T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/99
KARAR NO : 2025/432
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu şirkete 07.03.2023 tarih ve ----- seri nolu 1.770,00TL’lik fatura, 10.03.2023 tarih ve ----- seri nolu 41.536,00TL’lik fatura ve 08.04.2023 tarih ve ------ seri nolu 18.602,70TL’lik fatura karşılığı malzeme satışı yaptığını, Fatura tarihinden itibaren 15 gün içinde ödemelerin yapılması gerekirken ödenmediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası ile toplam 61.908,70TL asıl alacağın ticari avans faiziyle birlikte tahsili için takip yapıldığını ve 10 örnek ödeme emri borçlu şirket tebliğ edildiğini. Süresi içinde borca yapılan itiraz üzerine tabibin durduğunu, davalının yetki itirazı haksız ve mesnetsiz olduğunu. Fatura alacağı götürülecek borçlardan olduğu, davacının adresi ---- olduğunu, bu sebeple alacaklının ikametindeki mahkeme ve icra müdürlükleri yetkili olup, davacının adresinin bulunduğu ----- Adliyesi mahkeme ve icra müdürlükleri yetkili olduğunu beyan ederek; davalı borçlunun -----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında asıl alacağa vaki itirazının iptaline, takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile dava masraf ve vekalet ücretinin de davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini. Davacı tarafın ----- Müdürlüğünün ------ sayılı dosyası ile yapmış olduğu ilamsız takibe hem yetki hem de esas yönünden itiraz ettiklerini. Bu durumda İİK 50.maddesi "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur" hükmü uyarınca davacı tarafın öncelikle yetki itirazı hususunda icra mahkemesine başvurması yada yetki itirazını kabul ederek dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep etmesi gerekirken bunun yerine yetki itirazı konusunda sessiz kalarak doğrudan mahkemenizde dava açmış olması ve bu davada da yetki itirazı hakkında bir talepte bulunmamış olması nedeniyle öncelikle davanın usulden reddini talep ettiklerini, Bu takipte de fatura tarihinden itibaren avans faizi talebinde bulunduğunu, Temerrüt faizine hükmedilmesi mümkün olmadığını beyan ederek; davacının davasının reddi ve haksız ve kötüniyetle takibe geçen davacının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.
----- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Sayın Mahkeme 12.07.2024 tarihli celsesinde uyuşmazlığın; -----. İcra Müdürlüğü'nün------ Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları’’ tespit edilmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri ile dava dosyasındaki deliler aşağıdaki gibi incelenmiştir. Defter İncelemesi (Usul), Hesap İncelemesi, BA ve BS Formlarının İncelenmesi, Faturaların İncelenmesi,
¸
Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı Defter İncelemesi (Usul): Davalı vekili 19.07.2024 tarihli beyan dilekçesinde, Ticari defterlerin ----- bulunduğu ve ------ Asliye Ticaret Mahkemesine bilirkişi incelemesi için talimat yazılmasını talep yazılmasını talep etmiştir. HESAP İNCELEMESİ: Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın ticari defterlerinde davalı şirkette ait olan 2023 yılı ----- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir. ¸Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 31.03.2023 tarihli ----- seri no.lu faturası ile başladığı, davacının 31.03.2023 tarihinden 10.04.2023 tarihine kadar davalı tarafa 3 fatura ile 61.908,70 TL tutarlı satış yaptığı ve buna göre 06.09.2023 takip tarihi itibariyle davalından olan alacağının 61.908,70 TL olduğu görülmüştür. HESAP İNCELEMESİ: Davalı Hesap İncelemesi; Davalının ticari defterleri, ------ ------ bulunduğundan, davalı hesap incelemesi yapılamamıştır. BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere ---- Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği ----- döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Sayın Mahkeme 12.07.2024 tarihli celsesinde; 2023 yıllarına ilişkin sadece taraflar arasındaki kayıtları gösterir BA-BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbi, yönünde karar vermiştir. Davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 30.07.2024 tarihli yazı cevabından, davacının 2023 yılı BS ve BA formunu dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2023 yılı - BS Formunda, davalı tarafa 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç
52.465,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu-----Dairesi 31.07.2024 tarihli yazı cevabından, davalının 2023 yılı BS ve BA formunu dosyaya göndermiştir. Davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 52.465,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Faturaların İncelenmesi: Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan deliler arasında takip konusu alacağı oluşturan 3 adet 61.908,70 TL tutarlı faturalar bulunmaktadır. Dava konu alacağı oluşturan 3 adet 61.908,70 TL tutarlı faturaların e. Fatura olduğu. Ticari fatura senaryona göre oluşturduğu ve davalı tarafa faturaların GIB portalı üzerinden teslim edildiği. Ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara, e-fatura uygulaması üzerinden itiraz mahiyetinde, mali mühür ile imzalı bir belge üreten yapı barındıran ‘’red’’ yanıtı verilebilmektedir. Dolayısıyla ticari faturalara farklı 2 yolla itiraz edilebilir. E-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülmesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturaya itiraz edilmesidir. Buna göre ticari faturalara gerek e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülmesi gerekse Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemler ile faturaya itiraz edilmesine ilişkin olarak Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine uymak tacir olmanın hukuki sonuçlarındandır. Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar ve e-Fatura uygulaması üzerinden dönülen red yanıtları söz konusu faturaların alıcı tarafından ticari fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurmaktadır. 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan, davalının 2023 yılı BA formunda gözüken takip konusu alacağı oluşturan 3 adet 61.908,70 TL tutarlı faturalara davalı tarafın faturalar yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmamaktadır. Faiz Konusu İncelenmesi: Kural olarak TBK 117/gereği; “muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle…” temerrüdün başlayacağı kabul edilir. Takip alacaklısı davacı taraf 06.09.2023 tarihli icra takibinde 61.908,70 TL asıl alacağına, 3.689,70 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Dosya kapsamında, davacının davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair, dayanak belge bulunmadığından, takip öncesi talep edilen işlemiş faiz hakkında takdir sayın mahkemenindir. ----- verilerinden 06.09.2023 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %26,75 olduğu görüldüğünden davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %26,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği.
S O N U Ç : Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Davalı vekili 19.07.2024 tarihli beyan dilekçesinde, Ticari defterlerin ------bulunduğu ve ------ Asliye Ticaret Mahkemesine bilirkişi incelemesi için talimat yazılmasını talep yazılmasını talep etmiştir. Takip Konusu Alacak Yönünden: Davacı tarafından davalı adına yürütülen ------ kodu muavin defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacının 31.03.2023 tarihli ------ seri no.lu faturası ile başladığı, davacının 31.03.2023 tarihinden 10.04.2023 tarihine kadar davalı tarafa 3 fatura ile 61.908,70 TL tutarlı satış yaptığı ve buna göre 06.09.2023 takip tarihi itibariyle davalından olan alacağının 61.908,70 TL olduğu görülmüştür. Dava konu alacağı oluşturan 3 adet 61.908,70 TL tutarlı faturaların e. Fatura olduğu. Ticari fatura senaryona göre oluşturduğu ve davalı tarafa faturaların GIB portalı üzerinden teslim edildiği, 01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan, davalının 2023 yılı BA formunda gözüken takip konusu alacağı oluşturan 3 adet 61.908,70 TL tutarlı faturalara davalı tarafın faturalar yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmamaktadır. Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı tarafından takip konusu yapılan, 3 adet, toplam 61.908,70 TL e-faturalara, davalı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde iade /iptal işlemine tabi tutulmadığına dair dayanak belge bulunmadığından, takibe konu olan faturalara konu olan mal ve hizmetin davacı tarafından davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü halinde, 06.09.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalından olan alacağının 61.908,70 TL olduğu, takip sonrasında 61.908,70 TL asıl alacak için takip sonrası yılık %26,75 oranında ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce işbu dosyada talimat yoluyla Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Dava Dilekçesinde de Görüldüğü üzere Düzenlenmiş olan Faturalarda Alıcı Bilgisi; ... (Vergi No: ...) ------olduğu Dava Dosyasından tespit edilmiştir.Yani Faturalar Üzerindeki Unvan ile Dava Dosyasındaki Unvan olduğu tespit edilmiştir. 20.12.2024 Tarihli ------ Nolu Celsede Davacı Firmanın Davalı Firma ile olan Ticari İlişkisine istinaden 2023 Dönemine ait Defterlerinin İncelenmesi Talebi Üstüne Firma Yetkililerinden döneme ait Mali Veriler Davalı Firma Mali Müşaviri ------ Talep edilmiş olup Talebe istinaden Sunulan Mali Veriler İncelenmiştir. 2023 yılında Davacı Firmada Davalı Firmada kesilen Fatura ve Yapılan Defter kayıtların İncelemesinde E Defter olduğu tespit edilmiş olup Yevmiye Defterleri ve Büyük Defterleri E defter olarak tanzim edilmiş olduğu tespit edilmiştir. Fiziki olarak Envanter Defteri Tasdik ettirmiş olup; Defterlerin 213 sayılı VUK'nun 220.maddesi ve ilgili madde hükmüne göre açılış tasdiki zamanında yapılmış olduğu tespit edilmiştir.Davacı Firmanın Davalı firmaya düzenlemiş olduğu belgelerde İrsaliye Düzenlenmemiş olduğu görülmüş olup Sadece E Fatura Düzenlenmiş olduğu Tespit edilmiştir. Davacı tarafından Davalı Firmaya Düzenlenmiş olan E Faturalara herhangi bir itiraz edilmemiş olup kabul edilerek süresinde kayıtlara alındığı tespit edilmiştir. Yevmiye kayıt numarası ve fatura bilgileri aşağıdaki gibi olduğu tespit edilmiştir.
İncelenen Yevmiye Defteri Kayıtları Muavin Hareketleri neticesinde herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmamıştır.
SONUÇ: Davacı Firma Davalı Firmaya 2023 Yılı içinde Muhtelif Tarihlerde Yaptığı Hizmetler Karşılığı 61.908,70 TL Toplamda KDV Dahil E-Fatura düzenlemiş olduğu tespit edilmiştir. Davalı Firmanın Belge Defter ve Kayıtları İncelendiğinde Davacı Firmaya 61.908,70'TL borçlu olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan raporlar, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 61.908,70 TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2------ İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 61.908,70 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 61.908,70 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 4.228,98-TL harçtan peşin alınan 729,26-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.499,72-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 9.775,00 TL yargılama gideri ve 729,26 TL peşin harç toplamı 9.045,74-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.