T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/259
KARAR NO : 2025/281
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında tutulan Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'na göre meydana gelen kazada davalı --- kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkiline ait araç onarılamayacak derecede ağır hasara uğradığını, nitekim müvekkili aracı motor parçalarının bulunduğu kısımlardan ağır darbe almış ve onarımı mümkün olmayacak şekilde hasara uğradığını, müvekkilinin aracının tamamıyla hurdaya çıktığını, müvekkiline ait araç ---- model ----- marka motorsiklet olup daha önce hiçbir kazası, hasarı, çiziği dahi olmayan orijinal yeni bir araçken; meydana gelen kaza sebebiyle aracın bir kısım parçaları yenileriyle değiştirilmiş, bir kısım parçaları ise tamir görerek onarılmış olup, araç kapsamlı tamir, onarım, boya ve parça değişimi işlemleri gördüğünü, 16.10.2022 tarihli kazanın öncesinde müvekkilinin aracına ait geçmiş hasar kayıtlarının olmadığını, müvekkilinin tarafından davalılardan araç hasar ve onarım bedeli alınmamış olup davalılar sorumlu oldukları hasar ve onarım bedelini ödemeyerek müvekkilinin zararını karşılamadıklarını, söz konusu kazada hasar gören müvekkilin aracı için ----- plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının tanzim eden-----meydana gelen maddi zararın giderilmesi talebiyle ilgili 10.12.2022 tarihinde başvurulmuştur ancak başvurularının olumsuz sonuçlandığını, ardından ilgili uyuşmazlık -----sayılı dosya üzerinden Sigorta Tahkim Komisyonu'na taşındığını, ancak uyuşmazlık hakem heyeti tarafından zararın tespiti noktasında Tahkim Komisyonu'nun tespit yapabilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından başvurularının usulden reddedildiğini, ayrıca davalı----, kaza tarihi olan 16.10.2022 tarihinde motorun masraflarını karşılayacağını taahhüt ettiğini ve kendi el imzası ile imzalayarak yazılı belgeyi müvekkiline teslim ettiğini, ancak davalı tarafından taahhüde uyulmadığını ve zararın karşılanmadığını, dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek müvekkilinin aracında meydana gelen zararın tespit edilmesine karar verilmesini, davanın kabulüne, fazlaya, manevi tazminat ve munzam zarar talebine ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61, 2918 sayılı KTK’nın 88/1, HMK m. 107, Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca müşterek ve müteselsilen karşı taraftan tahsiline ilişkin HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak talepleri davacı için 1.000,00 TL araç zararına ilişkin maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline her türlü yargılama gideri, harç ve ayrı ayrı vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacın talebinin zaman aşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçe mevcut olmalı; olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığından usulden reddi gerektiğini, davacının işbu davayı kısmi/belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, zira başvurucu yan tarafından konu araçta ekspertiz incelemesi yapıldığını, bu nedenle başvurucunun hasar bedelini belirleyemediğinin kabul edilmesi mümkün olmayacağını, davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı yan dava dilekçesinde alacak kalemlerini somutlaştırmamış olup birbiriyle çelişkili beyanlarda bulunduğunu, ayrıca sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuruda bulunmadığını, davacı yan dava dilekçesinde araçta oluşan 1.000,00 tl zararın tazminini istemiş ancak alacak kalemlerine ilişkin hiçbir açıklama yapmadığını, davacının, dava öncesinde sigorta şirketine başvurma ve akabinde talebin olumsuz karşılanması halinde sigorta tahkim kurulu nezdinde talepte bulunma dava şartını yerine getirmemiş olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacının ne sigorta şirketine ne tahkim komisyonuna usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, belirsiz alacak davası açılamayacağına dair itirazları 8. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 107. maddesine göre, belirsiz alacak davası, ancak davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin beklenemeyeceği veya imkânsız olduğu hâllerde, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle açılabileceğini, her ne kadar, davacı tarafça bilirkişi incelemesi talep edilmiş olsa da, davacı yanın taleplerinin belirlenebilir olduğu, dava dilekçesinde maliki olduğu aracın hangi işlemleri gördüğü, servis işlemlerinin ne kadar bedele mal olduğu davacı yanca bilindiğini, maliki olunan aracın servis bakım işlemleri neticesinde iddia ve talep olunan zarar bedeli belirli bir alacak kalemi olduğunu, kaldı ki bilirkişi incelemesi yapılsa dahi belirlenebilir alacaklar için belirsiz alacak davası ikame edilemeyeceğini, husumet yokluğu nedeniyle müvekkil şirket açısından davanın reddi gerektiğini,müvekkili şirkete ait---- plakalı araç --- ofisinden 14.10.2022 tarihinde kiralandığını, ardından 16.10.2022 tarihinde uyuşmazlık konusu kazaya karıştığını, diğer davalıya kiralanan aracın kullanımı ve kazaya karışmasından müvekkil şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle müvekkil şirket açısından reddinin gerektiğini, davanın öncelikle sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru olmadığından reddine, ikame edilen dava süresinde açılmadığından zamanaşımı yönünden usulden reddine, esasa girilecek ise davanın kül halinde reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde alacak kalemlerini somutlaştırmamış olup birbiriyle çelişkili beyanlarda bulunduğunu, sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde hangi tazminatı talep ettiği net olmayıp aynı zamanda da delilleriyle de somutlaştırmadığını, dava dilekçesi madde 4'te kazaya konu aracın onarılayamacak şekilde ağır hasar aldığını dolayısıyla pert tazminatı talep ettiğini; ancak bir sonraki paragrafta da mantığa uzak bir şekilde çelişen olgulara yer vererek aracın onarıldığını belirttiğini, şöyle ki; madde 5'te davacı tarafın kazaya konu aracın parçalarını onardığını, değiştirdiğini, yenilediğini dolayısıyla değer kaybı tazminatını talep ettiğini, sonuç olarak davacı taraf taleplerini ve iddialarını kendi içerilerinde tutarlı bir şekilde ikame ettiremediğini, davacı yan, davaya konu trafik kazası nedeni ile ----- plakalı aracın uzun süre serviste kaldığını ileri sürmüş ise de; bahsi geçen iddialarını destekleyecek nitelikte dosyaya herhangi bir delil sunmadığını, davacı taraf her ne kadar dosyaya bazı işlem bedellerini gösteren belgeler sunsa da işbu belgelerin kaza ile ilgili illiyet bağını kanıtlayamadığını, davanın öncelikle sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru olmadığından reddine, davanın usulden reddine, esasa girilecek ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Davanın, trafik kazasından kaynaklı davacının aracında meydana gelen zarar dolayısıyla maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, fakat maddi tazminat isteminin tam olarak hangi kalem veya kalemlerden oluştuğunun anlaşılamadığı, dava dilekçesi ile, meydana gelen trafik kazasında davacıya ait motorsikletin pert konuma geldiği, ağır hasara uğradığı, hurdaya çıktığı, aracın onarıldığı, davalıların hasar ve onarım bedelini ödemeyerek zararları karşılamadıkları, araçta meydana gelen zararın tespitinin gerektiği, araç zararına ilişkin maddi tazminat isteminin talep edildiği, ön inceleme duruşmasında davacı vekiline 1 haftalık KESİN SÜRE verilerek, maddi tazminat isteminin somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında talepleri somutlaştırması ve HMK 119/1-ğ Maddesi gereğince açık şekilde talep sonucunu bildirmesi için süre verildiği, davacı vekilinin 28/10/2024 tarihli dilekçesi ile ''Davaya konu araç kazadan kaynaklı olarak kullanılamaz hale gelmiştir. Aracın eski haline gelmesi veya aracın eski haline gelemeyecek ise kazadan önceki bedeline ilişkin zarar talep edilmektedir.'' şeklinde beyanda bulunduğu, 2 nolu celsede davacı vekili beyanında ''kazadan kaynaklı araç kullanılamaz hale gelmiştir, kazadan kaynaklı oluşan zararın tazminini davalılardan talep ediyoruz'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Maddi tazminat isteminin somutlaştırılması ve açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Araçta meydana gelen zarardan kaynaklı Maddi tazminat isteminin araç pert bedeli, hasar bedeli, değer kaybı, ikame araç bedeli, kazanç kaybı vb. bir çok maddi tazminat kalemi olarak talep edilebileceği, davacının açılan dava ile talep sonucunun anlaşılamadığı, verilen kesin sürede talebin açık bir şekilde belirtilmediği anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 119/1-ğ Maddesi gereğince açık şekilde talep sonucunun bildirilmemesi sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Açık şekilde talep sonucu bildirilmeyen davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihinde alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile alınması gerekli 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki md. 7/1. esaslara göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak eşit şekilde davalılara verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,Dair, davacı vekili ve davalı ---- vekilinin ve davalı ----- vekilinin(e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.