T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/714
KARAR NO : 2025/435
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/10/2023
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu şirket, hakkında 28/04/2023 tarihinde; ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin 03.05.2023 tarihinde------ Aracılığı ile davacı şirket hesabına haricen 355.240,78-TL ödeme gönderdiğini, davalının yapmış olduğu bu harici ödeme ile sadece ana parayı ödemiş olup, icra dosya kapak hesabına konu diğer borçlarını ödemediğini ve yapılan sözlü görüşmelerde de ödemeye yanaşmadığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, Davalı şirketin haricen yapmış olduğu ana para ödemesinin icra dosyasına beyan edildiğini ve icra dosyasında haricen yapılan ödeme bilgisinin verildiğini, icra müdürlüğü tarafından hesaplanan "harici tahsilat harcının taraflarınca dosyaya yatırılmış olduğunu, davalı şirket tarafından haricen yapılan ödemeden sonra icra takibine konu bakiye alacaklarının halen davacı şirkete ödenmediğini, icra kapak hesabına konu bakiye borcun ödenmediğini ileri sürerek borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile ----İcra Müdürlüğü No:-----Esas sayılı takibin devamına
% 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Bakiye alacaklarından şimdilik 50.000-TL'nin tahsili ile Bilirkişi incelemesi ile saptanacak bakiye alacakları için ıslah ve tahsilat talep etme haklarının saklı tutulmasına; yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas Sayılı dosyası üzerinden, alacaklı/davacı tarafça davalı şirket aleyhine cari hesap borcundan dolayı ilamsız icra yoluyla takip yapılmış olup, söz konusu takibe ilişkin ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edildiğini, akabinde haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatılan takibe karşı taraflarınca süresinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bu nedenle davacı/alacaklı tarafından işbu itirazın iptali davasının açıldığını, davalı şirket ile davalı borçlu şirket arasında alım-satımdan kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı şirketin davacı/alacaklı şirketin iddia ettiğinin aksine takip tarihi itibariyle fatura alacağı veya herhangi bir eksik bakiye borcu bulunmadığını, davacı yanca öne sürülen asılsız iddiaların ve davacı yanın dosyaya sunduğu delil niteliği taşımayan belgelerin taraflarınca kabul edilmemekle birlikte tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiği takdirde davacı şirketin herhangi bir borcu bulunmadığının açıkça tespit edileceğini, davacı şirket ile davalı şirket arasında bugüne kadar yapılan yazışmalar ve kesilen faturaların bu hususu kanıtlar nitelikte olduğunu, davacının yaptığı icra takibi ve devamında açtığı huzurdaki davanın tamamen haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu savunarak, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere haksız ve dayanaksız davanın reddine, Alacaklı/davacının icra takibinin iptali ve alacaklı/davacının davası tamamen haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olup bu nedenle davacı tarafın %20 ‘den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.
6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 09/07/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2023 yılına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.SMMM bilirkişi ------ tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı Şirketin 50.000.- TL asıl alacak talebi üzerinden, harçlandırmak suretiyle ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Davacı Şirketin, Davalı Şirket tarafından haricen ödemenin gerçekleştirildiği 03/05/2023 Tarihi itibarıyla Bakiye Alacağının 63.994,00 TL olarak hesaplandığı, Davacı Şirketin Talebinin 50.000.-TL olması nedeniyle Taleple bağlılığın Sayın Mahkemece değerlendirilebileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı,...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden Mahkememize sunmuş olduğu 16/12/2024 tarihli dilekçesi ile özetle; Bilirkişi raporu ile davacının davalıdan 03/05/2023 Tarihi itibarıyla Bakiye Alacağını 63.994,00 TL olarak hesaplandığını, Bilirkişi tarafından saptanan 63.994,00 TL 'den, dava açarken kısmen talep ettikleri 50.000,00-TL arasındaki fark olan 13.994,00-TL için ıslah talebinde bulunduklarını beyan etmiş, sunulu dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiş, davacı vekilince ıslah harcı Mahkeme veznesine depo edilmiştir.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde;
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılmıştır.
İddia ve savunma ile taraflar arasında ticari satıma ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğunun sabit olduğu, davacı tarafından 28/04/2023 tarihinde 355.136,30 asıl alacak üzerinden davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 09/05/2023 tarihinde borca itiraz edilerek takibin durduğu, huzurdaki davanın 22/10/2023 tarihinde yasal süre içerisinde açıldığı, icra takibinde alacak dayanağı olarak 21/03/2023 tarihli fatura ve cari hesap kayıtlarına dayanıldığı görülmüştür.
İcra takibine dayanak faturanın 21/03/2023 tarihinde davacı tarafından davalı adına " ------" emtiasına ilişkin olarak KDV dahil 358.494,34 TL bedelli olarak "irsaliyeli fatura" şeklinde keşide edildiği, satın alma sipariş formu ve kantar fişlerinin dosyaya ibraz edildiği, dava ve davaya cevap dilekçesi ile ticari defter kayıtlarına dayanıldığı anlaşılmış, sunulu dekonttan davalı tarafından davacı banka hesabına 03/05/2023 tarihinde 355.240,78 TL "----- Ödeme" açıklaması ile ödeme yapılmış olduğu, davacı tarafından harici ödemenin icra dosyasına bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce tesis edilen ara karar gereği davalı tarafından sunulan dilekçe ile yapılan ödemenin 21/03/2023 tarihli faturaya istinaden yapıldığının beyan edildiği ve ancak takip tarihi itibariyle borcun bulunmadığının savunulması karşısında taraf ticari defter ve kayıtlarının 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle incelenmesine karar verilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi ile her iki taraf ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve ilgilisi yönünden delil niteliğinin bulunduğunun, davacı şirket ticari defter kayıtlarından davacı şirketin, davalı şirketten 28/04/2023 takip tarihi itibarıyla Açık ---- Bakiyesinden kaynaklanan 366.858,85 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu, bu alacağın 355.136,30 TL 'lık kısmının dava dayandığı takibe konu edildiği, davalı şirketin ticari defter kayıtları kapsamında ise davalı şirketin davacı şirkete takip tarihi itibarıyla açık ----- bakiyesinden kaynaklanan 355.240,78 TL borçlu durumda bulunduğu, takip tarihi sonrası ve ancak dava tarihi öncesi 03/05/2023 tarihinde banka aracılığıyla haricen 355.240,78 TL ödeme gerçekleştirilerek borç bakiyesinin sıfırlanmış olduğu, taraf kayıtlarındaki mutabakatsızlık farkının icra takibine konu edilmediğinin tespit edildiği, sunulu bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsenmiştir.Yapılan yargılama, sunulu deliller ve bilirkişi incelemesi ile davacının takip tarihi itibariyle icra takibine konu 355.136,30TL asıl alacaklı bulunduğunun taleple bağlı kalınarak dava ve ıslah dilekçesi kapsamında kabul edilmesi gerektiği, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı, davalı tarafından icra takibi ile dava tarihi arasında 355.240,78 TL cari hesaba istinaden ödeme yapıldığı, davacı tarafından takip talebinde yapılan ödemelerin TBK 100. Madde kapsamında öncelikle fer'ilerden mahsup edilmesinin talep edildiği, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- HD -----Esas ------ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ödeme tarihi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, sunulu bilirkişi raporunda 03/05/2023 ödeme tarihi dikkate alınarak yapılan kapak hesabında 355.136,30 TL asıl alacak, 55.270,44 TL vekalet ücreti, takip sonrası işleyen 522,97 TL faiz, 241,10 TL başvuru harcı ve takip masrafı ile 8.063,97 TL tahsil harcı olmak üzere toplam 419.234,78 TL olduğu, yapılan ödeme toplamı 355.240,78-TL'nin TBK 100. Madde kapsamında öncelikle faiz, masraf, vekalet ücretinden mahsubu ve devamında asıl alacaktan mahsup edilmesi gerektiğinden mahsup sonrası 63.994,00-TL asıl alacak kaldığı, yapılan ödemenin davacı tarafından icra dosyasına bildirilmesi ve tahsil harcı ödemesinin fiilen yapılması karşısında ödenen tahsil harcının hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği, ticari satıma dayanan sözleşmesel ilişki yönünden 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereği asıl alacağa temerrüd tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesi gerektiği, tespiti yapılan alacağın ticari satıma konu fatura alacağı olmakla belirli ve likid olması karşısında tespit edilen asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın kabulü ile; davalının -----. İcra dairesinin ----- Esas sayılı takibe yapılan itirazın İPTALİNE, kısmi ödemenin TBK'nın 100.maddesi uyarınca öncelikle icra vekalet ücreti, masraf ve ferilerden ve devamında asıl alacaktan mahsubu ile takibin 63.994,00-TL asıl alacak üzerinden kısmi ödeme tarihi olan 03/05/2023 tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faizi yürütülerek takibin DEVAMINA,
2-)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 12.798,80-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Karar ve ilâm harcı olan 4.371,43 -TL harçtan peşin ve ıslah suretiyle alınan 508,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.862,58-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-)Davacı tarafça yatırılan 817,10-TL harç ve 4.182,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 4.999,10-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.