T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/80
KARAR NO : 2025/431
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ------ait < demonte halde çelik bina parçaları ve bağlantı elemanları> emtiasının -----taşımasında üst nakliyeci rolünü üstlendiğini, Davacı ----- davalı---- 28,09,2022 günü e-posta ile, ----- Referans no,lu < Tedarikçi Taşıma Anlaşması > iletildiğini, Davalı ------ kendisine TBK 4,2 maddesine göre e-posta ile iletilen 29,09,2022 gün ve ------ Referans no,lu < Tedarikçi Taşıma Anlaşması > nı TBK 6,maddesinde işaret edilen şekilde reddetmediği gibi, taşıma sözleşmesine konu yük 29,09,2022 günü ------ yüklendiğini, bu halde, taraflar arasında, TBK 6 maddesine göre, e-posta eki sözleşme içeriği kapsamında, anlaşma sağlandığını, davalı ----- ise Davacı ------ ile imzalanan, 29,09,2022 gün ve ----- Referans no,lu < Tedarikçi Taşıma Anlaşması > nda; Araç Plakası ------ Çıkış Gümrüğü ----- Varış Gümrüğü -----), Navlun bedeli 2,650,USD, Ödeme şekli; Boşaltmaya istinaden, Transit Süre: 18-21 gün olarak belirlendiğini, Yine < Tedarikçi Taşıma Anlaşması > nın 4, Maddesinde < Taahhüt edilen transit süre aşımında her gün için tarafınıza 100,USD gecikme cezası uygulanacaktır, > hükmü yer aldığını, Davalı ----, söz konusu taşıma hizmeti için Davacı ----- 07.10.2022 gün, ------ no,lu ve 2.650,USD bedelli < navlun faturası > tanzim etmiştir, Davalı ------ taşımada fili taşıyıcı olarak yer almamış alt taşıyıcı kullandığını, Taşımaya konu emtia, 29.09.2022 günü ------ yüklenmiş olup, 07,10,2022 günü kapanmış ve nakliye süreci başlamıştır, Emtia, gümrük çıkışından 80 gün sonra, 26,12,2022 günü antrepoya teslim edildiğini, Davacı ----- ile Davalı ------ arasında imzalanan < Tedarikçi Taşıma Anlaşması > ile transit süre, çıkış gümrüklemeye müteakip 18-21 gün olarak belirlendiğini, Bu halde, yükün tesliminde taahhüt edilen süre (80 - 21=) 59 gün geçildiğini, CMR Konvans yonunun 40. Maddes nde se < Taşıyıcılar 37 ve 38’ nc maddelerde yazılanlar dışında, kendi aralarında tespit edecekleri hükümler üzer nde anlaşab l rler,> şeklindedir, Yine CMR Konvans yonunun "Sözleşmeye Aykırı Koşulların Hükümsüzlüğü" başlıklı 41, maddes nde < Madde 40 hükümler saklı kalmak kaydıyla, işbu anlaşma hükümlerin doğrudan doğruya veya dolaylı ihlal eden her türlü şart hükümsüzdür, Böyle bir şartın hükümsüzlüğü, mukavelenin diğer hükümlerinin geçersizliği sonucunu doğurmaz,> düzenlemesi yer aldığını, Tedarikçi Taşıma Anlaşması > nın 4, Maddesine istinaden, Davacı ----- tarafından Davalı ------, taşımada gerçekleşen 56 günlük gecikme için, 14.11.2023 günlü, <-----> nolu, < ----- taşımasında 29/09/2022 günlü taşıma anlaşmasında 21 gün olan transit süresinin 56 gün aşılması nedeni ile aynı anlaşmanın göre günlük 100 USD den 56 günlük süre aşımı için ödemeniz gereken 5600 USD gecikme ceza bedeli için tanzim edilmiştir, > açıklamalı 5,600,USD bedelli e-fatura tanzim edildiğini beyan ederek; davanın kabulüne, davalının ------sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, alacağın %20 sinden az olamayacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama harç giderleri, arabuluculuk ücreti ve dava avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı zamanaşımı süresi geçtikten sonra davasını açtığını. Dava konusu taşımaya ilişkin emtia yüklemesi 29.09.2022, emtianın teslim edildiği tarih 26.12.2022 olup dava 02.02.2024 tarihinde açıldığını. Taşıma uluslararası taşıma olup CMR konvansiyonu hükümlerine tabidir. CMR Konvansiyonu 32. Madde uyarınca bu davanın bir yıl içinde açılması gerekirdir. Ancak dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını. Davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiklerini, 2. Dava konusu taşımacılıkta, Türkiye’de bulunan -----tarafından, ----- bulunan " ---- bölgesi ---- bölgesi -----isimli şirkete demonte halinde çelik bina parçaları ve bağlantı elemanları cinsi emtia satılmıştır. Görüldüğü üzere gönderici ve alıcı aynı isimde ve farklı ülkelerdeki şirketler olduğunu, Satıcısı/ Göndericisi----- olan demonte halinde çelik bina parçaları ve bağlantı elemanları cinsi emtia emtiası, ----- taşınması üzere, Davacı ile anlaşma yapılmıştır. Davacı ----- şirketi de taşıma işini yapması için müvekkil ------ görevlendirmiştir. Fiili taşıma işi ise;------Şirketi tarafından gerçekleştirilmiştir. Davanın ------ Şirketine ihbarını talep ettiklerini, davacının dilekçesinde alıntıladığı ve imzalandığını iddia ettiği sözleşme; davalı şirkete hiçbir zaman ulaşmadığını. Davalı şirket işi telefon ile üstlenmiş ve taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi sözlü olarak kurulduğunu. Yani taraflar arasında taşıma ilişkisi kurulmuş olsa bile cezai şart anlamında bir sözleşme ilişkisi kurulmadığını. Taşıma sözleşmesinin telefon ile kabul edilmesi, sözleşmeye ek olarak tek tarafa ağır yükümlülük doğuran cezai şart ve diğer ferilerin varlığını ispatlamayacağını, davacı, dava dilekçesinin ekine sunduğu "tedarikçi taşıma anlaşması" davalı şirket tarafından kaşelenmemiş ve imzalanmadığını, Davalının tek taraflı iradesiyle hazırlanmış sözleşme içeriğine dayanarak herhangi bir cezai şart talep edemez. Arıca dava dilekçesinin ek 2/3'te yer alan mail davalı şirketin mail adresine hiçbir zaman düşmemiştir. Mail görüntüsü incelendiğinde de maile eklenmiş herhangi bir ekin bulunmadığını, Davalı şirket, bu maili alıp ekinde gönderildiği iddia edilen taşıma sözleşmesini imzalayıp kaşelemediğini, Taraflar cezai şart hususunda mutabık kalmamışlardır. Bu mail ekinde yer aldığı iddia edilen sözleşmenin dava dilekçesi ekine konulan sözleşme olup olmadığı hususu da belli olmadığını, Davalı şirket taşıma işini davacı şirketle yapılan müzakereler sonucu telefon ile sözlü olarak kabul etmiş, emtia tam ve sağlam şekilde alıcısına teslim edildiğini, Davalı şirketin belirli bir navlun ücreti karşılığında taşıma işini üstlendiği taşıma sözleşmesinin sözlü olarak kurulduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; Cezai Şartın geçerli olabilmesi için taraf iradelerinin örtüşmesi gerektiğini, Emtialar alıcısına taşıyıcının önlemesine imkan olmayan nedenlerle geç teslim edildiğini, Davalı şirket, kendisine kesilen faturaya yasal süresinde itiraz ettiğini beyan ederek; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın fiili taşıyıcı ----- Şirketine ihbar edilmesine, haksız, hukuki mesnetten yoksun ve müvekkillerinin kusuru bulunmayan fahiş talep ve faiz talepli davanın esastan reddine, davacının haksız ve mesnetsiz icra inkar tazminatı talebinin reddi ile, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.
-----. İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi ve Taşımacılık alanında uzman bilirkişilerin raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; MALİ İNCELEME: Sayın Mahkeme 12.07.2024 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; ---- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyasında bulunun itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları’’ tespit edilmiştir. Her iki tarafın ticari defterleri ile dava dosyasındaki deliler aşağıdaki gibi incelenmiştir. Defter İncelemesi (Usul), Hesap İncelemesi, BA ve BS Formlarının İncelenmesi, DEFTER İNCELEMESİ (Usul) Davacı Defter İncelemesi (Usul): Davacı tarafından ibraz edilen 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;
¸
Davacı şirketin ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı Defter İncelemesi (Usul): Davalı tarafından ibraz edilen 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;
¸
HESAP İNCELEMESİ: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın ticari defterlerinde davalı şirkette ait olan 2023 yılı ------ Kodlu Satıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir.
¸
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalının 31.03.2023 tarihli ------- seri no.lu 89.339,38 TL (6.100 USD) tutarlı faturası ile başladığı, davacının 31.03.2022 tarihinden 07.10.2022 tarihine kadar davalında 5 fatura ile 249.498,47 TL ( 15.150,00 USD) tutarlı alış yaptığı, bu süreçte davalı tarafa 7 ayrı tarihte 197.629,63 TL (12.200,00 USD) ödeme yapıldığı, 3.291,15 TL kur farkını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı tarafa 55.159,99 TL ( 2.950,00 USD ) borçlu olduğu ve bu tutarın 2023 yılına devir ettiği, Davacı tarafından 2023 yılında davalı tarafa 2 adet 123.787,07 TL (5.300,00 USD) tutarlı fatura düzenlendiği, davalının 2 adet 149.863,33 TL (5.300,00 USD) tutarlı faturaları davalı borcuna, 25.601,28 TL kur farkını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 27.11.2023 takip tarihi itibariyle davalı tarafa 106.837,53 TL (2.950,00 USD) borçlu olduğu gözükmektedir. Davacının defterlerinde, takibe konu olan 14.11.2023 tarihli ve ----- nolu 5.600,00 USD tutarlı faturanın davacının kendi defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. HESAP İNCELEMESİ: Davalı Hesap İncelemesi: Davalı tarafın ticari defterlerinde davacı şirkette ait olan 2023 yılı ------ Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir.
¸
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalının 31.03.2023 tarihli ------ seri no.lu 89.339,38 TL (6.100 USD) tutarlı faturası ile başladığı, davalının 31.03.2022 tarihinden 07.10.2022 tarihine kadar davacı tarafa 5 fatura ile 249.498,47 TL ( 15.150,00 USD) tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davacıdan tarafa 7 ayrı tarihte 197.521,39 TL (12.200,00 USD) ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davacı taraftan 51.977,08 TL ( 2.950,00 USD ) alacaklı olduğu ve bu tutarın 2023 yılına devir ettiği. Davalı tarafından 2023 yılında davacı tarafa 2 adet 149.863,33 TL (5.300,00 USD) tutarlı fatura düzenlendiği, davacının 2 adet 123.787,07 TL (5.300,00 USD) tutarlı faturası davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 08.11.2023 tarihi itibariyle davacından 83.884,14 TL ( 2.950,00 USD) alacaklı olduğu gözükmektedir. Davalının defterlerinde, takibe konu olan 14.11.2023 tarihli ve ------ nolu 5.600,00 USD tutarlı faturanın davacının kendi defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür. BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere 523 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Davacının bağlı bulunduğu ------ Dairesi 23.07.2024 tarihli yazı cevabından, davacının 2022 ve 2023 yılı BS ve BA formunu analiz formunu dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2022 yılı BA Formunda, davalı tarafından davacı tarafa 5 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 249.498,46 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davacı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davalı tarafından davacı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 149.863,33 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davacı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 123.787,06TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu vergi dairesinin müzekkere cevabına dosyaya kapsamında rastlanmamıştır.
TAŞIMACILIK YÖNÜNDEN İNCELEME VE DEĞERLENDİRMELER: İNCELEMELER: ----- Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşması: Sözleşmede iş veren hanesinde Davacı ------ ait bilgilere, yüklenici hanesinde Davalı ------ ait bilgilere yer verildiği, Sözleşmenin 2 Palet, 0-5 Ton ağırlığında olan Metal cinsi emtianın ------Plakalı araç ile ----yüklenerek ----- kadar taşınarak teslim edilmesinden ibaret olduğu, Çıkış Gümrüğünün -----, yükleme tarihinin 29.09.2023, Transit sürenin 18-21 gün, güzergahın ------Navlun bedelinin 2.650 USD olarak yer aldığı, sözleşmenin taşıma şartlarının 4. Maddesinin “Taahhüt edilen transit süre aşımında her gün için tarafınıza 100 USD gecikme cezası uygulanacaktır” şeklinde olduğu, iş bu sözleşmenin sadece davacı ----- tarafından imzalandığı, davalı -----. tarafından imzalanmadığı görülmüştür. ------ Sayılı CMR Belgesi: CMR Belgesinin gönderici hanesinde Türkiye’de bulunan dava dışı------firması firmasına ait bilgilere alıcı hanesinde ise ----- bulunan dava dışı------ firmasına ait bilgilere yer verildiği, ----- Plakalı araç ile teslim alınarak ----- teslim edilmek üzere toplamda 2 Kap, 5.280 kg ağırlığında Demonte halde olan Çelik Bina parçaları ve bağlantı elemanları cinsi emtia için düzenlendiği ve CMR belgesinin “eşyanın teslimi” ile ilgili olan 24.hanesi üzerinde 26.12.2022 tarihli kaşe olduğu görülmüştür. ----- sayı ve 07.10.2022 Tarihli Navlun Faturası: Navlun Faturasının davalı ----. tarafından davacı------ adına toplamda 2.650,00 USD bedeli ile düzenlendiği, Faturanın açıklamalar kısmında ise; ----- Plakalı araç ile yapılan taşımaya ilişkin ibarelere yer verildiği görülmüştür. ------ sayı ve 11.10.2022 Tarihli Navlun Faturası: Navlun Faturasının davacı ------ tarafından dava dışı-------- adına toplamda 3.000,00 USD bedeli ile düzenlendiği, Faturanın açıklamalar kısmında ise; ---- Plakalı araç ile yapılan taşımaya ilişkin ibarelere yer verildiği görülmüştür. e) ------- sayı ve 03/10/2022 tarihli İhracat Beyannamesi: Konu beyannamede Gönderici/İhracatçı hanesinde Türkiye’de bulunan dava dışı ----- firmasına ait bilgilere, Alıcı hanesinde ise ---- bulunan dava dışı----. firmasına ait bilgilere yer verilerek beyannamenin ------ Gümrük Müdürlüğünden 1000 Gümrük Rejim kodu üzerinden (Daha önce bir rejime tabi tutulmamış eşyanın kesin ihracatı) tecil edildiği, Teslim Şekli olarak ----, Ödeme şekli olarak MAL MUKABİLİ beyan edildiği, Beyanname muhteviyatının ise toplamda 2 kap, 5.240 kg Net, 5.280 kg Brüt ağırlık, 6.812,00USD Kıymetinde ve 7308.90.98.00.18 Gümrük Tarife istatistik pozisyonunda (GTİP) bulunan “Demonte halde bulunan Çelik bina parçaları ve bağlantı elemanları” ticari tanımında bulunan emtiadan ibaret olduğu, ayrıca konu beyanname için ”Ticaret Bakanlığının----- adlı internet adresinden yapılan sorgulamada 24/11/2022 tarihinde “KAPANMIŞ” Statüye geldiği görülmüştür. ------ Sayı ve 14.11.2023 Tarihli “Gecikme Cezası” Faturası: Faturanın davacı ------tarafından davalı -------. adına toplamda 5.600,00USD Bedel ile düzenlendiği, faturanın açıklama hanesinde ise özetle; -----Plakalı araç ile------yapılan taşıma işleminde 21 gün olan transit sürenin 56 gün olarak aşılması ve bu sebepten günlük 100 USDx56 gün toplamda süre aşımı sebebiyle 5.600USD tutarında gecikme ceza bedeli tanzim edildiği bilgilerine yer verildiği görülmüştür. ------ numara ve 15.12.2022 tarihli İhtarname: İhtarnamenin davacı ----- tarafından davalı alt taşımacı -----. ve dava dışı fiili taşımacı ------hitaben dava konusu ----- Plakalı araç ile ------yapılan taşıma ile alâkalı olarak düzenlendiği, İhtarnamede özetle; Konu parsiyel yük taşımasına istinaden ------ sayılı ihracat beyannamesinin 07.10.2022 tarihinde kapandığı ve nakliye süreci başlatıldığı, Taşıma konusu emtianın ilgilisine teslim edilememesi nedeni ile göndericisi olan ------. tarafından ---- Arabuluculuk Bürosunun ---- numaralı arabuluculuk dosyası ile----- aleyhine başvuruda bulunularak maldan kaynaklı zarar ve mahrum kalınan kâr bedelinin talep edildiği ayrıca alıcının siparişi iptal etmesi, gelecekte çalışmayacaklarını beyan etmesi ile ticari kayıp ve itibar kaybı yaşadığının da belirtilerek sonuç olarak taşımaya konu yük alıcısına teslim edildi ise bunu tevsik eden belgelerin gönderilmesini, teslim edilmedi ise bu yükün, eksiksiz ve hasarsız şekilde gönderilene teslim edilmesini ve bunu tevsik eden belgelerin gönderilmesinin ihtar edildiği görülmüştür. ------ sayılı Transit Refakat Belgesi: Transit Refakat belgesinin; ----- Plakalı araç ile Türkiye’den ---- sevk edilen Muhtelif firmaların muhtelif parsiyel eşyaları için düzenlendiği, belgenin 5. Kaleminde ise dava konusu olup dava dışı olan----- firmasına ait ------ sayılı ihracat beyannamesi muhteviyatı 2 kap, 5.280kg ve Demonte halde bulunan Çelik bina parçaları ve bağlantı elemanları cinsi eşyalara da yer verildiği, Transit Refakat Belgesinde Hareket Gümrük İdaresi olarak ----- Gümrük Müdürlüğü, Varış Gümrük İdaresi olarak da ----- Gümrük Müdürlüğüne ilişkin bilgilerin yer aldığı görülmüştür. ----- Gümrük Müdürlüğüne hitaben yazılan dilekçe: Dilekçenin dava dışı Ağır Hasar Onarım Firması tarafından ---- plakalı araç ile alâkalı olarak ------ Gümrük Müdürlüğüne hitaben yazıldığı, bu dilekçede özetle; “----- plakalı araç 10.10.2022 tarihinde hasarlı olarak servisimize gelmiştir. Yapılan işlemlerde yakıt deposu, aracın kabini, hava tüpleri, akü yerleri ve boya işleri yapılmıştır. Araç servisimizden 25.10.2022 tarihinde servisimizden ayrılmıştır” açıklamalarına yer verildiği görülmüştür. Bunula birlikte konu dilekçe üzerinden ------ Gümrük Müdürlüğünde işleme girildiğine dair Kayıt/Tarih bilgisi yer almadığından sebeple iş bu dilekçenin ----- Gümrük Müdürlüğünde fiilen işleme girilip girilmediği bilinememektedir. ------ numara ve 23.11.2022 tarihli Tır Bakım Servisi ve Yedek Parça Sipariş Fişi: Dava dışı------. firması tarafından ------ plakalı araç ile alâkalı olarak düzenlenen Tır Bakım Servisi ve Yedek Parça sipariş fişi incelendiğinde “Enjektör Yapımı” adı altında 5.000TL tutarlı işlem yapıldığı ve ayrıca “ 26.10.2022 tarihinde servisimize giriş yapmıştır. 23.11.2022 tarihinde çıkış yapmıştır” şeklinde açıklama eklendiği görülmüştür. DEĞERLENDİRMELER: Dava konusu olay dosyaya sunulan bilgi ve belgeler dikkate alınarak incelendiğinde kısaca özetle; Türkiye’de yerleşik Dava dışı ---- tarafından ------ bulunan-------firmasına toplamda 2 kap, 5.240 kg Net, 5.280 kg Brüt ağırlık, 6.812,00USD Kıymetinde ve 7308.90.98.00.18 Gümrük Tarife istatistik pozisyonunda (GTİP) bulunan “Demonte halde bulunan Çelik bina parçaları ve bağlantı elemanları” ticari tanımında bulunan emtianın ----- teslim şekli ile ihracatının planlandığı, Bu ihracat işlemi için dava dışı ------Gümrük Müdürlüğünden ------ sayı ve 03/10/2022 tarihli ihracat beyannamesi tescil ettirildiği ve ihracat beyannamesinin 24.11.2022 tarihinde kapanmış statüye geldiği yani emtianın fiilen 24.11.2022 tarihinde sınır dışı edildiği, Taşıma sorumluluğunu üst taşımacı olarak davacı -----. firmasının üstlendiği ve bu taşıma işinde davalı -------. firmasını alt taşımacı olarak kullandığı, Davacı ---- tarafından davalı alt taşımacı------. firmasına hitaben düzenlene------ Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşmasında emtia için Transit sürenin “çıkış gümrüklemeye müteakip 18-21 gün” olarak belirlendiği ve belirlenen bu Transit süreyi aşan her bir gün için 100 USD gecikme cezası uygulanacağına dair cezai müeyyidelerin olduğu fakat düzenlenen bu sözleşmede sadece davacı üst taşımacı olan ------ firmasının imzasının yer aldığı yani alt taşımacı olan davalı ------ firmasının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı yani sözleşmenin karşılıklı değil tek taraflı olarak onaylandığı, Alt taşımacı konumundaki davalı ----. firması tarafından taşıma konusu emtianın fiili taşıma işlemi ise dava dışı ------ firmasına yaptırıldığı, emtianın fiilen 29.09.2022 tarihinde yüklenerek teslim alındığı ve fiili taşımacı olan dava dışı -----. firması tarafından bu taşıma işlemi------plakalı araç ile gerçekleştirilerek taşıma konusu emtianın 26.12.2022 tarihinde teslim edildiği, Davacı üst taşımacı olan -----tarafından davalı alt taşımacı -----. firmasına hitaben ------ Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşması dikkate alınarak 26.12.2022 tarihinde yapılan gecikmeli teslimata istinaden ------ Sayı ve 14.11.2023 Tarihli “Gecikme Cezası” Faturası düzenlendiği ve 56 gün için ( 56 gün x 100USD) toplamda 5.600USD tutarında gecikme cezası tatbik edildiği, Davalı alt taşımacı -----. firması kendisine davacı üst taşımacı olan ------ firması tarafından fatura edilen 5.600 USD tutarındaki gecikme faturasını davacı ile aralarında yazılı ve imzalı olarak cezai şart öngören bir sözleşme olmadığı gerekçesiyle kabul etmediği, dolayısıyla da iş bu davanın bu sebepten açıldığı anlaşılmıştır. CMR Konvansiyonunun 19.Maddesi ; “Yük kararlaştırılan zaman limiti içinde teslim edilmemiş ise veya kararlaştırılmış zaman limiti olmadığı hallerde, taşımanın normal süresi ve özellikle parçalı yüklerde tüm yükü bir araya getirmek için gerekli zaman, gayretli bir taşımacıya gerekli zamanı geçiyor ise teslimde gecikme var demektir” şeklindedir. Dava konusu olay dosyada bulunan mevcut bilgi ve belgeler kapsamında irdelendiğinde ortada CMR Konvansiyonunun 19. Maddesine istinaden gecikmeli teslimattan söz etmek mümkün olacaktır. Öncelikle Taşıyıcı, eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi, buna karşılık gönderen veya gönderilen ise taşıyıcıya taşıma ücretini ödemeyi borçlanmaktadır. Taşımacıların gerek Ulusal mevzuat gerekse de Uluslararası Taşıma mevzuatı uyarınca eşyanın teslim alınmasından teslim edilmesine kadar olan süre içerisinde eşyanın zıyaından ve hasarından doğacak zararlardan sorumlu olduğu sabittir. Ayrıca Taşımacı taşımaya konu olan eşyaların belirlenen transit süre aşılarak yani gecikmeli olarak gönderilene geç teslim edilmesi durumlarında da bu gecikmenin sebep olduğu zarar ve ziyandan taşıma ücretini (Navlun ücretini) geçmemek üzere yine CMR Konv.23/5. Maddesine istinaden sorumlu olacaktır. CMR Konvansiyonunun 23/5.Maddesinde özetle; “Gecikme halinde, hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder” denmektedir. Dolayısıyla ortada gecikmeli teslimat sebebiyle bir zarar ya da ziyan var ise öncelikle hak sahibi tarafından uğranılan zarar ya da ziyanın geç teslimat sebebiyle ortaya çıktığının CMR Konvansiyonunun yukarıda yer verilen 23/5. Maddesinde de belirtildiği gibi öncelikle kanıtlanması gerekecektir. Burada hak sahibi olan tarafın gecikmeli teslimat sebebiyle uğradığı zararın somut olarak ortaya konması gerekir. Buradan hareketle davacı üst taşımacı olan-----firması davalı alt taşımacı olan ------. firmasına fatura ettiği 5.600 USD tutarındaki gecikme ceza bedeli üzerinde hak sahibi olabilmesi için öncelikle dava dosyasına uğranılan zarar ile alâkalı olarak somut bir veri sunması gerektiği; Dava dosyasında yapılan incelemelerde ise davacı üst taşımacı olan ------ firması tarafından bu yönde sunulan somut bir delile dava dosyasında rastlanılmadığı, Bununla birlikte davacı üst taşımacı olan ------ firması tarafından dosyaya bu yönde sunulan somut bir delil olması durumunda ise davalı alt taşımacının geç teslimat sebebiyle davacıya karşı CMR konvansiyonunun 23/5. Maddesi delaletiyle sadece ------ sayı ve 07.10.2022 Tarihli Navlun Faturası tutarı olan 2.650 USD tutarını geçmemek üzere sorumlu olacağı değerlendirilmektedir. CMR Konvansiyonunun 40. Maddesi Taşımacıların kendi aralarında bağlayıcı hükümler üzerine anlaşma yapabilmesine imkân tanımaktadır. Fakat davacı üst taşımacı olan------firması tarafından dosyaya sunulan ------ Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşması incelendiğinde davalı alt taşımacı -------bu sözleşmede imzasının olmadığı yani sözleşmenin tek taraflı olarak imzalandığı ayrıca yine davalı alt taşımacı olan ------ firması tarafından dava dosyasına sunulan davaya cevap dilekçesinde ise; Taraflar arasında bu yönde yazılı ve imzalı bir sözleşmenin olmadığı gibi böyle bir sözleşmenin kendilerine hiçbir zaman ulaşmadığı yönde beyanlarının da olduğu dolayısıyla davacı ----- tarafından dosyaya sunulan----- Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşmasının tek taraflı olarak imzalandığı yani taraflarca karşılıklı olarak imzalanıp onaylanmadığını
beyan ettiği görülmüştür. CMR Konvansiyonunun “İstem ve Davalar” başlıklı bölümüne ait 32. Maddesinde özetle; “1. Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar: a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde, c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir. 2. Yazılı bir istem, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler. Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir. Aynı gayeyle yapılan başka istemler için zaman süresi ertelenemez. 3. Yukarıdaki 2 nci paragraf hükümlerine bağlı olarak, zaman limitinin uzatılması, davaya bakan mahkemenin kararlarına göre düzenlenir. Bu karar aynı zamanda yeniden dava açma haklarını da düzenler. 4. Zaman aşımı ile düşen dava açma hakkı, karşıt istek veya vereceğini alacağına sayışma yoluyla kullanılmaz” denmektedir. CMR Konvansiyonunun yukarıdaki 32. Maddesine göre Taşıma işlemlerine ilişkin olarak açılacak davaların normal şartlarda 1 yıl içerisinde açılması gerekeceği fakat bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlu durumlarda ise bu sürenin 3 yıl olarak dikkate alınacağı sabittir. Taşıma konusu emtianın 26.12.2022 tarihinde teslim edildiği dikkate alındığında CMR Konvansiyonunun yukarıda belirtilen 32./1-(a), (b) ve (c) maddesine istinaden Normal şartlarda 1 yıllık olan dava açma süresi yönünden bir değerlendirme yapıldığında buradaki taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere CMR Konvansiyonunun 32/1(a) maddesine istinaden 1 yıllık dava açma süresinin işlemeye başlayacağı değerlendirilmektedir. Davacı tarafından ----- İcra dairesine dava açma süresi içerisinde ------Sayılı dosya üzerinden 27.11.2023 tarihinde icra takibine başlanıldığı ve davalı tarafların itirazları sonucu bu takibin durdurulduğu ve 29.12.2023 tarihinde arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlenerek iş bu davanın ise 02.02.2024 tarihinde açıldığı görülmektedir. Ayrıca CMR konvansiyonunun 32/2. Maddesi ile zaman aşımı süresinin durmasının da düzenlendiği buna göre hak sahibi tarafından taşıyıcıya yapılacak yazılı taleplerde zaman aşımı sürelerinin duracağı da değerlendirilmektedir. Sonuç olarak burada davanın kabulü ile ilgili taktir tamamen Sayın Mahkemeye ait olacaktır. SÖZLEŞME BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME Taraflar arasındaki ihtilaf sözleşme kapsamında cezai şart talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Mevzuatımıza göre cezai koşullar herhangi bir şekil şartına tabii değildir. Bu bakımdan asıl borcun kaynağı olan sözleşme şekil şartına tabi ise, ceza koşulu da aynı şekil şartına uyularak kararlaştırılması gerekmektedir. Taşıma sözleşmeleri de uygulamada bir kişinin bir yerden diğerine eşya veya yük taşımayı taahhüt ettiği bir sözleşmeler olarak kabul edilmekte olup, CMR Konvansiyonu anlamında bir taşıma sözleşmesinin söz konusu olabilmesi için sözleşmenin herhangi bir şekil şartına uyularak yapılması zorunluluğu da bulunmamaktadır. Bu kapsamda Konvansiyonun 40. Maddesinde tarafların kendi aralarında sözleşmeye ilave bağlayıcı hükümler ekleyebileceği belirtilmiş, 41. Maddede ise bu ilave edilecek hükümlerin sözleşmenin hükümlerini doğrudan veya dolaylı olarak etki etmemesi kaydıyla geçerli olacağı, konvansiyon hükümlerine aykırı olan hükümlerin ise geçersiz olacağı kabul edilmektedir.1 Bu bakımdan uygulamada konvansiyonun taşıyıcının sorumluluğuna sınırlama getiren hükümlerine aykırı olduğu için taraflar arasında cezai şart kararlaştırılsa bile bu hükmün 41. Maddeye binaen geçersiz olacağı kabul edilmektedir.2 Uygulamada da, taşıtan ve taşıyıcı arasındaki sözleşmelerde cezai şart kararlaştırılmasının
geçersiz olacağ kabul edilmektedir. Fakat cezai şart asıl taşıyıcı ile alt taşıyıcı arasındaki rücu ilişkisini düzenleyen sözleşmede kararlaştırılmışsa geçerli olacağı kabul edilmekle beraber CMR hükümleri uyarınca, miktar zararla ve CMR hükümlerine göre sınırlandırılmaktadır. Dava konusu olay bakımından önem arz eden hususlardan biri de susmanın irade açıklaması kabul edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Hukukumuzda icaba karşı susma, kural olarak, kabul olarak değerlendirilmemekte, bir irade beyanı olarak kabul edilmemekte, bilakis icaba karşı red niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Bu ilke, icapta, belirli bir süre içerisinde reddedilmeyen önerinin kabul edilmiş sayılacağı yönünde tek taraflı bir beyan içerdiği durumlarda dahi geçerlidir ve susma bu halde de kabul olarak değerlendirilmemektedir. Bu temel ilkenin iki istisnası bulunmakta olup; istisnalardan ilki tarafların bir ön sözleşme veya çerçeve sözleşme kapsamında, susmanın kabul olarak nitelendirileceği hususunu kararlaştırmış olmalarıdır. İkinci ihtimal ise TBK 6. Maddede düzenlenmiştir. TBK 6. Maddesinde düzenlenen istisnaların bulunması halinde de susma, örtülü irade beyanı olarak kabul edilmektedir.7 TBK 6. Maddeye göre, işin özelliğinin ya da durumun gereğinin açıklamada bulunanın pasif kalmasının bir irade açıklaması olarak ona yükletilmesi için, muhatabın kendisine düşen dikkat ve özeni göstermesine rağmen, susmayı bir irade açıklaması olarak anlamlandırması gerekmektedir. Bu kapsamda, kapsamda daha önce birden çok kez sözleşmeler akdeden veya süreklilik arz eden bir ilişki içinde bulunan taraflar arasında yapılan irade açıklamaları bakımından, susma da kural olarak kabul sayılabilmektedir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında taraflar arasında bir alt taşımacılık sözleşmesi kurulduğu, sözleşme kapsamında taşınan malın gönderilene teslim edildiği ve navlun bedeline ilişkin fatura kesildiği, Taraflar arasındaki sözleşme CMR Konvansiyon hükümlerine göre taşıyıcı ile alt taşıyıcı arasında düzenlendiğinden taraflarca kararlaştırılan bir cezai şart olması durumunda, zararı ve taşıma bedelini geçmemek kaydıyla cezai şartın alt taşıyıcıdan talep edilebileceği, Bununla beraber cezai şarta ilişkin metinde davalının imzasının bulunmadığı, dosya içerisinde taraflar arasında bir ön sözleşme ve çerçeve sözleşme yapıldığına dair bilgi de bulunmadığı, ayrıca davalının sözleşme metninin mail olarak da kendine iletilmediğini beyan ettiği, Mevcut durumda, Mahkemece, davacının sözleşme metninin mail yoluyla davalıya iletildiğinin tespit edilememesi ya da, davalının susma iradesinin cezai şart açısından red olarak değerlendirilmesi halinde, davacının davalıdan cezai şart talebinde bulunamayacağı, Mahkemece davacının sözleşme metnini davalıya mail yoluyla ilettiğinin tespit edilmesi ile taraflar arasında cezai şart içeren ve süreklilik arz eden taşıma ilişkisi bulunduğuna kanaat edilip davalının susma iradesinin cezai şart açısından kabul iradesi olarak değerlendirilmesi halinde ise CMR Konvansiyonunun taşımaya ilişkin sorumluluk sınırları kapsamında, davacının davalıdan cezai şartı talebinde bulunabileceği, düşünülmektedir.
SONUÇ: Dava Dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tüm delillerin ve her türlü hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Sözleşme Bakımından, a- Mahkemece, davacının sözleşme metninin mail yoluyla davalıya iletildiğinin tespit edilememesi ya da, davalının susma iradesinin cezai şart açısından red olarak değerlendirilmesi halinde, davacının davalıdan cezai şart talebinde bulunamayacağı, b- Mahkemece davacının sözleşme metnini davalıya mail yoluyla ilettiğinin tespit edilmesi ile taraflar arasında cezai şart içeren ve süreklilik arz eden taşıma ilişkisi bulunduğuna kanaat edilip davalının susma iradesinin cezai şart açısından kabul iradesi olarak değerlendirilmesi halinde ise CMR Konvansiyonunun taşımaya ilişkin sorumluluk sınırları kapsamında, davacının davalıdan cezai şartı talebinde bulunabileceği, II- Taşımacılık Bakımından, 1- Dava konusu olay dosyada bulunan mevcut bilgi ve belgeler kapsamında irdelendiğinde taşımaya konu olan emtianın fiilen 29.09.2022 tarihinde yüklenerek teslim alındığı ve ----- Gümrük Müdürlüğünden ------ sayı ve 03/10/2022 tarihli ihracat beyannamesi tescil ettirilerek gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra 26.12.2022 tarihinde gönderilene teslim edildiği, dolayısıyla bu taşıma için CMR Konvansiyonunun 19. Maddesine istinaden gecikmeli teslimattan söz edilebileceği, 2- Taşımacı CMR Konvansiyonunun 23/5.Maddesine istinaden geç teslimat durumlarında ortaya çıkacak zarar ve ziyan için taşıma ücretini yani Navlun ücretini geçmemek üzere sorumlu olduğu, dolayısıyla ortada gecikmeli teslimat sebebiyle bir zarar ya da ziyan var ise öncelikle hak sahibi tarafından uğranılan zarar ya da ziyanın geç teslimat sebebiyle ortaya çıktığının CMR Konvansiyonunun yukarıda yer verilen 23/5. Maddesinde de belirtildiği gibi öncelikle kanıtlanması gerekeceğinden burada hak sahibi olan tarafın gecikmeli teslimat sebebiyle uğradığı zararın somut olarak ortaya konması gerektiği, Buradan hareketle davacı üst taşımacı olan -----. firmasının davalı alt taşımacı olan ------firmasına fatura ettiği 5.600 USD tutarındaki gecikme ceza bedeli üzerinde hak sahibi olabilmesi için öncelikle dava dosyasına uğranılan zarar ile alâkalı olarak somut bir delil sunması gerektiği fakat davacı üst taşımacı olan ------ firması tarafından bu yönde sunulan somut bir delile dava dosyasında rastlanılmadığı, Buradan hareketle gelinen noktada; a) Davacı üst taşımacı olan ----- tarafından “Gecikme Cezası” adı altında ------ Sayı ve 14.11.2023 Tarihli faturaya konu edilen 5.600USD tutarındaki Gecikme bedeli davalı alt taşımacı olan ----- firmasından bu aşamada talep edilemeyeceği, b) Bununla birlikte yine davacı üst taşımacı olan -----. firması tarafından dosyaya uğranılan zararı tevsik eder nitelikte somut bir delil sunulması durumunda ise davalı alt taşımacının geç teslimat sebebiyle davacıya karşı CMR konvansiyonunun 23/5. Maddesi delaletiyle sadece ----- sayı ve 07.10.2022 Tarihli Navlun Faturası tutarı olan 2.650 USD tutarını geçmemek üzere sorumlu olacağı, 3- Davacı ve davalı Taşımacıların CMR Konvansiyonunun 40. Maddesi kapsamında kendi aralarında bağlayıcı hükümler üzerine anlaşma yapabilme hakkına sahip oldukları fakat davacı üst taşımacı olan -----. firması tarafından dosyaya bu doğrultuda sunulan ------ Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşması incelendiğinde davalı alt taşımacı ------ bu sözleşmede imzasının olmadığı yani sözleşmenin davacı tarafından tek taraflı olarak imzalandığı dolayısıyla sözleşmenin taraflarca karşılıklı olarak imzalanıp onaylanmadığı, Kaldı ki bu sözleşmenin bir an için taraflarca karşılıklı olarak onaylanmış olunduğu düşünülse bile sadece geç teslimat sebebiyle navlun ücret sınırı uygulaması sözleşmede yer alan hükümler doğrultusunda genişleyebilecek fakat yine burada CMR Konv.23/5 kapsamında geç teslimat sebebiyle hak sahibi tarafından uğranılan zarar ya da ziyanın ortaya somut olarak konması gerekliliği olduğu, 4- Taşıma konusu emtianın 26.12.2022 tarihinde teslim edildiği dikkate alındığında CMR Konvansiyonunun yukarıda belirtilen 32./1-(a), (b) ve (c) maddesine istinaden Normal şartlarda 1 yıllık olan dava açma süresi yönünden bir değerlendirme yapıldığında buradaki taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere CMR Konvansiyonunun 32/1(a) maddesine istinaden 1 yıllık dava açma süresinin işlemeye başlayacağı, davacı tarafından ---- İcra dairesine dava açma süresi içerisinde -----Sayılı dosya üzerinden 27.11.2023 tarihinde icra takibine başlanıldığı ve davalı tarafların itirazları sonucu bu takibin durdurulduğu ve 29.12.2023 tarihinde arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlenerek iş bu davanın ise 02.02.2024 tarihinde açıldığı, ayrıca CMR konvansiyonunun 32/2. Maddesi ile zaman aşımı süresinin durdurulmasının da düzenlendiği buna göre hak sahibi tarafından taşıyıcıya yapılacak yazılı taleplerde zaman aşımı sürelerinin duracağı, sonuç olarak burada davanın kabulü ile ilgili taktirin tamamen Sayın Mahkemede olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi ve Taşımacılık alanında uzman bilirkişilerin EK raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi EK raporunda özetle; İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME Tarafların rapora itirazları sözleşmenin kurulup kurulmadığı ve CMR hükümlerini tatbik noktalarında toplanmaktadır. Sözleşme Bakımından Değerlendirme Kök raporda belirtildiği üzere Hukukumuzda icaba karşı susma, kural olarak, kabul olarak değerlendirilmemekte, bir irade beyanı olarak kabul edilmemekte, bilakis icaba karşı red niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Bu ilke, icapta, belirli bir süre içerisinde reddedilmeyen önerinin kabul edilmiş sayılacağı yönünde tek taraflı bir beyan içerdiği durumlarda dahi geçerlidir. ve susma bu halde de kabul olarak değerlendirilmemektedir.” Bu temel ilkenin iki istisnası bulunmakta olup; istisnalardan ilki tarafların bir ön sözleşme veya çerçeve sözleşme kapsamında, susmanın kabul olarak nitelendirileceği hususunu kararlaştırmış olmalarıdır. İkinci ihtimal ise TBK 6. Maddede düzenlenmiştir. TBK 6. Maddesinde düzenlenen istisnaların bulunması halinde de susma, örtülü irade beyanı olarak kabul edilmektedir.” TBK 6. Maddeye göre, işin özelliğinin ya da durumun gereğinin açıklamada bulunanın pasif kalmasının bir irade açıklaması olarak ona yükletilmesi için, muhatabın kendisine düşen dikkat ve özeni göstermesine rağmen, susmayı bir irade açıklaması olarak anlamlandırması gerekmektedir.” Bu kapsamda, kapsamda daha önce birden çok kez sözleşmeler akdeden veya süreklilik arz eden bir ilişki içinde bulunan taraflar arasında yapılan irade açıklamaları bakımından, susma da kural olarak kabul sayılabilmektedir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında taraflar arasında bir alt taşımacılık sözleşmesi kurulduğu, sözleşme kapsamında taşınan malın gönderilene teslim edildiği ve navlun bedeline ilişkin fatura kesildiği, Taraflar arasındaki sözleşme CMR. Konvansiyon hükümlerine göre taşıyıcı ile alt taşıyıcı arasında düzenlendiğinden taraflarca kararlaştırılan bir cezai şart olması durumunda, zaranı ve taşıma bedelini geçmemek kaydıyla cezai şartın alt taşıyıcıdan talep edilebileceği, Bununla beraber cezai şarta ilişkin metinde davalının imzasının bulunmadığı, dosya içerisinde taraflar arasında bir ön sözleşme ve çerçeve sözleşme yapıklığına dair bilgi de bulunmadığı, aynca davalının sözleşme metninin mail olarak da kendine iletilmediğini beyan ettiği, Mevcut durumda, Mahkemece, davacının sözleşme metninin mail yoluyla davalıya iletildiğinin tespit edilememesi ya da, davalının susma iradesinin cezai şart açısından red olarak değerlendirilmesi halinde, davacının davalıdan cezai şart talebinde bulunamayacağı, Mahkemece davacının sözleşme metnini davalıya mail yoluyla ilettiğinin tespit edilmesi ile taraflar arasında” cezai şart içeren ve süreklilik arz eden taşıma ilişkisi bulunduğuna kanaat edilip davalının susma iradesinin cezai şart açısından kabul iradesi olarak değerlendirilmesi halinde ise CMR Konvansiyonunun taşımaya ilişkin sorumluluk sınırları kapsamında, davacının davalıdan cezai şartı talebinde bulunabileceği, kök raporda belirtilmiştir. Dosyaya sunulan mail yazışmalarına bakıldığında, 07.11.2022 tarihinden — 28.11.2022 tarihleri arasında davacı ve davalı uzantılı maillerden yazışmalar yapıldığı, yazışmaların içeriğine bakıldığında, aracın güzergahı ile ilgili yazışmalar olduğu güncel konum paylaşımının istenildiği görülmekte olup, mail içeriklerinde veya eklerinde bir sözleşme metnine rastlanılmamıştır. Bu bakımdan kök rapordaki görüşlere bağlı kalınmıştır. Raporun denetime elverişliliği açısından mail silsilesi aşağıda yer almaktadır. CMR Hükümleri Yönünden Değerlendirme DAVACININ İTİRAZLARI DEĞERLENDİRME “Davacının gecikmeli teslimat nedeni ile uğradığı zararı CMR23/5 maddesi uyarınca somut olarak ispatlaması gerektiği, ispatlaması halinde ise tazminat tutarının navlun faturası tutarını aşamayacağı> GÖRÜŞÜ YÖNÜNDEN İTİRAZIM” Şeklinde yapılmış olunan itiraz, Heyetimiz Tarafından Değerlendirildiğinde; 22.09.2024 tarihli Bilirkişi Kök Raporunun “Taşımacılık Yönünden İnceleme Ve Değerlendirmeler” başlıklı “5.b- Değerlendirmeler” kısmının 2.maddesinde bu husus ile alâkalı olarak heyetimizce “davacı üst taşımacı olan ------ firması tarafından dosyaya bu yönde sunulan somut bir delil olması durumunda ise davalı alt taşımacının geç teslimat sebebiyle davacıya karşı CMR konvansiyonunun 23/5. Maddesi delaletiyle sadece ------ sayı ve 07.10.2022 Tarihli Navlun Faturası tutarı olan 2.650 USD tutarını geçmemek üzere sorumlu olacağı değerlendirilmektedir” ve yine kök raporun aynı kısmının 3.maddesinde “CMR Konvansiyonunun 40. Maddesi Taşımacıların kendi aralarında bağlayıcı hükümler üzerine anlaşma yapabilmesine imkân tanımaktadır. Fakat davacı üst taşımacı olan-----firması tarafından dosyaya sunulan ------ Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşması incelendiğinde davalı alt taşımacı -------bu sözleşmede imzasının olmadığı yani sözleşmenin tek taraflı olarak imzalandığı ayrıca yine davalı alt taşımacı olan----- firması tarafından dava dosyasına sunulan davaya cevap dilekçesinde ise; Taraflar arasında bu yönde yazılı ve imzalı bir sözleşmenin olmadığı gibi böyle bir sözleşmenin kendilerine hiçbir zaman ulaşmadığı yönde beyanlarının da olduğu dolayısıyla davacı----- tarafından dosyaya sunulan ------ Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşmasının tek taraflı olarak imzalandığı yani taraflarca karşılıklı olarak imzalanıp onaylanmadığını beyan ettiği görülmüştür" şeklinde değerlendirme yapılmış olup, Buna ilişkin olarak dosyaya davacı üst taşımacı olan ------ tarafından b Be m msunulması gerektiği fakat 22.09.2024 tarihli Bilirkişi Kök raporunda bu madde yeni bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, bir an için bahse konu sözleşmenin teslimat sebebiyle navlun ücret sınırı uygulamasının sözleşmede yer alan Teklimat Sebebiyle Hak Sahibi Tarafından Uğranilan Zarar Ya Da Ziyanin Ortaya Somut Olarak Konmasinin Gerektiği, buradaki takdir yine tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bu husus ile alâkalı olarak 22.09.2024 tarihli Bilirkişi Kök raporunda yer verilen görüş ve kanaatin aynen geçerli olduğu yönde değerlendirme yapılmıştır. DAVALININ İTİRAZLARI DEĞERLENDİRME Davacı------Şirketi vekili tarafından 05.10.2024 tarihinde sunulan “Bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarımızın sunulmasıdır” konulu dilekçesinde “EMTİALAR ALICISINA TAŞIYICININ ÖNLEMESİNE İMKAN OLMAYAN NEDENLERLE GEÇ TESLİM EDİLMİŞTİR” Ana başlığı altında belirtilen “Bilirkişi raporunda CMR Konvansiyonu 19. Madde uyarınca gecikmeli bir teslimatın olduğu tespit edilmiştir. Ancak emtialar alıcısına taşıyıcının önlenmesine imkan nedenlerle geç teslim edilmiştir. Taşımaya konu araç ili ayrı konumda tamir süreci geçirdiğinden dolayı gecikme meydana gelmiştir. Davacının taşıyıcının önlemesine imkan olmayan bir durumdan kaynaklı gecikme hakkında cezai şart talep etmesi hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırıdır. Davacı şirket, aracın konum bilgilerine ve tamir sürecine vakıftır. Müvekkil şirket aracın tamiri ve konumu için gerekli bildirimleri yapmış ve gecikmenin mücbir sebepten meydana geldiği tarafımızca ispatları “Emtianın tonajlı, yükleme ve istifinin uzmanlık gerektirdiği gözetildiğinde başka bir araçla ulaştırmanın oldukça riskli ve maliyetli olduğu gözetildiğinde müvekkil şirket de emiayı başka bir araca aktaramamıştır. Bu konuda yapılacak maliyetin navlun ücretini aşacağı gözetilerek davacı ------ akdi taşıyıcısı tarafından da bu yola başvurulmamıştır. Göndericiden aracın değişimi için onay alması gereken
taraf Akdi taşıyıcı -----. Müvekkil şirket aracın tamiri ve konumu için gerekli bildirimleri yapmış, ------ bir talepte bulunmamış ve talimat vermemiştir şeklinde yapılmış olunan itiraz. HEYETİMİZ TARAFINDAN DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE; Burada da yine 22.09.2024 tarihli Bilirkişi Kök Raporunun “Taşımacılık Yönünden İnceleme Ve Değerlendirmeler” başlıklı “5.b- Değerlendirmeler” — kısmının 2.maddesinde bu husus ile alâkalı olarak heyetimizce “davacı üst taşımacı olan ------firması tarafından dosyaya bu yönde sunulan somut bir delil olması durumunda ise davalı alt taşımacının geç teslimat sebebiyle davacıya karşı CMR konvansiyonunun 23/5. Maddesi delaletiyle sadece ----- sayı ve 07.10.2022 Tarihli Navlun Faturası tutarı olan 2.650 USD tutarını geçmemek üzere sorumlu olacağı değerlendirilmektedir" şeklinde değerlendirme yapılmış olup, buna ilişkin olarak dosyaya davacı üst taşımacı olan -------firması tarafından bu zararı tevsik eder mahiyette somut bir belge sunulması durumunda davalı alt taşımacının geç teslimat sebebiyle davacıya karşı CMR konvansiyonunun 23/5. Maddesi delaletiyle ----- 07.10.2022 Tarihli Navlun Faturası tutarı olan 2.650 USD tutarını geçmemek buradaki takdir yine tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bu husus ile alâkalı olarak 22.09.2024 tarihli Bilirkişi Kök raporunda yer verilen görüş ve kanaatin yine aynen geçerli olduğu yönde değerlendirme yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle kök rapordaki görüşlerle bağlı kalındığı bildirilmiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporları incelenmiş olup;
Dava, başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra takibi, cezai şarta ilişkin oluşturulan fatura alacağından kaynaklanmaktadır.
Türkiye’de yerleşik Dava dışı-----tarafından ------ bulunan ----. firmasına toplamda 2 kap, 5.240 kg Net, 5.280 kg Brüt ağırlık, 6.812,00USD Kıymetinde ve 7308.90.98.00.18 Gümrük Tarife istatistik pozisyonunda (GTİP) bulunan “Demonte halde bulunan Çelik bina parçaları ve bağlantı elemanları” ticari tanımında bulunan emtianın EXW teslim şekli ile ihracatının planlandığı, Bu ihracat işlemi için dava dışı-----. tarafından ----- Gümrük Müdürlüğünden ------ sayı ve 03/10/2022 tarihli ihracat beyannamesi tescil ettirildiği ve ihracat beyannamesinin 24.11.2022 tarihinde kapanmış statüye geldiği yani emtianın fiilen 24.11.2022 tarihinde sınır dışı edildiği, Taşıma sorumluluğunu üst taşımacı olarak davacı ------ firmasının üstlendiği ve bu taşıma işinde davalı -----. firmasını alt taşımacı olarak kullandığı, Davacı -----. tarafından davalı alt taşımacı ----. firmasına hitaben düzenlenen ----- Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşmasında emtia için Transit sürenin “çıkış gümrüklemeye müteakip 18-21 gün” olarak belirlendiği ve belirlenen bu Transit süreyi aşan her bir gün için 100 USD gecikme cezası uygulanacağına dair cezai müeyyidelerin olduğu fakat düzenlenen bu sözleşmede sadece davacı üst taşımacı olan ------ firmasının imzasının yer aldığı yani alt taşımacı olan davalı ------ firmasının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı yani sözleşmenin karşılıklı değil tek taraflı olarak onaylandığı, Alt taşımacı konumundaki davalı ------firması tarafından taşıma konusu emtianın fiili taşıma işlemi ise dava dışı ------firmasına yaptırıldığı, emtianın fiilen 29.09.2022 tarihinde yüklenerek teslim alındığı ve fiili taşımacı olan dava dışı ------firması tarafından bu taşıma işlemi ------ plakalı araç ile gerçekleştirilerek taşıma konusu emtianın 26.12.2022 tarihinde teslim edildiği, Davacı üst taşımacı olan ----- tarafından davalı alt taşımacı ---- firmasına hitaben ------ Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşması dikkate alınarak 26.12.2022 tarihinde yapılan gecikmeli teslimata istinaden ------ Sayı ve 14.11.2023 Tarihli “Gecikme Cezası” Faturası düzenlendiği ve 56 gün için ( 56 gün x 100USD) toplamda 5.600USD tutarında gecikme cezası tatbik edildiği, Davalı alt taşımacı -----. firması kendisine davacı üst taşımacı olan------ firması tarafından fatura edilen 5.600 USD tutarındaki gecikme faturasını kabul etmediği, icra takibinin bu faturadan kaynaklı başlatıldığı görülmektedir.
Taşıma konusu emtianın 26.12.2022 tarihinde teslim edildiği dikkate alındığında CMR Konvansiyonunun belirtilen 32./1-(a), (b) ve (c) maddesine istinaden Normal şartlarda 1 yıllık olan dava açma süresi yönünden bir değerlendirme yapıldığında; CMR Konvansiyonunun 32/1(a) maddesine istinaden 1 yıllık dava açma süresinin işlemeye başlayacağı, davacı tarafından ---- İcra dairesine dava açma süresi içerisinde ------- Sayılı dosya üzerinden 27.11.2023 tarihinde icra takibine başlanıldığı ve davalı tarafların itirazları sonucu bu takibin durdurulduğu ve 29.12.2023 tarihinde arabuluculuk son oturum tutanağının düzenlenerek iş bu davanın ise 02.02.2024 tarihinde açıldığı,1 yıllık süre içerisinde icra takibinin başlatıldığı görülmekle sürenin geçmemiş olduğu, belirtilen sebeplerle açılan davanın süresinde olduğu görülmekte davalının bu yöndeki itirazları yerinde değildir.
Taşımaya konu olan emtianın fiilen 29.09.2022 tarihinde yüklenerek teslim alındığı ve ---- Gümrük Müdürlüğünden ------ sayı ve 03/10/2022 tarihli ihracat beyannamesi tescil ettirilerek gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra 26.12.2022 tarihinde gönderilene teslim edildiği, dolayısıyla bu taşıma için CMR Konvansiyonunun 19. Maddesine istinaden gecikmeli teslimattan söz edilebileceği, Taşımacı CMR Konvansiyonunun 23/5.Maddesine istinaden geç teslimat durumlarında ortaya çıkacak zarar ve ziyan için taşıma ücretini yani Navlun ücretini geçmemek üzere sorumlu olduğu, dolayısıyla ortada gecikmeli teslimat sebebiyle bir zarar ya da ziyan var ise öncelikle hak sahibi tarafından uğranılan zarar ya da ziyanın geç teslimat sebebiyle ortaya çıktığının CMR Konvansiyonunun yukarıda yer verilen 23/5. Maddesinde de belirtildiği gibi öncelikle kanıtlanması gerekeceğinden burada hak sahibi olan tarafın gecikmeli teslimat sebebiyle uğradığı zararın somut olarak ortaya konması gerektiği, Buradan hareketle davacı üst taşımacı olan -----firmasının davalı alt taşımacı olan ------firmasına fatura ettiği 5.600 USD tutarındaki gecikme ceza bedeli üzerinde hak sahibi olabilmesi için öncelikle dava dosyasına uğranılan zarar ile alâkalı olarak somut bir delil sunması gerektiği fakat davacı üst taşımacı olan ------ firması tarafından bu yönde sunulan somut bir delile dava dosyasında rastlanılmadığı, Davacı üst taşımacı olan---- tarafından “Gecikme Cezası” adı altında ------ Sayı ve 14.11.2023 Tarihli faturaya konu edilen 5.600USD tutarındaki Gecikme bedeli davalı alt taşımacı olan ------ firmasından bu aşamada talep edilemeyeceği, belirtilen sebeplerle açılan davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır.Davacı ve davalı Taşımacıların CMR Konvansiyonunun 40. Maddesi kapsamında kendi aralarında bağlayıcı hükümler üzerine anlaşma yapabilme hakkına sahip oldukları fakat davacı üst taşımacı olan----- firması tarafından dosyaya bu doğrultuda sunulan ------ Referans Numaralı ve 29.09.2022 Tarihli Tedarikçi Taşıma Anlaşması incelendiğinde davalı alt taşımacı ------ bu sözleşmede imzasının olmadığı yani sözleşmenin davacı tarafından tek taraflı olarak imzalandığı dolayısıyla sözleşmenin taraflarca karşılıklı olarak imzalanıp onaylanmadığı, Kaldı ki bu sözleşmenin bir an için taraflarca karşılıklı olarak onaylanmış olunduğu düşünülse bile sadece geç teslimat sebebiyle navlun ücret sınırı uygulaması sözleşmede yer alan hükümler doğrultusunda genişleyebilecek fakat yine burada CMR Konv.23/5 kapsamında geç teslimat sebebiyle hak sahibi tarafından uğranılan zarar ya da ziyanın ortaya somut olarak konması gerekliliği olduğu anlaşılmaktadır. Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 2.098,59-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 1.483,19 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde dava.ya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.