakımlarını yaptırmadığını, muayenesinin dahi sürekli ----- şirketi tarafından yaptırıldığını, davacının, aracın devrini isteme hakkı olmadığını bildiğinden 12 sene boyunca aracın devrinin yapılmasını talep dahi etmediğini savunarak Davanın husumet yokluğundan reddine, Zamanaşımı itirazlarımızın kabulü ile davanın zamanaşımından reddine, Davacının haksız, mesnetsiz kötü niyetli, usule, yasaya, gerçeklere ve hakkaniyete aykırı davasının reddine, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletinde davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Sözleşmeye dayalı tazminat istemine ilişkindir.
----- İcra Dairesinin ---- Esas, ----- İcra Dairesinin ----- Esas, ----- ASHM'nin -----Esas, ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası, trafik tescil kayıtları, ticaret sicil kayıtları ile dekont sureti celp edilmiştir.
Mahkememizin 08/10/2024 tarihli celse ara kararı ile Mahkememiz dosyası uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmek üzere makine mühendisi ile nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''... Dava konusu aracın ---- model ------marka model araç olduğu, Söz konusu aracın km bilgisinin 74.517 km olduğu, Dava konusu aracın yapılan inceleme ve araştırma neticesinde gerek internet siteleri, gerek tamir atölyeleri/ servisleri gerekse galerilerden yapılan araştırmalarda, pandeminin ve ekonomik dalgalanmaların araç 2. El piyasalarda yukarıya doğru iveme ile yaratmış olduğu artışın dikkate alınması ile devir tarihi itibariyle ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığı / ----- tarafından belirtilen Kasko Değeri ile birlikte dikkate alınması ile devir tarihi itibariyle ( 31.05.2022) 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 220.000,00 TL civarında olduğu, Davacı tarafından hisselerin % 50'sinin devredildiği hususunda bir ihtilafın bulunmadığı, bu noktada davacının hisse bedelini dava dışı bir üçüncü kişiye devrettiği ve devredilen hisse bedeli kadar aktifinin azaldığının ifade edilebileceği, ancak bahse konu hisselerin huzurdaki davanın tarafları dışında bir başka ifade ile dava dışı üçüncü kişiye devredildiğinden bu noktada hisselerinin iadesi talebinde bulunulmasının mümkün olmadığının ifade edilmesi gerektiği, Bunun yanı sıra her ne kadar davalı, bahse konu hisseleri kendisinin iktisap etmediğini ileri sürse bu noktada taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hisseleri devralan dava dışı üçüncü kişi yönünden üçüncü kişi yararına sözleşme niteliğini haiz olduğunun da ifade edilmesi gerektiği, Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin incelenmesi sureti ile devam edildiğinde, davacının hisseleri devretmesine rağmen sözleşmeye konu aracın devrini alamadığı müşahede edildiğinden bu durumun aynı zamanda davalının edim yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucunu da beraberinde getirdiği, hâlihazırda aracın trafikten men edildiği hususu da nazara alındığında edimin aynen iadesi talebinin de mümkün olmadığı, dolayısıyla takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu,...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden Mahkememize sunmuş olduğu20/02/2025 tarihli dilekçesi ile özetle;'' bilirkişi raporu ile talep edilmesinin mümkün olduğu hesaplanan 195.000.00 TL nin 50.000.00 TL si dava dava dilekçesi ile birlikte talep edildiğini,195.000.00 TL talep edilebilir alacağın dava değerinin peşin harcı ödenen 50.000.00 TL nin dışında kalan 140.000.00 TL kısmı için ıslah ettiklerini, 195.000.00 TL nin temmerrüd tarihinden itibaren yasal faizi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ettiklerini beyan etmiş, sunulu dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiş, davacı tarafça 20/02/2025 tarihinde ıslah harcı Mahkeme veznesine depo edilmiştir.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde;
Dava hisse devri sözleşmesine dayalı edimin aynen ifası, aksi halde uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, dava dışı ----- hisselerinin devri hususunda davalı ile 08/02/2011 tarihinde anlaşmaya vardıklarını, anlaşma gereği şirket hisselerini aynı gün içerisinde davalının eşi dava dışı ----- devir ettiğini, ancak davalının karşı edimi olan----- plakalı araç devrini gerçekleştirmediğini, şirket borcundan dolayı aracın fiilen haciz ve muhafaza altına alındığından davacı tarafından artık kullanılamadığını, davalı tarafından 20/06/2022 tarihinde yapılan ödemenin davacı zararını karşılamadığını ileri sürmüş, davalı tarafından edim borçlusunun davalı olmadığını ve davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, hisse devrinden kaynaklı senetlerin davalı tarafından şirket adına yetkilisi sıfatıyla imzalandığını, yapılan ödemelerin davalının kendi nam ve hesabına yapılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının alacağının tutarının belli olduğunu ve 25.000,00 TL alacağının ödendiği savunulmuştur.
Celp edilen ticaret sicil evraklarından; Dava dışı "----- 2006 yılında ..., ...,----- tarafından kurulduğu, ...'in şirket ana sözleşmesi ile ilk 10 yıl için şirket müdürü olarak seçildiği ve şirketi her hususta temsil ve ilzam etmeye yetkili olarak tayin edildiği, 2007 tarihinde gerçekleşen hisse devri ile ... ve ... 'nin %50 pay ile şirket ortağı oldukları, 30/07/2016 tarihli Ortaklar Genel Kurul Kararı ile şirket müdürlüğüne aksi karar alınana kadar ... atandığı ve şirketi her hususta münferit imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verildiği görülmüştür.
------Noterliği 08/02/2011 tarihli Hisse Devir Sözleşmesinde; Devir eden davacı ve devir alan ------ olup, 30.000,00 TL bedelin nakden ve tamamen alındığının yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Celp edilen banka dekontundan; ------ tarafından ... hesabına 20/06/2022 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme belgesinde "08.02.2011 tarihli hisse devri protokol esasına göre teminat senedi ödemesi" açıklaması bulunduğu görülmüştür.
Davalı tarafından her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de sözleşmenin imza tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlıkta on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, zamanaşımı süresinin sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlayacağı, talebe konu araç mülkiyeti dava dışı şirket adına kayıt ve tescilli olduğu dikkate alındığında zamanaşımı süresinin başladığı söylenemeyeceği gibi davalının şirketi münferit imza ile temsile yetkili kişi olması nedeni ile ifa olanağı bulunduğu düşünüldüğünde de aracın fiilen davacı kullanıma tahsis edilmiş olması ve uzun süre (01/05/2022 tarihine kadar) davacı tarafından nizasız şekilde kullanıldığı dikkate alındığında ileri sürülen zamanaşımı savunmasının Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından zamanaşımı def'inin reddi gerekmiştir.
Yapılan yargılama ile davacı tarafından hisse devir sözleşmesine dayalı karşı edimin kısmen ifa edilmediği iddiası ile huzurdaki davanın açıldığı, davaya dayanak hisse devrinin 08/02/2011 tarihinde dava dışı ----- adına yapıldığı, her ne kadar noter senedinde hisse devir bedelinin nakden ve tamamen alındığı yazılı ise de aynı tarihli yapılan adi yazılı hisse devir protokolü ve tarafların yargılama aşamasındaki beyanlarından hisse devir bedelinin 08/02/2011 tarihli adi yazılı sözleşme hükümlerine göre ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
08/02/2011 tarihli adi yazılı şekilde yapılan "Hisse Devir Protokolü" incelendiğinde protokolde "hisse devir eden" sıfatı ile davacı tarafından ve "hisse devir alan" sıfatı ile davalı ... adı yazıldığı ve yine altına şirket kaşe üzerine imzalandığı görüldüğü, davalı tarafından her ne kadar husumet itirazında bulunulmuş ise de adi yazılı protokol konusunun hisse devir sözleşmesi olup, sözleşmenin davalı tarafından "hisse devir alan" sıfatı ile imzalandığı, şirket hisselerinin gerçekte davalı eşi olan ------ devir edildiği, protokol imzalanması sonrasında aracın fiilen davacıya teslim edildiği, tarafların aşamalardaki beyanlarından araç mülkiyetinin devri dışındaki protokol hükümlerinin ifa edildiğinin anlaşıldığı, aracın 01/05/2022 tarihine kadar nizasız şekilde davacı tarafından fiilen kullanıldığı ve 20/06/2022 tarihli ödemenin de bizzat davalının şahsi banka hesabından yapılmış olması karşısında davacı nezdinde yaratılan güvenin de dikkate alınarak davalının 3. Kişi yararına garanti eden sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığının kabul edilmesi gerekmiştir.Bu kapsamda; Aracın dava dışı kişi adına kayıt ve tescilli olması nedeniyle edimin aynen ifasının mümkün bulunmadığı, uğranıldığı iddia edilen maddi tazminat yönünden davada inceleme yapılması gerektiği, aracın fiilen muhafaza altına alındığı tarih itibariyle davacı nezdinde zararın gerçekleştiği, meydana gelen zarardan 3. Kişi yararına garanti eden sıfatı ile davalının sorumlu olduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, mevcut hasar durumu ve onarım maliyeti, internet siteleri ve tamir atölyeleri/servisleri ile galerilerden yapılan araştırma, pandeminin ve ekonomik dalgalanmaların araç 2. El piyasalardaki etkisi, kasko değeri dikkate alınarak Mahkememizce de zarar tarihi olarak kabul edilen 31/05/2022 tarihi itibariyle aracın 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 220.000,00-TL olarak tespit edildiği, sunulu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, yapılan 25.000,00 TL ödemenin mahsubu sonrasında talep edilebilecek maddi zararın 195.000,00-TL olduğu, davalı nezdinde temerrüdün icra takibinde yapılan ödeme emrinin tebliği üzerine verilen yasal süre sonuna isabet eden 02/08/2022 tarihi itibariyle gerçekleştiği, zararın niteliği dikkate alındığında temerrüd tarihinden itibaren yasal faize konu olabileceği, davacı tarafından her ne kadar ----- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de icra takibinin davalı itirazının borca itirazı ile durduğu, icra dosyası bulunmasının talebin ayrıca alacak davasına konu edilmesine (tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla) yasal engel teşkil etmediği, ----- ATM ---- Esas ------ sayılı ilamında davanın dava şart yokluğundan usulden reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmekle önce açılan davanın huzurdaki davaya derdest bulunmadığı dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın kabulü ile ; 195.000,00-TL alacağın 02/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ------İcra Dairesinin ------- Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 13.320,45-TL harçtan peşin ve ıslah suretiyle alınan 3.244,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.075,72-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 31.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-)Davacı tarafça yatırılan 3.733,13-TL harç ve 9.164,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 12.897,13-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerine yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.