T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/638
KARAR NO : 2025/376
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/09/2024
KARAR TARİHİ : 25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ------ elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyette bulunmakta olup sorumluluk alanı genelinde ana hedefi olan sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlamak adına tüketicilere kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamaya ilişkin faaliyetleri, tabi olduğu mevzuat
hükümleri doğrultusunda yürüttüğünü, Elektrik Piyasası Kanunu'nun 3. maddesi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun12.09.2012 tarih ve 4019 sayılı Kararı uyarınca, Elektrik Piyasası'nda dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmiş ve anılan tarih itibariyle Müvekkii Şirket ----- ve dava dışı ----- hukuki ayrışma, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19.ve 20.maddeleri ile6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 159 ve devamı maddelerinde yer alan kısmi bölünme yöntemi ile ve külli halefiyet ilkesi uyarınca sağlandığını, 02.11.2013 tarih ve ---- sayılı ---- Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 4 üncü maddesinde; “Dağıtım şirketi : Belirlenen bir bölgede elektrik dağıtımı ile iştigal eden tüzel kişi Görevli tedarik şirketi : Dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin hukuki ayrıştırması kapsamında kurulan veya son kaynak tedariği yükümlüsü, olarak Kurul tarafından yetkilendirilen tedarik şirketi, Perakende satış hizmeti : Görevli tedarik şirketleri tarafından, elektrik enerjisi ve/veya kapasite satımı dışında, tüketicilere sağlanan faturalama ve tahsilat hizmetleri ile tüketici hizmetleri merkezi aracılığıyla verilen hizmetleri” olarak tanımlandığını, 30 Mayıs 2018 tarih ve ---- sayılı ---- Gazete'de yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 4/1-g maddesinde belirtilen dağıtım şirketi müvekkili -----olup, 4/1-h maddesinde belirtilen tedarik şirketi ise--- Olduğunu, dava dışı -----elektrik perakende satış hizmeti sunmakla, Müvekkil Şirket --- ise kendi coğrafi bölgesinde elektrik şebekesinin kurulması ve işletilmesi ve bu minvalde elektrik dağıtım hizmeti sağlamakla yükümlü olduğunu, bu iki şirket birbirinden bağımsız olup organik bir bağ bulunmadığını, her iki şirket hukuki açıdan birbirinden ayrı çalışmakta ve faaliyet yürütmediğini, dağıtım şirketi olan ------, elektrik dağıtım altyapısını kurma, bağlama, kesme, elektrik dağıtım hattının bakımı ve onarımı, sayaçları takma, okuma, değiştirme ve sökme, kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları ile kaçak elektrik tüketimi faturası düzenleme yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, tedarik şirketi olan ----- ise perakende satış, perakende satış sözleşmesi düzenlemek, feshetmek, abone faturası düzenlemek, abone faturası itiraz ve borç sorgulama işlemlerini yapmak, abone faturası tahakkuk ve tahsil işlemlerinden yetkili ve sorumlu olduğunu, bu haliyle tedarik ve dağıtım şirketleri farklı olup görev, yetki ve sorumlulukları da farklı olduğunu, davalının, ----- numaralı tesisatın bulunduğu ------adresindeki dükkan niteliğindeki işyerinde kaçak elektrik tüketmiş olup, müvekkil şirketin kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde davalı hakkında aşağıda yazılı iş ve işlemler yapıldığını, Müvekkil Şirket'in ilgili ekipleri tarafından 06.05.2019 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden, perakende satış sözleşmesi düzenlemeden ve dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak” kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine ------ seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı düzenlendiğini, bu tutanaktaki tespitler dikkate alınarak tüketilen elektrik enerjisine karşılık olarak 179.301,33 TL. miktarlı kaçak elektrik tahakkuk hesabı yapılarak faturalandırıldığı tespit edildiğini, bu tutanak, tahakkuk ve fatura bedeli dava ve icra takibinin konusu olduğunu, dava konusu alacağın talebe rağmen ödenmemesi nedeni ile davalı hakkinda -----.İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, her ne kadar ödeme emri davalıya 01.09.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olsa da davalının ---- İcra Hukuk Mahkemesinin -----. sayalı dosyasında açmış olduğu usulsüz tebligatın iptali davasında,----- İcra Hukuk Mahkemesi----- Sayılı ve 28.01.2021 tarihli kararında “şikayetin tebligat işlemi yönünden kabulü ile ödeme emrini davacı borçluya tebliğinin usulsüzlüğünün tespiti ile tebliğ tarihinin 11.09.2020 tarihi olarak düzeltilmesine” karar verdiğini, bu karar üzerine ödeme emrinin tebliğ tarihi 11.09.2020 tarihi sayılması nedeniyle borçlunu icra dairesine 12.09.2020 tarihinde verdiği itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğunu, Mahkeme kararının 03.01.2024 tarihinde, kesinleştiğini, bu şekilde davalı dosya borcunun tamamına süresinde itiraz ederek takibin dukdurulması neticesinde İ.İ.K. md.67 uyarınca itirazın iptali davasının açıldığını, davalının da hali hazırda kuruma olan borçlarını ödemediğini, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ederek takibin durmasına sebep olduğunu, her ne kadar davalı itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş olsa da bu yetki itirazının doğru olmadığını, haksız fiillerde haksız fiilin işlendiği yer icra dairesi de takipte yetkili olduğunu, kaçak elektrik tüketim yeri --- olup bu nedenle ---- İcra Daireleri takipte yetkili olduğunu, ayrıca haksız fiillerde mağdurun yerleşim adresinde de takibin açılabildiğini, müvekkili ----- mağdur olup yerleşim yeri ----- olduğunu, yetki itirazını reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabul ile davalı tarafından ---- İera Dairesi nin ------ Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin 020'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalıya yükletilmesine, arabuluculuk ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davalının tacir araştırmasına ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş olduğu, ilgili müzekkerelerden; davalının 31/01/2018 yılında işini terk ettiği, davaya konu kaçak kullanım tutanağının 06/05/2019 tarihinde düzenlendiği, davalının ticaret sicil kaydının olmadığı bildirilmiştir.Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, gelen cevabi yazılardan davalının tacir olmadığı, şirket ortağı veya yetkilisi olmasının kendisine tacir vasfı kazandırmayacağı, her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ------ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.