T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/117
KARAR NO : 2025/415
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirkete ciro primi adı altında, 26.10.2020 tarih ve ------- numaralı 415.000.00.TL. lık bir E- fatura düzenlemiş olup, temel fatura olarak düzenlenmiş bu fatura, sistem gereği müvekkil şirketin kayıtlarında davacı lehine alacak gözüktüğünü, davacının, müvekkil şirketten ciro primi alacağı ya da başka bir isim altında herhangi bir alacağı olmadığını, şöyle ki; müvekkili şirket üretim ve satışını yaptığı ürünlerden, "---- Grubu" ürünleri için ayrı "----- Grubu" ürünleri için ayrı şart ve oranlarda prim uygulaması yapmakta ve bundan dolayı bayileri ile, her ki ürün grubu için ayrı "Prim Sözleşmesi" imzaladığını, davacının 2020 yılına ilişkin olarak, müvekkil şirket ile " ---- - Prim Sözleşmesi" imzalamış ve bu doğrultuda olmak üzere hak etmiş olduğu prim, düzenlemiş bulunduğu 20.10.2020 tarih ve ------ numaralı 48.918.99.TL. Fatura ve 22.12.2020 tarih ve ------ numaralı 32,068.07.TL.lık fatura karşılığı, hesaplarından mahsup edilmek sureti ile kendisine ödenmiştir. Bundan dolayı müvekkil şirketin kendisine prim borcu olmadığını, dava konusu fatura, davacı tarafından 2020 yılı "---- Grubu ürünleri" satışlarından dolayı hak ettiğini iddia etiğini iddia ettiği ciro primi alacağına müsteniden kesildiğini, ancak davacı, müvekkil şirketten satın aldığı anahtar grubu ürünlerine ilişkin olarak, müvekkil şirketin "----- ürün grubu prim sözleşmesi" adı altında bayileri ile imzalamış bulunduğu prim sözleşmesini imzalamadığını, davalı, ----- ürün grubu ile ilgili prim sözleşmesini kabul ederek imzalamadığından, müvekkil şirketten satın aldığı ---- ürün grubu ürünleri ile ilgili bir ciro prim talebi hakkı olmadığını, kaldı ki, böyle bir sözleşme olsa bile, kabul eden tüm bayilerce imzalan matbu nitelikteki bu sözleşmenin prime ilişkin hükümleri gereği, davacının müvekkil şirketten 01.01.2020 - 26.10.2020 tarihleri arasında, 26.10.2020 tarih ve ------ numaralı fatura ile talep edilen 415.000.00.TL. ciro primi hak edecek kadar, ----- ürün grubuna dahil mal alımı olmadığını, sonuç olarak davalının müvekkil şirketin davacıya, 26.10.2020 tarih ve ----- numaralı 415.000.00.TL.lık faturadan dolayı, müvekkil şirket ile 2020 yılına ilişkin bir ciro prim sözleşmesi imzalamış olsa dahi fatura tarihi itibarı ile davacıya herhangi bir ciro primi yada bu fatura tutarı kadar borcu olmadığını, davalının müvekkil şirketten ciro primi alacağı olup olmadığı ve varsa miktarı, ticari defter kayıtları üzerinde yapılacak bir bilirkişi incelemesi sonucu, davalının, 01.01.2020 - 26.10.2020 tarihleri arasında , müvekkil şirketten satın aldığı ------ Grubu ürün miktarından, yıl sonunda yaptığı iadeler düşüldükten sonra kalan miktara göre yapılacak ciro primi hesaplaması sonucu ortaya çıkacağını, 26.10.2020 tarih ve ------ numaralı fatura ile talep edilen 415.000.00.TL. lık faturadan dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, T.C. -----. Hukuk Daires------. Sayılı, 13.2.2020 Tarihli kararı gereği dava açılmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu olmadığını, 26.10.2020 tarih ve ------ numaralı 415.000.00.TL.lık faturadan dolayı davalıya borçlu olmadığımızın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı taraf arasında ticari ilişki söz konusu ticari ilişki kapsamında müvekkil şirketin, davacıdan elektrik malzemeleri aldığını, bu malzemelerin satış durumuna göre de davacı, müvekkil şirkete prim ödemesi yaptığını, taraflar arasında 2020 yılında; 2020 Yılı Plastik Ürün Grubu Prim Sözleşmesi ve 2020 Yılı -- Ürün Grubu Prim Sözleşmesi akdedilmiştir. İlgili sözleşmelerin davacı tarafından imzalı kaşeli suretlerinin de ekte olduğunu, dolayısı ile davacının, ---- Ürün Grubu Prim Sözleşmesi adı altında bir prim sözleşmesi imzalamadığı iddiasının asılsız olduğunu, 2020 Yılı ----- Ürün Grubu Prim Sözleşmesi'ne göre 3 aylık toplam ciro 250.000 TL ve üzeri olduğunda 3 aylık prim oranının %15 olduğu, ve 2020 anahtar grubu hedef rakamının 2.000.000+KDV olduğu belirtildiğini, müvekkilinin de o dönem yaptığı satışlar itibari ile uyuşmazlığa konu fatura içeriğindeki mal hizmet toplam tutarı+KDV olmak üzere toplam 415.000,01 TL ciro prim bedeline hak kazanmıştır. İlgili fatura 26/10/2020 Tarihinde kesildiğini, davacı tarafın bu faturanın içeriğine bir itirazı da olmamış, kendi ticari kayıtlarına da işlediğini, TTK'nın 21.maddesine göre; " Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebileceğini, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. " denilmiştir. İlgili yasa maddesine göre kanun koyucu faturayı alan kişinin süresi içinde itirazda bulunmamış olması vakıasına, bu kişinin fatura içeriğini kabul etmiş olduğu sonucunu bağladığını, basiretli bir tacir olan davacı da, davaya konu fatura içeriğine bu zamana kadar hiçbir itirazının olmadığını, haliyle müvekkili şirketin ciro prim bedeli alacağını kabul ettiğini, bu hususun tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılacak incelemede de ortaya çıkacağını, Yargıtay -----.Hukuk Dairesi ------Tarihli ilamında; "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten başlayarak sekiz günlük sürede içindekiler (münderecat) hakkında bir itirazda bulunmamış ise onu kabul etmiş sayılır." davacının, taraflar arasında ---- Ürün Grubu Prim Sözleşmesi olmasına rağmen aksini iddia edip, yargı makamlarını yanıltmaya çalışması da kabul edilebilir olmadığını, zira basiretli bir tacir olan davacının TMK 2. Ve 3.maddelerinde düzenlenen iyiniyet ve dürüstlük kaidelerine uygun hareket etmesi gerekirken, hiçbir itirazda bulunmadan faturanın düzenlenmesinin üzerinden 3 yıla yakın bir süre geçtikten sonra bu faturadan kaynaklı borçlu olmadığının tespitini istemesi haksız olup, hukuka ve hakkaniyete de aykırı olduğunu, hali hazırda davacı tarafın müvekkil şirkete borçları olduğundan, müvekkil şirket aleyhine haksız davalar açtığını, nitekim taraflar arasında mevcut ticari ilişkiden kaynaklı, müvekkil şirketin satışlardan dolayı hak kazandığı ve davacı tarafça müvekkil şirkete vaat edilen 38 adet katılım hakkı verilen UMRE Kampanyasının haksız şekilde kullandırılmaması nedeniyle müvekkil şirket adına -----.Asliye Ticaret Mahkemesi ------Sayılı dosyasından dava açıldığını, bunun üzerine davacı taraf kendi bizzat vaat ettiği, müvekkilimin hak ettiği primleri ve UMRE Kampanyasına katılım haklarını bertaraf edebilmek için haksız işlemler başlattığını, bunlardan biri huzurda açılan dava olup diğeri de-----. İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyasından müvekkil aleyhine başlattığı faturaya dayalı ilamsız icra takibi olduğunu, süresi içinde müvekkil tarafından bu icra dosyasına itiraz edilmiş ve davacı tarafça -----Asliye Ticaret Mahkemesi ------Sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını, ilgili dosyalar celp edildiğinde ve ticari defter ve belgeler incelendiğinde müvekkilinin, davacıdan ne kadar ürün aldığı ve bu ürünlerin kaçını satarak ne kadar kazanç elde ettiği yapılacak incelemede ortaya çıkacağını, ayrıca uyuşmazlığa konu fatura 2020 yılına ait olup davacının bu yıla ait BA/BS Formlarının da ivedilikle celbini talep ettiklerini, tüm bu sebeplerle; davacının usule ve esasa ilişkin haksız davasının reddine karar verilmesi talep etmiştir.Dava, davacının davalıya 26/10/2020 tarihli, ----- numaralı 415.000,00-TL bedelli fatura dolayısıyla borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
HMK 116. Maddesi uyarınca; aynı yargı çevresi içinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte olması halinde davalar arasında bağlantı var sayılır.---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinden; Davanın tarafların aynı olduğu, dosyamız davacısının o dosyada davalı, dosyamız davalısının ise davacı olduğu, -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyada dosyamız davacısının davalı olarak 26/10/2020 tarihli, ------ numaralı 415.000,00-TL bedelli fatura dolayısıyla borçlu olmadığı yönünde iddiada bulunduğu, davaların birisi hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyebileceği, davaların aynı yargılama usulüne tabi olduğu ve bu kapsamda her iki davada yapılacak araştırma ve incelemelerin benzer nitelikte olduğu dikkate alınarak usul ekonomisi ilkesi gereği dava dosyalarının birleştirilmesine, yargılamanın ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine; Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememiz dosyası ile incelemesi yapılan ----- ATM' nin ----- esas sayılı dosyası arasında hukuki , fiili ve şahsi irtibat bulunduğu görülmekle HMK 166. Maddesi uyarınca mahkememiz dosyasının ------ ATM' nin ----- esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Yargılamaya birleştirilen -----ATM' nin ------ esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine,
3-Dosyanın safahatlarının birleşen dosyada takip edilmesine,
4-HMK.331/2 Maddesi gereğince harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin birleşen dosyada esas hükümle birlikte karara bağlanmasına,
5-Birleştirme kararının derhal mahkemesine bildirilmesine,Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.