T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/459
KARAR NO : 2025/427
DAVA : Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yan ilk olarak -----. Noterliği, ------ Yev. Numaralı ve 11.03.2020 tarihli ihtarname ile müvekkilin kooperatif üyeliği sebebiyle aidat borçlarının bulunduğunu ve bu alacaklarını talep ettiğini bildirdiğini, buna binaen, davalı taraf ile defaaten görüşmüş ve uyuşmazlığa konu olan olayı açıkça izah ettiğini, bu hususta bir çözüme ulaşamayan tarafımız netice olarak davalı yana bir ihtarda bulunduğunu, bu ihtarda öncelikle borcun varlığını ve buna bağlı fer'ilerin varlığını kabul etmemekle beraber, talep edilen alacağın varsa dahi zamanaşımına uğradığını ve sonrasında da ödemezlik def'i haklarını ileri sürdüğünü----- İcra Dairesi'nin ----- Esas numaralı icra takibini başlatıldığını, söz konusu icra takibi usule ve yasaya aykırı olmakla beraber, söz konusu icra takibinin müvekkili aleyhine takip edilen tutarda çok yüksek meblağlarda faiz ve bir takım aidat borçları talep edildiğini, bunun yanında, davalı tarafın müvekkilden talep ettiği kooperatif üyelik aidatı alacaklarını ve ferilerini tamamen reddettiklerini, öncelikle bu üyelik aidatlarının zamanaşımına uğradığını ve hem davalıya yaptıkları zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, TBK'nın 5 yıllık zamanaşımını düzenleyen m. 147/1 "Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler." ve m.147/4 "Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar." hükümleri gereğince davalının talep etmiş olduğu alacaklar varsa dahi davalının takip tarihi olan 11.01.2021 tarihi geriye doğru 5(beş) yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu durumda muhatabın 11.01.2016 yılı ve öncesine ilişkin alacakları zamanaşımına uğradığından bu alacaklar ve fer'ileri yönünden talep hakkı bulunmadığını, söz konusu alacaklara, daha önce ---. Noterliği'nin 18.02.2021 tarih ve ----- yev. Numaralı ihtarında da belirttikleri üzere zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, ayrıca TBK m. 152 gereğince asıl alacak zamanaşımına uğrayınca, ona bağlı faiz ve diğer alacaklar da zamanaşımına uğramış olduğunu, o halde söz konusu alacakların ve buna bağlı faiz gibi tüm fer'ilerinde zamanaşımına uğradığı def'isini ileri sürdüklerini, aynı zamanda müvekkilinin söz konusu kooparatiften alacaklı olduğunu, nitekim müvekkilinin elinde ----Nolu daire"ye ait 2 adet pay senedi olup, davalı kooperatif hukuka aykırı olarak müvekkile ait daireleri, kendisine hiçbir şekilde devretmediğini, zira bu dairelerin kirası da kooperatif tarafından müvekkiline hiçbir zaman verilmediğini, söz konusu taşınmazlar davalı tarafından yıllardır işgal edilmekte ve/veya söz konusu taşınmazlardan gelir elde edilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin daireleri kendisine devredilene kadar söz konusu diğer alacakları ödemek bakımından ödemezlik def'ini ileri sürdüklerini ve aynı zamanda kendisine verilmeyen bu dairelerden elde edilen menfaatlere söz konusu alacaklara karşı takas haklarını kullandıklarını, söz konusu icra takibinde gösterilen aylık %10 faize karşı da itiraz ettiklerini, böyle bir borcun varlığını asla kabul etmemekle beraber, böyle bir faiz oranının kişilik hakkına ve ahlaka da aykırı olduğunu, bu hasılla, müvekkilinin davalı tarafa hiçbir borcu olmadığını, yine davalı tarafın söz konusu alacağının varlığından bahsedilse dahi bu alacakların talep edilebilirliği olmayıp müvekkilinin, bu borçları ifadan kaçınma hakkı olduğunu-----İcra Dairesi'nin -----Esas numaralı dosyasının teminat yatırılmaksızın durdurulmasına, davanın kabulü ile söz konusu hukuki ilişkide borçlu olmadıklarının tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın kabulü ile, davalının alacak hakkını talep edebilme imkanının bulunmadığına veya tarafımızın söz konusu def'iler sebebiyle borcu ifadan kaçınma hakkımızın bulunduğunun tespitine, ---- İcra Dairesi'nin ----- Esas numaralı dosyasında mevcut borcun %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı kooperatif olan aidat bedeli borçlarını ödememesi üzerine, ----- Noterliğinin 11.03.2020 tarih, ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatife olan borcun ödenmesi için usul ve yasaya uygun birinci ihtar çektik.Davacıya, 04.08.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, 10 günlük süre geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bu sefer davacıya, davalı kooperatif olan aidat borçlarını ödememesi üzerine----- Noterliğinin 27.08.2020 tarih ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile kooperatife olan borcun ödenmesi için yasal ve usule uygun olarak ikinci ihtar çektiklerini, davacıya, 12.10.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, bir ay süre geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davacı, davalı kooperatife olan aidat borçlarını ödenmesi için iki haklı ihtar çekilmesine ve belirlenen süreler içinde ödeme yapılmaması üzerine, 26.02.2021 tarihinde yönetim kurulu toplanarak, oy çokluğu ile ana sözleşmenin 14/2 ve kooperatif kanunun 16 ve 27. Maddelerine istinaden ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği için kooperatif üyeliğinden davacıyı ihraç edildiğini, bu ihraç kararı ----- Noterliğinin 04.03.2021 tarih ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, davacı (borçlu ) hakkında üyeliği süresi içinde ödenmeyen aidatlar için, ---- İcra Müdürlüğü'nün----- sayılı dosyasında, icra takibi başlattıklarını, borçlunun bu takibe süresi içerisin de itiraz etmediğini, tebliğ süresi geçtikten sonra itirazda bulunduğunu, kabul görülmemesi üzerine usulsüz tebliğden dolayı icra takibine itiraz ve akabinde-----.İcra Mahkemesi'nin ---- Esas ----- Karar sayılı dosyası ile usulsüz tebliğden dolayı icra işlemlerini durdurduğunu, istinaf talebimiz üzerine ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----.Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile Yerel Mahkeme kararının ortadan kaldırıldığını, davacı her ne kadar kararı temyiz etmişse de Yargıtay -----. Hukuk Dairesi ------ ve ----- sayılı ilamı ile onandığını, davacının, dava dilekçesinde belirttiği iddialarının haksız ve hukuksuz olduğunu, şöyle ki; davacıya-----. Noterliğinin 11.03.2020 tarih, ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile birinci ihtarname ve -----Noterliğinin 27.08.2020 tarih ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile ikinci ihtarname gönderdiklerini, davacıya ihtarnamelerin tebliğ edilmesine rağmen, ihtarnamede bildirilen yasal süreler geçmesine rağmen, ihtarname içeriğine itirazda bulunmamış, ihtarname içeriğinde belirtilen borçları ödemeyerek temerrüte düştüğünü, kaldı ki üye üyelikten kaynaklı aidat borçlarını herhangi bir temerrüte düşürülmeden dahi ödemekle mükellef olduğunu, bu üyelikten kaynaklı aidat borçları ödenmemesi üzerine, davacı ( borçlu ) aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün /---- sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, ----- sayılı kooperatifler Kanununun 16/son maddesi uyarınca kooperatif üyesi hakkında ihraç kararı kesinleşinceye kadar üyenin hak ve borçları devam ettiğinden dolayı, üyenin kooperatiften kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmekle mükellef olduğu belirtildiğini, davacının, davalı kooperatife olan borcu, genel kurul kararı doğrultusunda yapılan değişiklikle 114.630 TL olduğunu, bu hususta icra dairesine 13.07.2023 tarihinde yapmış oldukları talep sonucunda, 2021 yılı genel kurulu kararı gereğince icra takibi yaptıkları aidat alacağına ilişkin dosyada faiz oranın %10 dan, %2 çekmiş olmaları sebebiyle, faiz oranın %2 üzerinden devamı ile fazla istenen faizin genel kurul gereğince feragat ettiğiklerini, feragat ettikleri faiz için feragat harcının kabulü hususun da talepte bulunduklarını, feragat harcını da yatırdıklarını, şu an davacının kooperatife olan borcu 2021 genel kurul kararı uyarınca 114.630TL olduğunu, davacının 544.334,81 TL borç için menfi tespit davası açmasının haksız olduğunu, u hususta davacının fazlaya ilişkin talebin reddini, zaman aşımına ilişkin itiraza ilişkin beyanları, her ne kadar davalı cevap dilekçesinde beş yıllık zamanaşımı olduğundan bahisle bir kısım aidat alacakları zamanaşımı iddiasını kabul etmediklerini, alacaklar hiçbir şekilde zamanaşımına uğramadığını, kooperatif ortakları kooperatife karşı hak ve yükümlülüklerinde eşit olduklarını, bu nedenle kooperatifçe bazı ortakların diğerlerinden farklı korunması veya zorlanması söz konusu olamayacağını, bu nedenle kooperatiflerin eşitlik ilkesi, ödemelerdeki eşitliği de içerdiğini, ortağın kooperatife olan borcu, genel kurul kararlarına göre saptanmadığını, davalının kooperatifte üyeliği devam ettiği süre içersinde zamanaşımı işlemeyeceğini, davalının istifa ettiği tarih ile icra takibi tarihi arasında bir zaman aşımı da söz konusu olmadığından dolayı davalının zaman aşımı itirazlarını kabul etmediklerini, davacının, davalı kooperatife olan borcu, 2021 genel kurul kararı uyarınca aidat alacaklarına uygulanacak faizin, aylık %2 oranında faiz oranına çekilmesi yönünde karar verilmiş olması ve bu genel kurul kararın mevcut icra takiplerine uygulanması yönünden olduğundan, davacının borcunun ana alacak ve faiz olarak 114.630TL olarak tespitine karar verilmesini, davalı kooperatif tarafından başlatılan ve davacının itiraz ettiği takip, davalı tarafından kötü niyetli olarak açılmadığını, haksız dava açılmasına ilişkin şartların oluşmaması sebebiyle kötü niyet tazminat talebinin reddine, davacı aleyhine, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, ---- İcra Müdürlüğünün------ Esas sayılı dosyasında davacının davalıya 114.630,00 TL borçlu olup olmadığının tespitine, icra takibi dolayısıyla davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti ile İcra Dairesine ve Mahkememize sunulan beyanlar dolayısıyla yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.
-----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Mahkememizce işbu dosyada, Kooperatif uzmanı ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişilerin raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişilerce tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; KOOPERATİF İNCELEME : Dosyada sunulan belgelerin incelemesi; taraflarca dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde ; Genel Kurul Kararları: Davalı kooperatifin 2002 yılından 2020 yılına kadar yapılan genel kurul tutanakları incelenmiştir. Yıllar itibarıyla genel kurullarda kararlaştırılan ortak aidat yükümlülüğü ve gecikme faizi oranı aşağıdadır. Davalı ------ davacı ...’a gönderdiği ihtarnamede, yukarıdaki genel kurul kararlarında belirlenen aidatların dikkate alındığı borcun hesaplandığı görülmüştür. Kooperatif Ticari Defterleri : Davacı tarafın dilekçesinde 2002-2021 yılları ticari defterlerinin derdest olan ----.Ağır Ceza Mahkemesi’nin ----- esas sayılı dosyasında(EK:3) bulunduğu ve incelenmek üzere ---- Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Memur Suçları Bürosu ------ soruşturma dosyasına gönderildiği ifade edilmiştir. Kooperatif 2013 yılı ticari defterleri ise ----.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ----- esas sayılı dosyasında bulunduğu ve mahkeme kaleminde incelenmesi talep edilmiştir.
Davalı kooperatifin incelenen 2014 ile 2021 yılları arası dönemlere ait ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 65. maddelerine göre açılış kaydı ve yevmiye defteri kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı yerinde incelememizde görülmüştür. Mahkeme kaleminde kooperatif vekilince ve kooperatif merkezinde tarafımıza ibraz edilen tüm ticari defterler incelenmiş, örneğin davacı üye 131.01.A42-Ortaklardan Alacakla---- cari hesap muavin defterinin 2019 yılı genel kurulunda kararlaştırılan aidat miktarı 3.750,00 TL’yı gösterir ticari defter sayfası(EK: 6) raporumuz ekindedir. Yönetim Kurulu Karar Defteri : T.C. ---. Noterliği tarafından 08.05.1991 tarih ve ---- no. ile tasdiki yapılan karar defteri incelendiğinde, 18.06.1994 tarih ve ----- no.lu yönetim kurulu kararında ---- sicil no ile kooperatif ortaklığına kabul edildiği belirtilmiştir. T.C. ---- Noterliği tarafından 14.07.1993 tarih ve ----- no. ile tasdiki yapılan Üye Kayıt Defteri incelendiğinde, -----sicil no ile kooperatif ortaklığına kabul edildiği görülmektedir(EK:2). 26.02.2021 tarih ve ----- no.lu yönetim kurulu kararı ile geçmiş dönem borcunu 2 adet noter ihtarnamesinin tebliğ edilmesine rağmen ödemediğinden ana sözleşme 14/2 md. ve Kooperatifler Kanunu 16. ve 27. Md. istinaden ortaklıktan çıkarıldığı görülmüştür. Çekiliş Tespit Tutanağı (EK 4): T.C. ----- Noterliği tarafından 14.03.1999 tarih ve ------ no. ile tasdiki yapılan Kura Çekim Listesi’nde 4054 Ada----- adresinde 15.sırada “Zemin kat Daire 3 “ taşınmazın çıktığı ve imzasıyla onayı görülmüştür. Tahsis edildiği iddia edilen -----no.lu dairenin de dava dışı ----- adına kura çekim listesinde olduğu görülmüştür. Davacı dilekçesi ekinde Pay Senetleri içeriğinde davacının 18.06.1994 tarih ve ---- no.lu kararla ----- no.lu ortaklığa kabul edilip ------daire ve ------- no.lu daire tahsisi görülmüştür. Dava dosyasında tapu kayıtları görülememekle birlikte, davalı Kooperatif merkezinde yaptığımız yerinde incelemede söz konus---- no.lu dairenin-----no.lu dairenin ------ kat maliki olarak ikamet ettiği öğrenilmiştir. Başka bir ifadeyle, 1999 yılındaki kura çekiminden itibaren kooperatife karşı akçeli yükümlülüklerini uzun süre yerine getirmediği anlaşılan davacı üye adına kanun ve ana sözleşmeye göre tapu tescili yapılmadığı anlaşılmaktadır. Aksi halde, akçeli yükümlülüklerini diğer emsal üyeleri gibi davalı kooperatife karşı eksiksiz yerine getirmiş bir davacı üyenin ekonomik yararı bulunduğundan tapu tescil davası açması beklenirdi. Kooperatif Ana Sözleşmesi :------ 3 Mayıs 1989 tarihinde onaylanan 92 maddeden oluşan ana sözleşmesi maddeleri yerinde incelememizde dikkate alınmıştır. Üye Kooperatif Borcu ---. İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasında 14.01.2021 tarihli İlamsız Takip Ödeme Emri incelendiğinde davalı kooperatifin davacıdan asıl alacak 24.980,00 TL ve %10 oranından işlemiş faiz 368.631,50 TL toplamı 393.830,50 TL talep etmiştir. Ancak, kanuni faiz oranı yıllık % 9 olup azami %100 artışla %18 olabileceğinden aylık faiz oranı %1,5 oranından doğru hesaplama yaptığımızda dikkate alınacak asıl alacak 25.030,00 TL ve %1,5 oranından işlemiş faiz 55.290,23 TL toplamı borç ise 80.320,23 TL olmalıdır. Bu doğru alacağın detayı ise aşağıdadır : Tablo 1: Genel Kurul Kararlarına Göre Aidat ve Aylık %1,5 Aidat Hesaplanması: 5- TEKNİK DEĞERLENDİRME : Sayın mahkemenin 23.02.2024 tarihli ----- no.lu celsesine göre, --- İcra Müdürlüğü’ nün ------Sayılı dosyasında davacının davalıya 114.630,00 TL borçlu olup olmadığının tespitine, icra takibi dolayısıyla davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti ile İcra Dairesine ve mahkememize sunulan beyanlar dolayısıyla yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları görülmüştür.” ile “ bilirkişilere kooperatif defterleri üzerinde yerinde inceleme yaparak, tarafların tüm iddia ve savunmalarını karşılar, icra takibi dolayısıyla davacının davalıya borçlu olup olmadığı, olması durumunda miktarının tespiti ile hesaplanmasın ve zamanaşımına ve ödenmezlik define ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirmesinin istenilmesine ... karar verileceği” ifadesi görülmüştür. Davacı kooperatif vekili dilekçesinde 2002-2012 yılları arasındaki defterlerin ---- Ağır Ceza Mahkemesi ----- Dosyasında bulunduğu, 2013 yılı defterlerinin ----- Ağır Ceza Mahkemesi ------ Dosyasında bulunduğundan mahkemede incelenmesine karar verilmesi istenmiştir. Uyuşmazlık konusuyla ilgili genel uygulamalarda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, kooperatifin ana sözleşmesi ve genel kurul kararları, ticari defter kayıtları vb. izahatı önem taşımaktadır. HMK.m.266 ve 279 ile Bilirkişilik Kanunu md. 3/2 hükümleri gereğince, hukuki değerlendirme teşkil etmemek üzere ve münhasıran Mahkemenin yetkisine dahil olan hukuki değerlendirmeye yönelik bir ön çalışma mahiyetinde olmak üzere, özel ve teknik bilgi vermekle görevli olduğumuzdan, uygulama kapsamında konu bilirkişiliğimiz tarafından değerlendirilecek olup nihai hukuki değerlendirmesi tamamen sayın mahkemenin takdirindedir. Davacı ... Kooperatif Üyeliği ---- Yükümlülüğü: Davalı ------ yönetim kurulu karar defteri incelendiğinde, 18.06.1994 tarih ve ----- no.lu yönetim kurulu kararında davacı ...
kooperatif ortaklığına kabul edildiği, Üye Kayıt Defteri incelendiğinde ise ---- sicil no ile kooperatif ortaklık kaydı görülmüştür. Kooperatifin T.C. ----. Noterliğinin 11.03.2020 tarih, ---- yevmiye nolu ihtarnamesi ve tebliğ şerhi, ----Noterliğinin 27.08.2020 tarih ---- yevmiye nolu ihtarnamesi ve tebliğ şerhi ile davalı üyeye borcunu ihtar ettiği, ödenmemesi durumunda ---Noterliğinin 04.03.2021 tarih ---- yevmiye nolu ihtarnamesi ve tebliğ şerhi ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği görülmüştür. Kooperatifler Kanunu’nun 16. Ve 27. Maddesi ile Anasözleşmenin 14.mad 2 bendi kapsamında kooperatife karşı akçeli yükümlüğünü diğer üyeler gibi eşitlik ilkesi(Koop. Kan 23.md) gereği genel kurul kararlarına(Koop Kanunu 42. Ana sözleşme 38 md) göre yerine getirmeyen üyeye 1. Noter ihtarnamesinde 10 günlük ödeme süresi verildiği ve tebliğ şerhinin görüldüğü, 2. Noter ihtarnamesinde 30 günlük ödeme süresi verildiği ve tebliğ şerhinin görüldüğü ve daha sonra 26.02.2021 tarih ve --- no.lu yönetim kurulu kararı ile geçmiş dönem borcunu 2 adet noter ihtarnamesinin tebliğ edilmesine rağmen ödemediğinden 3.ihtarnamede kooperatif ortaklığından çıkarıldığı anlaşılmaktadır. İhtarnameler ve tebliği şerhi raporumuz ekindedir(EK:5) T.C. ---- Noterliği tarafından 14.03.1999 tarih ve ---- no. ile tasdiki yapılan Kura Çekim Listesi’nde 4054 Ada 1 ---- adresinde 15.sırada “Zemin kat Daire 3 “ taşınmazın davacı ... çıktığı ve imzasıyla onayı görülmüştür. T.C. ----. Noterliği tarafından 14.03.1999 tarih ve ----- no. ile tasdiki yapılan Kura Çekim Listesi’nde-----adresinde 15.sırada “Zemin kat Daire 3 “ taşınmazın çıktığı ve imzasıyla onayı görülmüştür. Tahsis edildiği iddia edilen----- no.lu dairenin de dava dışı ----- adına kura çekim listesinde olduğu görülmüştür. Davacı dilekçesi ekinde Pay Senetleri içeriğinde davacının 18.06.1994 tarih ve --- no.lu kararla ---- no.lu ortaklığa kabul edilip -----no.lu daire tahsisi görülmüştür. Dava dosyasında tapu kayıtları görülememekle birlikte, davalı Kooperatif merkezinde yaptığımız yerinde incelemede söz konusu edilip ----- no.lu dairenin ---- ve -----no.lu dairenin ----- kat maliki olarak ikamet ettiği öğrenilmiştir. Başka bir ifadeyle, 1999 yılındaki kura çekiminden itibaren kooperatife karşı akçeli yükümlülüklerini yerine getirmediği ticari defter kayıtlarından anlaşılan davacı üye adına kanun ve ana sözleşmeye göre tapu tescili yapılmadığı anlaşılmaktadır. Aksi halde, ---- yükümlülüklerini diğer emsal üyeleri gibi davalı kooperatife karşı eksiksiz yerine getirmiş bir davacı üyenin eşitlik ilkesi gereği (Koop Kan. 23.md.) ekonomik yararı bulunduğundan tapu tescil davası açması gerekmektedir. Kooperatifler Kanunu 16. Maddesinin son fıkrasındaki “Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.” açıklamasından hareketle davacının üyeliği devam ettiği müddetçe kooperatife akçalı yükümlülüklerini ödemek zorunluluğu mevcuttur. Başka bir deyişle kooperatifler uygulamasında ortaklık devam ettiği müddetçe zaman aşımı uygulanamayacağı kanaatimizin sayın mahkemenin nihai takdirine arz ederiz. Davalı ... -----%1,5 Faiz Hesaplı Kooperatife Borcu 80.320,23 TL’dır. -----İcra Müdürl----sayılı dosyasında 14.01.2021 tarihli İlamsız Takip Ödeme Emri incelendiğinde davalı kooperatifin davacı ... ----- asıl alacak iktarı 24.980,00 TL ve işlemiş faiz 368.631,50 TL toplamı 393.830,50 TL talep etmiştir. Ancak, kanuni faiz oranı yıllık % 9 olup bu oran azami %100 artışla %18 olabileceğinden aylık faiz oranı %1,5 oranından(%18/12 ay=%1,5) hareketle toplam faiz tutarı 55.290,23 TL olmalıdır. Buna göre, genel Kurul kararlarına göre doğru hesaplama yaptığımızda dikkate alınacak asıl alacak 25.030,00 TL ve %1,5 oranından işlemiş faiz 55.290,23 TL toplamı borç ise 80.320,23TL(SeksenbinüçyüzyirmiTürkLirasıyirmiüçkuruş) olmalıdır. Ayrıca bu hesaplamamız raporumuzun “IV-İNCELEMELER/4.2 “ bölümünde Tablo 1’de izah edilmiştir. Aidat Borcuna Uygulanacak Gecikme Faiz Oranı Aylık Azami % 1,5 Olmalıdır: Davalının borcu, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 120.maddesi ile getirilen sınırlama dikkate alınarak yapılacak hesaplanmalıdır. Genel kurul kararları da sözleşme niteliğinde olduğundan aidat borcunun geç ödenmesinden dolayı istenebilecek azami faiz oranı Türk Borçlar Kanunu’nun 120.maddesinde düzenlenmiş yıllık temerrüd faizdir. Faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata yani 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/1.maddesine göre belirlenen yasal faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacaktır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 42. Maddesinde göre bütün üyeleri temsil eden organ olan genel kurul, kanun ve ana sözleşme ile tanınmış konularda karar verme yetkisine sahiptir. Dolayısıyla, kooperatif genel kurulu, üyelerden tahsil edilecek aidat vb. miktarı, taksit şartları, gecikme faizi vb. konularda karar verme yetkisine sahiptir. Genel kurul kararları, tüm üyeleri bağlayıcı bir sözleşme olup her bir üye için ayrı ayrı sözleşme düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Kooperatif ile üyesi arasında ticari bir ilişki olmadığından yasal oranda temerrüd faizi uygulanmalıdır. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/1.maddesine göre temerrüd faiz oranları dava konusuna ilişkin ihtarnamelerdeki ilgili yıllar için geçerli olmak üzere yıllık % 9 olarak belirlenmiştir. Aynı dönemlerde, sözleşmeyle kararlaştırılmamışsa temerrüd faiz oranı 3095 sayılı kanun 2/1. maddeye göre de yıllık % 9’dur. Temerrüd faizine ilişkin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 120. maddede “Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.” ifadesinden hareketle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2/1.maddesine göre ilgili her bir yıl için faiz oranı da yine %9 olduğundan davalı üye borcunun hesaplanmasında azami faiz oranı yıllık % 18 aylık ise % 1,5 oranını aşmamalıdır. Başka bir deyişle, kooperatifin üyesinin ana para borcuna yürütebileceği azami faiz oranı % 18 olup(%9 X 2= %18) 12 aya pay edildiğinde aylık % 1,5 oranından (%18/12 ay = %1,5) fazla olamayacaktır. Eğer uygulamada daha fazla tespit edilmişse bile aylık % 1,5 oranından uygulanacaktır. Dolayısıyla, davacı kooperatif yukarıda izah ettiğimiz yasal sınırların üzerinde faiz oranları dikkate alarak davalı ...---- ana para borcuna, azamide (aylık % 1,5-yıllık %18) oranı yerine çok daha yüksek (aylık %10-yıllık % 120) oranına çıkan faiz oranları kullanarak fahiş olduğuna kanaat getirdiğimiz bir alacak talep etmiştir. GENEL DEĞERLENDİRME Taraflar arasındaki ihtilaf, zamanaşımı, faiz ve çıkarılma yönünden değerlendirilecektir. Doktrinde çıkan ortağın, çıkma beyanının kooperatife ulaştığı tarihe kadar olan aidat borçlarından sorumlu olduğu, kooperatif çıkma beyanının ulaştığı tarihe kadar olan
alacağını takip ve dava konusu yapabileceği belirtilmektedir. Aynı şeklide çıkarılan ortak da çıkarılmanın kesinleştiği tarihe kadar olan aidat borçlarından sorumlu addedilmekte, çıkarılan ortağın ayrılma payı alacağı olsa dahi, kooperatif kendi alacaklarını takip ve dava konusu yapabileceği belirtilmektedir 1. Kooperatif alacaklarında zamanaşımı beş yıllık olmakla birlikte, inşaat ile ilgili kooperatiflerde, inşaata dair aidat borçlarının zamanaşımına tabii olmadığı, sadece genel gider aidatının beş yıllık zamanaşımına uğradığı kabul edilmektedir 2. Bu alacak ile ilgili zamanaşımı ise üyenin kooperatifle ilişkisi devam ettiği sürece başlamamaktadır.3 Kooperatif üyesi olduğu sürece, kooperatifin aidat alacaklarına TBK azami faiz hadlerine bağlı kalmak kaydıyla, genel kurulca belirlenen oranlarda faiz işletilebilmektedir.4 Mevzuatımıza göre kooperatifteki ortaklık sıfatı, ortağın ölümü, ortaklık payının başkasını devredilmesi, ortaklık sıfatının bir görev veya hizmetin yerine getirilmesine bağlı olması halinde bu görev veya hizmetin sona ermesi, ortağın kooperatif ana sözleşmesinde gösterilen sebeplerle ortaklıktan çıkarılması (Koop. K. m.16) ve ortağın parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle ihracı (Koop. K m. 27) hallerinde sona erdiği gibi, ortağın bizzat çıkma hakkının kullanılması suretiyle ortağın kendi isteği üzerine ayrılması (Koop. K m. 10) ile de sona ermektedir.5 Kooperatif Mevzuatımıza açık kapı ilkesi hakim olup, kanun ve ana sözleşmede belirlenen giriş şartlarını yerine getiren, aynı durumda olan bireylerin ekonomik menfaatlerinin korunması ve bireylerin meslek ve geçimlerine ilişkin ihtiyaçlarının sağlanması için kooperatife katılma ve kooperatiften ayrılabilmeyi de içine alma durumuna açık kapı ilkesi denilmektedir. Bu ilkeye göre, kooperatifler gönüllü kuruluşlar olup, kooperatif ortaklığının yükümlerini kabul eden herkes cinsiyet, sosyal, ırksal, siyasal ve dinsel ayrım yapılmaksızın ortaklığa kabul edilir, yine bu ilke kapsamında kooperatifin hizmetlerinden artık fayda sağlayamaz duruma geldiklerinde de yine bu ilke kapsamında kooperatiften serbestçe çıkabilirler.6
Mevzuatımızda bu ilkeye binaen ortağa çıkma hakkı tanındığı gibi, kooperatife de ortağı ortaklıktan çıkarma hakkı tanınmıştır. Bu bakımdan kooperatif de, ortak ile kurulmuş bulunan sürekli borç ilişkisi niteliğinde olan ortaklık ilişkisini tek taraflı ve yöneltilmesi gerekli irade beyanı ile sona erdirebilir. Her iki durumda da, ortaklık ilişkisini sona erdirmenin dayanağını sürekli borç ilişkilerinin niteliğinden kaynaklanan bozucu yenilik doğuran fesih hakkı oluşturmaktadır.7 Çıkma hakkı ortağa tanınan vazgeçilemez ve bertaraf edilemez bir hakkı olup, çıkma, ortağın iradi olarak kooperatifle arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirmesidir.8 Ortak, çıkma hakkını bildirim yolu ile kullanır. Mevzuatımıza göre ortaklıktan çıkma bildirimi bir hesap yılı sonundan en az altı ay öncesinde yapılır ve çıkış hesap yılı sonu için geçerlilik ifade eder. Bununla beraber ana sözleşme ile altı aylık sürenin kısaltılması ve hesap dönemi içinde de çıkışa izin verilmesi de mümkündür. 9 Mevzuatımızda haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma ancak ana sözleşmede düzenlenmesine bağlanmış, ana sözleşmede düzenlenmemiş, haklı sebeplere dayanılarak ortaklıktan çıkarma işleminin yapılamayacağı kabul edilmiştir.10 Kooperatifler Kanunumuzun 16/1 maddesinde yapılan düzenlemede, çıkarılma nedenlerinin ana sözleşmede yer alması gerektiği belirtilmekle birlikte, tahdidi veya örnek çıkarma sebepleri sayılmamış, hatta sebeplerin içeriği hakkında bir açıklama da yapılmamıştır. Bu bakımdan uygulamada, ana sözleşmede yer alan çıkarılma nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, çıkarılma ile ilgili ortaklık noksanlığının giderilmesi için makul bir süre verilip verilmediği tetkik edilmekle beraber,12 sözleşmede yer alan çıkarılma nedenlerinin açık kapı ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığı yönünde bir inceleme yapılmamaktadır. İlgili kararın ortağa tebliğ edilmesinden itibaren 3 ay içerisinde de itiraz edilmeyen çıkarılma kararları da kesinleşmektedir. Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma Kooperatifler Kanununun 17. Maddesinde düzenlenmiş olup; çıkan veya çıkartılan ortak, aslında "ayrılma payı" alır. Ayrılma payı bakımından çıkarılan ortağın kusurlu olup olmadığı da hak edişe etki etmemekte olup; ayrılma payı genel olarak ortağın koyduğu sermaye ve mevduatlar ile ana sözleşmede düzenlenen haklarından oluşur. Ayrılan ortağın ayrılma payını alması, öncelikli olarak ortağın kooperatife yaptığı ödemeleri geri almasını ifade eder. Ayrılan ortak, kooperatife verdiği sermaye ödemelerini geri alabilir. Çıkarılma halinde bu ödemelerin kısmen veya tamamen geri alınamayacağına dair ana sözleşmede düzenlemeler bulunsa dahi bu şartlar hükümsüz kabul edilmektedir. Ayrılma payına karşılık kooperatifin bu tutardan mahsup edebileceği genel kalem ise ayrılma yılının, genel kurulca kesinleşen bilançosuna göre o yılın masraflarından çıkarılan ortağa düşen paydır. Bununla beraber, üyenin çıkması veya çıkarılmanın kesinleşmesi halinde üyenin çıkma payı tahsil edilmeden önce geçmiş aidat borçlarının talep edilmesi durumunda, bunlara uygulamada faiz ve gecikme cezası uygulanamayacağı, böyle bir uygulamanın genel hakim kural olan, açık kapı ilkesine aykırı olacağı, ilgili alacaklardan faiz talep edilemeyeceği de kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında davacını kooperatif üyesi olduğu, fakat aidatlarını ödemediği, Ödenmeyen aidatlar ile ilgili 14.01.2021 tarihinde niza konusu takip açıldığı, Bu durumda yukarıda izah edildiği üzere, kooperatif üyesi olunan süre boyunca zamanaşımı işlemeyeceği ve alacaklara azami faiz hadleri de nazara alınarak, takip tarihi itibarıyla, 25.030,00 TL asıl alacak, 55.290,23 TL faiz olmak üzere 80.320,23 TL alacaklı olduğu, Dosyadaki belgelere bakıldığında, takip açıldıktan sonra, Kooperatif Yönetim Kurulu’nun 26.02.2021 yılında davacıyı çıkarma kararı aldığı, bu kararın 04.03.2021 tarihinde davacıya ihtar edildiği, İhtarın tebliğinden sonra, davacının çıkarılmaya ilişkin genel kurula yapmış olduğu bir itiraza veya açılmış bir davaya rastlanılmadığı, bu durumda takip tarihinden sonra, 2021 yılında davacının çıkarılmasının kesinleştiği, Ayrılma payının muacceliyet tarihinin ise, kooperatifin ayrılma yılındaki bilançonun düzenlendiği tarih değil genel kurulca kabul edilerek kesinleştiği tarih olduğu, Bu ödemelerin belirli şartlar altında kooperatifçe ertelenebileceği, ertelemeler için ise kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebileceği, bu durumda ise alacağın üçüncü yılın sonunda muaccel hale geleceği, Davacının ortaklıktan çıkarıldığı 2021 yılı genel kurulunun 26.06.2022 tarihinde kayıtlı 275 üye ile yapıldığı, davalı kooperatifin genel kurulunda müzakere ve kabul edilen 2021 tarihli Bilanço’sunda “Dönem Gelir-Gider Farkı 3.481.484,42.-TL” olduğunun görüldüğü, Bu tutarın mevcut üye sayısına bölündüğünde (3.481.484,42.-TL/275 Üye) hesaplanan 12.659,94.-TL’nın (OnikibinaltıtüzellidokuzTürklirasıDosandörtkuruş) davalı kooperatif tarafından, davacı ...---- talep edebileceği tutar olduğu, [2021 yılı Genel kurul toplantı tutanağı ve Bilanço raporumuzu ekindedir (EK:7)] İhraç dönemi 2021 yılı genel kurulu 26.06.2022 tarihinde yapıldığı, ortaklık payının iadesi ile ilgili de bir karara rastlanılmadığı, mevcut verilerle bilançonun bu tarihten bir ay sonra 27.07.2022 tarihinde muacceliyet kazandığı, Bu durumda, niza konusu olayda ayrılma payının, takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce muaccel hale geldiği, ayrılma payının muacceliyeti ile ödenen aidatların iadesi gerekeceğinden ve bu alacaklara ilişkin olarak da uygulamada faiz tahakkuk ettirilmesinin de açık kapı ilkesine aykırı bulunmasından dolayı, tahakkuk etmiş fakat tahsil edilmemiş faizlerin de sükut edeceği, Bu bakımdan davalının ancak ayrılma yılındaki bilançosundaki o yılın masraflarından ortağa düşen miktar olan 12.659,94 TL kadar asıl alacaklı olacağı, 27.07.2022 muacceliyet tarihinden sonra azami had ile sınırlı olarak, faiz işleyeceği, düşünülmektedir.
SONUÇ ve KANAAT : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplere binaen, kooperatif üyesi olunan süre boyunca zamanaşımı işlemeyeceği ve alacaklara TBK hükümlerine göre azami faiz hadlerine kadar faiz işleyeceği nazara alındığında, Takip Tarihi İtibarıyla, davalının davacıdan 25.030,00 TL asıl alacak, 55.290,23 TL faiz olmak üzere 80.320,23 TL alacaklı olduğu, Davalı bu hesap eden tutarlardan sadece faiz ile ilgili daha fazla talepte bulunduğundan menfi tespit kapsamında, davacının takip tarihi itibarıyla, 313.341,27 TL borçlu olmayacağı,
¸
Dava Tarihi İtibarıyla, davalının davacıdan 12.659,94 TL asıl alacak, 2.153,92 TL bu asıl alacağa işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.813,86TL (ONDÖRTBİN SEKİZYÜZ ONÜÇ TÜRKLİRASI SEKSENALTI KURUŞ) alacaklı olduğu, Bu durumda menfi tespit kapsamında, 378.767,64 TL borçlu olmadığı, 13.07.2023 tarihinde davalı tarafından yapılan faiz oranına ve faiz tutarına ilişkin feragat ise 07.07.2023 dava tarihinden sonra olduğundan resen dikkate alınmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyada, Kooperatif uzmanı ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişilerin EK raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişilerce tarafından tanzim edilen bilirkişi EK raporunda özetle;İNCELEME TARTIŞMA VE DEĞERLENDİRME Tarafların rapora itirazları aidat alacaklarına çıkma çıkarılmanın ya da çıkarılmanın etkisi ve faiz noktalarında toplanmaktadır. Kök raporda belirtildiği üzere, çıkan ortağın, çıkma beyanının kooperatife ulaştığı tarihe kadar olan aidat borçlarından sorumlu olduğu, kooperatif çıkma beyanının ulaştığı tarihe kadar olan alacağını takip ve dava konusu yapabileceği kabul edilmektedir. Aynı şeklide çıkarılan ortak da çıkarılmanın kesinleştiği tarihe kadar olan aidat borçlarından sorumlu addedilmekte, çıkarılan ortağın ayrılma payı alacağı olsa dahi, kooperatif kendi alacaklarını takip ve dava konusu yapabileceği belirtilmektedir. Bununla beraber, üyenin çıkması veya çıkarılmanın kesinleşmesi halinde üyenin çıkma payı tahsil edilmeden önce geçmiş aidat borçlarının talep edilmesi durumunda, bunlara uygulamada faiz ve gecikme cezası uygulanamayacağı, böyle bir uygulamanın genel hakim kural olan, açık kapı ilkesine aykırı olacağı, ilgili alacaklardan faiz talep edilemeyeceği de kabul edilmektedir. Niza konusu olayda ferileri ile birlikte davacıdan aidat alacağı talep edildiğinden ve akabinde davacı ortaklıktan çıkarıldığından, dava da borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davası olduğundan hesaplamada yukarıdaki parametreler nazara alınmıştır. Faiz bakımından da uygulamada TBK daki azami faiz hadleri kooperatifler için de tatbik edildiğinden, faiz parametresinde de bu had nazara alınmıştır. Bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, davacını kooperatif üyesi olduğu, fakat aidatlarını ödemediği, Ödenmeyen aidatlar ile ilgili 14.01.2021 tarihinde niza konusu takip açıldığı, Bu durumda alacaklara azami faiz hadleri de nazara alınarak, takip tarihi itibarıyla, 25.030,00 TL asıl alacak, 55.290,23 TL faiz olmak üzere 80.320,23 TL alacaklı olduğu, Dosyadaki belgelere bakıldığında, takip açıldıktan sonra, Kooperatif Yönetim Kurulu’nun 26.02.2021 yılında davacıyı çıkarma kararı aldığı, bu kararın 04.03.2021 tarihinde davacıya ihtar edildiği, İhtarın tebliğinden sonra, davacının çıkarılmaya ilişkin genel kurula yapmış olduğu bir itiraza veya açılmış bir davaya rastlanılmadığı, bu durumda takip tarihinden sonra, 2021 yılında davacının çıkarılmasının kesinleştiği, Ayrılma payının muacceliyet tarihinin ise, kooperatifin ayrılma yılındaki bilançonun düzenlendiği tarih değil genel kurulca kabul edilerek kesinleştiği tarih olduğu, Bu ödemelerin belirli şartlar altında kooperatifçe ertelenebileceği, ertelemeler için ise kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebileceği, bu durumda ise alacağın üçüncü yılın sonunda muaccel hale geleceği, Davacının ortaklıktan çıkarıldığı 2021 yılı genel kurulunun 26.06.2022 tarihinde kayıtlı 275 üye ile yapıldığı, davalı kooperatifin genel kurulunda müzakere ve kabul edilen 2021 tarihli Bilanço’sunda “Dönem Gelir-Gider Farkı 3.481.484,42.-TL” olduğunun görüldüğü, Bu tutarın mevcut üye sayısına bölündüğünde hesaplanan 12.659,94.-TL’nın (davalı kooperatif tarafından, davacı ... ----- talep edebileceği, İhraç dönemi 2021 yılı genel kurulu 23.05.2022 tarihinde yapıldığı, ortaklık payının iadesi ile ilgili de bir karara rastlanılmadığı, mevcut verilerle bilançonun bu tarihten bir ay sonra 24.06.2022 tarihinde muacceliyet kazandığı, Bu durumda, niza konusu olayda ayrılma payının, takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce muaccel hale geldiği, ayrılma payının muacceliyeti ile ödenen aidatların iadesi gerekeceğinden ve bu alacaklara ilişkin olarak da uygulamada faiz tahakkuk ettirilmesinin de açık kapı ilkesine aykırı bulunmasından dolayı, tahakkuk etmiş fakat tahsil edilmemiş faizlerin de sükut edeceği, Bu bakımdan davalının ancak ayrılma yılındaki bilançosundaki o yılın masraflarından ortağa düşen miktar olan 12.659,94 TL kadar asıl alacaklı olacağı, 24.06.2022 muacceliyet tarihinden sonra azami had ile sınırlı olarak, faiz işleyeceği, düşünülmekte olup kök rapordaki görüş ve hesaplama parametreleri ile bağlı kalınmıştır. SONUÇ Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, kök rapordaki görüş ve hesaplamalarla bağlı kalındığı bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporları incelenmiş olup; davanın icra takibinde kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, davacının kooperatif üyesi olduğu, fakat aidatlarını ödemediği, Ödenmeyen aidatlar ile ilgili 14.01.2021 tarihinde niza konusu takip açıldığı, Bu durumda kooperatif üyesi olunan süre boyunca zamanaşımı işlemeyeceği ve alacaklara azami faiz hadleri de nazara alınarak, takip tarihi itibarıyla, 25.030,00 TL asıl alacak, 55.290,23 TL faiz olmak üzere 80.320,23 TL alacaklı olduğu, Dosyadaki belgelere bakıldığında, takip açıldıktan sonra, Kooperatif Yönetim Kurulu’nun 26.02.2021 yılında davacıyı çıkarma kararı aldığı, bu kararın 04.03.2021 tarihinde davacıya ihtar edildiği, İhtarın tebliğinden sonra, davacının çıkarılmaya ilişkin genel kurula yapmış olduğu bir itiraza veya açılmış bir davaya rastlanılmadığı, bu durumda takip tarihinden sonra, 2021 yılında davacının çıkarılmasının kesinleştiği, Ayrılma payının muacceliyet tarihinin ise, kooperatifin ayrılma yılındaki bilançonun düzenlendiği tarih değil genel kurulca kabul edilerek kesinleştiği tarih olduğu, Bu ödemelerin belirli şartlar altında kooperatifçe ertelenebileceği, ertelemeler için ise kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebileceği, bu durumda ise alacağın üçüncü yılın sonunda muaccel hale geleceği, Davacının ortaklıktan çıkarıldığı 2021 yılı genel kurulunun 26.06.2022 tarihinde kayıtlı 275 üye ile yapıldığı, davalı kooperatifin genel kurulunda müzakere ve kabul edilen 2021 tarihli Bilanço’sunda “Dönem Gelir-Gider Farkı 3.481.484,42.-TL” olduğunun görüldüğü, Bu tutarın mevcut üye sayısına bölündüğünde (3.481.484,42.-TL/275 Üye) hesaplanan 12.659,94.-TL’nın davalı kooperatif tarafından, davacı ... ---- talep edebileceği tutar olduğu, İhraç dönemi 2021 yılı genel kurulu 26.06.2022 tarihinde yapıldığı, ortaklık payının iadesi ile ilgili de bir karara rastlanılmadığı, mevcut verilerle bilançonun bu tarihten bir ay sonra 27.07.2022 tarihinde muacceliyet kazandığı, Bu durumda, niza konusu olayda ayrılma payının, takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce muaccel hale geldiği, ayrılma payının muacceliyeti ile ödenen aidatların iadesi gerekeceğinden ve bu alacaklara ilişkin olarak da uygulamada faiz tahakkuk ettirilmesinin de açık kapı ilkesine aykırı bulunmasından dolayı, tahakkuk etmiş fakat tahsil edilmemiş faizlerin de sükut edeceği, Bu bakımdan davalının ancak ayrılma yılındaki bilançosundaki o yılın masraflarından ortağa düşen miktar olan 12.659,94 TL kadar asıl alacaklı olacağı, dava tarihi itibarıyla, davalının davacıdan 12.659,94 TL asıl alacak, 2.153,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.813,86TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.İcra inkar tazminat talebinin, miktarın belirlenmesi yargılamayı gerektirmesi sebebiyle likit olmadığından yerinde olmadığı, kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2----- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasında davacının 12.659,94 TL asıl alacak 2.153,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.813,86 TL takip başlangıcı olarak borçlu olduğu görülmekle, takip başlangıcında bu miktarlardan fazla istenilen kısımlar yönünden davacının icra takibinde borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin reddine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 2.575,73-TL'nin davalıdan, 544,27-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 6.818,44-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 9.295,88-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2.477,44-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yapılan 8.710,00 TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 7.584,39-TL'nin ve davacı tarafça yatırılan 6.818,44 TL peşin harç giderinin toplamı 14.402,83-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin bakiye kısmının kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A,A,Ü,T, deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A,A,Ü,T, deki esaslara göre belirlenen 14.813,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.