T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/34
KARAR NO : 2025/417
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/01/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirkete ait ---- plaka numaralı, ---- marka, ----- şase numaralı, ---- motor numaralı,---- ticari ada sahip ------ model aracın 01.07.2022 tarihinde dava dışı ----- satın alındığını, davalılardan ------ Şirketi'nin ise ----- marka araçların ithalatçısı olduğunu, söz konusu aracın satın alındığı tarihin üzerinden henüz bir aylık süre geçmeden ve sadece 1.600 kilometredeyken arıza yaptığını ve yolda kaldığını, bunun üzerine 16.07.2022 tarihinde arıza kaydı oluşturulduğunu ve aracın ----- yetkili servislerinden olan diğer davalı ------ teslim edildiğini, davacı şirkete ait aracın onarım süreci oldukça uzun sürdüğünü ve aracın davacı şirkete 11.08.2022 tarihinde teslim edilebildiğini, aracın onarım ve teslim sürecine ilişkin bilgi ve belgelerin görülebilmesi için servis dosyasının davalılardan celbini talep ettiklerini, davacı şirketin ticari unvanından da anlaşılabileceği üzere un sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, bu tipteki araçları (kamyon, TIR gibi) ürettiği mamullerin şehirler arası nakliyatlarını kendi aracı ile gerçekleştirmek amacıyla satın aldığını, ticari değeri oldukça yüksek olan aracın bu kadar kısa sürede arıza yapıp yolda kalması ve onarım işlemlerinin de oldukça uzun sürmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, bir TIR için 1.600 kilometrenin çok kısa bir mesafe olduğunu, Dava konusu aracın davacı şirketin en yoğun iş zamanında işlevsiz kaldığını, kullanılamadığını ve uzun süre onarımının tamamlanmasının beklendiğini, Temmuz ve Ağustos ayları unun hammaddesi olan tahıl/buğday gibi ürünler için hasat ve ticaret zamanı olduğunu, davacı şirketin aracın serviste geçirdiği uzun sürede, dava konusu araç ile gerçekleştireceği nakliyatları için üçüncü şahıs nakliye firmalarından hizmet almak zorunda kaldığını ve bunların karşılığında oldukça yüksek nakliye bedelleri ödediğini, davacının söz konusu mağduriyetinin ve zararının giderilmesi amacıyla davalılara---- Noterliği'nin ------ yevmiye numaralı 09.08.2022 tarihli ihtarnamesi gönderilmiş ancak taleplerinin davalılar tarafından olumsuz şekilde karşılandığını, davalıların davacı şirkete ait aracın onarım süresinin uzamasını, arızaya sebep olan ilgili parçanın stoklarında bulunmaması, parçanın yurt dışından tedarik sürecinin uzun sürmesi gibi gibi kabul edilebilir nitelikte olmayan sebeplere dayandırdıklarını, davalıların yaklaşık 3.000.000 TL (üç milyon Türk Lirası) tutarındaki bir aracın parçalarını stoklarında bulundurmaları gerektiğinin sabit olduğunu, davalıların ticari faaliyetlerde kullanılacak araçları ithal etmekte, satışını gerçekleştirmekte ve servis hizmetlerini yürütmekte olduklarını, Davalıların araçlar arıza kaydıyla servise giriş yaptıklarında ilgili parçanın stoklarında bulunmadığını fark etmeleri ve söz konusu parçanın yurt dışından temininin uzun sürdüğü gerekçesiyle herhangi bir zararı karşılamamalarının hukuka aykırı nitelikte olup aynı zamanda basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüklerine aykırılık teşkil ettiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davacı şirkete ait ------ plakalı aracın onarım süresinin yasal ve makul süreyi aşması nedeniyle şirketin uğradığı kazanç kaybına ve her türlü zararına karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL tazminatın ----- Noterliği'nin ------ yevmiye numaralı 09.08.2022 tarihli ihtarnamesinin davalılara tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ------ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı şirketin dava konusu aracın satıcısı değil ihtalatçısı olduğunu, davacının beyanlarından da sarahaten ortaya konduğu üzere, aracın ticari işletmeye özgülenmiş bir araç olduğunu, ------ ile Davacı arasında bir ticari satış gerçekleştiği konusunda bir çekişme bulunmadığını, Dolayısıyla ithalatçı sıfatını haiz davalı şirket'in ayıptan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Davacı tarafından aracın onarımı için ----- araç teslim edildiğini, alınan hizmetin gecikmesi nedeniyle ayıplı olduğunu iddia ediyorsa bu durumda da davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirketin bu işlemin bir tarafı olmadığını, aracın tamir süresinin yasal sınırlara uygun olduğunu, davacının zararı azaltma külfetine riayet etmediğini savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, disiplin cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iş bu dava konusu taleplerini belirsiz alacak davasına konu etmesinin mümkün olmadığını, aracın onarım süresinin makul süreyi aştığı iddiasının dinlenemeyeceğini, yapılan onarım süresinin yasal sınırlar içerisinde olduğunu, davacının dava konusu aracı 18.07.2022 tarihinde davalı şirkete ait servise teslim ettiğini, aracın tesliminin hemen ertesi günü yani 19.07.2022 tarihinde yapılan teknik inceleme ile araçta beyin arızası tespit edildiğini ve yapılması gereken işlemlerin davacı ile paylaşıldığını, 20.07.2022 tarihinde davacının garanti kapsamında onarım talebinin sisteme girildiğini, garanti kapsamında yapılacak işlemler ve temin edilecek olan arızaya sebep olan parçanın temini için öncelikle yurt içinde hizmet veren tüm ----- yedek parça iştiraklerinden sorgulandığını, parçanın yurt içinde bulunamaması nedeniyle yurt dışından sipariş verildiğini, verilen siparişin ülke sınırları içerisine girip gümrük işlemlerinin 10.08.2022 tarihinde bitmesinin ardından 24 saat içerisinde davalı şirket servisine transferi sağlanıp aracın onarımı yapıldığını ve 11.08.2022 tarihinde aracın eksiksiz ve çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğini, davalı şirketin aracın onarım sürecini uzatacak bir ihmali yahut kusuru olması bir yana sürecin hızlı tamamlanması adına olağan üstü bir çaba sarf ettiğini, aracın davalı şirkete teslimininden, tekrar davacıya teslimine kadar geçen bu süreç toplamda 18 iş günü sürdüğünü, davacının ikame araç talebi olmayıp böyle bir talepte bulunmaksızın 3. kişilerden nakliye hizmeti alması nedeniyle zarara uğradığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının bu talebinin kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine açıkça aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının uğradığını iddia ettiği zararın afaki olup dosyaya sunulan fatura bedellerinin kabulünün mümkün olmadığını savunarak, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Maddi Tazminat istemine ilişkindir.
Trafik tescil kayıtları celp edilmiştir.
Davaya konu araca ait servis işlem dosyaları celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 09/05/2023 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında davacıya 2022 yılına ait ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM , makine mühendisi ve taşıma alanında uzman bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.SMMM bilirkişi ----, makine mühendisi bilirkişi-----ile taşıma alanında uzman bilirkişi ---- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı Şirketin Ticari Defterlerinde yer alan Nakliye Gider Hesap Muavinleri incelendiğinde, gerek davaya aracın Şirket aktifine girdiği tarih öncesi, gerek aracın tamiri sonrasında davacı şirkete teslim edildiği tarih olmak üzere, çok sayıda Nakliye Hizmet sağlayıcısından Nakliye Hizmeti alınmış/alınmaya devam edilmiş Davacı Şirketin dışarıdan sağlanan Nakliye Hizmetleri için 2022 Yılında KDV Hariç; 2.809.564,00 TL+ 140.347,92 TL= 2.949.911,92 TL Gider kaydı yapılmış olduğu, Dava konusu ---- plaka numaralı, ----- model ---- marka, ----- marka model araç olduğu, Söz konusu aracın Motor No: ----- Şase No: ----- olduğu, Dava - alınmış olduğu, davalılardan ----- Şirketinin ise ----- marka araçların ithalatçısı olduğunu, Dava konusu aracın dava dışı ---- 01/07/2022 tarih ve ------ No.lu, fatura ile 2.715.600,00 TL ile davacı tarafından satın alınmış olduğu, Söz konusu aracın henüz 2.073 km de iken ( beyin) arızası nedeni ile 16.07.2022 tarihinde arıza kaydı oluşturularak 18.07.2022 tarihinde ----- no.lu davalı ------ teslim edilmiş olduğunu, 20.07.2022 tarihinde sisteme onarım talebinin girilmiş olduğunu, Davacı tarafından---- Noterliğinin 09.08.2022 tarih ve ------- no.lu ihtarnamenin davalılara gönderilerek mağduriyetin giderilmeni hususunun ihtar edilmiş olduğu, Dava konusu araç parçasının ----- no.lu davalı tarafından 04.08.2022 tarihinde tedarikçi firma ----- gönderilmiş olduğunu ve parçanın 11.08.2022 tarihinde gönderilerek aynı tarih olan 11.08.2022 tarihinde davacıya telim edilmiş olduğunu,---- nolu davalı tarafından araçtaki ---- beyin arızasına yönelik ------ ile mail ortamında malzeme siparişinin verilmiş olduğu, Dava konusu aracın makul onarım süresinin parçanın yurtdışı tedariki olması nedeni ile yaklaşık 24 gün sürmüş olduğunu ve bu sürenin gümrük, parça temi leştirme vb. işlemler dikkate alındığında makul olduğunu, Söz konusu araca yönelik cip krizinin davalı firmalardan bağımız olarak küresel bir sorun olduğunu, yakın zamandaki pandemi ile salgın hastalık, sel, deprem vb. felaketlerin cip üretimini doğrudan etkilediği, bu nedenle şirketlerin üretimi sınırlı olan bu parçaları yedekte tutmaları, depolamalarının söz konusu olmadığı, Ayrıca Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğine göre bu sürenin 45 gün olduğunu, Bu süre içerisinde davacının ikame araç talep etme hakkının bulunduğunu, ancak doya muhteviyatında böyle bir talebin bulunmadığını, Bu nedenle aracın onarımda iken kullanılamamasından kaynaklı kazanç kaybının ikame araç talebinin karşılanmaması durumunda hayat bulması gerektiği, Davacı konusu aracın teknik özelliklerinin; şeklinde olduğu, Söz konusu aracın maksimum kapasitesi 44.000 kg olmasına karşılık doya muhteviyatına 604.620 kg , 76.600 kg gibi aracın taşıma kapasitesinin çok üzerinde yükleme yapılarak faturalandırma yapılmış olduğu, Araç kapasitesi dikkate alındığında söz konusu yükün dava konusu araç ile taşınmasının teknik olarak mümkün olmadığı (18.07.2022 ----- ve 25.0.2022 tarihli ------ no.lu faturalar) Ancak ------ 27.800 kg ürün nakliye bedeli olan ( GİB ------) KDV dahil 7.950,00TL ile 23.07.2022 tarihli ve ----- nakliye bedeli olan 3.500 Kg KDV dahil 4.375,60 TL nin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, ( Yaz dönemi nakliye hizmetlerinin artması nedeni ile piyasada araç tedarikinin zorlaşarak fiyatlara yansıması dikkate alınmıştır.) Dosya muhteviyatında dava konusu araca yönelik Garanti Belgesinin bulunduğu ve araçtaki arızanın Garanti Kapsamında giderilmiş olduğu, Nihai taktiri Sn.Mahkemede olmak üzere davalılar tarafından aracın ----- beynine yönelik gerekli işlemlerin yapılarak yurtdışından temin edilerek davacıya makul süre içerisinde teslim edilmiş olduğu, bu kapsamda davalılara kusur atfedilemeyeceği,(Menfi) Sn. Mahkemede aracın ----- beyni değişimi aşamasında davacı tarafından aracın kullanılamamasına yönelik -----no.lu davalıdan ikame araç talep etmeden kendi imkanları ile araç temin etmesi durumunda Mahrumiyet bedelinin/kazanç kaybının ödenmesi yönünde kanaat oluşması durumunda, davacının talep edebileceği nakliye bedelinin 7.950,00 TL + 4.375,60 TL =12.325,60 TL olacağı, Ancak Yargıtay içtihatları gereği aracın onarım süresince kullanılamamış olmasından kaynaklı zorunlu giderlerden yakıt gideri, bakım gideri, amortisman vb. giderlerin tenzili dikkate alındığında davacının talep edebileceği kazanç Kaybının bulunmadığı, ...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Mahkememizin 12/03/2024 tarihli celse ara kararı ile doğrultusunda tanzim edilen ek raporda özetle;''... taraf vekilleri tarafından görüş ve kanaatlerini değiştirecek bilgi, belge ve doküman sunulmadığını, Kök Rapor görüş ve kanaatlerin aynen devam ettiği...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizin 04/06/2024 tarihli celse ara kararı ile ek rapora itirazların değerlendirilmesi bakımından dosya daha önce rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen ek raporda özetle;''...Ekonomik ömür tespit tablosuna göre dava konusu aracın ekonomik ömrünün yaklaşık 5 yıl olarak belirlenmiş olduğu, Bu kapsamda ; Dava konusu Aracın Yıpranma Payı Değeri Yıllık “ Aracın Maliyet Değeri / Aracın Ömrü 2.715.000,00 TL( rayiç değer) 5 Yıl , 543.000,00 TL ( Yıllık) Bu değer aya, haftaya, güne bölünerek yıpranma payı hesaplanabilieceği, Yıpranma Payı (Yıllık) 543.000,00 TL / 12 = 45.250,00 TL (Aylık yıpranma payı), 45.250,00 TL / 30 = 1.508,33 TL ( Günlük yıpranma payı) olduğu, Söz konusu aracın günlük olarak 24 (yirmidört) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 1.508,33 TL X 24 = 36.200,00 TL olacağı, Bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği tenzili ile davacının 84.000,00 TL - 36.200,00 TL = 47.800,00 TL araçtan mahrum kalma tazminat alacağının bulunduğu,...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizin 24/12/2024 tarihli celse ara kararı ile araçtaki arızanın üretimden kaynaklanıp kaynaklanmasığı hususlarında makine mühendisi bilirkişisinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, tanzim edilen ek raporda özetle;''...Dava konusu -----plaka sayılı, ---- model----marka, ---- marka model aracın henüz 2.073 km de iken ----- ( beyin) arızası nedeni ile arızalanmış olan (Söz konusu araca yönelik ------ Beyninin aracın yürüyen aksamına yönelik bir parça olduğu ve henüz 2.73 km de bu parçanın arızalanmış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirilmiştir.) ve tespit edilen arızaya yönelik parçanın yurtdışından getirilmesi ile onarım sürecinin takip edilerek tamamlanmış olduğu ve Kök ve Ek Raporlarda detaylı izah edildiği üzere dava konusu araçtaki ----- Beyin arızasının ÜRETİM HATASINDAN KAYNAKLI OLDUĞU, ...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden Mahkememize sunmuş olduğu 07/02/2025 tarihli dilekçe ile özetle;''... Davacı şirkete ait ------ plakalı aracın onarım süresinin yasal ve makul süreyi aşması nedeniyle şirketin uğradığı kazanç kaybına, araç mahrumiyet bedeline ve her türlü zararına karşılık olarak toplam 47.800 TL tazminatın ---- Noterliği'nin ------ yevmiye numaralı 09.08.2022 tarihli ihtarnamesinin davalılara tebliği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini...'' talep etmiş, sunulu dilekçe davalılara tebliğ edilmiş, davacı vekilince 07/02/2025 tarihinde ıslah harcı Mahkeme veznesine depo edilmiştir.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Dava, üretimden kaynaklanan gizli ayıp iddiasına dayalı maddi zararının genel hükümlere göre tazminine ilişkindir.
6098 sayılı TBK’nın 227. Maddesinde; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı: “1-Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme 2-Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme 3-Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4-İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme” seçimlik haklarından birini kullanabilir.
TBK 227/2 Maddesinde; "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. " TBK 219/2 maddesinde; "Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." TBK 112. Maddesinde ; Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 23/1-c maddesinde; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 223/2. Maddesinde; Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağı, Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılması halinde hemen satıcıya bildirmesi gerektiği, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün bulunmadığı, ağır kusur (iğfal) halinde alıcının, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafından somutlaştırma yükümlülüğü kapsamıda zarara konu alacak kalemlerini "kazanç kaybı" ve "nakliye bedeli" olarak somutlaştırdığı ve davalı ------ yönünden onarımın uzun sürmesine dayalı olarak ayıplı hizmet iddiası ile sorumluluğu yoluna gidildiği, davalı ------ şirketi yönünden ise servis hizmetlerindeki kusurlardan müteselsilen sorumlu olduğu ve araçtaki üretimden doğan ayıbın varlığı nedeniyle ithalatçı olarak ayrıca sorumlu olduğu ileri sürüldüğü görülmüştür.
Yapılan yargılama ile; Sunulu satış faturasından davaya konu ----- marka aracın 01/07/2022 tarihinde dava dışı------KDV dahil 2.715.600,00 TL bedel ile davacı tarafından sıfır kilometre ile satın alındığı, aracın davacı adına 04/07/2022 tarihinde tescil edildiği, 16/07/2022 tarihinde arızalandığı ve 18/07/2022 tarihinde davalı ---- şirketine onarım için teslim edildiği, ----- yetkili servisi olan davalı----- şirketince aracın garanti kapsamında ücretsiz olarak tamiri gerçekleştirilerek 11/08/2022 tarihinde davacıya teslim edildiği, davalı ------ şirketinin ----- yetkili servisi olduğu, diğer davalı şirketin aracın ithalatçısı olduğu hususlarında taraflar arasında çekişme bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesiyle arızanın "------- beyin" arızası nedenine dayalı üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğu anlaşıldığı, aracın yetkili servise teslimi ile ayıp ihbarının süresi içinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, ihtilafa konu somut olayda ------ marka araçtaki arızanın henüz 2.073 km. İken ve satın alınmasından 15 gün sonra meydana geldiği ve parça temininin yapılarak onarımın 24 iş günü içerisinde gerçekleştirildiği, onarım süresinin Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğine göre 45 gün olduğu, parçanın yurtdışı tedariki olması nedeni ile onarımın yaklaşık 24 gün sürmüş olduğu, gümrük parça temini, millileştirme vb. İşlemler ile covit salgını nedeniyle dünya genelinde gerçekleşen cip krizi dikkate alındığında onarımda geçen sürenin makul olduğu yönünde sunulu bilirkişi raporunda teknik değerlendirme yapıldığı, sunulu bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, yapılan bilirkişi incelemesiyle davalı ----- tarafından verilen onarım hizmeti yönünden ileri sürülen "onarımın makul sürede gerçekleşmediği" yönündeki iddianın yerinde olmadığı anlaşılmakla davalı ----- şirketine açılan davanın esas yönden reddi gerekmiştir.
Davalı ------ Şirketi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Davacı tarafından davalı ------ şirketinin ithalatçı olduğu iddiası ile sorumluluğu yoluna gidildiği, davalı tarafın yargılama süreci aşamalarındaki beyanlarında da ithalatçı firma olduğu hususunda bir itirazda bulunmadığı, davaya konu aracın ----- yetkili satıcısı olduğu anlaşılan dava dışı ----- satın alındığı ve satış faturasında---- Şirketi'nin unvanı yer aldığı görülmekle ----- şirketinin garantör sıfatı ve buna bağlı olarak pasif husumet ehliyetinin kabul edilmesi gerektiği (benzer nitelikte Yargıtay ----. HD ----- Esas ---- Kararı) gibi Mahkememizce ------ Gazetesinden alınan örneklerden davalı şirketin 14/08/2014 tarihinde "------ Tarafından tek ortaklık yapısı ile ticaret sicile tescil edilerek kurulduğu, şirket idaresinin "------olarak münferiden temsil ve ilzama yetkili olarak gerçekleştirildiği, davaya konu ------ marka aracın satış işleminden 15 gün sonra ve henüz 2.073 km. de iken arızasının meydana geldiği, meydana gelen arızanın üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğu, dosyaya sunulu garanti belgesinden arızanın niteliği ve süre yönünden garanti kapsamında olduğu ve arızanın yine garanti kapsamında ücretsiz şekilde ------ yetkili servis hizmeti ile giderilmiş olması karşısında husumet yönünden itirazın yerinde olmadığı, davacı şirketin iştigal konusu dikkate alındığında onarım sürecinde aracın davacı tarafından kullanılamadığı, gerçekleşen zararda davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, bu kapsamda davacı ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, 18/07/2022-26/07/2022 Tarihleri arasında 5(beş) adet faturanın KDV hariç tutarları olan toplamda 83.530,00-TL olarak davacı şirket ticari defterlerinde nakliye gideri olarak kayıtlı bulunduklarının tespit edildiği, sunulu ek bilirkişi raporunda ise ------ ortalaması" dikkate alınarak "günlük muadil araç kiralama" esası üzerinden yapıldığı görülen hesaplamada ise olay tarihi itibariyle 24 ( yirmidört) iş günü x 3.500,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) = 84.000,00 TL araçtan mahrum kalma/ikame araç bedeli oluşacağının tespit edildiği, tespit edilen işbu değer ile ticari defterde nakliye giderleri olarak kayıtlı faturalar toplamının yakın değerler bulunması karşısında ticari defterlerde kayıtlı faturalara yönelik "araç kapasitesi" dikkate alınarak yapılan teknik bilirkişi eleştirisi yönünden ayrıca bir araştırma yapılmasının dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşıldığı, tespit edilen değerden yüksek mahkeme içtihadları gereği aracın kullanılması sırasında yapılması gereken zorunlu giderler kapsamında amortisman payı olarak hesaplanan 36.200,00 TL'nin mahsubu ile talep edilebilecek araçtan mahrum kalma alacağı bedelinin 47.800,00 TL olduğu, dosyaya kazandırılan müzekkere cevabı ile onarımda geçen süreç boyunca davacının ikame araç hizmetinden yararlanmadığı tespit edilmekle mahsubu gereken başkaca bir değer bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davalı ----- şirketine karşı açılan davanın kabulü gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-)Davanın kısmen kabulüne-kısmen reddine;
-47.800,00-TL maddi tazminatın 10.000,00-TL'sinin 14/08/2022 tarihinden itibaren, 37.800,00-TL'sinin 07/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereği değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ------Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine,
-Davalı ------ Şirketi yönünden açılan davanın REDDİNE,
2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı----- Şirketi'nden tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 3.265,21-TL harçtan peşin ve ıslah suretiyle alınan 825,43-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.439,78-TL harcın davalı ------- Şirketi'nden tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)VEKALET ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
4-a)Davanın kabulü yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı -------Şirketi'nden tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-b)Davanın reddi yönünden; Davalı-----Şirketi vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
5-)Davacı tarafça yatırılan 1.030,93-TL harç ve 11.819,25-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 12.850,18-TL yargılama giderinin davalı ------Şirketi'nden tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ----şirketi vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.