T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/903
KARAR NO : 2025/401
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket hızlı tren şantiye içi yapmakta olup müvekkil şirket ise iş sağlığı ve güvenliği
hizmeti vermekte olduğu, taraflar arasında kurulmuş olan hizmet sözleĢmesine bağlı olarak
müvekkil yerine getirdiği hizmetlere karşılık ücret hak kazanmakta olduğu, bu ücreti davalı şirkete
düzenlediği faturalar ile bildirmekte ve davalı hak kazanılan ücreti ödemekte olduğu, davalı şirkete
karşı müvekkil şirket tarafından daha önce başlatılan -----. İcra Müdürlüğü
----- Esas icra takibi sonucunda taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ve bu
görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanmış olduğu, cari hesap tablosundan da anlaşılacağı üzere
davalı şirket bu anlaşma üzerine ödememiş olduğu 26.06.2023 vade tarihli bedeli 145.386,00 TL
olarak ödemiş olduğu, ancak hizmet ilişkisi devam ederken bu tarihten sonra düzenlenen
Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait 3 adet fatura davalıya gönderilmiş olduğu halde davalı
tarafından ödenmemiş ve bu süreçte arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamamış
olduğu, Ancak müvekkilin düzenlediği 31.07.2023 tarihli ----- evrak nolu,
31.08.2023 tarihli ----- evrak nolu ve 28.09.2023 tarihli ------ evrak
nolu üç fatura davalıya bildirilmiş ve davalı tarafından faturalara itiraz edilmemiş olsa da müvekkile
faturalarda yer alan toplamı 91.068,00 TL olan bedeller ödenmemiş olduğu, bunun üzerine
tarafımızca bahsi geçen faturalara dayanılarak davalı hakkında ----. İcra
Dairesinde ------ Esaslı icra takibi başlatılmış olsa da davalı icra takibine haksız şekilde
itirazda bulunmuş ve takip bu itiraz nedeniyle durdurulmuş olduğunu beyan ederek Davamızın
kabulü ile borca itiraz etmiş bulunan borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, yapılan haksız
itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere borçlu aleyhine icra inkar tazminatına
hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini
talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf başlatmış olduğu icra takibinde Sözleşme ’ye dayanarak alacak iddiasında
bulunmuş olup dosya kapsamında zaman aşımı itirazımızın olduğu, iddiaların zaman aşımına
uğrayıp uğramadığının Mahkemenizce değerlendirilmesini talep ettikleri, kesinlikle alacak iddiasını
kabul anlamına gelmemekle birlikte, taleplerin zaman aşımına uğramış olması halinde zaman aşımı
nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekte olduğu, tek başına faturaların varlığı alacak iddiasını
ispat edecek mahiyette olmadığı, davacı taraf takip talebi ekinde herhangi bir belge sunmamış,
alacak iddiasını cari hesaba dayandırmış olduğu, davacının müvekkil şirkete bahse konu hizmeti
sağladığını ispat etmesi gerektiği gibi dosya kapsamında alacağın varlığının ispatı açısından
bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olduğu, davacının müvekkil şirketin faturalara itiraz
etmediğini belirtmesi, alacağın varlığını tek başına ispat edecek bir husus olmadığı, davacının icra
takibinin dayanağı cari hesap olup cari hesaba ilişkin hizmetlerin verildiğinin teyidi gerekmekte
olduğu, bu kapsamda tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekeceği,
aleyhe bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafça alacağın sabit ve likit olduğundan
bahisle, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep
edilmiş ise de, alacağın haklılığının yapılacak yargılama sonunda belirlenebilir nitelikte olması
nedeniyle, İİK 67/2’de belirtilen koşullar oluşmadığından, davacı tarafın haksız icra inkar tazminatı
talebinin de reddi gerekeceği, kaldı ki ödeme emrinde her ne kadar takip tarihinden önce işlemiş faiz talep edilmiş ise de, işlemiş faiz miktarının faiz oranı ve hesaplama tarih aralığına dair bilgi
içermemesi nedeniyle davalı müvekkil şirket yönünden işlemiş faiz dayanağı bilinebilir olmadığı,
hal böyleyken yapılan itirazın alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığından
bahsedilmeyeceğinden icra inkar tazminatı şartlarının hukuki varlığından da söz edilemeyeceğini
beyan ederek, Huzurdaki davanın öncelikle usule yönelik itirazlarımız gözetilerek usulden reddine,
zaman aşımı itirazımız gözetilerek zaman aşımı yönünden reddine, sayın Mahkemenin aksi
kanaatte olması halinde dosya kapsamında tüm itirazlarımız gözetilerek davanın esastan tümden
reddine, hukuki şartlara haiz olmayan icra inkar tazminatı talebinin tümden reddine, davacının
takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama
giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için defter inceleme günü verildiği, davacının talimat yolu ile rapor alınmasını talep ettiği, davalının yerinde inceleme talebinde bulunduğu görüldü.Talimat SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" KANAAT VE SONUÇ;
Tarafıma tevdi edilen dosya kapsamı ile davacı yan yasal defterleri yerinde yapılan
incelemelere göre;
Davacı ----- takibe ve davaya konu edilen fatura bedelleri toplamı olan 91.068,00.-TL alacaklı olduğu tespit ve hesap
edilmiştir.
Davacı yan yasal defterleri TTK’nın 64 ve 213 Sayılı VUK’un ilgili maddeleri gereğince
usulüne uygun olarak tutulmuştur.
Davacı yan yasal defterler ile belgelerinin birbirini teyit etmiş olduğundan ilgili
düzenlemeler çerçevesinde davacı lehine delil niteliğinde olacağı kanaatine varılmıştır.
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilir kişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Davalı defterlerine ilişki SMMM bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" 1) Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda, davacının 2023 yılı ticari defterlerinin açılış
ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun yapıldığı, birbirini doğruladığı, davacının
ticari defterlerinde takibe ve davaya konu edilen fatura bedellerinden davacının davalıdan
91.068.- TL alacaklı olduğu, tespitlerinde bulunulduğu,
2) Davalının ticari defter ve cari hesap kayıtlarının delil vasfı taşıdığı, davalı kayıtlarında
davalının davacıya takip konusu faturalardan cari hesap ilişkisi içinde 17.10.2023 takip tarihi
itibariyle 60.318.77 TL borçlu gözüktüğü,
3) Ancak, davalı tarafından 25.9.2023 tarihinde davalıya ödenen toplam 176.135.23 TL
tutar ile davalının davacıya 26.3.2023 tarihi itibariyle olan 145.386.- tutarındaki asıl alacak
borcunun tasfiye edildiği, geri kalan 30.749.23 TL tutarın davalının 19.9.2023 tarihli
Arabuluculuk Anlaşma Belgesinde belirtilen 2.652.80 TL faiz, 22.807.- TL vekalet ücreti,
283.90TL masraf, 1.002.78 TL harç ve 4.002.75 TL arabuluculuk ücretine sayılması/mahsubu
gerekmekte iken 30.749.23 TL tutarın davalı kayıtlarında davacının davalı adında 26.3.2023
tarihinden sonra düzenlemiş olduğu her iki tarafın da kayıtlarında kayıtlı olan bulunan takip
konusu 31.7.2023 tarih ve ----- no.lu 31.280.- TL, 31.8.2023 tarih ve ----- no.lu 30.444.- TL ve
28.9.2023 tarih ve ------ no.lu 29.344.- TL bedelli toplam 91.068.- TL bedelli faturalara mahsup
edildiğinin tespit edildiği, bu nedenle davalı kayıtlarında davalının davacıya takip konusu
faturalardan 17.10.2023 takip tarihi itibariyle cari hesap ilişkisi içinde 60.318.77 TL borçlu
gözüktüğünün anlaşıldığı, bu nedenle 19.9.2023 tarihli Arabuluculuk Anlaşma Belgesinde
belirtilen 2.652.80 TL faiz, 22.807.- TL vekalet ücreti, 283.90TL masraf, 1.002.78 TL harç ve
4.002.75 TL.den oluşan toplam 30.749.23 TL tutarın, davalı kayıtlarında 17.10.2023 takip tarihi
itibariyle 60.318.77 TL olarak gözüken davalının davacıya olan borç tutarına eklenmesi
gerektiği, bu ekleme yapıldığında ise davalının davacıya takip konusu faturaladan 17.10.2023
takip tarihi itibariyle borcunun (60.318.77 + 30.749.23 = 91.068.- ) 91.068.- TL olacağı,
Neticede, davacın davalı adına düzenlediği her iki tarafın kayıtlarında kayıtlı bulunan
takip konusu 31.7.2023 tarih ve ----- no.lu 31.280.- TL, 31.8.2023 tarih ve -------- no.lu 30.444.- TL
ve 28.9.2023 tarih ve ------- no.lu 29.344.- TL bedelli toplam 91.068.- TL bedelli faturanın
davacı tarafından davalıya tebliğ edildiğinin, faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğinin ve
davalı kayırlarına alındığının, takip konusu faturalarda belirtilen hizmetlerin davacı tarafından
davalıya verildiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda davacının davalı adına düzenlediği takip konusu
3 adette toplam 91.068.- TL bedelli faturadan davacının davalıdan 17.10.2023 takip tarihi
itibariyle 91.068.- TL alacaklı olduğu, 91.068.- TL tutarındaki alacağa 17.10.2023 takip
tarihinden itibaren %9 faiz talebinde bulunulabileceği,
" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
DELİLLER
*----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra dosyası kayıtları
*Davacı ve davalı şirket şirket ticari defter kayıtları,
*Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları,
*Bilirkişi raporları,
*Tüm dosya kapsamı,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
----- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dosyamız arasına celp edilmiş, davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık dava açma süresi içinde açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerin incelenmesine karar verilerek taraflara defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, taraflar defterlerini sunmuştur.
Davalının defterleri mahkememiz yetki çevresindeki bilirkişi tarafından incelenmiş, davacının Ticari defterleri talimat aracılığı ile incelenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(-2)"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz v usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3: "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4:"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5)"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
"Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
"
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK.) m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır.
Dava, taraflar arasında mevcut bulunan ticari ilişki kapsamında verilen hizmet karşılığı düzenlenen ve icra takibine konu edilen 91.068,00 TL bedelli faturalara yönelik itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında iş güvenliği ve sağlık hizmetlerinin sunulmasına dayalı olarak süreklilik arz eden ticari bir ilişki mevcut olup, bu hizmet karşılığında davacı şirket tarafından 31.07.2023 tarihli 796 nolu, 31.08.2023 tarihli ----- nolu ve 28.09.2023 tarihli ------ nolu olmak üzere toplam 91.068,00 TL bedelli üç adet fatura düzenlenmiş ve faturalar davalıya tebliğ edilmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği üzere; söz konusu faturalar, davacının ticari defterlerine usulüne uygun biçimde kaydedilmiş olup, 2023 yılı defter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve kayıtların birbirini doğrular nitelikte olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde, davacının faturalara dayalı olarak davalıdan 91.068,00 TL alacaklı olduğu, açıkça tespit edilmiştir.
Öte yandan, davalının ticari defter ve kayıtlarında da 17.10.2023 takip tarihi itibarıyla davacıya olan borcun 60.318,77 TL olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu borcun içinde yer almayan kısım, taraflar arasında düzenlenen 26.03.2023 tarihli Arabuluculuk Anlaşma Belgesi uyarınca Temmuz-Eylül aylarına ilişkin hizmetler kapsamında sonradan ayrıca düzenlenen faturalara dayanmaktadır. Bu yönüyle fatura ilişkisi, önceden yapılan sulh anlaşmasının bir uzantısı olarak doğmuş ve karşılıklı mutabakatla belirlenmiştir.
Buna rağmen, davalı taraf anılan faturaların hiçbirine süresi içinde yazılı itirazda bulunmamış, aksine faturalar ticari defterlerine kaydedilmiş ve borç bilançoya geçirilmiştir. TTK m. 21/2 uyarınca, bir fatura kendisine tebliğ edilen tacirin sekiz gün içinde itirazda bulunmaması, bu faturadaki borcu kabul ettiği anlamına gelir. Davalı tarafça bu yasal süre zarfında hiçbir ihtirazî kayıt ileri sürülmemiştir.
Ayrıca Yargıtay ve İstinaf kararlarında da ifade edildiği üzere; faturaya süresinde itiraz edilmeyen ve ticari defterlere işlenen borcun varlığı, tacirin kabul beyanı olarak değerlendirilmekte olup, aksi yöndeki savunmalar hukuken geçerli addedilmemektedir.
Bu durumda, davacının talebine dayanak yaptığı üç adet faturanın varlığı, davalı defterlerine geçirilmiş olması ve süresinde itiraz edilmemiş bulunması karşısında; davalı tarafın icra takibine yaptığı itiraz haksız bulunmuştur.Öte yandan, borç tamamen ifa edilmediği gibi, ödenen kısma ilişkin mahsuplar da bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde gösterilmiş ve kalan bakiye 91.068,00 TL olarak net biçimde ortaya konulmuştur. Bu kapsamda davacının işbu davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği gibi, itirazın kötüniyetli ve açık hukuka aykırı olması sebebiyle İcra ve İflas Kanunu m. 67 gereği %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yasal zorunluluktur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının -----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin toplam 91.068,00-TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına,
3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 6.220,86-TL harçtan peşin alınan 1.099,80-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 5.120,98-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan toplam 8.927,00- TL yargılama gideri ve 1.408,13-TL harç toplamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.